OBEZİTE TÜRKİYE'DE ALARM VERİYOR!
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Can Gönen, Türkiye’de alarm veren obezitede en yeni tedavi yöntemlerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

10 Nisan 2025 Perşembe 09:37
Modern çağın salgın hastalığı olarak tanımlanan obezite son yıllarda dünya genelinde hızla yaygınlaşıyor. Araştırmalara göre Türkiye, yüzde 30’un üzerinde obezite oranıyla Avrupa’nın en kilolu ülkesi haline geldi.
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Can Gönen, obezitenin sadece kozmetik bir sorun olmadığını, birçok ciddi hastalığa yol açarak yaşam süresini kısalttığını belirtiyor.
Buna karşın günümüzde teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde obezitede kişiye özel tedavi seçenekleri ortaya çıktığını, son yıllarda kolay uygulanabilir ve etkili yöntemlerle bu ciddi hastalıktan kurtulmanın mümkün olabildiğini vurgulayan Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Can Gönen, Türkiye’de alarm veren obezitede en yeni tedavi yöntemlerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı gibi etkenlerle görülme sıklığı hızla artan obezite, vücutta tüm sistemleri olumsuz etkileyerek yaşam süresini kısaltan çok önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde obezitenin 7’den 70’e dünya genelinde yaygınlaştığını belirten Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Can Gönen, “Normalin üzerinde yağ dokusu birikimi yaşam kalitesini bozmanın yanı sıra tüm sistemleri olumsuz etkileyerek tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, kanser ve eklem sorunları gibi hastalıklara yakalanma riskini artırır ve beklenen yaşam süresini kısaltır. Araştırmalar; obezite sıklığının ülkemizde yüzde 30’un üzerine çıktığını ve Avrupa kıtasındaki en kilolu ülke konumuna geldiğimizi göstermektedir. Kadınlarda obezite, erkeklerden çok daha fazla görülmektedir” diyor. Obezitenin bir yaşam tercihi değil, tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık olduğunun çok net bilinmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Gönen şöyle konuşuyor: “Ne yazık ki toplumun birçok kesiminde obezitenin kişinin kendi tercihi, öz bakım eksikliği veya umursamazlığından kaynaklandığı yönünde yaygın bir ön yargı vardır. Obeziteli bireyler bu nedenle okul, iş ve sosyal yaşamlarında çeşitli ayrımcılıklara maruz kalmakta ve çeşitli engellerle karşılaşmaktadırlar. Söz konusu ayrımcılık, hastalığının ifade edilişinde bile kendini göstermektedir. “Obez” ifadesi bir hastalık adı olarak değil, bir sıfat olarak kullanılmakta ve bu nedenle yargılayıcı, aşağılayıcı bir dil ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda obezite hastalığının doğru şekilde ifade edilmesi ve obeziteli bireylerin ötekileştirilmemesi konusunda bir hassasiyet başlamıştır. “Önce insanım” sloganıyla başlayan bu girişimde “obeziteli birey”, “obeziteyle yaşayan birey”, “obezite hastası” gibi ifadelerin kullanılmasına özen gösterilmesi önemle vurgulanmaktadır.”
Beden kitle indeksiniz 30 ve üzeri ise!
Obezitenin tespitinde en yaygın olarak beden kitle indeksi (BKİ) hesaplaması kullanılıyor. Yetişkinlerde beden kitle indeksinin 30 ve üzeri olmasının obeziteye işaret ettiğini belirten Prof. Dr. Can Gönen “BKİ, bir kişinin kilogram cinsinden vücut ağırlığının metre cinsinden boyunun karesine (kg/m2) bölünmesiyle hesaplanır. Yetişkinlerde normal kabul edilen BKİ değeri 18,5-24,9 kg/m2 arasıdır. 25-29,9 olması kilo fazlalığına, 30 ve üzeri olması ise obeziteye işaret eder. Obezite derecesi de evre 1, evre 2 ve evre 3 olarak sınıflandırılır. Beden kitle indeksinin 40 ve üzerinde olması obezitenin evre 3 yani çok ciddi düzeyde olduğunu gösterir. Obezitesi etkin yöntemlerle tedavi edilerek istenen hedef kiloya yaklaşan kişiler ve obezitesi tedavi edilmemiş bireylerin uzun yıllar takip edildiği karşılaştırmalı çalışmalar bize kanser sıklığının ve yaşam süresinin obezite ile olan ilişkisini açıkça ortaya koymuştur. Obezite ile yaşayan kişilerde kanser sıklığı artmakta ve yaşam süresi kısalmaktadır” diyor.
Obezite tedavisi kişiye göre değişiyor!
Bütün kronik hastalıklarda olduğu gibi obezitenin tedavisinde de hasta ve hekim işbirliğinin çok büyük önem taşıdığını belirten Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Can Gönen, “Tedavide amaç sadece kilo vermek değil, verilen kiloyu korumak, kilo artışına neden olan etkenlerden uzaklaşmak ve yaşam biçimini kalıcı olarak değiştirmek olmalıdır. Bir obezite hastasının bu hedefe ulaşabilmesini sağlamak için istekli, bilgili ve motivasyonu yüksek bir ekiple çalışılması çok önemlidir” diyor. Obezite tedavisinde diyet ve egzersizin uzun dönemde yüzde 5 düzeyinin üstünde istikrarlı bir başarıya ulaşamadığını, diyet ve egzersize eşlik eden etkin ilaç tedavilerinin ise başarı oranını yüzde 15-17’ye çıkardığını belirten Prof. Dr. Gönen “Ancak kilo kaybı kişinin diyet, egzersiz gibi yaşam şekli değişiklikleri uygulamasına, ilaç uyumuna, ilacın kullanım süresine göre farklılık göstermektedir” diye konuşuyor.
Kolay uygulanabilir ve etkin yöntemler öne çıkıyor!
En az altı ay süreyle diyet, egzersiz ve ilaç tedavisi ile yeterli kilo veremeyen veya daha önce verdiği kiloyu muhafaza edemeyen hastalarda cerrahinin düşünülebileceğini ancak son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde endoskopik tedavilerin kolay uygulanabilir ve etkin yöntemler olarak öne çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Can Gönen şu açıklamalarda bulunuyor: Obezite tedavisinde başlıca 2 endoskopik yöntem uygulamaktayız. Bunlar; endoskopik balon yerleştirilmesi ve endoskopik tüp mide oluşturulmasıdır (endoskopik sleeve gastroplasti). Endoskopik balon tedavisinde, endoskopik olarak mide içerisine balon yerleştirilmekte ve uygun hacime kadar şişirilmektedir. Konulan balon 6-12 ay sonra endoskopik olarak söndürülüp çıkartılmaktadır. İşlemler hasta uyurken yapılmaktadır. Bu yöntem ile yüzde 10-11 düzeyinde kilo kaybı sağlanmaktadır. Ancak kilo kaybı kişinin diyet, egzersiz ve yaşam şekli değişikliklerine göre farklılık göstermektedir. Endoskopik tüp mide oluşturulması ise daha yeni bir yöntemdir. Hasta uyutulup, endoskopik olarak mide içerisine dikişler konularak mide hacmi yüzde 70 küçültülmektedir. Bu yöntem ile yüzde 17-18 düzeyinde kilo kaybı sağlanmaktadır.”
Hasta aynı gün taburcu edilebiliyor
Endoskopik tüp mide yönteminin cerrahiye göre hastaya bir çok avantaj sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Gönen “Kesi olmaması, olumsuz sonuçların (komplikasyon) az olması, ileride gerekirse diğer yöntemlerin (cerrahi dahil) yapılabilir olmaya devam etmesi, düzenli ilaç kullanım gerekliliğinin olmaması üstün tarafları olarak göze çarpmaktadır. Bu avantajları nedeni ile hem Avrupa hem Avrupa sağlık otoriteleri tarafından onaylanmış bir yöntemdir. Dünyada; diyet, egzersiz, yaşam tarzı değişikliklerine rağmen istenilen kilo kaybı sağlanamayan, BKİ 30 ve üzeri ya da 27 ve üzeri olup obezite ile ilişkili bir hastalığı olan (örneğin tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi vb) hastalar için önerilmektedir. Endoskopik tüp mide oluşturulması, daha önce cerrahi tedavi uygulanan ancak tekrar kilo alımı olan hastalarda kurtarıcı bir tedavi olarak uygulanabilmektedir” diyor.
Güneş alerjisini yanık sanmayın!Yaz aylarında güneşle temas sonrası ortaya çıkan kızarıklık...10 Ağustos 2026 Pazartesi 14:07YAŞAM
Ekran süresi arttıkça çocuklar güçsüzleşiyor!Dijital araçların günlük hayatta giderek daha fazla yer kapladığını...10 Ağustos 2026 Pazartesi 14:02YAŞAM
Ülseratif kolitte gizli tümör riskiTıbbi literatürde yayımlanan dikkat çekici bir vakada, uzun süredir...09 Ağustos 2026 Pazar 16:42YAŞAM
Sağlıkta yeni kariyer dönemiYapay zekâ, biyoteknoloji ve dijitalleşme yalnızca sağlık hizmetlerini...09 Ağustos 2026 Pazar 16:41YAŞAM
Sebepsiz iç sıkıntısı neden olur?Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız konu hakkında bilgiler verdi.09 Ağustos 2026 Pazar 16:39YAŞAM
Havuz kenarında hayat kurtaran kurallarDeniz, havuz ve su parkları yaz tatilinin vazgeçilmez eğlenceleri arasında...09 Ağustos 2026 Pazar 14:35YAŞAM
Kumar bağımlılığı beynin yapısını bozuyorProf. Dr. Kültegin Ögel : ''Kumar bağımlılığında beynin yapısı bozuluyor ve beyin aktivasyonu yüzde 30 düşüyor!''09 Ağustos 2026 Pazar 14:30YAŞAM
Hacamat herkese uygun değilHacamat öncesi sağlık durumu değerlendirilmeli!09 Ağustos 2026 Pazar 14:09YAŞAM
Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!Beyin sağlığını korumak, artık yalnızca nörolojik hastalıkları tedavi etmekten ibaret görülmüyor.07 Ağustos 2026 Cuma 21:32YAŞAM
Böbreklerin verdiği sinyallere dikkatBöbrekler, vücudun atık maddelerden arındırılmasını sağlayan...07 Ağustos 2026 Cuma 11:57YAŞAM
Yemek sonrası şişkinliğin sebebi bu olabilir!Yemek sonrası karın şişkinliğinin nedeni diyafram ve karın kaslarının uyumsuz çalışması olabilir07 Ağustos 2026 Cuma 11:56YAŞAM
Geleceğin doktoru biraz da mühendis olmak zorunda!Tıp eğitiminin kolay olmadığını, bu zorluğun insan hayatını...06 Ağustos 2026 Perşembe 19:52YAŞAM
Kadın arkadaşlıkları ruh sağlığını güçlendiriyor!Uzmanlar, kadın arkadaşlıklarının, duygusal paylaşım ve...06 Ağustos 2026 Perşembe 19:39YAŞAM
Ünlü hayranlığı duygusal bağımlılığa dönüşebilirÜnlüleri takip etmek, onların yaşamlarına ilgi duymak...06 Ağustos 2026 Perşembe 12:48YAŞAM
Yağmur sonrası denize girerken dikkatDenize girerken çoğu kişi öncelikle güneşten korunmayı...06 Ağustos 2026 Perşembe 12:47YAŞAM
İklim Krizi Su Stresini Artırıyor“Su güvenliği, şehirlerin iklim krizine karşı en kritik dayanıklılık alanı haline geliyor”06 Ağustos 2026 Perşembe 12:45YAŞAM
Yaşlanma korkusunu kırışıklıklardan fazlası besliyor!Yaşlanma korkusunun temelinde çoğu zaman kırışıklıkların değil...04 Ağustos 2026 Salı 18:57YAŞAM
Her 5 derece kalp krizi riskini %5 artırıyorBunaltıcı yaz sıcaklarında kalbinizi koruyacak öneriler...04 Ağustos 2026 Salı 13:12YAŞAM
Kardeşlik ilişkisinin niteliği psikolojik dayanıklılığı artırıyor!Kardeş sahibi olmanın tek başına psikolojik dayanıklılığı...04 Ağustos 2026 Salı 12:52YAŞAM
Çölyaklı çocuklarda diş macunu seçimine dikkatGlutensiz etiketi tek başına yeterli değil...03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:16YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.