KUMAR BAĞIMLILIĞI BEYNİN YAPISINI BOZUYOR
Prof. Dr. Kültegin Ögel : ''Kumar bağımlılığında beynin yapısı bozuluyor ve beyin aktivasyonu yüzde 30 düşüyor!''

09 Ağustos 2026 Pazar 14:30
Günümüzde yaşamın her alanında sıklıkla karşılaşılan 'kumar bağımlılığının artık sadece bir alışkanlıktan ibaret olmadığı biliniyor. Yapılan çalışmalar ve araştırmalar bu durumun zararlarının sadece maddi kayıplar olmadığını ve etki alanın da sadece eylemi gerçekleştiren kişi olmadığını da ortaya koyuyor.
Ayrıca, son günlerde kamuoyunu meşgul eden ve soruşturma kapsamında ele alınan bir konunun da dolaylı olarak 'kumar bağımlılığına' bağlanması, toplumsal bilgi ve farkındalık ihtiyacını bir kez daha açığa çıkardı. Özellikle kamuoyuna mal olmuş bir ismin uzun yıllara dayanan 'bağımlılık' öyküsü ve iyilik adı ile yapılanlar karşısında sergilenen damgalayıcı yaklaşım, benzer sorunları yaşayan bireylerin yaşadıklarını gizlemesine ve profesyonel yardım almaktan çekinmesine yol açıyor.
Konuyla ilgili değerlendirme yapan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Elif Sena Özata: "Kumar bağımlılığında tedavinin önündeki önemli engellerden biri bağımlılığın kişinin kimliğiyle özdeşleştirilmesi ve kişiler ile ailelerinin damgalanacağı düşüncesiyle yaşanan sorunları gizlemesi, yardım aramayı ertelemesidir. Bağımlılığın değişmez bir kişilik özelliği ya da "iflah olmazlık" olarak ele alınması, kişide iyileşmeye dair umudunu azaltabilir, suçluluk ve utanç duygularını arttırarak sorunun daha uzun süre saklanmasına neden olabilir. Bu nedenle hem tedavi sürecinde hem de toplumsal dilde bireyi "kumarbaz" gibi bağımlılığı ile tanımlayan ifadelerden kaçınmak ve insanı merkeze alan ifadeler kullanmak önemlidir." diyor.
Dünya Sağlık Örgütü, kumar bağımlılığının yol açtığı zararların finansal kayıplarla sınırlı olmadığını, ilişki sorunları, aile içi çatışmalar, damgalanma ve yakınların yaşamında ortaya çıkan ekonomik ve psikolojik güçlükleri de kapsadığını belirtiyor. Bu nedenle kumar bağımlılığını yalnızca "ne kadar kaybetti?" sorusuyla değerlendirmek, sorunun önemli bir kısmını görünmez kılıyor.
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Tıbbi Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel, kumar bağımlılığı konusunu 'İnsanlar kaybedeceklerini bildikleri halde neden oynuyorlar?' sorusu çerçevesinde ele alıyor. Prof. Dr. Ögel; "Kumar ve bahis bağımlılığında beyin ve öncelikleri değişir. Beyin yanlış olsa da her şeyden önce kumar ve bahise önem vermeye başlar. Bunun en önemli nedeni, beynin dopamin beklentisidir. Yani konu aslında kazanmak değil, kazanma ihtimalidir. Dopamin beklentisi, diğer tüm önceliklerin önüne geçer. Beyin artık hesaplayamaz, plan yapamaz, muhakeme edemez. Bu durum beynin yapısal değişikliğinden kaynaklanır. Bilimsel olarak söyleyecek olursak; beynin striatum beklentisinde dopamin beklentisi artar, bunun sonucu prefrontal korteks'de öncelikleri belirleme bozulur. Bu değişiklikler; kumar bağımlılarının yüzde 90'unda görülür. Bunu ölçen psikolojik testlerde, kumar bağımlılarında kumar bağımlısı olmayanlara oranla yüzde 40 daha fazla bozulma saptanıyor. Beynin aktivasyonunda ise yüzde 30 düşüş gözleniyor." dedi.
Konuyla konuşan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Elif Sena Özata ise kumar bağımlılığını çok boyutlu bir bozukluk olarak tanımlıyor: "Kumar oynama sürecinde artan maddi ve manevi kayıplar, kişiyi tek başına bir kördüğümü çözme mücadelesi içinde hissettirir. Dışarıya karşı "her şey yolunda" maskesi için harcanan yoğun bir zihinsel çaba görülür. Bu durum, zamanla bireylerde duygusal tükenmişlik ve yorgunluğa yol açar. Beraberinde, uyku sorunları, kaygı bozuklukları, depresyon, duygu dalgalanmaları ve kimi zaman intihar düşünceleri görülebilir."
"BAĞIMLILIK BİR AİLE HASTALIĞIDIR"
Klinik Psikoloğu Elif Sena Özata, bağımlılığın bir aile hastalığı olduğuna dikkat çekiyor. Klinik Psikolog Özata, "Kumarın sonuçları çoğu zaman kişinin çevresinde görünmeyen dalgalarla yayılır. Eşler, çocuklar, ebeveynler ve diğer yakınlar da finansal belirsizliğin, bozulan güvenin ve tekrar eden krizlerin içinde yaşamaya başlayabilir. Kumar davranışı bir kişiye ait olsa da ortaya çıkan sonuçlar aile bütçesini, ev içindeki duygusal güvenliği, ilişkilerdeki rolleri ve geleceğe ilişkin ortak planları etkileyebilir. Bu nedenle, bağımlılık bir aile hastalığıdır ve tedavi sürecine yalnızca oynayan değil, etkilenen yakınların da katılması önemlidir. Öncelikle kişiyi bağımlılığın sonuçlarından her defasında korumaya çalışmak, iyi niyetle yapılsa bile farkında olmadan döngünün sürmesine katkı sağlayabilir. Bu nedenle sınırların açıkça belirlenmesi ve profesyonel yardım alınması önemlidir." diyor.
"BAĞIMLILIKTA İYİLEŞME KUMARIN BIRAKILMASI İLE SINIRLI DEĞİL"
Kumar bağımlılığında iyileşmenin sadece kumarın bırakılmasıyla sınırlı olmadığının altını çizen Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikolog Elif Sena Özata; "Tedavi, kumar oynama davranışını sürdüren düşünce, duygu ve koşulların anlaşılmasını, riskli durumlarla baş etme becerilerinin geliştirilmesini ve yaşamın yeniden yapılandırılmasını hedefler. Tedavinin başında, kişi ve ailesine bağımlılık hakkında bilgilendirme sağlanmalı ve yaklaşım biçimlerinin etkisi vurgulanmadır. Süreçte yaşanan zorlanmalar ya da yeniden oynama durumları da kişinin değişmeyeceğinin kanıtı olarak değil, tedavi planın yeniden değerlendirilmesi gerektiren durumlar olarak ele alınmalıdır. Yeniden oynama sonrasında kişiyi suçlamak veya tedavinin başarısız olduğunu düşünmek yerine, bu duruma hangi tetikleyicilerin ve koşulların yol açtığını inceleyerek koruyucu plan güçlendirilmelidir. Bu yaklaşım, kişilerin sorunlarını daha erken paylaşabilmesini ve profesyonel desteğe daha güvenli biçimde ulaşabilmesini kolaylaştırabilir.
Bağımlılık sürecinde kişinin iradesini kullanamadığını dile getiren Prof. Dr. Kültegin Ögel de tedavi hakkında: "Bağımlı olduktan sonra verilen sözlere güven olmaz. Kişi iradesini kullanamaz. Kararlarının arkasında duramaz. Çünkü artık her şey bozulan beynin kontrolü altındadır. Bu nedenle, zorunlu kısıtlamalar iyileşme için şarttır. İlaçlar bu bozulmayı zararsız hale getirmek için yararlıdır. Psikoterapi ise, kişinin bu hatalı düşüncelerini görmesine ve bunlarla başa çıkma yollarını öğrenmesine yardımcı olur." dedi.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.