HİPERTANSİYONDA ALTERNATİF YÖNTEM
Düşmeyen tansiyon kontrol altına alınıyor!...

29 Eylül 2023 Cuma 11:00
Koroner arter hastalığından kalp krizine, anevrizmadan böbrek yetersizliğine, inmeden görme kaybına… Uzun yıllar hiçbir belirti vermediği için ‘sinsi hastalık’ olarak nitelendirilen hipertansiyon vücudumuzda geri dönüşümsüz hasara, dahası ölüme bile neden olabilen ciddi bir hastalık.
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; hipertansiyon dünyada 1.5 milyondan fazla kişiyi etkiliyor ve her yıl yaklaşık 7 milyon kişi yüksek kan basıncının yol açtığı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Ülkemizde de 60 yaş üzerindeki her 2 kişiden 1’inin hipertansiyon hastası olduğu belirtiliyor. Hipertansiyon yaşam alışkanlıklarında yapılan düzenlemeler ve ilaç tedavisiyle çoğunlukla kontrol altına alınabiliyor. Ancak bazı hastalarda düzenli ve çoklu ilaç kullanımına rağmen kan basıncında hedeflenen düşüş sağlanamıyor. İlaç tedavisine dirençli olan bu tablolarda başvurulan ‘renal denervasyon’ yöntemiyle hastalarda yüz güldüren sonuçlar elde edilebiliyor.
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sezer, son yıllarda giderek yaygınlaşan renal denervasyon yöntemiyle, düzenli kullanılan çoklu ilaç tedavisine rağmen düşmeyen kan basıncının kontrol altına alınabildiğini belirterek, “Renal denervasyon yöntemi özellikle çoklu ilaç kullanılmasına rağmen tedaviden sonuç alınamayan dirençli hipertansiyonda veya herhangi bir nedenle tansiyon ilacı kullanamayan hastalarda uygulanıyor. Böbrek atardamarları etrafını saran sempatik sinir ağının tahrip edilerek hipertansiyona sebep olan ‘renin’ hormonu salgısının kontrol altına alınması için yakma esasına dayanan bu yöntemle günde 3-4 farklı ilaç kullanmak zorunda kalan hastaların ilaçları azaltılabiliyor veya tamamen kesilebiliyor. Yöntemin ardından kan basıncı değerlerinde altı ay içinde önemli bir düşüş sağlanabiliyor. Bu sayede hipertansiyona bağlı gelişebilecek ciddi sağlık sorunları önlenebiliyor ve hastaların yaşam kaliteleri yükseltilebiliyor” diyor.
Dirençli hipertansiyonda alternatif yöntem
Hipertansiyon, bir başka deyişle kan basıncının 140/90 mmHg üzerine çıkması, hastanın özel durumu ve olası ek sağlık problemleri de göz önüne alınarak hedef kan basıncı değerine (<120/80 mmHg) ulaşıncaya dek tek veya çoklu grup ilaç kombinasyonuyla tedavi ediliyor. Hastaların çoğunda kan basıncı kontrolü en az iki molekülün birleşmesiyle sağlanabiliyor. Ancak bazı hastalarda 3’lü ilaç kombinasyonuna rağmen tedavi hedeflerine ulaşılamıyor. En az dört farklı ilacın maksimum dozlarının kombinasyonuyla kontrol edilebilen tansiyon ‘dirençli hipertansiyon’ olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar; hastaların yaklaşık yüzde 13’ünde dirençli hipertansiyon olduğunu ortaya koyuyor. Bu tabloda başvurulan renal denervasyon yönteminde günümüzde oldukça başarılı sonuçlar alınıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sezer, “Kateter renal denervasyon ayrıca çoklu ilaç tedavisine toleransı olmayan veya bir ya da birden çok ilaç grubunu kullanmasına tıbbi yönden engeli olan hastaların yanı sıra ilaç uyumsuzluğu gösteren hastalarda da önemli bir alternatif tedavi yöntemidir” diyor.
Sempatik sinir ağı tahrip ediliyor
Kateter temelli renal denervasyon yönteminde; temel olarak radyofrekans dalgaları veya ultrason dalgaları kullanılıyor. Kasıktaki bir atardamardan girilerek gerçekleştirilen bu yöntemle böbrek damarlarının çevresini saran ve kan basıncının yükselmesine neden olan sempatik sinir ağları mekanik olarak kesiliyor. Radyofrekans dalgaları orta dereceli alternatif akımla oluşturduğu ısı enerjisiyle böbrek damarları çevresindeki sinir ağını kesintiye uğratıyor. Ultrason dalgaları kullanılan sistemde ise bir balon katater üzerine yerleştirilmiş ultrasonografik dalga kaynaklarından salınan enerjiyle böbrek damarlarının çevresindeki sinir ağı tahrip ediliyor. Böylelikle vücutta su ile tuz tutulmasına ve damarların kasılması ile büzüşmesine sebep olan renin hormonu ile sempatik sinir sisteminin haberleşmesi kesilerek kan basıncını yükselten mekanizmalar kontrol altına alınmış oluyor.

Kan basıncı kontrolünü sağlıyor!
Renal denervasyon yönteminin kan basıncının kontrolüne sağladığı katkılara yönelik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Yapılan çok sayıda çalışmaların sonuçlarına göre; geniş bir hipertansiyonlu hasta grubunun (Orta şiddetli hipertansiyonu olan hastalardan şiddetli veya dirençli hipertansiyonu olanlara dek) kan basıncı kontrolünde renal denervasyon yönteminden oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor. Yine bu çalışmalarda; kan basıncında sağlanan anlamlı düşüşün sürekli ve kalıcı olduğu tespit edilmiş.
Ciddi yan etki riski yok!
Renal denervasyon işlemi yaklaşık bir saat sürüyor ve genellikle derin sedasyon veya genel anestezi altında gerçekleştiriliyor. Prof. Dr. Murat Sezer, renal denervasyon yönteminin ciddi bir yan etki geliştirme ihtimalinin yok denecek kadar az olduğunu belirterek, “Hastalar işlemden 1 gün sonra hastaneden taburcu ediliyor ve günlük yaşamlarına dönebiliyorlar” diyor.

Hangi sorunlarda fayda sağlıyor?
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sezer, renal denervasyon yönteminin hangi durumlarda uygulandığını şöyle sıralıyor:
Çoklu ilaç tedavisine rağmen dirençli hipertansiyonu olan hastalar
Çoklu ilaç tedavisini tolere edemeyen / uzun dönem kullanımı tolere edemeyecek olan veya çıkılması gereken dozlara toleransı olmayan hastalar
İlaç uyumu düşük hastalar
İlaç tedavisine ek tıbbi durum (hastalık) sebebiyle engeli olan veya özel durumları olan hastalar
Çok sıkı kan basıncı kontrolüne ihtiyacı olan ciddi kardiyovasküler riske sahip hastalar
İlaç kullanmak istemeyen / uzun süreli (hayat boyu) ilaç kullanımını reddeden hastalar
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.