TATİLDE UYKU DÜZENİ BOZULAN ÇOCUKLAR İÇİN NE YAPILMALI?
Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Aksu, öğrencilerin tatilde bozulan uyku düzenini yeniden kurabilmek için yapılması...

06 Şubat 2016 Cumartesi 12:19
Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Aksu, öğrencilerin tatilde bozulan uyku düzenini yeniden kurabilmek için yapılması gerekenin uykunun standart hale getirilmesi olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Murat Aksu, öğrenci anne ve babalarının, yarıyıl tatilinde öğrencilerin geç yatma/geç kalkma şeklinde bozulan uyku düzenini yeniden kurabilmeleri için yatma kalkma saatlerini standart hâle getirmeleri gerektiğini açıkladı. Murat Aksu, öğrencilerin uyku düzeni hakkında açıklamalarda bulundu. Anne ve babaların, öğrencilerin yarıyıl tatilinde geç yatma/geç kalkma ile uyku düzenlerini bozduğu kaygılarını taşıdığını söyleyen Prof. Aksu, anne babaların eğitim yarıyılında ne yapmaları gerektiğini şöyle sıraladı:
"Yalnız çocukların değil hepimizin tüm yaşamımız boyunca yapmamız gereken şeyler, aslında anne ve babaların ikinci yarıda yapmaları gereken şeylerle aynı. Bunların başında yatma ve kalkma saatlerinin mümkün olduğu kadar standart olmasını sağlamak geliyor. Yani, bir gün 21.00'de, bir gün 22.00'de, bir gün 23.00'te; başka bir gün 01.00'de, 02.00'de yatmak, uyku düzeni açısından en istemediğimiz şeydir. Dolayısıyla bir uyku saatinin, belirlenmesi ve bu saatin 30 dakika öncesinden yatağa gidilmesi kuralına mümkün olduğu kadar uymak gerekiyor. Örneğin yatağa gitme saatini 22.00 olarak belirlemişsek, 21.30'la 22.30 arasında çocuğun yatağa gitmesini sağlamak gerekiyor. Aynı şekilde sabah yataktan kalkma saatini de mümkün olduğunca sabit tutmak gerekiyor."
Okul günlerinde yatma ve kalkma saatlerinin çok fazla sorun teşkil oluşturmadığını, asıl problemin tatil günlerinde çıktığına dikkat çeken Aksu, bunun, tatil günlerinde yatağa gitme saatinin değişmesinden kaynaklandığını söyledi. Prof. Dr. Aksu, "Tatilde yatışımız çok geç saatlere kayıyor ve sabah yataktan kalkma saati de buna bağlı çok geç saatlere kayıyor. Bu istemediğimiz bir şey. Bu, insanın biyoritmine,'sirkadiyen" dediğimiz uyku/uyanıklık düzenini sağlayan ritme aykırı olayların da gelişmesine neden oluyor." dedi.
Aksu, ikinci yarıyılın başlamasıyla birlikte önerdiği en önemli şeyin uyku ve uyanıklık saatlerinin mümkün olduğunca sabit tutulması olduğunu dile getirerek, "Okulların açılacağı günün bir akşam öncesinden başlanarak hafta içerisinde öğleden sonraki saatlerden itibaren çocukların uyku kaçıran gıdalardan uzak tutulması da çok önemli. Bunlar kafein içeren her türlü gıdalar. Sadece çay, kahve değil tüm kafein içeren örneğin gazlı içecekler gibi gıdalar özellikle öğleden sonraki saatlerde çocuklardan uzak tutulmalı. Çünkü bu maddelerin etkileri 12 saate kadar uzar." ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Aksu, çocukların uyku düzenini sağlayabilmek için akşam yemeği ile uyku saati arasında en az bir saat kadar bir zaman geçmesi gerektiğini belirtti.
GÜNDÜZ UYANIK OLUNMALI, GECE UYUMALI
İnsanların gündüz uyanık olması gece de uyuması gerektiğini vurgulayan Aksu, "Çünkü insan biyolojisi buna uygun olarak konumlandırılmıştır. Eğer bunu biz bozar, gündüz uyur, gece uyanık kalırsak; o uykuda yapılması gereken bazı işlevler yerine getirilemez. Çünkü uyku ve karanlık birbiriyle ilişkilendirilmelidir." diye konuştu.
Prof. Dr. Murat Aksu, sağlığın ve başarılı olmanın en önemli göstergesinin iyi uykudan geçtiğini dile getirdi. Öğrencilerin uykularından feragat etmemeleri gerektiğini belirten Aksu, az uyuyarak ders çalışıldığında o çalışmanın veriminin düşük olduğunu söyledi. Aksu, şöyle konuştu: "Çünkü iyi ve gerçek öğrenme uykuda olur. Kalıcı öğrenme uykuda olur. Bizim kalıcı belleğimizin oluşabilmesi için, uykuya ve özellikle de uykunun bazı evrelerine ihtiyacımız vardır. Dolayısıyla biz uykumuzdan fedakârlık ederek uykumuzu kısıtlayarak hiçbir zaman daha iyi öğrenemeyiz. "Yavaş dalga uykusu" ve "Rem uykusu" kalıcı belleğimizin oluştuğu dönemdir. Biz ne kadar öğrenirsek öğrenelim, bunun ertesi günlerde belleğimizde kalabilmesi, için üstüne mutlaka yavaş dalga uykusunun ve Rem uykusunu uyunması gerekir. Biz yavaş dalga ve Rem uykusunu, uykunun hemen başında uyumayız. Rem uykusunun olabilmesi için, belirli bir uyku süresinin olması gerekiyor. Okuruz, öğrendiğimizi düşünürüz ama 3 gün sonra okuduklarımızı unutuyorsak, öğrendiklerimizin üstüne iyi bir Rem uykusu uyumamışız demektir. Bu nedenle kalıcı bellek ve başarı iyi bir uykudan geçiyor. Az uyumak başarılı olmayı sağlamaz ve öğrenmeyi zorlaştırır."
ÖĞRENCİLER NE KADAR UYUMALI?
Prof. Dr. Murat Aksu, "Öğrenciler ne kadar uyumalı?" sorusuna da, "Herkes için her yaş için uyku süresi değişkendir. Çünkü bizim uyku süremiz genetik olarak belirlenmiştir. Biz eğer genetik olarak 8 saatlik uykuya programlanmışsak, hiçbir zaman 7 saat uykuyla başarılı olamayız. 8 saat uyumak zorundayız. Bu sürenin ilkokulda 8,5 saatin altına; ortaokulda da hiçbir zaman 8 saatin altına inmemesi gerekir." cevabını verdi.
Uyunan odanın karanlık ve sessiz olması gerektiğine dikkat çeken Aksu, uykuyla uyku dışındaki kitap okuma, televizyon seyretme, telefonla-tabletle oynama gibi etkinliklerin aynı yerde olmaması gerektiğini söyledi. Aksu, "O nedenle biz, yatak odasıyla çalışma odasının farklı olmasını istiyoruz. Şunu özellikle vurguluyoruz; uyku yatakta olmalı, yatakta da bir tek uyku olmalı. Yani oturma odasında kanepede, televizyon karşısında uyumayın ama yatağa gittiğiniz zaman da sadece uyuyun." dedi.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.