BEYİN, UMUDUNU KAYBETMEYENE YARDIM EDİYOR!
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, umut duygusunun yüksek olmasının beyinde serotonin, dopamin gibi mutluluk hormonlarını harekete geçirdiğini ve kişinin enerjisini artırdığını belirtti.

15 Eylül 2025 Pazartesi 12:23
Ümitsizlik ve karamsarlığın insan doğasına aykırı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Çünkü en zor durumda bile içinde bir umut ışığı taşıyan kişi, harekete geçme gücünü bulabiliyor. Böylece motivasyonu ve enerjisi artıyor. En önemlisi de beyin ona yardım ediyor.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, umut ve umutsuzluk konusunu değerlendirdi.
Umut sadece bir duygu değil "yaşam enerjisi"…
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, umudun sadece bir duygu değil, aynı zamanda hayatta kalmak için tüm canlıların genlerine kodlanmış bir "yaşam enerjisi" olduğunu belirterek, normal olanın umut, anomalinin ise umutsuzluk olduğunu söyledi.
İnsanın doğuştan umutlu olmaya programlandığını ancak öğrendiği yanlış düşünce kalıpları ve "kendini gerçekleştiren kehanetler" ile umutsuzluğa sürüklendiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bir hayvan kesimhaneye giderken bile otlamaya devam eder çünkü gelecek projeksiyonu yoktur, umutsuzluğu bilmez. İnsan ise geleceğin ve belirsizliğin farkında olduğu için umutsuzluğa düşebilir. Ancak bu, sonradan öğrenilen bir durumdur." dedi.
Umudun, bir duygudan öte, bilinçli ve öğrenilmiş zihinsel bir beceri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, " Umut bir duygudan öte bilinçli bir şeydir, zihinsel bir öğrenme sonucunda ortaya çıkar. Yani insan umutla umutsuzluk arasında ilerleyen bir varlıktır. Beynimiz küserse umutsuz oluruz. 'Ben başaramam, her şey boş, hayat anlamsız' gibi düşünceler beyni savunmaya geçirir ve kişiyi yalnızlığa, depresyona iter." şeklinde konuştu.
Psikolojik sağlamlığın en önemli kaynaklarından biri ümidi yüksek tutabilme becerisi
Psikolojik sağlamlığın en önemli kaynaklarından birinin, her koşulda ümidi yüksek tutabilme becerisi olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, bu becerinin amaç odaklı düşünme ve sabır gibi diğer karakter güçleriyle desteklendiğini ifade etti.
Prof. Dr. Tarhan, umutsuzluğun en büyük kaynaklarından birinin, insanların olumsuz ön yargıları ve "zihin okuma" alışkanlıkları olduğunu, düşünce katılığına sahip, eleştiriye kapalı ve inatçı kişilerin kendilerini değişime kapattığını dile getirerek, 21. yüzyılın en önemli becerilerinin yenilikçilik ve farklı fikirlere açık olmak olduğunu vurguladı.
Umut duygusunu korumak için çocukları örnek almamız gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, "En ümitsiz ortamda bile insan kendine bir ümit ışığı yakabilir. Tohum yerin altında bekler, şartlar oluştuğunda fidan olur, ağaç olur, meyve verir. Umut da böyledir." diye konuştu.
İnsanın en temel korkularının altında "belirsizliğe tahammülsüzlük” yatıyor
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanın en temel korkularının altında yatan "belirsizliğe tahammülsüzlüğün", umutsuzluğun ana kaynağı olduğunu dile getirerek, “İnsan, diğer canlılardan farklı olarak her şeyi kontrol etme arzusundadır.” dedi.
Kutsal metinlerin "ilahi plana güvenme" yani teslimiyet ve tevekkül tavsiye ettiğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, insanın "Şu an benim için kötü olan şey, belki yarın için iyidir" diyerek büyük resmi görmeye çalıştığında ve kontrol edemeyeceği durumları "radikal kabullenme" ile rafa kaldırdığında, belirsizliğin azaldığını ve umutsuzluğun umuda dönüştüğünü ifade etti.
Prof. Dr. Tarhan, bu yaklaşımın, kişinin gücünün yetmediği konularda boşa enerji harcamak yerine, hedeflerine odaklanmasını ve anı yaşamasını sağlayan modern bir terapi yöntemi olduğunu da dile getirdi.
Umut, öğrenilmiş zihinsel bir beceri
Umudun, öğrenilmiş zihinsel bir beceri ve bir karakter gücü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, psikolojik sağlamlığın temelinde "zihinsel esnekliğin", yani A planı olmayınca B ve C planlarını düşünebilmenin yattığını kaydetti.
Prof. Dr. Tarhan, Yunus Peygamber kıssasının da bir sabır öyküsünden çok, "ne olursa olsun ümitsizliğe düşmeme" kıssası olarak okunması gerektiğini ifade etti.
Bazı kişilerin, sorumluluk almamak ve riskten kaçmak için "depresyondan beslendiğini" ve "Ben zaten böyleyim, hayat kötü" diyerek kendilerini bir kadere hapsettiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu durumun bir kendini kandırma yöntemi olduğunu söyledi.
Ümitli bir insan su gibi…
20'li yaşların, kimlik arayışı ve hayal kırıklıklarının sıkça yaşandığı bir "karar yılları" olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, "Hayata taktığınız zihinsel gözlük siyahsa, her şeyi siyah görürsünüz. Ümitli bir insan ise su gibidir; önüne bir engel çıktığında etrafından dolaşır, yoluna devam eder. Müthiş bir metafor su. Su akıyor, önüne bir engel çıktığı zaman etrafını dolaşıyor. Damlaya damlaya geçiyor, gidiyor. Buhar oluyor, tekrar dönüyor. Yani ümitli olan bir insan su gibi hayata bakar. Hayatta her şey bakış açımızla ilgili. Zümrüdüanka kuşu var. Türkçede de Hüma kuşu diye geçiyor. Zümrüdüanka küllerinden yeniden doğmuş. Zümrüdüanka kuşu gibi küllerinden yeniden doğmayı metafor olarak terapide de kullanıyoruz.” diye konuştu.
Gençlere, küllerinden yeniden doğan Zümrüdüanka kuşunu örnek almalarını tavsiye eden Prof. Dr. Tarhan, "İnsana doğuştan bu kapasite verilmiştir. En karanlık anlar, aydınlığın kıymetinin anlaşıldığı şafak vaktidir. Kapalı kapıları zorlamak yerine, açık kapıları arayıp bulmalı ve oradan ilerlemelisiniz." ifadesinde bulundu.
Umut duygusu beyinde serotonin, dopamin gibi mutluluk hormonlarını harekete geçiriyor
Prof. Dr. Tarhan, umut duygusunun yüksek olmasının beyinde serotonin, dopamin gibi mutluluk hormonlarını harekete geçirdiğini ve kişinin enerjisini artırdığını belirterek, "Beynimiz, umutlu olduğumuzda bize yardım eder. Krizlere ve depresyona çözüm bulur. Biyolojik olarak umutlu olmaya kodlanmışız. Umut duygusu, insan için bilişsel ve zihinsel bir beceridir. Umut duygusunun yüksek olması, motivasyonun da yüksek olması demektir. Depresyon tedavisinde veya kariyer eğitimlerinde ilk öğretilen şey, iyileşme beklentisi ve umut duygusudur. İyileşme beklentisi ve umut duygusu olan kişilerin beyinlerinde serotonin, dopamin, oksitosin ve endorfin gibi mutluluk ve hazla ilgili hormonlar adeta coşar. Bu hormonlar sayesinde kişinin enerjisi artar ve kendini harekete geçirir. Umutlu bir kişi, önüne çıkan engelleri birer ‘engel’ olarak değil, ‘büyümenin bir parçası’ olarak görür. Bakış açısı tamamen bununla ilgilidir. Yaşadığı travmaları ‘geliştiren travma’ olarak nitelendirir. Bir olayın tehdit boyutu yerine fırsat boyutuna odaklanır. Tehditleri analiz eder ama asıl olarak ‘Yaşadığım bu olaydan nasıl bir fırsat çıkarabilirim?’ diye düşünür. İşte bu bakış açısına sahip olduğunda, umut o kişi için gerçek bir yaşam enerjisine dönüşür.” dedi.
Beynimiz adeta bir kimya laboratuvarı, bir eczane gibi çalışıyor
Ümitsizlik ve karamsarlığın insan doğasına aykırı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Çünkü en zor durumda bile içinde bir umut ışığı taşıyan kişi, harekete geçme gücünü bulabiliyor. Böylece motivasyonu ve enerjisi artıyor. En önemlisi de beyin ona yardım ediyor. Beynimiz adeta bir kimya laboratuvarı, bir eczane gibi çalışıyor. Umudu yüksek olan kişinin beyni, depresyona ya da krize çözüm üretmeye başlıyor. Beyin destek verince çıkış yolu da daha kolay bulunuyor. Çünkü biz biyolojik olarak buna uygun şekilde kodlanmışız.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.