“GÜNDE EN AZ ÜÇ KEZ SARILIN!”
Prof. Dr. Tayfun Doğan, insanın en temel özelliğinin sosyal bir canlı olması olduğunu vurguladı.

31 Mayıs 2026 Pazar 12:24
Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri”nin “İnsan İlişkilerinin Nörobilimi: Sosyal Beyin" başlıklı oturumunda konuşan Prof. Dr. Tayfun Doğan, insanın en temel özelliğinin sosyal bir canlı olması olduğunu vurguladı.
İyi ilişkilerin yaşam süresi ve hastalıklar üzerindeki etkisine değinen Prof. Dr. Doğan, “İnsan ilişkileri iyiyse, kişi memnuniyeti yüksekse, yalnızlık azsa; daha az Alzheimer görülüyor, daha sağlıklı ve daha uzun yaşanıyor. Ama yalnızlık varsa erken ölüm, kalp krizi ve demans gibi hastalıklar daha sık görülüyor. O yüzden iyi yaşam, iyi ilişkilerle inşa edilir.” dedi.
Fiziksel temas ve iletişimin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Doğan, “Minimum 20 saniyelik sarılmalar oksitosin salgılar. Günde en az üç kez sarılın. Göz teması kurun, yemek masasında telefonu bırakın, birlikte vakit geçirin. Küçük iyilikler bile büyük etkiler oluşturur.” diye konuştu.
Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri” kapsamında Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Doğan katılımcılarla buluştu.
“İnsan İlişkilerinin Nörobilimi: Sosyal Beyin" başlıklı seminerde konuşan Prof. Dr. Tayfun Doğan, insanın en temel özelliğinin sosyal bir canlı olması olduğunu vurguladı.
Konuşmasında uzun yıllardır pozitif psikoloji alanında mutluluk, umut ve iyi oluş üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Tayfun Doğan, son dönemde insan ilişkileri ve sosyal zekâ konularına yeniden yoğunlaştığını söyledi.
Prof. Dr. Tayfun Doğan, “İnsanı tek bir sıfatla tanımlayacak olsak, en doğru ifade ‘sosyal bir canlı’ olur. Gerçekten beynimiz buna göre şekillenmiş durumda. Doğduğumuz andan hayatımızın sonuna kadar bizi arayan, merak eden, güvende hissettiren ve önemseyen insanlara ihtiyaç duyarız. İnsan ilişkileri bizim doğal yaşam alanımızdır” dedi.
Eş zamanlılık ilişkileri güçlendiriyor
Seminerde özellikle eş zamanlılık, ahenk ve senkronizasyon kavramları üzerinde duran Prof. Dr. Doğan, iki ya da daha fazla kişinin birlikte hareket etmesinin beyin üzerinde güçlü etkiler oluşturduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Doğan, “Birlikte nefes alıp vermek, jest ve mimiklerin benzemesi, konuşma ritimlerinin ve hatta kalp atışlarının birbirine yaklaşması kişiler arasında güçlü bir bağ oluşturur. Bu durum, adeta iki insanın birbirine bağlanması gibidir. Beyin de bu bağı ödüllendirir.” diye konuştu.
Bu ödül mekanizmasının temelinde oksitosin hormonu bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Doğan, oksitosinin halk arasında sevgi, bağlanma ve güven hormonu olarak bilindiğini belirtti.
Prof. Dr. Doğan, “Eş zamanlılık sağlandığında oksitosin salgılanır. Oksitosin de stres hormonu olarak bilinen kortizolün salınımını azaltır. Böylece stres düşer, güven artar, çatışmalar azalır. Eşler arasındaki tartışmaların, çocuklar arasındaki kavgaların azalmasında da bu mekanizma önemli rol oynar.” ifadelerini kullandı.
Sarılmak, birlikte yürümek, şarkı söylemek bile etkili
Oksitosin salgısını artırmanın gündelik yaşamda oldukça basit yolları olduğunu belirten Prof. Dr. Doğan, birlikte yapılan etkinliklerin ilişkileri güçlendirdiğini söyledi.
“Beraber yemek yapmak, birlikte şarkı söylemek, ritmik hareketler yapmak, dans etmek, aynı tempoda yürümek, hatta uzun süre sarılmak bile oksitosin salgısını artırır.” diyen Prof. Dr. Doğan, özellikle 20 saniyeyi aşan sarılmaların kişiler üzerinde rahatlatıcı etkiler oluşturduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Doğan, toplu ibadetlerin, iftar sofralarının, birlikte film ya da maç izlemenin de aynı mekanizmayı desteklediğini belirterek, “İnsanlar ortak bir ritimde buluştuğunda psikolojik olarak birbirlerine daha çok bağlanıyorlar.” dedi.
Oksitosin beynin alarm sistemini sakinleştiriyor
Seminerde beynin işleyişine ilişkin nörobilimsel açıklamalarda da bulunan Prof. Dr. Doğan, oksitosinin beynin hipotalamus bölgesinde salgılandığını ve doğrudan amigdala üzerinde etkili olduğunu söyledi.
Amigdalanın beynin erken uyarı ve alarm sistemi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Doğan, “Amigdala tehlike sezdiğinde bizi kaygılandırır ve stres hormonlarını harekete geçirir. Ancak oksitosin amigdalaya ‘her şey yolunda, güvendesin’ mesajı verir. Böylece kaygı ve stres daha ortaya çıkmadan önlenmiş olur.” diye konuştu.
İş görüşmelerinden aile ilişkilerine kadar etkili
Eş zamanlılığın sadece aile ilişkilerinde değil, iş ve eğitim yaşamında da önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Prof. Dr. Doğan, özellikle beden dili uyumunun kişiler arasındaki güveni artırdığını ifade etti.
“İş görüşmelerinde, öğretmen-öğrenci ilişkisinde, terapist-danışan ilişkisinde senkronizasyon çok önemlidir. Karşı tarafla uyumlu beden dili geliştirmek kabul görme ihtimalini artırır.” diyen Prof. Dr. Doğan, terapi süreçlerinde başarının en önemli unsurlarından birinin danışanla kurulan uyum olduğunu söyledi.
Öğrenmeyi de güçlendiriyor
Öğretmen ve öğrenci arasındaki uyumun öğrenme üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Doğan, sevilen öğretmenlerin derslerinin daha verimli geçmesinin temel nedenlerinden birinin bu olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Doğan, “Öğretmen ile sınıf arasında ahenk sağlandığında öğrenciler dersi daha iyi kavrıyor. Aslında hepimizin hayatında sevdiği bir öğretmenin dersini daha iyi anladığı dönemler olmuştur. Bunun altında yatan neden senkronizasyondur.” ifadesinde bulundu.
Yalnızlık doğamıza uygun değil
İnsanın sosyal bir varlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Doğan, yalnızlığın biyolojik düzeyde ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti ve “Yalnızlık doğamıza uygun değil. Peki ne yapıyor yalnızlık? Neden bizi strese sokuyor? Bu konuda yapılan araştırmalar var. Cacioppo’nun çalışmasında katılımcılara gün içinde yalnızlık düzeylerini ve fizyolojik tepkilerini ölçmeleri istendi. Sonuçta şunu gördük: Yalnızlık hisseden insanlar, adeta fiziksel bir saldırıya uğramış gibi kortizol salgılıyor.” şeklinde konuştu.
Yalnızlığın vücutta “savaş ya da kaç” tepkisini tetiklediğini ifade eden Prof. Dr. Doğan, bunun bağışıklık sistemi ve uyku üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Doğan, “Yalnızlık durumunda vücudumuz alarm moduna geçiyor. Kortizol yükseliyor. Bu da bağışıklık sistemimizi zayıflatıyor, uyku düzenimizi bozuyor. Gece uyanmalarının önemli nedenlerinden biri de yüksek stres hormonudur. Beyin sürekli tehlike varmış gibi çalışır.” dedi.
Sosyal bağ kimyasal bir ilaçtır
Seminerde hayvan deneylerinden örnekler de paylaşan Prof. Dr. Tayfun Doğan, “Felç edilen fareler üzerinde yapılan deneylerde, sosyal ortamda bulunan farelerin çok daha hızlı iyileştiği görülüyor. İzole edilen farelerde ise iyileşme neredeyse yok. Bunun nedeni oksitosin hormonu. Sosyal bağ aslında kimyasal bir ilaçtır.” diye konuştu.
Yapay oksitosin verilmesi durumunda bile iyileşmenin hızlandığını belirten Prof. Dr. Doğan, ancak bunun doğal yollarla sağlanması gerektiğini vurguladı ve “Buradan ‘gidip oksitosin alın’ sonucu çıkarmıyoruz. Oksitosini doğal yollarla artırmalıyız. Sarılmak, birlikte yemek yemek, yürüyüş yapmak, şarkı söylemek… Bunların hepsi oksitosin salgılatır.” ifadesinde bulundu.
Bağımlılık, eksik sosyal bağın telafisidir
“Bağımlılık sosyal ilişkilerden almamız gereken kimyasalları alamadığımızda bunları yapay yollarla telafi etme çabasıdır.” diyen Prof. Dr. Doğan, bu durumun yalnızca madde bağımlılığıyla sınırlı olmadığını belirterek, şunları söyledi:
“Yeterli sosyal bağ kuramayan bireyler bu eksikliği yemekle, internetle, kumarla ya da başka bağımlılıklarla doldurmaya çalışır. Yalnızlık acı vericidir ve bu acıyı azaltmak için insanlar farklı yollar arar.”
Yalnızlık bir uyarı sinyali
Yalnızlığın evrimsel bir anlamı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Doğan, “Eğer yalnızlık keyifli bir şey olsaydı insan türü yok olurdu. Yalnızlık bize ‘git ve sosyalleş’ mesajı verir. Tıpkı açlık gibi… Açlık nasıl bize ‘yemek bul’ diyorsa, yalnızlık da ‘insan bul’ der.” şeklinde konuştu.
Modern şehir yaşamı ‘insanat bahçesi’ne dönüşüyor
Modern yaşamın yalnızlığı artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Doğan, “Apartman yaşamı, yalnız bireyler… Aslında hepimiz izole fareler gibiyiz. Depresyon, bağımlılık, aşırı yeme davranışları bu yüzden artıyor. Desmond Morris modern şehirler için ‘insanat bahçesi’ ifadesini kullanıyor. Hayvanat bahçesi hayvanların doğasına uygun değilse, bu yaşam da insanın doğasına uygun değil.” dedi.
Sosyalleşme beyni fiziksel olarak değiştiriyor
Sosyal etkileşimin beyin yapısı üzerindeki etkilerine de değinen Prof. Dr. Doğan, bilimsel bulguları şöyle aktardı:
“Sosyal ortamda yaşayan bireylerin beyin kabuğu daha kalın oluyor. BDNF dediğimiz, beynin gelişimi için çok önemli olan madde artıyor. Nöronlar arası bağlantılar güçleniyor. Yani sosyalleşmek sadece psikolojik değil, fizyolojik olarak da beyni geliştiriyor.”
Prof. Dr. Tayfun Doğan, uzun yıllara yayılan bilimsel araştırmaların insan ilişkilerinin yaşam kalitesi üzerindeki belirleyici rolünü ortaya koyduğunu söyledi.
İnsan ilişkilerinin sağlık ve mutluluk üzerindeki etkileri neler?
Konuşmasında dünyaca ünlü Harvard çalışmasına dikkat çeken Prof. Dr. Doğan, insan ilişkilerinin sağlık ve mutluluk üzerindeki etkisini şu sözlerle anlattı:
“Meşhur bir araştırma var. Medyada genellikle Harvard mutluluk araştırması diye geçer ama asıl adı Harvard Yetişkin Gelişimi Araştırması. 1938’de başlıyor ve bugün 88 yılı geride bıraktı. Katılımcıların her yıl kan değerlerine bakılıyor, beyin görüntülemeleri yapılıyor, psikolojik testler uygulanıyor, birebir görüşmeler gerçekleştiriliyor. Kariyer, para, statü gibi birçok değişken inceleniyor. Ama sonuç çok net: Mutluluk ve sağlıkta bir numaralı faktör insan ilişkileri.”
İyi ilişkilerin yaşam süresi ve hastalıklar üzerindeki etkisine de değinen Prof. Dr. Doğan, “İnsan ilişkileri iyiyse, kişi memnuniyeti yüksekse, yalnızlık azsa; daha az Alzheimer görülüyor, daha sağlıklı ve daha uzun yaşanıyor. Ama yalnızlık varsa erken ölüm, kalp krizi ve demans gibi hastalıklar daha sık görülüyor. O yüzden iyi yaşam, iyi ilişkilerle inşa edilir.” dedi.
Yalnızlık erken ölüm riskini artırıyor
Yalnızlığın sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin geniş çaplı araştırmalara da değinen Prof. Dr. Doğan, “3 milyon kişi üzerinde yapılan meta-analizler, kronik yalnızlığın erken ölüm riskini yüzde 20-30 artırdığını gösteriyor. Ayrıca demans ve kalp hastalıkları riskini de yükseltiyor. Hatta kronik yalnızlık, günde 15 sigara içmek kadar zararlı.” ifadesinde bulundu.
Kötü ilişki, yalnızlıktan daha zararlı olabilir
Sağlıklı ilişkilerin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Doğan, her sosyal bağın olumlu olmadığını belirterek, “Yalnız kalmamak adına her ilişkiye tutunmak doğru değil. Hayatımıza giren insanlara şu soruyu sormalıyız: ‘Bana yalnızlıktan daha mı iyi geleceksin, yoksa yalnızlığın güzelliğini mi hatırlatacaksın?’ Çünkü kötü ilişkiler bazen yalnızlıktan daha fazla zarar verir.” diye konuştu.
Ayrılık acısının biyolojik temeli var
İnsanların sevdiklerinden ayrıldıklarında yaşadıkları duygusal acının biyolojik bir karşılığı olduğunu belirten Prof. Dr. Doğan, “Sevdiğimiz kişilerle birlikteyken beynimiz belirli kimyasallara alışır. Ayrılık, kayıp ya da uzaklaşma durumunda bu kimyasallar kesilir ve bir tür yoksunluk yaşarız. Bu yüzden acı çekeriz. Zamanla beyin bu durumu kabullenir ve iyileşme başlar.” ifadesinde bulundu.
Besleyici ilişki oksitosin üretir, zehirleyici ilişki stres artırır
Seminerde “besleyici” ve “zehirleyici” ilişki kavramlarına da değinen Prof. Dr. Doğan, “Doğuştan bir ilişki tarzımız yoktur. Sonradan öğreniriz. Besleyici ilişkiler; saygılı, samimi, destekleyici ve karşı tarafın değerli hissetmesini sağlayan ilişkilerdir. Bu tarz ilişkiler oksitosin üretir. Zehirleyici ilişkiler ise eleştiren, küçümseyen, öfke yüklü ve karşı tarafın özsaygısını zedeleyen ilişkilerdir. Bunlar da kortizol üretir.” dedi.
Sosyal destek iyileşmeyi hızlandırıyor
Sosyal bağların fiziksel sağlık üzerindeki etkisine de dikkat çeken Prof. Dr. Doğan, “Oksitosin salgılandığında hücresel onarım artar, doğal ağrı kesici etki oluşur. Ameliyat sonrası yanında destek olan kişiler varsa iyileşmenin daha hızlı olması tesadüf değildir. Sosyal destek bir şifadır.” şeklinde konuştu.
Günde en az üç kez sarılın
Günlük yaşamda uygulanabilecek basit öneriler de paylaşan Prof. Dr. Doğan, özellikle fiziksel temas ve iletişimin önemine dikkat çekti ve “Minimum 20 saniyelik sarılmalar oksitosin salgılar. Günde en az üç kez sarılın. Göz teması kurun, yemek masasında telefonu bırakın, birlikte vakit geçirin. Küçük iyilikler bile büyük etkiler oluşturur. İyilik yapan kişi, iyilik görenden daha mutlu olur. Çünkü en büyük kazancı o elde eder. Küçük bir yardım, kısa bir sohbet bile insanın oksitosin düzeyini artırır.” dedi.
Sosyalleşmek yaşlanmayı geciktiriyor
Sosyalleşmenin biyolojik etkilerine de değinen Prof. Dr. Doğan, hücre yaşlanmasıyla ilgili önemli bir noktaya dikkat çekti ve “Telomer dediğimiz yapılar hücrelerin yaşlanmasını belirler. Sosyalleşme bu yapıların kısalmasını yavaşlatır. Yani sosyal ilişkiler daha uzun ve sağlıklı yaşam sağlar.” diye konuştu.
Konuşmasında katılımcılara çağrıda bulunan Prof. Dr. Doğan, “Kalbinizi ısıtın. Size iyi gelen şeyleri hayatınıza dahil edin. Derin bağlar kurun, iyilik yapın, sevdiklerinizi arayın. Her insan günde en az bir kez ‘iyi ki varsın’ sözünü duymalı. Eğer bunu duymuyorsanız, siz başkalarına söyleyin.” ifadesinde bulundu.
Seminerin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Doğan, insanın sosyal bir varlık olduğunu hatırlatarak, “Birbirimize ihtiyacımız var. Bu bir lüks değil, temel bir ihtiyaç.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı nedenModern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor.31 Mayıs 2026 Pazar 12:29YAŞAM
“Günde en az üç kez sarılın!”Prof. Dr. Tayfun Doğan, insanın en temel özelliğinin sosyal bir canlı olması olduğunu vurguladı.31 Mayıs 2026 Pazar 12:24YAŞAM
Sıcak havalar cilt hastalıklarını tetikliyorDermatoloji Uzmanı Dr. Seher Tutkun, Artan sıcaklık, nem ve güneş ışınlarının cilt bariyerinde bozulmalara neden olabileceği uyarısında bulundu.29 Mayıs 2026 Cuma 09:37YAŞAM
Bayramda sindirim sorunlarına dikkat!Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, kurban bayramında sindirim sorunu yaşamamak için dikkat edilmesi gereken 10 temel kuralı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.26 Mayıs 2026 Salı 09:57YAŞAM
İşte en sinirli ülkeler sıralaması! Türkiye zirveyi zorluyorGallup'un 2024 Global Emotions Raporu, dünya genelinde toplumların duygu haritasını ortaya koydu. Raporda Türkiye, en yüksek öfke ve stres seviyesine sahip ülkeler arasında ikinci sırada yer aldı.26 Mayıs 2026 Salı 09:31YAŞAM
Kurban etine dikkat! Hemen tüketmeyinKurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi nedeniyle sindirim sorunları, kolesterol, tansiyon ve kan şekeri yükselmelerine karşı uzmanlar uyarıyor.25 Mayıs 2026 Pazartesi 10:19YAŞAM
Bayramda sağlıklı beslenmenin altın kurallarıUzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde; kontrolsüz et tüketimi, hatalı pişirme yöntemleri ve hijyen risklerine karşı uyarılarda bulundu.23 Mayıs 2026 Cumartesi 09:32YAŞAM
Kurban Bayramı'nda sağlık beslenme için 5 altın öneriBeslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Ceyda Nur Kınay, keyifli ve sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenme önerilerinde bulundu.18 Mayıs 2026 Pazartesi 14:03YAŞAM
Uzmanlardan çarpıcı uyarı: “Eviniz sandığınız kadar temiz olmayabilir!”Liv Hospital, Kärcher ve Happ Health iş birliğiyle, modern yaşamın kapalı alanlarda yarattığı gizli tehlikelere dikkat çekmek amacıyla "Görünmeyen Riskler, Gerçek Etkiler" sempozyumu gerçekleştirildi.18 Mayıs 2026 Pazartesi 13:12YAŞAM
İşte bahar hastalıklarına karşı alınacak önlemlerMevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri birçok hastalık gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına da zemin hazırlarken, Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk alınabilecek önlemleri anlattı.14 Mayıs 2026 Perşembe 11:22YAŞAM
Sosyal medya kıskançlık duygusunu tetikliyor!Sosyal medya, bireylerde kıyaslama ve yetersizlik duygusunu artırabildiğini belirten uzmanlar, bu durumun kıskançlığı daha görünür ve kronik hale getirdiğini söylüyor.08 Mayıs 2026 Cuma 10:28YAŞAM
Bahar aylarında astımı tetikleyen 7 etkene dikkat!Bahar ayları özellikle astım hastaları için riskli bir dönemi de beraberinde getiriyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bu dönemde acil servise başvurularda ve hastane yatışlarında belirgin artış görüldüğüne dikkat çekti.08 Mayıs 2026 Cuma 10:24YAŞAM
Bahar alerjisine karşı 10 etkili önlemGöğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisinde doğru sanılan 8 yanlışı anlattı ve 10 etkili önlemi sıraladı...01 Mayıs 2026 Cuma 11:04YAŞAM
Kalp sağlığı hayat kalitesini de artırıyorKalbin düzenli ve dengeli çalışması yalnızca dolaşım sistemini değil; beyin, böbrek ve akciğerler gibi organların da sağlığını olumlu etkiliyor.01 Mayıs 2026 Cuma 11:02YAŞAM
Eklem yaşlanmasını durdurmak mümkün mü?Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mahmud Aydın, eklem yaşlanmasının sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkındaki soruları yanıtladı.29 Nisan 2026 Çarşamba 12:39YAŞAM
Hamilelikte ağrı kesici kullanımı otizme neden olur mu?Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki olduğuna dair iddialar anne adaylarında ciddi bir endişe yaratıyor.21 Nisan 2026 Salı 12:24YAŞAM
Okullarda şiddet alarm veriyor!Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var.. Dr. Berat Dağ, “Özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi.17 Nisan 2026 Cuma 10:26YAŞAM
Ağız içinde geçmeyen yaraya dikkat!Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Serdar Karahatay “Nisan Ayı Ağız Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle, ağız kanserlerinin nedeni, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında bilgi verdi.15 Nisan 2026 Çarşamba 10:04YAŞAM
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hataBeslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hatayı sıraladı...10 Nisan 2026 Cuma 10:22YAŞAM
Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yollarıİç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdal Baysal, bahar aylarında ortaya çıkan şikayetlerin önemsenmesi gerektiğini belirterek, "Halsizlik, yorgunluk gibi durumlar iki haftadan uzun sürüyorsa, bir hekimden yardım alınmalı" dedi.09 Nisan 2026 Perşembe 10:07YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.