OTİZMDE EN GÜÇLÜ TEDAVİ EĞİTİM!
Otizmin ilk belirtilerinin yaşamın ilk yıllarında...

19 Temmuz 2026 Pazar 23:07
Otizm Spektrum Bozukluğu'nun en önemli nedeninin genetik yatkınlık olduğunu belirten uzmanlar, aşıların ya da ebeveyn tutumlarının otizme neden olduğuna dair bilimsel kanıt bulunmadığını söylüyor.
Otizmin ilk belirtilerinin yaşamın ilk yıllarında sosyal etkileşim ve dil gelişiminde ortaya çıktığını ifade eden Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Bir yaş civarında anlamlı sözcüklerin başlamaması, iki yaşına gelindiğinde ise iki kelimelik anlamlı cümlelerin kurulamaması uzman değerlendirmesi gerektiren gelişimsel belirtiler arasında yer alır.” dedi. Erken tanı için gelişim basamaklarının dikkatle izlenmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Luş, erken tanı ve nitelikli eğitim sayesinde birçok otizmli bireyin bağımsız yaşam becerileri kazanabileceğini vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, Otizm Spektrum Bozukluğu'nun nedenleri, erken belirtileri, tanı süreci, doğru tedavi yaklaşımı ve erken eğitimin bireyin yaşam kalitesi üzerindeki belirleyici etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.
Otizmin en önemli nedeni genetik yatkınlık!
Otizm Spektrum Bozukluğu’nun bireyin sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinde farklılıklarla birlikte, sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlarla karakterize edilen nörogelişimsel bir durum olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Spektrum olarak tanımlanmasının nedeni ise belirtilerin ve etkilenme düzeyinin her bireyde farklı şekillerde ortaya çıkabilmesidir.” dedi.
Günümüzde yapılan bilimsel çalışmaların, otizmin ortaya çıkmasında en önemli etkenin genetik yatkınlık olduğunu gösterdiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Genetik faktörlerin yanı sıra bazı çevresel etkenlerin de riski artırabileceği düşünülüyor. Bunlar arasında özellikle ileri baba yaşı ve buna bağlı olarak ileri anne yaşı öne çıkıyor. Geçmişte öne sürülen ‘buzdolabı anne’ olarak bilinen, ebeveyn ilgisizliğinin otizme neden olduğu görüşü ise bilimsel olarak geçerliliğini yitirdi. Benzer şekilde aşıların ya da ilaçların otizme neden olduğuna dair iddiaları destekleyen güvenilir bilimsel kanıt bulunmuyor.” şeklinde konuştu.
Otizmin ilk belirtileri yaşamın ilk yıllarında sosyal etkileşimde ortaya çıkıyor!
Otizmin ilk belirtilerinin çoğunlukla yaşamın ilk yıllarında sosyal etkileşim alanında ortaya çıktığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, şunları söyledi:
“Yaklaşık 1-1,5 yaş döneminde çocuk, bakım veren kişiyle beklenen düzeyde iletişim kurmayabilir. Erken dönemde dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında; ismi söylendiğinde dönüp bakmaması, göz teması kurmaması, gülümsemeye karşılık vermemesi, bakım veren kişiyle etkileşim kurmakta isteksiz olması, yaklaşık 8-10 aylık dönemde beklenen ‘ce-ee’ gibi karşılıklı oyunlara ilgi göstermemesi bulunabilir.
Dil gelişimindeki gecikmeler de önemli uyarı işaretlerindendir. Bir yaş civarında anlamlı sözcüklerin başlamaması, iki yaşına gelindiğinde ise iki kelimelik anlamlı cümlelerin kurulamaması uzman değerlendirmesi gerektiren gelişimsel belirtiler arasında yer alır.”
Konuşma geç başlasa da doğru eğitim ve dil terapisiyle önemli gelişmeler sağlanabilir!
Konuşma becerisinin otizmli bireylerde farklı düzeylerde gelişebileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Dil gelişiminin erken başlaması, iletişim becerilerinin ilerlemesini kolaylaştırır. İleri yaşlarda hâlâ konuşma gelişmemiş çocuklarda süreç daha zor olsa da, uygun eğitim programları ile dil ve konuşma terapisi sayesinde önemli gelişmeler sağlanabilir.” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Luş, her çocuğun gelişim hızı ve potansiyeli farklı olduğundan, ailelerin erken dönemde uzman değerlendirmesine başvurarak bireysel eğitim planı oluşturmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Otizm, tek başına zihinsel yetersizlik anlamına gelmez!
Otizm ile zekâ arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Otizm temel olarak sosyal iletişim alanını etkileyen nörogelişimsel bir durumdur ve tek başına zihinsel yetersizlik anlamına gelmez.” dedi.
Otizmli bireylerin zekâ düzeylerinin çok farklı olabileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Bazı bireyler üstün bilişsel becerilere sahipken, bazılarında zihinsel gelişim geriliği de tabloya eşlik edebilir. Bu nedenle her otizmli bireyin bilişsel özellikleri ayrı ayrı değerlendirilmeli.” diye konuştu.
Otizm, Down sendromunda olduğu gibi belirli bir genin varlığıyla teşhis edilen bir hastalık değil!
Otizmin genetik temeli güçlü olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, şöyle devam etti:
“İkiz çalışmaları ve aynı ailede birden fazla otizmli bireyin görülebilmesi bu ilişkiyi destekliyor. Günümüzde bazı genetik tarama testleri uygulanabiliyor. Ancak önemli bir noktanın altını çizmek gerekir; genetik testler tek başına otizm tanısı koydurmaz. Otizm, Down sendromunda olduğu gibi belirli bir genin varlığıyla teşhis edilen bir hastalık değildir. Tanı hâlen çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanlarının yaptığı ayrıntılı klinik değerlendirme sonucunda konulur.”
Otizm için bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış temel yaklaşım eğitim!
Otizmli çocukların ileride bağımsız yaşayıp yaşayamayacaklarına değinen Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Bu konunun tek bir cevabı yok. Bağımsız yaşam becerileri; otizmin şiddetine, bireyin bilişsel özelliklerine ve aldığı eğitimin niteliğine göre değişiklik gösterir.” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Erken tanı alan, düzenli ve nitelikli eğitim gören, hafif düzeyde otizm spektrum bozukluğu bulunan bireylerin ilerleyen yaşlarda bağımsız yaşamalarını, eğitim hayatına devam etmelerini ve çalışma yaşamına katılmalarını sağlayacak becerileri kazanmaları mümkündür. Eğitimin temel amacı da bireyin günlük yaşam, sosyal iletişim ve bağımsızlık becerilerini en üst düzeye çıkarmaktır. Otizm için bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış temel yaklaşım eğitimdir. Bu nedenle çocuğun yalnızca bir özel eğitim kurumuna devam etmesi değil, aldığı eğitimin niteliği büyük önem taşır. Çocuğun bireysel ihtiyaçlarına uygun planlanmış, bilimsel temelli ve düzenli uygulanan eğitim programları, sosyal iletişim becerilerinin gelişmesine ve yaşam kalitesinin artmasına önemli katkı sağlar.” açıklamasını yaptı.
Doğru bilgiye ulaşılması, ailelerin yaşadığı belirsizlik ve kaygının azalmasına yardımcı olur!
Otizm şüphesi oluştuğunda ailelerin ilk yapması gerekenin, alanında deneyimli bir uzmandan doğru değerlendirme ve tanı almak olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Doğru bilgiye ulaşılması, ailelerin yaşadığı belirsizlik ve kaygının azalmasına yardımcı olur. Tanının ardından çocuğun ihtiyaçlarına uygun eğitim planının oluşturulması, gerekli terapilerin başlatılması ve aileye rehberlik edilmesi sürecin en önemli basamaklarını oluşturur. Otizm tanısı alan ergenlerde de durumun uygun şekilde açıklanması ve bireyin kendi farklılığını anlaması, psikolojik uyum açısından olumlu katkılar sağlayabilir.”
Yazın azalan iştahı hafife almayın:Sıcak havalarda doğru beslenme ve sıvı tüketimi hayati önem taşıyor...20 Temmuz 2026 Pazartesi 21:58YAŞAM
Vücuttaki basit uyarılara dikkat!Vücuttaki basit uyarılar kalp hastalığı işareti olabilir...20 Temmuz 2026 Pazartesi 21:39YAŞAM
Tatil Kalbi Sendromuna dikkat!Tatil dönemlerinde değişen günlük düzen, uykusuzluk, stres, susuz kalma ve yoğun yemek yeme gibi alışkanlıklar kalp ritmini olumsuz etkileyebilir.20 Temmuz 2026 Pazartesi 13:31YAŞAM
Dikkat! Bu hatalar kadınlarda yaz keyfini gölgeliyor!Yaz aylarında deniz, havuz ve açık hava aktiviteleri günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Ancak yapılan bazı küçük hatalar, bazı sağlık sorunlarının daha sık görülmesine neden olarak tatil keyfini olumsuz etkiliyor.20 Temmuz 2026 Pazartesi 13:25YAŞAM
“Dijital obezite” alarmı! Sürekli kaydırıyoruz ama çok azını hatırlıyoruz...Akıllı telefonlar, sosyal medya platformları ve kısa video içerikleri günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken uzmanlar "dijital obezite" konusunda uyarıyor.20 Temmuz 2026 Pazartesi 13:18YAŞAM
Bel ve boyun fıtığının ameliyatsız tedavisi mümkünAmeliyatsız tedavi imkanı sunan algolojik işlemlerin ilaç...19 Temmuz 2026 Pazar 23:12YAŞAM
Otizmde en güçlü tedavi eğitim!Otizmin ilk belirtilerinin yaşamın ilk yıllarında...19 Temmuz 2026 Pazar 23:07YAŞAM
Tatil Kalbi Sendromuna dikkatTatil dönemlerinde değişen günlük düzen...19 Temmuz 2026 Pazar 22:57YAŞAM
Hurma doğum sürecini de doğal yollarla destekliyor!Doğal atıştırmalıklara ilgi artıyor, hurma öne çıkıyor!19 Temmuz 2026 Pazar 13:04YAŞAM
Kontrolsüz hayal kurma gerçek yaşamdan uzaklaştırabilirMaladaptive Daydreaming’e dikkat:18 Temmuz 2026 Cumartesi 12:04YAŞAM
Planlı beslenme kanser hastalarının yaşam kalitesini artırıyorKanser tanısı almak, hem fiziksel hem de...16 Temmuz 2026 Perşembe 11:22YAŞAM
Zayıflama iğnelerinin bilimsel gerçekleri!Mucize mi? Geçici bir çözüm mü?16 Temmuz 2026 Perşembe 11:18YAŞAM
Yazın peynir keyfi için altın önerilerYazın peynir keyfi güvenle sürsün: Sağlığınız için altın kurallar16 Temmuz 2026 Perşembe 11:14YAŞAM
İmplant tedavisinden sonra dikkat!Diş kaybı yaşayan bireylere estetik...16 Temmuz 2026 Perşembe 11:10YAŞAM
Evde En Sık Yapılan Hataya DikkatAğır kaldırmak değil, aynı hareketi saatlerce yapmak...15 Temmuz 2026 Çarşamba 16:47YAŞAM
Dişler için tehlikeli ikili: Asit ve şekerŞekerli ve yapışkan gıdaların...15 Temmuz 2026 Çarşamba 16:42YAŞAM
Yaşlı Şiddeti Sessizce BüyüyorBirçok yaşlı, en yakınlarından gördüğü şiddeti dile getiremiyor!15 Temmuz 2026 Çarşamba 16:35YAŞAM
Bacak boyu farklı kalça çıkığı habercisi olabilirBebeklik döneminde fark edilmeyen ve tedavi...14 Temmuz 2026 Salı 16:39YAŞAM
Çikolata kisti tedavisinde yeni dönemSon yıllarda teknoloji ve tıp alanında yaşanan...14 Temmuz 2026 Salı 16:37YAŞAM
Olumlamalar terapi yerine geçmiyor!Ayna karşısında yapılan olumlamalar terapi yerine geçmiyor!14 Temmuz 2026 Salı 16:32YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.