UZMANLAR KIŞ HASTALIKLARINA KARŞI UYARDI!
Ufuk Sevgican, el-ayak ve ağız hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi.

01 Ekim 2019 Salı 12:53
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, el-ayak ve ağız hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi.
Bursa haber...
Havaların soğuması ve çocukların okul ortamında bir arada bulunması sebebiyle hastalıkların daha hızlı bulaştığını ifade eden Uzm. Dr. Sevgican, “Sonbahar geldi. Hem hava sıcaklığı değişimleri hem de okulların açılması ile birlikte çocukların daha fazla bir arada olması, bulaşıcı hastalıklara davetiye çıkarıyor. Bulaşıcı hastalıklar bildiğimiz gibi anne babaların en tedirgin olduğu yüksek ateş şikayetiyle seyreder. Kendini en çok yüksek ateş, el ve ayakta döküntü, ağız içinde aft benzeri yaralarla gösteren bu hastalığın halk arasında bilinen adı el ayak ağız hastalığı. El-ayak ve ağız hastalığı son yıllarda çocuklarda sık karşılaşılan ve ebeveynlerin mutlaka hakkında bilgi sahibi olması gereken bir hastalıktır” dedi.

El-ayak ve ağız hastalığının ne olduğu ile ilgili de bilgi veren Sevgican, tedavi yöntemlerini de anlattı. Sevgican, “El, ayak ve ağız hastalığı özellikle 5 yaş altı çocuklarda görülen oldukça bulaşıcı bir viral hastalıktır. Burası önemli: viral hastalık: Yani antibiyotik tedavide YOK. Nadiren daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde de hastalık görülebilmektedir. Ben 8 yaşında bir çocukta gördüm. El-ayak-ağız hastalığında, kişinin bağışıklık sistemine göre hastalığın seyri değişkenlik gösterir. Ateş, boğaz ağrısı, iştahsızlık, halsizlik bulguları ile birlikte ağız içerisinde ve ağız çevresinde, avuç içi ve ayak tabanında görülen döküntüler ile karakterize bir klinik tablodur. Döküntüler kırmızı, yuvarlak lezyonlar şeklinde olabildiği gibi bazen içi sıvı dolu veziküller şeklinde de görülebilmektedir. Bu döküntüler suçiçeğine çok benzediği için genellikle bu hastalıkla da karıştırılabiliyor. Döküntüler suçiçeğini andırır ancak boyut olarak suçiçeğinden daha küçüktür. Pütür pütür olarak tanımlanan bu kırmızı döküntüler, kasıklarda, kalçada, dizlerin arkasında ve genital bölgede de görülebilir. Her ne kadar adı el-ayak-ağız hastalığı da olsa, her zaman tüm bu alanlarda döküntü görülmeyebilir. Sadece ağız yaraları veya sadece deride döküntüler şeklinde gelişebilir. Nadiren tüm vücudu tutar. 4 hafta içinde el ve ayak tırnaklarında düşme görülür. Bu durum geçicidir ve tırnaklar tıbbi tedavi gerekmeden tekrar büyürler. Hastalığın tanısı tüm dünyada yaygın olarak hastanın yaşı, klinik bulguları, döküntülerin özellikleri ve döküntülerin bölgesel dağılımı ile klinik olarak konulmaktadır. Bununla birlikte tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de nazofarengeal örnekler, döküntü içerisindeki sıvı ve gâita örneklerinden hastalığın laboratuvar teşhisi konulmaktadır. Virüs enfekte kişilerin nazofarengeal sekresyonları, veziküler döküntü içerisindeki sıvıda ve gaytada bulunur. Solunum yolu, fekal-oral ve temas ile enfekte kişilerden duyarlı kişilere yayılım gösteren oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Genellikle hastalığın ilk haftasında bulaş oranı en yüksektir" diye konuştu.

Sevgican, şu tedbirlerin alınması gerektiğini bildirdi:
"Mümkün ise hasta olan kişinin semptomatik dönemde yayılımı önlemek için evinde kalmalıdır. Bulaşıcı olduğundan el-ayak-ağız hastalığına yakalanan kişilerden uzak durun. Duyarlı kişilerin bulaşı önlemek için su ve sabunla sık sık el yıkamaları, sık temas edilen yüzeyleri uygun şekilde dezenfekte etmeleri, temas ile kontamine olan objeleri, oyuncakları uygun şekilde dezenfekte etmeleri, ortak çatal, kaşık kullanımından ve yakın temastan (sarılma, tokalaşma) kaçınmaları gerekmektedir. Çocukların ortak oyuncaklarla oynadıkları alanların düzenli şekilde dezenfekte edilmesine özen gösterin. Çocukların ellerini düzgün şekilde yıkadıklarından emin olun. Bebeklerin bezini değiştirdikten sonra ellerinizi yıkayın. Tabak, bardak, çatal, kaşık, havlu gibi kişisel eşyaların ortak kullanımından kaçının. Hastalarla öpüşme ve sarılma gibi yakın temasta bulunmayın. El, ayak ve ağız hastalığından korunmada etkinliği ve güvenilirliği kanıtlanmış bir aşı yoktur. Hastalık viral bir infeksiyon olduğu için antibiyotik tedavisi yoktur, kendi seyrini tamamladıktan sonra iyileşir. Çoğunlukla hastalığın hafif semptomlar ile seyretmesi ve kendi kendine düzelmesi gözlenmektedir. Bununla birlikte gereken hastalarda, mevcut semptomları hafifletmek için ağrı kesici ve ateş düşürücülerin kullanımı, parasetamol ve ibuprofen içeren şuruplar önerilir. Boğaz ağrısını azaltmak için gargara ve spreylerin kullanımı önerilmektedir. Ilık sabunlu suyla yıkanmanın zararı yoktur. Yutma güçlüğü olan çocukların muhallebi, yoğurt, çorba gibi ılık ve yumuşak besinlerle beslenmesi ve yeterli miktarda sıvı alımının sağlanması için bol bol su içmeleri önerilir. Ağız içine uygulanan lokal antiseptik ve analjezik içeren diş jelleri çocukların beslenmesini daha konforlu hale getirebilir. Yeterli sıvı ve beslenme desteği alamayan çocuklarda gerekli sıvı ve beslenme desteği yapılmalıdır".
Tatil toplumsal baskıya dönüştü!Tatil dinlenme olmaktan çıkıp toplumsal baskıya dönüştü!12 Ağustos 2026 Çarşamba 13:00YAŞAM
Çocuklarda bağırsak enfeksiyonları arttıAşırı sıcaklar, kalabalık ortamlar, düzensiz beslenme alışkanlıkları...12 Ağustos 2026 Çarşamba 12:54YAŞAM
Güneş alerjisini yanık sanmayın!Yaz aylarında güneşle temas sonrası ortaya çıkan kızarıklık...10 Ağustos 2026 Pazartesi 14:07YAŞAM
Ekran süresi arttıkça çocuklar güçsüzleşiyor!Dijital araçların günlük hayatta giderek daha fazla yer kapladığını...10 Ağustos 2026 Pazartesi 14:02YAŞAM
Ülseratif kolitte gizli tümör riskiTıbbi literatürde yayımlanan dikkat çekici bir vakada, uzun süredir...09 Ağustos 2026 Pazar 16:42YAŞAM
Sağlıkta yeni kariyer dönemiYapay zekâ, biyoteknoloji ve dijitalleşme yalnızca sağlık hizmetlerini...09 Ağustos 2026 Pazar 16:41YAŞAM
Sebepsiz iç sıkıntısı neden olur?Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız konu hakkında bilgiler verdi.09 Ağustos 2026 Pazar 16:39YAŞAM
Havuz kenarında hayat kurtaran kurallarDeniz, havuz ve su parkları yaz tatilinin vazgeçilmez eğlenceleri arasında...09 Ağustos 2026 Pazar 14:35YAŞAM
Kumar bağımlılığı beynin yapısını bozuyorProf. Dr. Kültegin Ögel : ''Kumar bağımlılığında beynin yapısı bozuluyor ve beyin aktivasyonu yüzde 30 düşüyor!''09 Ağustos 2026 Pazar 14:30YAŞAM
Hacamat herkese uygun değilHacamat öncesi sağlık durumu değerlendirilmeli!09 Ağustos 2026 Pazar 14:09YAŞAM
Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!Beyin sağlığını korumak, artık yalnızca nörolojik hastalıkları tedavi etmekten ibaret görülmüyor.07 Ağustos 2026 Cuma 21:32YAŞAM
Böbreklerin verdiği sinyallere dikkatBöbrekler, vücudun atık maddelerden arındırılmasını sağlayan...07 Ağustos 2026 Cuma 11:57YAŞAM
Yemek sonrası şişkinliğin sebebi bu olabilir!Yemek sonrası karın şişkinliğinin nedeni diyafram ve karın kaslarının uyumsuz çalışması olabilir07 Ağustos 2026 Cuma 11:56YAŞAM
Geleceğin doktoru biraz da mühendis olmak zorunda!Tıp eğitiminin kolay olmadığını, bu zorluğun insan hayatını...06 Ağustos 2026 Perşembe 19:52YAŞAM
Kadın arkadaşlıkları ruh sağlığını güçlendiriyor!Uzmanlar, kadın arkadaşlıklarının, duygusal paylaşım ve...06 Ağustos 2026 Perşembe 19:39YAŞAM
Ünlü hayranlığı duygusal bağımlılığa dönüşebilirÜnlüleri takip etmek, onların yaşamlarına ilgi duymak...06 Ağustos 2026 Perşembe 12:48YAŞAM
Yağmur sonrası denize girerken dikkatDenize girerken çoğu kişi öncelikle güneşten korunmayı...06 Ağustos 2026 Perşembe 12:47YAŞAM
İklim Krizi Su Stresini Artırıyor“Su güvenliği, şehirlerin iklim krizine karşı en kritik dayanıklılık alanı haline geliyor”06 Ağustos 2026 Perşembe 12:45YAŞAM
Yaşlanma korkusunu kırışıklıklardan fazlası besliyor!Yaşlanma korkusunun temelinde çoğu zaman kırışıklıkların değil...04 Ağustos 2026 Salı 18:57YAŞAM
Her 5 derece kalp krizi riskini %5 artırıyorBunaltıcı yaz sıcaklarında kalbinizi koruyacak öneriler...04 Ağustos 2026 Salı 13:12YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.