HER YIL 15 BİN KADIN BU HASTALIKLA TANIŞIYOR!
Covid19 korkusu, meme kanseri tanısını geciktiriyor!

09 Ekim 2020 Cuma 14:13
Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanserlerin başında geliyor. Araştırmalar, her 8 kadından birinin meme kanseri olacağını gösteriyor. Ülkemizde her yıl, 15 bin kadın meme kanseri tanısı alıyor. Sık görülmesine rağmen erken teşhis, tedavi başarısını yüzde 90’a çıkarıyor. Hal böyle iken, özellikle bu yıl tüm dünyayı etkisi altına alan pandeminin yarattığı bulaşma korkusu nedeniyle pek çok kadın, yıllık tarama testlerini yaptırmayı ya da belirtileri fark etmesine rağmen doktora gitmeyi erteliyor. Uzmanlar, bu durumun meme kanserinin erken tanı şansını düşürdüğüne dikkat çekerek, kadınları tarama testlerini yaptırma ve belirti görür görmez doktora başvurmaları gerektiği konusunda uyarıyorlar.
Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir ve Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe; özellikle erken teşhis edilen meme kanserinin günümüzde korkutucu bir hastalık olmadığını belirterek, tedavideki yeni gelişmeleri anlattılar.
Riski artıran faktörlere dikkat!
Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, meme kanserinin görülme sıklığı hakkında “Her sekiz kadından birinde meme kanseri görülüyor. Ülkemizde de her yıl 15 bin kadına meme kanseri tanısı konuyor” diye bilgi veriyor. Peki, meme kanseri en çok kimlerde görülüyor? Memede hücrelerin kontrolsüz artışına yol açan risk faktörleri arasında erken adet görmek ve geç menopoza girmek; doğum yapmamış olmak; emzirmemek ve uzun süreli kontrolsüz hormonal tedaviler almak yer alıyor. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı,düzensiz uyku ve gece yapay ışığa uzun süre maruz kalmak, aşırı kilo, alkol ve hayvansal yağ tüketiminde aşırılık da bu listeye ekleniyor.
Korunmanın yolları
Meme kanseri riskini azaltmak için ideal kiloda olmak, düzenli egzersiz yapmak, Akdeniz diyeti ağırlıklı beslenmek, az miktarda şeker ve tuz tüketmek, aşırı hayvansal yağdan ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak, alkolü az tüketmek önemli. Ancak tüm bunlara dikkat edilse bile ailesinde erken yaşta meme kanseri tanısı alan yakını bulunan kadınların da daha büyük risk altında olduğuna işaret eden Prof. Dr. Gökhan Demir, hastalığın belirtileri hakkında şunları söylüyor:
“Meme kanseri erken dönemlerinde hiçbir belirti vermez. Tümör büyüdüğü zaman memede ele gelen ağrılı veya ağrısız kitle, meme başında çekinti, meme başından kanlı akıntı, koltuk altındaki lenf düğümlerinde büyüme, meme derisinde kızarıklık, ısı artışı ve portakal kabuğu görüntüsü gibi belirtiler verebilir. Ancak amacımız tümörü erken evrede, bütün bu belirtileri vermeden ve henüz meme dokusuna sınırlı iken teşhis edebilmek. Bu ancak mamografik taramaların yapılması ile sağlanabilir.”
Belirtileri görmezden gelmeyin!
Özellikle pandemi sürecinde bu belirtiler ortaya çıksa bile kadınların Covid-19’a yakalanma riski nedeniyle doktora gitmeyi erteleyebildiğini belirten Prof. Dr. Gökhan Demir, “Kadınlar her ay elle meme muayenesini yapmalı. Yukarıdaki belirtiler ortaya çıkmışsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalı” uyarısında bulunuyor.
Meme kanseri farkındalığındaki artış hastalığın erken tanısında önemli yol alınmasını sağlarken tıp dünyasının yoğun çalışmaları da tedavi konusunda yüz güldürücü sonuçları beraberinde getiriyor. “Meme kanserinin tedavisinde bugün elimizde çok zengin bir cephaneliğimiz var; cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonal tedaviler yanında bugün hedefli tedaviler de etkin olarak kullanılıyor” diyen Prof. Dr. Gökhan Demir, tedavi seçiminin hastalığın evresine bağlı olduğunu vurguluyor.
Tedavi, kanserin türüne ve evresine göre belirleniyor
Hastalığın lenf bezlerine yayılmadığı sadece memede sınırlı olduğu dönemlerde tedaviye öncelikle cerrahiyle başlanıyor. Eskiden memenin tamamının ve koltuk altı lenf bezlerinin tümünün alındığını belirten Prof. Dr. Gökhan Demir, “Artık meme koruyucu cerrahi teknikleriyle memenin sadece bir kısmı çıkarılıyor ve hastaların büyük bir kısmında koltuk altı lenf düğümleri korunabiliyor. Sentinel (bekçi) lenf bezi örnekleme tekniği adı verilen bu yöntemle gereksiz koltuk altı ameliyatları önemli oranda azaldı” diyor.
Tümör çapı büyük veya bölgesel olarak ilerleyerek koltukaltı lenf düğümlerine yayılmış olan tümörlerde kemoterapiler ile meme koruyucu cerrahiler yapılıyor. Ameliyatla çıkarılan tümörün özelliklerine göre hastalarda nüksten koruyucu tedavilere karar veriliyor. Bu koruyucu tedavi seçenekleri arasında kemoterapi, halk arasında akıllı moleküller olarak adlandırılan hedefli tedaviler, radyoterapi ve hormonal tedaviler yer alıyor.Prof. Dr. Gökhan Demir’in verdiği bilgilere göre eğer hastalık meme dışında organlara da yayılmışsa o zaman memedeki tümörün ameliyatla çıkartılması önemini yitiriyor. Hastalığın sistemik kontrolünü sağlamak için kemoterapi, hormonal tedavi hedefli tedaviler ve akıllı moleküllerin kullanımı ilk planda düşünülüyor. Prof. Dr. Gökhan Demir “Hormonal tedaviler ve akıllı ilaçların birlikte kullanılması ve bazı meme tümörü cinslerinde immünoterapi kullanımı da son yıllardaki en önemli gelişmelerdir” diyor.
Kemoterapinin yan etkileri azalıyor
Meme kanseri hakkında yapılan araştırmalar bu kanser türlerinin ayrıntılı bir şekilde ortaya konmasını sağlarken kemoterapi tedavisinde de hastalığın türüne ve evresine göre ilaçların tercih edilmesine olanak veriyor. Son teknolojiyle geliştirilen ilaçların kemoterapiye bağlı yan etkileri azalttığını ve tedavi etkinliğini artırdığını vurgulayan Prof. Dr. Gökhan Demir, tüm gelişmeleri yakından takip ederek hastalara uyguladıklarını belirtiyor.
Işın alsa bile sağlam hücreler kendisini yenileyebiliyor
Acıbadem Maslak Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe de kanser tedavisinde cerrahi ve kemoterapinin yanı sıra radyoterapi (ışın tedavisi) uygulandığını belirterek şu bilgileri veriyor:
“Radyasyon, kanser tedavisinde çok önemli bir tedavi yöntemidir. Bunun için özel olarak tasarlanmış radyoterapi cihazları kullanılır. Her sağlam organın radyasyona karşı belirli bir duyarlılığı var. Radyasyon onkoloğu, bu organların ışından etkilenme doz ve hacimleri, ayrıca gelişebilecek yan etki olasılıklarını düşünerek hastanın tedavi planlamasını yapar.Bir takım sağlam dokular ışınlama alanı içinde bulunsa dahi, sağlam hücrelerin kendini yenileme özelliği vardır. Tümör hücreleri ise bu kadar akıllı değildir. Bu radyasyon tedavisinde lehimize işleyen bir mekanizmadır.”
Işın süresi 1 haftaya iniyor
Toplam radyoterapi doz ve süresinin her tümör tipi ve evresi için farklı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nuran Beşe, “Radyoterapi; cerrahi öncesi, sırası, sonrası ya da cerrahi yöntem olmadan ya da sistemik tedavi ile eş zamanlı uygulanabilir. Bu uygulama yine evre, hasta ve tümöre bağlı faktörlere göre değişir. Erken evre meme kanserinde sıklıkla cerrahi ve kemoterapiden sonra uygulama yapılır.Radyoterapi yönteminin gerekli olup olmadığını, toplam doz ve süreyi radyasyon onkoloğu belirler” diyor. Kanserin diğer tedavi yöntemlerindeki gelişmelere paralel olarak radyoterapide de yenilikler olduğuna işaret eden Prof. Dr. Nuran Beşe, şunları söylüyor:
“Radyoterapi konusunda son yıllardaki en önemli gelişme; lenfatik ışınlanmayan (lenf bölgelerine ışın gerekmeyen) erken evre hastalarda tedavi süresinin bir haftaya indirilmesi. Henüz çalışma sonuçları 5 yıllık olduğu için şu an pratikte seçilmiş hastalara uygulanıyor. Ancak gelecekte yeni standart olarak kabul edilebilir. Sınırlı sayıda lenf metastazı (kanserin lenflere sıçraması) olan olgularda koltuk altındaki lenf bezlerinin tamamen alınması yerine radyoterapi uygulanması ile hastada kol ödemine daha az rastlanıyor. Tedavi sırasında solunum hareketlerinin hesaba katılarak ışın verilmesinin standart olması da kalp hastalığı riskini azaltıyor.”
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.