EMZİRMEDE PATRON BEBEK!
Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!

20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23
Emzirme döneminde annelerin en büyük kaygılarından biri olan “Sütüm yetmiyor” düşüncesinin her zaman gerçek bir süt yetersizliğine işaret etmediğini belirten Ebelik Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Tuğba Yılmaz Esencan, süt üretiminde temel mekanizmanın arz-talep ilişkisi olduğuna dikkat çekti.
“Emzirmede patron bebek” diyen Doç. Dr. Esencan, bebeğin ne kadar sık ve etkili emerse süt üretiminin de o ölçüde desteklendiğini söyledi.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Dekan Yardımcısı, Ebelik Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Tuğba Yılmaz Esencan, emzirmenin anne ve bebek sağlığı açısından önemini, anne sütünü artırmada etkili uygulamaları, emzirme döneminde yaşanan sorunları ve bu süreçte ebe desteğinin rolünü değerlendirdi.
Ebe desteği daha gebelik döneminde başlıyor
Ebelerin emzirme sürecinin en başından itibaren annenin yanında olduğunu belirten Doç. Dr. Tuğba Yılmaz Esencan, “Ebelik, emzirme sürecinin en başından itibaren annenin yanında olan bir meslek. Gebelik döneminde anneye emzirmenin bebeği için neden bu kadar değerli olduğunu anlatıyor, doğumdan hemen sonra ilk emzirmenin başlatılmasına rehberlik ediyoruz. Doğumu takip eden ilk saatlerde doğumla sağlanan ten temasının ardından bebeğin doğru şekilde memeye yerleştirilmesi, ağız açıklığının ve emme pozisyonunun doğru olması, sonraki haftalardaki emzirme başarısını doğrudan etkiliyor.” dedi.
Emzirme, anne ve bebeğin birlikte öğrendiği bir süreç
Ebe desteğinin lohusalık döneminde de devam ettiğini ifade eden Doç. Dr. Tuğba Yılmaz Esencan, “Lohusalık döneminde ebe, anneyi düzenli olarak izleyerek meme başı sorunlarını erken fark ediyor, süt üretiminin yeterli olup olmadığını değerlendiriyor ve anneye hem teknik hem de duygusal destek sağlıyor. Bu süreçte ebe bebeğin gelişimini de eş zamanlı izliyor. Burada ebeler, emzirmeyi sadece bir beslenme eylemi değil, anne-bebek ikilisinin birlikte öğrendiği bir süreç olarak ele alıyor ve yakından takip ediyorlar.” diye konuştu.
“Sütüm yetmiyor” algısının altında farklı nedenler olabilir
Doğum sonrasında birçok annenin “Sütüm gelmiyor” veya “Sütüm yetmiyor” endişesi yaşayabildiğini hatırlatan Doç. Dr. Esencan, “Gerçek anlamda süt yetersizliği, annelerin büyük çoğunluğunda düşünüldüğü kadar sık görülen bir durum değil. Literatürde birincil, yani fizyolojik nedenlere bağlı süt yetersizliğinin oranı oldukça düşük olarak bildiriliyor. Annelerin ‘sütüm yetmiyor’ algısının büyük bölümü; bebeğin emme sıklığının az olması, yanlış emzirme pozisyonu, doğumdan sonra memeye geç başlanması ya da ek gıda ve biberonla erken tanışma gibi önlenebilir nedenlerden kaynaklanıyor.” ifadesinde bulundu.
“Emzirmede patron bebek”
Süt üretiminin arz-talep ilişkisine dayandığını vurgulayan Doç. Dr. Esencan, emzirme sıklığının önemini şu sözlerle anlattı:
“Bu noktada annelere önerimiz; bebeği sık sık, gece dahil bebeğin talebine göre emzirmesi, doğru emzirme tekniğini öğrenmesi ve mümkünse ilk günlerde bir ebeden destek alması. Unutulmaması gereken nokta, emzirmede patron bebek. Süt üretimi arz-talep ilişkisine dayanır; bebek ne kadar sık ve etkili emerse, meme o kadar çok süt üretir. Bu doğrultuda süreci takip etmek ‘sütüm yetmiyor’ sorununu çözmede önemli rol oynayacaktır.”
Anne sütü taklit edilemeyen biyolojik bir ürün
Emzirmenin yalnızca bebeğin karnını doyurmak olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Tuğba Yılmaz Esencan, “Anne sütü, bebeğin bağışıklık sistemini destekleyen antikorlar, büyüme faktörleri ve bebeğin yaşına özel besin bileşimini bir arada barındıran, taklit edilemeyen bir biyolojik ürün. Emzirilen bebeklerde solunum yolu ve gastrointestinal enfeksiyonlar, orta kulak iltihabı gibi sorunların daha az görüldüğü, ileriki yaşlarda obezite ve tip 2 diyabet riskinin azaldığı bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur.” dedi.
Emzirme annenin sağlığını da destekliyor
Emzirmenin yalnızca bebeğe değil anneye de önemli sağlık yararları sağladığını ifade eden Doç. Dr. Esencan, “Anne açısından bakıldığında ise emzirme, doğum sonrası kanamanın azalmasına, rahmin daha hızlı toparlanmasına yardımcı oluyor; uzun vadede meme ve yumurtalık kanseri riskinin azalmasıyla da ilişkilendiriliyor. Ayrıca emzirme sırasında salgılanan oksitosin hormonu, anne-bebek bağlanmasını güçlendiriyor ve annenin doğum sonrası ruhsal uyumuna katkı sağlıyor. Bu nedenle emzirmeyi yalnızca bir beslenme yöntemi değil, kısa ve uzun vadeli sağlık sonuçlarını şekillendiren bütüncül bir süreç olarak değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Günde 8-12 kez emzirme süt üretimini uyarıyor
Bebeğin talebine göre emzirilmesinin önemine vurgu yapan Doç. Dr. Esencan, “Bebeğin talebe göre, günde sekiz ila on iki kez emzirilmesi, memenin düzenli boşaltılmasını sağlayarak süt üretimini uyarıyor. Annenin dengeli beslenmesi ve susuzluk hissetmeden düzenli sıvı tüketmesi de süreci destekleyen faktörler arasında yer alıyor. Ancak burada belirleyici olan tek bir ‘mucize besin’ değil, genel beslenme düzeninin yeterli ve dengeli olması.” diye konuştu.
Yanlış kavrama meme ucu çatlağından mastite kadar sorun yaratabiliyor
Emzirme sırasında en sık karşılaşılan sorunlara değinen Doç. Dr. Esencan, meme ucu çatlakları, memede aşırı dolgunluk, sertlik ve ağrı ile mastitin öne çıktığını söyledi.
Doç. Dr. Tuğba Yılmaz Esencan, “Bu sorunların büyük bölümünün temelinde bebeğin memeyi yanlış kavraması yatıyor. Ağız açıklığının yetersiz olması ya da yalnızca meme ucunun emilmesi hem anneye ağrı veriyor hem de memenin etkin boşalmasını engelliyor. İşte tam bu noktada ebe desteği kritik önem taşıyor. Doğru pozisyon ve doğru kavrama tekniğinin erkenden gösterilmesi, birçok sorunu daha ortaya çıkmadan önlüyor.” dedi.
“Küçük memeli annenin sütü az olur” inanışı yanlış!
Toplumda emzirmeye ilişkin çok sayıda yanlış inanış bulunduğunu belirten Doç. Dr. Esencan, “Toplumda en sık duyduğumuz yanlış inanışlardan biri, ‘küçük memeli anneler yeterli süt üretemez’ düşüncesi. Oysa süt üretim kapasitesi meme büyüklüğüyle değil, bez dokusunun işlevselliğiyle ilgilidir. Bir diğer yaygın yanlış, bebeğin sürekli ağlamasının mutlaka ‘sütün yetersiz olduğu’ anlamına geldiği inanışı. Oysa ağlama birçok farklı nedenden kaynaklanabilir.” dedi.
Kolostrum bebeğin en değerli ilk besini
“İlk süt faydasızdır” inanışının da bilimsel gerçeklerle çeliştiğine dikkat çeken Doç. Dr. Esencan, kolostrumun önemini vurguladı.
“‘İlk süt, yani ağız sütü veya kolostrum faydasızdır, atılmalıdır’ şeklindeki inanış bilimsel gerçeklerle çelişiyor. Aksine kolostrum, bebeğin bağışıklık sistemini destekleyen en değerli ilk besindir.” diyen Doç. Dr. Esencan, emziren annelerin beslenmesine ilişkin katı yasakların da her zaman bilimsel temele dayanmadığını belirtti.
Çalışan anneler işe dönmeden önce hazırlık yapmalı
Çalışma hayatına dönüşün emzirmenin sonlandırılması anlamına gelmediğini belirten Doç. Dr. Esencan, “Çalışma hayatına dönecek anneler için planlama, emzirmenin sürdürülebilirliği açısından belirleyici. İşe dönmeden birkaç hafta önce süt sağma alışkanlığının kazanılmasını ve sağılan sütün doğru şekilde saklanmasını öneriyoruz. İş yerinde düzenli aralıklarla süt sağabileceği uygun ve mahremiyeti olan bir alanın bulunması hem annenin konforu hem de süt üretiminin sürekliliği açısından önemli.” dedi.
“Ebe desteğinin yeri doldurulamaz”
Emzirmenin biyolojik olduğu kadar duygusal bir süreç olduğunun altını çizen Doç. Dr. Tuğba Yılmaz Esencan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Emzirme, anne ile bebek arasında kurulan, sağlık çıktılarını hem kısa hem uzun vadede şekillendiren biyolojik ve duygusal bir süreç. Bu sürecin sağlıklı işlemesinde ebelerin gebelikten lohusalığa uzanan sürekli desteği, doğru bilgiye erişimi kolaylaştırması ve annenin kendine güvenini pekiştirmesi bakımından yeri doldurulamaz bir öneme sahip.”
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.