25 BİN KİŞİ HAYATA TUTUNMAK İÇİN ORGAN BEKLİYOR!
3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası

13 Kasım 2017 Pazartesi 09:42
Organ bağışı, ülkemizde yeterli önemin verilmediği konuların başında geliyor. Yıllardır bilinçlendirme çalışmaları sürse de, hala öneminin tam olarak anlaşılamaması ve çeşitli tabular nedeniyle pek çok kişi yaşama tutunma umudunu yitiriyor. Oysa ülkemizde 24 bin 876 kişi bağışlanacak bir organla hayata yeniden başlamanın hayalini kuruyor. Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. İbrahim Berber ve Nefroloji Sorumlusu Prof. Dr. Ülkem Çakır, çözümün, beyin ölümü gelişen kişilerden bağışlanacak organların artırılması ile mümkün olabileceğinin altını çiziyor.
Haberlerde, sosyal medyada ya da farklı kanallarda hemen her gün yaşamaya devam etmek için yeni bir organa ihtiyaç duyan insan hikayelerini görüyoruz. Bu hikayelerin kahramanlarının sadece bazıları mutlu sona ulaşırken, büyük bir bölümü çaresizlikle bekliyor. Organ bağışı sonrasında kurtulan hayatların hikayeleri hepimizin gözlerini doldursa da, yeterli organ bağışının olmaması da madalyonun diğer yüzünü oluşturuyor.
Bugün ülkemizde yaklaşık 25 bin kişinin kronik hastalıklar, travmatik kazalar ya da farklı nedenlerden ötürü gelişen son dönem organ yetmezliği ile boğuştuğunu söyleyen Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. İbrahim Berber, bu kişilerin yaşama tutunabilmelerinin tek yolunun ise uygun organ bulabilmeleri olduğunu belirtiyor. Ancak durum böyleyken bekleme listesindeki hasta sayısı ile organlarını bağışlayanlarının sayısı arasındaki uçurum gün geçtikçe artıyor.
Bu uçurumun nedenleri konusunda açıklama yapan Prof. Dr. İbrahim Berber, "Konunun önemini topluma anlatmaya yönelik çalışmalara rağmen, çözüme ulaşmada halen yeterli değiliz " diyor. Çünkü Türkiye'de 2016 yılında beyin ölümü gerçekleşen 1998 kişiden ancak 563' ünün ailesinin organ bağışını kabul ettiği biliniyor. Bununla birlikte ne yazık ki her yıl yaklaşık 2000 hasta ihtiyacı olan organı bulamadığı için hayatını kaybediyor.
Yeterince bağış yapılmıyor!
Ülkemizde böbrek, kalp, akciğer, karaciğer ve pankreas gibi organlar; kalp kapağı, gözün kornea tabakası, kas ve kemik iliği gibi dokular başarıyla nakledilebiliyor. Nakil için gerekli organlar, ya beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların organlarının bağışlanması sonucu kadavra vericiden ya da organ nakli gereken hastaların yakınları ya da gönüllü kişilerin bağışlarıyla elde ediliyor. Ancak sayılara bakıldığında geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen 4922 organ naklinin, 3644 tanesi canlı vericiden, 1278 tanesinin kadavra vericiden yapıldığı görülüyor. Burada dikkat çekici olan ise, son 5 yıllık sonuçlar karşılaştırıldığında bu rakamlarda anlamlı bir değişim olmadığı. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, son 5 yılda; beyin ölümü gerçekleşen 8601 hastadan yalnızca 2045'ünden organ bağışı alınarak nakil gerçekleştirildi. Gerideki organ bağışı bekleyen yaklaşık 6000 kişi ise organ bağışı beklerken hayatını kaybetti. Yani yapılan tüm bilinçlendirme çalışmalarına rağmen 2017 yılı içinde beyin ölümü gerçekleşen 1608 vakanın sadece 444'ünün organları bağışlanmış. Bu konudaki tabuların yıkılması gerektiğini söyleyen Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nefroloji Sorumlusu Prof. Dr. Ülkem Çakır, hiçbir dinde organ naklinin yasaklamadığının da altını çizerek şöyle konuşuyor: "İnsanların yaşarken bir yakınlarına böbreklerinden bir tanesini ya da karaciğerlerinin bir bölümünü bağışlamaktan hiç gocunmaması, ancak beyin ölümü gerçekleşen yakınlarının organlarını, canlı vericisi olmayan bekleme listesindeki hastalara bağışlamakta çekince duyması çok da anlaşılır bir durum değil. Unutulmamalı ki beyin ölümü gelişmiş yakınımızın organları aynı anda pek çok organ yetmezliği hastasını yaşama bağlayabilir."
Beyin ölümünde hayata dönme şansı yok
Beyin ölümü ve bitkisel hayat arasındaki farkın bilinmemesinin organ bağışını kısıtlayan en önemli engel olduğu düşünülüyor. Beyin ölümü ile bitkisel hayat kavramlarının birbirinden farklı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ülkem Çakır sözlerine şöyle devam ediyor: *En önemli fark, bitkisel hayattaki hastaların solunumlarının devam etmesidir. Bu hastalar aylarca ya da yıllarca yaşamaya devam edebiliyor ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebiliyor. Beyin ölümünü, çok basit bir benzetme ile vazodaki çiçeğe, bitkisel hayatı ise saksıdaki çiçeğe benzetebiliriz. Vazodaki çiçek istesek de istemesek de birkaç gün sonra solacak ve kuruyacaktır. Beyin ölümü tanısı almış kişilerin hayata dönmesi mümkün değildir. Beyin ölümünün gerçekleşmesinden sonra bu kişiler kadavra verici olarak adlandırılır." Bu donörlerd e, organlar fonksiyonlarını kaybetmeden en kısa süre içerisinde organların alınarak bekleyen hastalara nakledilmesi önem taşıyor.
Böbrek yetmezliğine bağlı nakiller ilk sırada
2016 yılında ülkemizde kadavra ve canlı vericiden olmak üzere toplam 4922 organ nakli yapıldığını belirten Prof. Dr. İbrahim Berber, ancak bekleme listesindeki yaklaşık 2000 kişinin ise organ bulunamaması nedeniyle yaşamlarını kaybettiğini vurguluyor. Yüzde 90'ını canlı vericilerin oluşturduğu organ nakillerinde ilk sırayı ise, 3423 sayısına ulaşan böbrek nakli alıyor.
Böbrek nakline götüren kronik böbrek hastalığı için en yüksek risk grupları diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalığı ve ailesinde böbrek hastalığı olanlar ile yaşlılar oluşturuyor. Diğer risk faktörleri arasında obezite, sigara, böbrek taşı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, sık ağrı kesici kullanımı ve bağ dokusu hastalıkları sayılıyor. Bu hastalıkların toplumdaki yaygınlıkları düşünecek olursa konunun önemi daha da net ortaya çıkıyor. Bununla birlikte kalp, karaciğer gibi diğer organ yetmezliklerinde hastaların yaşamları doğrudan hayati riski getiriyor.
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.