KANSER VAKALARI NEDEN BU KADAR ARTTI?
Fitoterapi Uzmanı Dr. Şenol Şensoy kanser vakalarındaki artışa dikkat çekti, tedavi konusunda motivasyon ve fitoterapinin etkilerini anlattı.

21 Ağustos 2021 Cumartesi 13:57
Kanser nedir nasıl oluşur?
Kanser bizim toplumumuzda da her yıl önemli kayıplara sebep olan çok önemli bir hastalık. Kanseri, vücudumuzdaki herhangi bir hücre grubunun DNA hasarına bağlı olarak aşırı çoğalması şeklinde tanımlayabiliriz. Kontrol mekanizması ortadan kalktığı için hücrelerimiz terörize oluyor, hangi doku veya organda meydana geldiyse hem o bölgeyi hem de bütün vücudumuzu işgal edebilecek terörize bir hareket haline geliyor.
Kanser vakaları neden bu kadar arttı?
Kanser vakaları özellikle son yıllarda çok arttı. Kanserin bir takım sebepleri var. Elbette ki genetik yatkınlıklar önemli ama çevresel faktörler daha da önemli görünüyor. Fiziksel, kimyasal veya biyolojik etkenler kanseri başlatan unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Çevresel etkenler dediğimiz zaman; ultraviyole ışınları, radyasyona yoğun şekilde maruz kalmamız bu hastalığa sebep olabiliyor. Kimyasal etkenler dediğimiz zaman, yediğimiz gıdalardaki pestisitlerden, aflotoksin dediğimiz hazır gıdalarda oluşan toksinlerden, suda bulunan arsenike kadar, çalışma ortamında özellikle sanayide maruz kaldığımız bütün kimyasallara kadar, trafikte maruz kaldığımız kimyasallara kadar, yine ozon tabakasının zarar görmesinden kaynaklanan güneşten gelen radyoaktif maddelere kadar her şey kanseri tetikleyen faktörler olarak karşımıza çıkıyor.
Kanserden kurtulmak mümkün mü?
Sigara kimyasal etkenlerin içinde önemli bir başlık. Bugün kanserden ölenlerin yüzde 20’den fazlasını biz sigaraya bağlı kanser türlerinden kaybediyoruz. Dolayısıyla ilk olarak bu alışkanlığımızdan vazgeçmeliyiz. Yine beslenme alışkanlıklarımızda daha temiz, daha organik, kimyasallardan daha arındırılmış gıdalarla beslenmek tercihimiz olmalı. Obezite ve hareketsiz hayat bağışıklık sistemimizi zayıflatan etkenlerden biridir. Dolayısıyla kilomuzu olması gereken standarda getirmeliyiz. Bu koruyucu tedbirlere uyduğumuz taktirde kanser vakalarının önemli bir kısmının önüne geçebiliriz.
Fitoterapinin kanser tedavisindeki yeri nedir?
Fitoterapiyi biz eğer beslenme desteği yönünü ele alacak olursak, doğru gıdalarla beslenirsek kanserden korunma açısından çok büyük etkisini görüyoruz. Kanser dediğimiz gibi DNA hasarı sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bizim fitoterapide kullandığımız sebze-meyvelerin DNA hasarını önleyici özellikleri var. Yani biz doğru beslenebilirsek diğer etkenlerin de mutlaka düzeltilmesi şartı ile kanserin önlenmesinde önemli bir adım atmış oluruz. Hastalık oluştuktan sonra ise bahsettiğimiz hem gıda formunda olan beslenme katkılarının hem de fitoterapide kullandığımız içinde çok özel etken maddeler, bileşenler olan tıbbi bitkilerin DNA hasarını önleyici özelliklerinin yanında iyileştirici özellikleri de var, bunlardan da faydalanıyoruz.
Bitkisel tedaviyi kimler uygulayabilir?
İşin beslenme tarafı bir diyetle yapılabilir ama tedavi tarafına geldiğimizde biz fitoterapiyi bir ilaç mantığı ile kullanıyoruz. Bitkilerin etkili bileşenlerini ekstre edilmiş ve ilaç formuna getirilmiş şekillerde, standardize edilmiş dozlar halinde kullanıyoruz. Bu kullanım da mutlaka bir hekim kontrolünde olmalı. Normal tıbbi tedavilerde, farmakolojik tedavilerde olduğu gibi dozları önemlidir. Hastalığın türüne, hastanın durumuna göre hangi bitki ekstrelerini kullanacağımıza karar veriyoruz. Bugün bitkisel tedavide kullandığımız 400 bine yakın bitki taksonu dediğimiz çeşitliliği var, 75 bin civarında tıbbi bitki çeşidi var, bunların 20 binini yoğun şekilde kullanıyoruz. Hastalara tedavi verirken bunlar arasından 20-30 tanesini seçeceğiz, bu seçimi de fitoterapist doktorların yapması gerekiyor.
Kanser tedavisinde motivasyonun yeri nedir?
Kanser ülkemizde ölümlerin % 20’sini kapsıyor. Her yıl 90 bine yakın insanımızı kaybediyoruz. Ciddi bir toplum sağlığı meselesi. Dolayısıyla bir kişi kanser olduğu zaman büyük bir endişe ve korkuya kapılıyor. Sanki tedavisi mümkün olmayan bir hastalıkmış, bu hastalığa yakalandığımız zaman artık ölümle bağlarımızın daha yakınlaştığını hissettiğimiz bir durummuş gibi algılıyoruz. Burada motivasyon çok önemli. Tedavisi olmayan bir hastalık yoktur, öncelikle bunu kabullenmemiz lazım. Ve her kanser hastasının da hastalığa yakalandıktan sonra, teşhisi ile ilgili bilgi sahibi olduktan sonra mutlaka bu hastalığı yeneceğim ve iyileşeceğim umudu ile, bakışı ile mücadeleye başlaması gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün sayfasında 4. evre bir kanser hastasının sözlerine yer verilmiş. Onun ifadesi şöyle: “Ben kanser oldum ama benim ölüm sebebim kanserden olmayacak, ben bunu hissettim ve mücadele ettim, savaştım, kazandım.” Diğer kanser hastaları için de sizde umutsuzluğa kapılmayın savaşın. Hastalığa yenmek için mutlaka o iradeyi o mücadeleyi ortaya koymak gerekir. Tedavi yöntemleri bunun yanında ikincil faktörlerdir. Bunu bu şekilde kabullenmeliyiz. Bir kişi eğer hastalığı yenme konusunda inancında bir sıkıntı varsa o hasta tedavi konusunda çok zorlanacaktır. Bunun yanında tıbbi teknikler, kemoterapi, radyoterapi, akıllı ilaç gibi modern çalışmalar sürse de fitoterapi bunların yanında asla eksik bırakılmaması gereken bir unsurdur. Çünkü fitoterapi tamamlayıcı ve geleneksel bir tedavi yöntemidir. Fitoterapi konusunda bizim binlerce yıllık, insanlık tarihi kadar eski bir bilgi birikime sahibiz. Bu birikimden neden faydalanmayalım? Bitkisel tedavinin bugün çok yaygın kullandığımız kemoterapi ve radyoterapinin etkilerini artırıcı özellikleri var. Dolayısıyla tedavi şansımızı yükseltiyor. Tedaviye başlayan hastalar kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini yaşıyor. Yine fitoterapinin bu yan etkileri ortadan kaldırıcı veya minimize edici özellikleri var. Hastalığın tedavi sürecinde kanser hücreleri kemoterapi ve radyoterapiye direnç geliştirebiliyor. Biz hastalarımızın ciddi bir kısmında bu durumla karşılaşıyoruz. Tıbbi bitkilerin bu direnci ortadan kaldırıcı özellikleri var. Bu kadar etkili mekanizmaları varken bizim fitoterapiden faydalanmamamız çok büyük bir eksiklik demektir.
Fitoterapi kanserin hangi evresinde etkili?
Fitoterapi kanserin her evresinde etkili olabiliyor. 4. evre bir kanser hastası bile iyileşebilir. Biz buna sayısız kez şahit olduk. Biz fitoterapiyi tıbbi tedavilerden yana şansı kalmamış hastalarda bile kullanabiliyoruz. Kişi ağızdan beslenebildiği sürece fitoterapi ile başarabiliriz.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.