DİKKAT! MS, KADINLARDA DAHA ERKEN YAŞTA BAŞLIYOR!
MS (Multiple Skleroz) hastalığının bağışıklık sisteminin sinir sistemine saldırması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, en sık belirtiler arasında duyusal şikâyetler, güç kaybı ve görme bozuklukları yer aldığını söylüyor.

08 Haziran 2026 Pazartesi 11:34
Hastalığın genellikle 29–32 yaşlarında başladığını ve kadınlarda daha sık görüldüğünü kaydeden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bir çok virüs enfeksiyonunun MS’e neden olduğu öne sürülmesine karşın, doğrudan bir enfeksiyon ardından ortaya çıkacağının kesinliği yok.” dedi. Coğrafi farklılıkların hastalığın görülme sıklığını etkilerken, çevresel faktörlerin de önemli rol oynadığına dikkat çeken Prof. Dr. Tarlacı, atak dönemlerinde kortizon tedavisi uygulanırken, koruyucu ilaçlarla hastalığın seyrinin kontrol altına alınmaya çalışıldığını vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, 30 Mayıs Dünya MS Günü kapsamında MS hastalığının nedenleri, belirtileri, risk faktörleri, genetik ve çevresel etkileri ile tedavi yaklaşımları hakkında açıklamalarda bulundu.
MS, bağışıklık sisteminin sinir sistemine saldırmasıyla oluşuyor!
Multiple Skleroz’un (MS), bağışıklık ya da bedenimizin savunma sisteminin sinir sistemini (beyin, omurilik) zedelemesi ve onu yabancı kabul ederek saldırması ile ortaya çıkan bir hastalık olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Normalde sinir sitemimiz, bağışıklık sisteminden uzakta, adeta saklı bir ortamdadır. Ancak, sebebini tam olarak anlayamadığımız nedenlerle, baştan ve kontrolden çıkan bağışıklık sistemimiz, kendi sinir sistemine saldırır ve hasarlar oluşturur.” dedi.
Hasarların yerleşimine göre şikâyet ve bulguların da değişken olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarlacı, “Hastalığın en sık başlangıç belirtisi duyusal-hisle ilgili şikâyetlerdir. Genellikle, eli ayağı hissetmeme şeklinde değil de uyuşma-karıncalanma-keçelenme tarzında olur. Duyusal belirtiler, anlık izlenen belirtiler olarak hastaların yüzde 50-70’inde ortaya çıkar.” şeklinde konuştu.
MS’te görülen en sık belirtiler duyusal şikâyetler, güç kaybı ve görme sorunları!
Duyusal belirtilere açıklık getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şunları söyledi:
“Uyuşma, karıncalanma, iğnelenme, his azalması, gerilme, uyuşturulmuşluk hissi, kum üzerinde yürüme hissi, kaşınma, yanma, elektriklenme, yüze ani vuran elektrik çarpması, boyundan sırta ve ayaklara ani elektrik çarpması şeklinde olabilir.
Duyusal şikâyetlerin ardından en sık, güç (motor) kayıpları ile kendini gösterir. Kuvvet ya da güç sorunları ile ilgili belirtiler, başlangıçta hastaların yüzde 32-40’ında görülmesine karşın, yıllar içerisinde hastaların yüzde 60 kadarı değişik ağırlıklarda güç kayıplarına maruz kalır. Bu doğrudan bir uzuvda kuvvet kaybı şeklinde olabileceği gibi, ‘ağırlaşma’, ‘sertleşme’, ‘direnç gösterme’ veya ‘ağrı’ şeklinde de olabilir. Bu tür belirtiler sıklıkla bacaklarda başlar. Üçüncü sırada ise, görme kayıpları ya da bozuklukları gelir. Bu durum, hastaların yüzde 15-20’sinde başlangıç belirtisidir.”
MS genellikle 29–32 yaşlarında başlar ve kadınlarda daha sık görülür!
Pek çok çalışmada MS’in başlangıç yaşının 29-32 arası olduğunun görüldüğüne işaret eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Kadınlarda, en sık ortaya çıktığı yaş erkeklere göre 5 yıl daha erkendir.” dedi.
Birincil ilerleyen tipte ise başlangıç yaşının 35-39 yaş aralığı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarlacı, “Hastaların yüzde 5’inde ise başlangıç yaşı 8 yaşın altında ve 70 yaş üzerindedir. Genelde, bağışıklık sisteminden kaynaklanan tüm hastalıklar kadınlarda daha sık izlenir. MS’de de aynı durum söz konusudur. Kadın erkek oranı 1.77/1.00 kadardır. Yaklaşık kadınlarda 2 kat daha yüksek izlenir. MS köylü kadın ve erkeklerde daha nadirken, sosyo-ekonomik düzeyi yüksek kişilerde daha sıklıkla izlenir. Bu hem yerel olarak şehirlerde hem de dünya coğrafyasına bakıldığında aynı şekildedir.” açıklamasını yaptı.
MS ile virüsler arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlanamadı!
Bir çok virüs enfeksiyonunun MS’e neden olduğu öne sürülmesine karşın, doğrudan bir enfeksiyon ardından ortaya çıkacağının kesinliği olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Uzun yıllardır bu tartışma var ve devam da edecek. Enfeksiyon, taramalar, otopsi sonuçları ve diğer araştırmalar birbiri ile çelişkili sonuçlar vermekte. Virüslerin bağışıklık sistemini baştan çıkarıp, yanlış hedefe saldırıya neden oldukları kabul edilir.” dedi.
Söz konusu virüslerin neler olabileceğini açıklayan Prof. Dr. Tarlacı, şöyle devam etti:
“Virüsler içerisinde, kuduz, uçuk virüsü olan herpes simpleks, Epstein Barr virüsü sayılabilir. Son zamanlarda, insan herpes virüs-6, Epstein Barr virüsü ve Chlamidya pnömonia MS’e neden olabilecek olası tetikleyiciler olarak ilgi çeker oldu. Ancak, MS ile ilgili mikrop enfeksiyonu etkisi konusunda son söz henüz söylenmedi. Bir araştırma sonucuna göre, 17 yaşından önce sigaraya başlamak MS gelişim riskini arttırıyor.”
Tek yumurta ikizlerinde MS’in daha sık görülmesi bir kanıt, ancak MS yalnızca genetik değil!
Tek yumurta ikizlerinde belirgin olarak yüksek oranda MS ortaya çıkmasının genetik etkinin en açık kanıtı olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Tek yumurta ikizlerinin 100’ünün 24 eş ikizde MS ortaya çıkarken, farklı yumurtalardan doğan ikizlerin ise yüzde 2,4’ünde MS tespit edilmiştir. Bu şu anlama gelir, tek yumurta ikizlerinde MS, 10 kat daha yüksek sıklıkta ortaya çıkar. Hiçbir yakınması olmayan ikiz kardeşlerde yapılan beyin görüntülemelerinde ya da diğer inceleme yöntemlerinde, MS’de ortaya çıkabilecek bozukluklar tespit edilebilir. Genel olarak bakıldığında, MS hastalarının birinci derece akrabalarının birinde MS tespit edilmesi ya da ortaya çıkma olasılığı yüzde 20’dir. Ancak, MS sadece genetik bir hastalık değildir.” ifadelerini kullandı.
MS, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle merkezi sinir sisteminde bozulmaya yol açıyor!
MS sıklığının Dünya üzerinde, yaşanılan bölgeye göre değişmekle birlikte 100 binde 2 ile 150 kişide ortaya çıktığı bilgisini veren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Yüksek sıklıkta ortaya çıktığı bölgeler (100 bin kişide 100’ün üzerinde) Avrupa (Rusya dâhil), güney Kanada, Kuzey Amerika, Yeni Zelanda ve Güney Avustralya’dır. Orta sıklıkta görüldüğü yerler ise Avustralya’nın büyük bölümü, Amerika’nın güneyi, Akdeniz kıyısı (İtalya hariç), Sovyetler Birliğinin Asya kesimi, güney Amerika’nın bazı bölgeleridir. Düşük riskli alanlar Güney Amerika, Meksika, Asya’nın çoğu bölgeleri ve tüm Afrika’dır. Bu tabloya bakıldığında, muhtemel bir enlem ve boylamla hastalık sıklığı ilişkisi dikkat çekici şekilde göze çarpmaktadır. Ancak, bunun bazı istisnaları da vardır. Japonya, hastalığın sık izlendiği Avrupa ile aynı enlemde olmasına rağmen sıklığı azdır.” dedi.
MS’de genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörlerin de etkisi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarlacı, “Bu hastalıkta merkezi sinir sistemi, yani beyin ve omurilik etkilenir. Sinir hücrelerinin uzantılarını, adeta bir kablo telinin etrafındaki plastik gibi saran miyelin (yağ kılıfı) yapısında bozulma ve zedelenme oluşur. Bunun ardından da şikâyetler ortaya çıkar.” diye konuştu.
Yeni oluşan atakların tek tedavisi kortizon!
MS’in tedavi edilebilir olup olmadığına açıklık getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Daha önce de tanımladığı üzere, atak geçirdiği anlaşılan bir hastada uygulanan en etkili tedavi şekli kortizon’dur. Kortizon tedavisi MS ataklarında 1970 yıllarında kullanılmaya başlanmıştır ve atakların kutsal ilacıdır. Atakların bir kısmı kortizona çok iyi yanıt verip, atak öncesi duruma dönmeyi sağlayabilir. Yararlı etkisi ilk bir kaç günde ve haftada ortaya çıkar.
Belli tipte MS tanısı almış hastaların, ataklarının sıklığını, şiddetini ya da atak olduğunda bıraktığı hasarları azaltmak için kullanılan tedavilerdir. 1993 yılında, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), MS’in seyrini değiştirebilecek ilk ilaç olan interferon beta-1b’ye onay verdi. Bunun ardından ‘koruyucu ilaç’ dönemi başladı. Bu ilaçların özelliği, sadece atak olduğunda değil, atak olsun olmasın sürekli kullanımlarıdır. Bu ilaçların önemli bir kısmı bedendeki savunma/bağışıklık sistemi üzerinden düzenleyici etki ederek hastalığın saldırganlığını ve de atakları engeller. Bahsedilen tedavilere ‘tamamlayıcı tedavi’ denilebilecek bir tedaviyi daha ekleyebiliriz. Bu tedavi diyet, bitkisel tedaviler, günlük yaşam düzeninde değişiklikler, egzersizler (yoga, gevşeme egzersizleri) olarak belirtilebilir.”
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.