HANGİ RAHATSIZLIKLAR SESE KARŞI DÜŞÜK TOLERANS GÖSTERİYOR?
Sesin rahatsız etmemesi ruh haline ve strese bağlı

03 Temmuz 2020 Cuma 13:43
Birçok dejenerasyon ve patoloji ile birlikte farklı faktörler, dış dünyadaki seslerle bağlantımızı sağlayan kulakta işitmeyi olumsuz yönde etkileyebiliyor. Uzmanlar, maksimum rahat edilebilen ses yüksekliği noktasının kişiden kişiye, ruh hallerine, stres ve yorgunluk düzeyi ile sesin frekans bandına göre değiştiğini söylüyor. Dil ve Konuşma Terapisti Göksu Yılmaz, araştırmalara göre otizmli çocukların yüzde 40’ında ses toleransının oldukça düşük olduğunu ifade ediyor.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Araştırma Görevlisi Göksu Yılmaz, işitme sorunlarına ve hangi rahatsızlıklara sahip bireylerin daha çok işitme rahatsızlığı yaşadığına değindi.
120 desibelde sesler fiziksel ağrı yaratıyor
İşitme sisteminin anatomik olarak temelde dış, orta ve iç kulak olmak üzere 3 ana bölümde incelendiğini belirten Yılmaz, “Santral sinir sisteminde ise pek çok anatomik bölge ile dirsek teması olan ve sonunda her duyu organı gibi beyinde işlenen karmaşık bir mekanizmadır. Bu bağlamda işitmeyi olumsuz yönde etkileyebilecek pek çok anatomik dejenerasyon veya patolojiden ve bunlara neden olabilecek pek çok farklı faktörden de bahsedebiliriz. İnsan işitme sistemi olağanüstü bir menzile sahip. Yaprakların yumuşak hışırtısı gibi küçük sesleri duyabilir ve bir diskodaki müzik gibi son derece yüksek sesleri de tolere edebilir. Herhangi bir kişide fiziksel ağrı yaratacak bir ses seviyesi vardır. Bu yaklaşık 120 desibel düzeyinde gerçekleşir. Bununla birlikte, genellikle ağrı eşiğine ulaşmadan çok önce sesin çok yüksek olduğunu düşündüğümüz bir noktaya ulaşırız. Maksimum rahat edilebilen ses yüksekliği noktası, kişiden kişiye, kişinin ruh haline, stres-yorgunluk düzeyine ve sesin frekans bandına göre değişen çok faktörlü bir bileşendir. Ek olarak çoğu insan, sesin yoğunluğu ne olursa olsun, hoş bulmadıkları belirli seslerin olduğunu ifade eder. Bir tahtaya çizilen tebeşir, bunun yaygın bir örneğidir. Bu gözlemler ses toleransındaki normal varyasyonun örnekleridir. Bununla birlikte, ses toleranslarında sağlıklı işitmeye sahip kişilerden farklı olarak, normal bir yaşam sürme yeteneklerini etkileyebilecek değişiklikler olan bazı insanlar vardır ve bu kişilerin içinde bulundukları bu patolojik durum hiperakuzi olarak isimlendirilir.” dedi.
Sesi normalde olduğundan daha fazla işitiyorlar
Yılmaz, odyolojik olarak sesin olduğundan daha gür ve rahatsız edici seviyelerde algılanmasının reqruitment ve hiperakuzi kavramları ile açıklanabileceğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:
“Bu iki kavramın ayrımı oldukça önemlidir. Reqruitment kavramını genellikle sensör tip işitme kaybı ve özellikle iç kulakta yer alan dış tüy hücrelerinin işlev bozukluğu olarak açıklayabiliriz. Giderek yükselen bir ses şiddetinde, algılanan ses yüksekliğinin normalden daha hızlı artmasıdır. Reqruitment durumunun var olduğu sensör tip işitme kayıplı bir bireye normal ses tonunuzda bir şey söylediğinizde kişinin bunu duymamasının ardından, ses yüksekliğinizi yavaş yavaş arttırarak aynı kelime veya cümleyi tekrarladığınız halde hala duymaması muhtemeldir. Bunun üzerine ses şiddetinizi biraz da arttırdığınız takdirde kişinin bir anda dönüp ‘şimdi anladım ama bu kadar bağırmana gerek yok sağır değilim!’ gibi bir cevap vermesi bu kavramın daha net anlaşılmasına yardımcı olabilir.”
Uygunsuz ve abartılı tepkiler verebiliyorlar
Ses toleransının azalması ile ortaya çıkan hiperakuzi durumunun ise birçok farklı rahatsızlıkla ilişkili olabileceğini ifade eden Yılmaz, “Hiperakuzi rahatsızlığını, normal işitmeye sahip bir insan için rahatsız edici düzeyde olmayan seslere sürekli abartılı veya uygunsuz tepkiler verilmesi olarak tanımlamaktayız. Azalmış ses toleransı ile ilişkili durumlar arasında migren, kafa travması, enfekte kenelerin ısırması sonucu ortaya çıkan lyme hastalığı, Bell felci, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, minere hastalığı ve otizm yer alıyor. Otistik çocukların yaklaşık yüzde 40'ında hiperakuzi olduğunu tahmin ediliyor. Ayrıca hiperakuzi durumu, ateşli silah ya da patlama gibi tek bir yoğun gürültü ile tetiklenebilirken, yüksek sesle uzun süre boyunca dinlenen müzik gibi etkenlerle de yavaş yavaş gelişebilen bir duruma bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Mesleği nedeniyle yüksek ses seviyelerine maruz kalan insanlar gürültüye bağlı işitme kaybı, kulak çınlaması veya hiperakuzi gibi kötü yönde oluşacak değişiklikleri önlemek için işitme duyularını mutlaka korumalılar” dedi.
Yüksek sesler sürekli korku yaratıyor
Fonofobi rahatsızlığı yaşayanların sesten korktuklarını söyleyen Yılmaz, “Fonofobi’de ses korkusu içeren olumsuz duygusal tepkiler ortaya çıkıyor. Bu grup özellikle hiperakuzi ve/veya reqruitment patolojisi olan kişilerden oluşmakla beraber sadece gerçek zamanlı olarak yaşadıkları ortamın sesinden korkmakla kalmaz, aynı zamanda yakın gelecekteki olayların üreteceği ses hakkında da endişelenebilirler. Bu kişiler sürekli olarak kulaklıklar kullanarak aşırı koruma sağlama eğiliminde olabilirler. Ancak bu durumda hiperakuzili kulaklar, hızla sessizliğe uyum sağlayacak ve kişinin hayatını daha da kötü etkileyecektir. Bu noktada bu kişiler mutlaka bir uzmana danışarak varsa patolojinin nedeni ve kaynağı bulunduktan sonra gerekli medikal tedavi sağlanmalıdır. Aynı zamanda odyolog başta olmak üzere rehabilitasyon süreci için ilgili meslek gruplarıyla dirsek temasında olmaları gerekir” dedi.
Belirli sesler rahatsız edebiliyor
Yılmaz, Misafonya rahatsızlığı yaşayan bireylerde sesin şiddeti ne olursa olsun belirli seslere karşı olumsuz tepkiler oluştuğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:
“Yemek yerken veya sakız çiğnerken ağızdan çıkan seslerin yanı sıra p, s, t gibi bazı ünsüzlerin sesine tepki verebiliyorlar. Bu kişiler, ses şiddetine ait işitsel dinamik aralığı ölçebilen farklı odyometrik testlerde daralmış bir dinamik aralığa ve azalmış bir ses şiddeti tolerensına sahip olmak zorunda değiller. Bu bağlamda hiperakuzisi olmayan bir kişi fonofobi veya misofoniye sahip olabilir.”
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.