TAKINTILAR DEPRESYONA SÜRÜKLER
Tedavi edilmeyen takıntılar depresyona yol açıyor!

22 Kasım 2019 Cuma 11:56
Kişinin aklına sıklıkla gelen ve iç sıkıntısı, suçluluk, utanç duygusu yaratan Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) belirtileri, kendi hayat akışı ile birlikte çevresindeki insanlarla ilişkilerini olumsuz etkiliyor.
En çok görülen takıntıların temizlikle ilgili olduğunu kaydeden uzmanlar, bu kaygıların obsesif davranışları tetiklediğini ve hastaların tedavi olmaması durumunda ağır depresyonla karşı karşıya kalabileceğini söylüyor.
Beyin Hastanesi Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, Obsesif Kompülsif Bozukluk olarak nitelendirilen simetri, düzen, temizlik gibi takıntıların hasta yaşamını önemli derecede etkilediğini belirterek mutlaka müdahale edilmesi gerektiğini ifade etti.
Temizlik takıntısı toplu alanlarda tetikleniyor
Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Çok çeşitli olan bu kaygılar genellikle temizlikle ilgili olarak hastanın zihnine sıklıkla ve istemsizce gelirler. Halka açık yerlerde, umumi tuvaletlerde, toplu taşıma araçlarında daha sık tetiklenebiliyor. Aynı zamanda kişinin obsesyon takıntılarını hangi düzeyde yaşadığına bağlı olarak her yerde de olabiliyor” dedi.
Aşırı takıntılar insan ilişkilerine zarar veriyor
Obsesyonlar gibi kontrol kompüsyon takıntılarının da oldukça sık görüldüğünü ifade eden Elbaşoğlu, “Hasta dışarı çıktığında ev kapısı, gaz, ütü, pencere gibi objeleri kapatıp kapatmadığını takıntılı halde sürekli kendisine sorar. Herşeyin bir düzen içinde ve simetrik olması zorunluluğunu hissetmek de bir takıntı durumudur diyebiliriz. Bu düzen, simetri ve temizlikle ilgili takıntılarda insanlar bazen sosyal muhakemelerini de yitirip başkalarının evlerine ya da alanlarına girerek müdahale etme zorunluluğu hissediyorlar” dedi.
Temizlik takıntısı yüzünden eve almıyorlar
Elbaşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Örneğin annelerinin evine gidip kirli olduğunu düşündüğü objeleri yıkamaya ve düzenlemeye çalışıyor, arkadaşının ofisinde masasını düzenlemeye kalkışıyor ya da bir duvarda eğri duran bir tablo görüyor, o tabloyu düzeltmek istiyor ve düzeltiyor. Bu takıntılar, obsesyonlar ve kompüsyonlar özellikle de insanların aile ilişkilerine, çocuklarıyla, eşleriyle kurdukları ilişkilere zarar veren durumlardır. Etraflarındaki tüm objelerin düzenli bir yerleşimde olmasını, dolap içlerinin veya bir alanda bulunan masanın üzerindeki tüm nesnelerin aşırı bir şekilde düzenli olmasına dikkat ederler. Temizlikle ilgili takıntıları olan bir kişi bütün ev ahalisini eve geldiklerinde içeri almadan bir alanda elbiselerini çıkarttırıp doğrudan banyoya taşıma şeklinde davranabiliyor. Çocukları ortalıkta kitaplarını bırakmışsa bu düzensizlik büyük tartışmalara yol açabiliyor. Aslında gayet sakin olan bir kişi takıntılar söz konusu olduğunda düzensizlik anlarında ilişkilerde çatışmalar çıkabiliyor. Bu durumdan bütün ailesi mustarip olabiliyor.”

Sanal korkular kaygılara yol açıyor
Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, düzensizlik durumunda yoğun sıkıntılar yaşayan hastaların yanı sıra din, cinsellik ve zarar vermekle ilgili takıntıların da yaşandığını belirtti. Elbaşoğlu örneklerini şöyle sıraladı: “Sürekli olarak çocuğuma zarar verir miyim gibi korkular yaşar, kişi bunları yapmayacağını bilir ama yine de yapacakmış gibi korku duyar. Zaten bu tip korkuların doğası da böyledir, kişi bunların gerçek olmadığını bilir ama bir tarafıyla da gerçekmiş gibi bunlara inanır ve kaygı duyar. Kompüsyonlar da kişinin yapmak zorunda hissettiği birtakım davranışlardır. Bu davranışları yapıp tamamlamazsa eğer huzursuzluk, sıkıntı duyar, onları tamamlamak zorunda hisseder. Örneğin ellerinin kirli olduğunu düşünüyorsa – ki bu düşünce sadece gerçek bir kirlilikten bahsetmiyoruz – yine de onları içeriden gelen bir baskı ile yıkama ihtiyacı duyar. Bu isteğe de direnmek kişiler için gerçekten çok zordur. Tekrarlı yıkamalar olur, uzun süre yıkamalar olur. Bazen de eşyaları yıkamakla ilgili vakalar olabiliyor. Kirli olduğunu düşündüğü için ekmeği, cep telefonunu yıkamaya ya da sürekli silmeye kalkışan vakalar da mevcut.”
Çocukken başlayan takıntılar fark edilemeyebiliyor
Obsesif Kompulsif Bozukluk rahatsızlığının yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da görüldüğünü belirten Elbaşoğlu, “Çocuk yaşlarda başlayan takıntılar obsesyonsa ama bunlara hizmet eden davranışları yoksa ve sadece zihinsel düşünce şeklindeyse ebeveynleri tarafından anlaşılamayabiliyor. Yetişkin hastalarla ne zaman başladığına ilişkin geriye dönük konuştuğumuzda çocukluk çağından başladığını teşhis edebiliyoruz. Bazen çocuklukta olduğu gibi yetişkinlikte de takıntıların olduğu fark edilemeyebiliyor ve yetişkinlik döneminde bir stresle, kaygıyla birlikte tetiklenip artabiliyor. Zaten takıntılar, obsesyonlar ve kompüsyonlar, bu davranışları sergiledikçe yada takıntılı düşünceler gelecek diye bu takıntılı şeyleri hatırlatacak şeylerden kaçındıkça bunlar artıyor. Mesela umumi tuvaletler pistir, orada kirleneceğim diye düşünüp umumi tuvaletlere girmedikçe ya da umumi tuvalete girdikten sonra eve geldiğinde çok fazla yıkandıkça, temizlendikçe oralarla ilgili kaygı ve takıntılar artıyor” dedi.

Hasta yakınları takıntılara hizmet etmemeli
Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Genellikle insanlar bu obsesyonlarına ve kompüsyonlarına direnç göstermekte zorlanırlar. Bu yüzden de destek almadan halledebildikleri bir rahatsızlık olmadığını söyleyebiliriz. OKB terapisinde, tedavisinde hastaların da gayret göstermesi gerekiyor. Bu takıntılar bizim hastalık olarak nitelendirdiğimiz düzeye geldiyse destek almadan halledilemiyor. Bu rahatsızlığın giderilmesinde ilaç tedavisi, psikoterapi, Transmanyetik Uyarım Tedavisi (TMU) gibi yöntemleri bir arada kullanıyoruz. Bazı hastalar bu duruma çok fazla adapte oluyorlar ve temizlik yaptıkça, bulundukları ortamlarda düzeni sağladıkça rahatladıklarını ifade edip kendileri için bir sorun olmadığı şeklinde yaklaşımları olabiliyor. Ama onları bir şekilde ikna edip de bir doktora götürmek şart. Biz hasta yakınları ile nasıl davranmaları gerektiği konusunda çalışıyoruz. Yakınlarının da hastaların takıntılarına hizmet eder şekilde davranmamaları gerekiyor. Örneğin hastanın ‘ben ellerimi yıkarken sen beni izle ben emin olamıyorum sen kontrol et’ gibi isteklerini iyiliği için olduğunu düşünerek de olsa kabul etmemek gerek çünkü istediklerini yapınca da takıntılar artıyor” uyarısında bulundu.

Tedavi olunmazsa depresyona sürükler
Tedavi sürecinin gecikmesi durumunda hastaların ağır depresyonlara sürüklendiğini kaydeden Elbaşoğlu, “Depresyon sık gördüğümüz rahatsızlıklardan biri. Kişi bu takıntılardan, davranışlardan kurtulamayacağını, obsesyonlar ve kompüsyonların gittikçe arttığını, hayat akışının önlenemez bir şekilde bozulduğunu düşünüp yoğun çaresizlik ve mutsuzluk duygularıyla birlikte depresyona sürüklenebilir. Depresyon olağan ve sık gördüğümüz bir rahatsızlık. Bu duruma diğer anksiyete bozukluklarının da eşlik ettiği olabiliyor. Umutsuzluk ve karamsarlıkla birlikte depresyon sık eşlik ediyor” diye konuştu.
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.