NEŞE VE MUTLULUK AYNI ŞEY Mİ ?
Toplumda mutluluk kavramının doğru biçimde algılanmadığını...

26 Ağustos 2020 Çarşamba 13:43
Toplumda mutluluk kavramının doğru biçimde algılanmadığını ifade eden Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Mutluluğu zevk peşinde koşmak, sürekli neşelenmek ve eğlenmek olarak algılayanlar var. Aslında pozitif psikoloji çalışmaları bize neşenin mutluluk olmadığını öğretti. Mutluluk hissi iç mutluluk-huzur hissiyle yakından ilgili” dedi. Tarhan, toplumda şikayetçilikten beslenen kişilerin olduğunu ve terapilerle bu kişilerin düşünce kalıplarını değiştirerek sürekli her şeyden yakınma durumunu tedavi etmeye çalıştıklarını söyledi.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, toplumda doğru algılanmayan mutluluk kavramı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Neşe sürdürülebilir olmadığı için bitiyor
Duygu analizi yapıldığında insanda iki tür duygunun olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan sözlerine şöyle devam etti:
Bunlar iyicil ve kötücül duygulardır. Kin, öfke, nefret, kıskançlık ve düşmanlık olarak adlandırılan karanlığın beş atlısı dediğimiz duygular var. Bu duygular geçici süreliğine, bazı tehlikelerden korunmak için geçerli olabilir ama bu sürekli devam ederse otomatik sinir sistemimizde sempatik aktivasyon oluşuyor. Vücut stres hormonları salgılıyor. Neşe, sevinç, ümit, huzur gibi duygular beyinde mutluluk hormonu salgılatan duygulardır. Mutluluktan ne anlıyoruz? Bazıları mutluluk dendiği zaman sadece neşeyi anlıyor. Zevk peşinde koşmayı mutluluk olarak algılayanlar var. Batı felsefesi bize bunu öğretiyor. Sürekli neşelenmeyi, eğlenmeyi, bazıları bunu mutluluk olarak algılıyor. Son yıllarda aslında pozitif psikoloji çalışmaları bize neşenin mutluluk olmadığını öğretti. Neşe, dış nedenlerle oluyor ve sürdürülebilir olmadığı için bitiyor. Bir şeyi elde edince mutlu oluyorsun ama asıl mutluluk iç nedenlere bağlıdır. Mutluluk hissi, iç mutluluk-huzur hissiyle yakından ilgili. Geçici değil, daha sürdürülebilir oluyor.”
Otantik mutluluk saf ve halis mutluluktur
Psikolog Martin Seligman ve ekibinin pozitif psikolojiyi otantik mutluluk olarak tanımladığını belirten Tarhan, “Otantik mutluluk, saf, halis mutluluktur. Kişi zindanda da olsa saray da olsa mutlu olmayı başarabiliyorsa bu mutluluk, sürdürülebilir mutluluk oluyor. Bunun içinde haz ve aynı zamanda dinginlik de var. Bu tarz mutluluk sinir sistemimize en iyi gelen mutluluktur. Burada parasempatik sinir sistemimiz çalışıyor ve kişiye ‘sakin ol, her şey kontrol altında, her şey yolunda gidiyor’ diyor. Bu tarz mutluluklar vücudumuzdaki stres oranını azaltıyor” dedi.
Mutluluk kontrol edilebilen strestir
‘Mutluluk aslında stressiz olmak değil’ diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mutluluk kontrol edilebilen strestir. Bisiklet kullanmak gibi, hareket halinde mutlu olmaktır. Hareket halinde ilerleyebilmek, işini yaparken mutlu olabilmektir. Sıfır stres mutlu olmak demek değildir. Sadece eğlenerek mutlu olmak, hedonistik bir mutluluk anlayışıdır. Hedonistik mutluluk anlayışında zevklerinin peşinde koşarken, hoşuna giden şeyi yaparken mutlu olursun. Hoşuna gitmeyen her şeyde stresten kaçmak hedonistik mutluluktur. Ama realistik mutluluk herhangi bir stresle karşılaştığın zaman bunu mutluluk olacak şeklide anlamlandırmaktır. Kişi böyle durumlarda en zor olayda bile ümitsizliğe düşmeden toparlayabilir, mutlu olmayı başarabilir. Mutluluk, kişinin tamamen bakış açısıyla ilgili. Kendi mutluluk tanımımızı doğru yapabilmemiz gerekiyor.”
Yakınmacılık mutluluğun düşmanı
Sürekli şikâyet eden ve şikâyetçilikten beslenen kişilerde kaygının yüksek olduğunu belirten Tarhan, “Şikâyet etmedikleri zaman kendilerini güvende hissetmiyorlar. Bu kişiler, doyumsuz, küçük şeylerle mutlu olmayı başaramayan, sahip oldukları şeyin kıymetini bilemeyen ve hep olumsuz odaklı bakan kişilerdir. Böyle bir anne 97 alan çocuğuna neden 100 almadın der. Bu tarz kişiler, insanın enerjisini de çalan kişilerdir ve onlarla ilişki kurmak özel bir yöntem gerektirir. Yakınmacılık, mutluluğun en büyük düşmanlarından birisidir. Bu kişiler, olumsuz düşünce kalıplarından beslenir, hep karamsar senaryolar yazarlar. Kendilerini ancak yakınmacılıkla güvende hissediyorlar, mutlu olmuyorlar ama kendilerini bu şekilde ayakta tutuyorlar. Bu kişilere iyi tarafı görmeleri öğretilebilirse, olumlu veya olumsuzu birlikte görecekler. Kişinin olumlu yönü görmeyi öğrenmesi, olumlu odaklı yaşamaları gerekir. Böyle kişilerin yaşam felsefesini oluşturan kalıp yargıları vardır. Terapilerde bu düşünce kalıplarını değiştirmenin yöntemleri var ve bu kişilere onları öğretmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
Duygu yönetimi öğrenilebiliyor
Kişinin kendini tanıması ve öz bilinç geliştirmesi gerektiğini kaydeden Tarhan, “Mutluluğun birinci şartı öz bilinç, ikinci şartı öz yönetimdir. Kişinin kendi duygularını yönetebilmesi, negatif ve pozitif duygularını idare edebilmesi lazım. Araba kullanmayı öğrenir gibi, duygu yönetimini öğrenmek gerekiyor. Ondan sonra empati kurma, ilişki yönetimi ve sosyal bilinç geliyor. Bunları öğrenebilirse duygusal enerjisini yönetmeyi öğreniyor. Bunları yapan insan hem mutlu hem de üretken olabilir. Mutlu olmak hep tatilde gibi yaşamak, her şeyden elini ayağını çekmek değil. Amaçsız yaşamak da insanı mutsuz ediyor” dedi.
İnsan psikolojik olarak mutluluğu arıyor
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanın psikolojik doğasında mutluluk arayışı olduğunu söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mutluluk tamamen renkli bir gölge gibi. Yakalamaya çalışırsanız kaçar, işinizi yaparsanız ve akışa bırakırsanız peşinizden gelir. Mutluluk da böyledir. Hedeflediğiniz ve oluşturmaya çalıştığınız zaman kaçıyor. İş yaparken akış duygusu denilen bir duygu var. İnsan işe kendini kaptırınca geçen saatin farkına bile varmaz. Bu kimse zaten mutluluğu yakalamıştır. Zevk alarak yapacağı bir işi olan kimse onu devam ettirmeli. Önüne bir engel çıktığında ne yapacak? Böyle zamanlarda kaygı yükseliyor ama problem çözme yöntemleri var. Muhtemel çözüm yollarını sıralayıp birine karar vermeli ve o kararda sabit kalmalı. Mutluluğu hislerimizle değil, aklımızla elde edebiliyoruz. Akıl yürütme yöntemleriyle önem ve öncelik sıralaması yapıyoruz.”
Dünya yerine kendinizi değiştirin!
Beynimizin en önemli akıl yöntemlerinden birisinin analoji olduğunu ifade eden Tarhan, “Analoji, insanın sahip olduğu şeylerin kıymetini bilmesini sağlıyor. Dünyayı değiştirmek yerine kendinizi değiştirmeye bakın. İnsanlar hep başkalarını değiştirmeye çalışıyor. Egosu yüksek kişiler herkesi ve her şeyi değiştirmeye çalışır. Bu da mümkün değildir ve sonucunda stres yükselir. Bu tarz kişiler aynı zamanda kontrol duygusu yüksek kişilerdir. Mutluluğu elde edebilmek için kendimize SWOT analizi yapalım. Güçlü ve zayıf yönlerimizi belirleyelim. İmkânlarımızı ve fırsatlarımızı belirleyelim. Kişi, yol haritasını buna göre çizmeli, bir bilenden yardım almalı. Bu konuda özellikle pozitif psikoloji insana yol gösteriyor. Pozitif psikoloji polyannacılık değildir. Olumlu ve olumsuzu düşünüp, olumluya odaklı düşünmemiz gerekiyor” dedi.
Modern beklenti düzeyi yükseldi
Küçük şeylerden mutlu olabilmenin önemli bir motto olduğunu söyleyen Tarhan, “Modern insanda beklenti düzeyi çok yükseldi. Biz kendimize hiç kıyafet almasak, şu anda dolabımızdaki kıyafetler bize 10 yıl yeter. Ama insan takdir edilme, övgü arzusuyla bunları sürekli değiştiriyor. Temel ihtiyaçtan fazlası alışveriş davranışına etki ediyor. Tüketim ekonomisi üzerine giden kapitalist sistem, üretimi, tüketimi arttırarak yapıyor. Maddi refah seviyesini arttırdı ama sürekli kazan tüket çarkıyla yoksulluk da arttı. İnsan, birçok şeyi varken aslında hep borç içinde yaşıyor” şeklinde konuştu.
İnsan rutin işini yaparken de mutlu olabilmeyi başarmalı
Pandemi dönemindeki kısıtlılıkların insanlara çok güzel bir ders verdiğini söyleyen Tarhan, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“İnsanlar bu dönemde beklentilerini mecburen aşağıya çekti. Yetinme duygusunu öğrendik. İnsana en çok hata yaptıran duygu doyumsuzluk, kişinin açgözlülüğü ve daha fazlasını istemesidir. Hak duygusunu sadece kendine yönelik düşünmesi bir çeşit narsizmdir. Modernizm narsizmi teşvik ediyor. Kapital sistem üretimi artırmak için hep daha fazlasına yönlendiriyor. Kişi, istek ve ihtiyaç dengesini kurmalı. Küçük şeylerle yetinebilmeli, asgari yaşamayı öğrenmeli. Arada bir sınırını zorlayabilir ama hızlı yaşantı tarzındaki yaşam felsefesi insanın hem biyolojik hem psikolojik doğasına aykırı. İnsan, rutin işini yaparken mutlu olmayı başarabilmeli. Rutin dışına çıkarak mutlu olmayı öğreten bir felsefe herkese hitap etmiyor. İnsanı en çok mutlu eden güven ilişkisidir.”
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.