SİNİRLERİMİZ BOZULDU!
Ruh Sağlığımızı En Çok Aile İçi Sorunlar Etkiliyor

14 Aralık 2017 Perşembe 11:13
Ekonomik sıkıntılar, göç, işsizlik, toplumsal travmalar ve belirsizlik...Türk toplumunun sinir sisteminin bozulmasının, giderek stresli ve depresyona meyilli bir yaşam sürülmesinin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. İstinye Üniversite Hastanesi'nden Psikolog ve Medikal Aile Terapisti Duygu Başak Gürtekin, araştırmaların son yıllarda Türkiye'de hem psikiyatrik ilaç tüketiminin hem de depresyon ve diğer ruh sağlığı hastalıklarının giderek arttığını gösterdiğini söyledi.
Gündelik hayatımızda evde, işte, hatta trafikte karşılaştığımız sinirli insanların sayısındaki artış, toplumsal olarak daha fazla stres yükü taşıdığımızın bir göstergesi. Sağlık Bakanlığı'nın 2015 yılında açıkladığı veriler de Türkiye'de ruh sağlığı hastanelerinin doluluk oranının yüzde 100'e ulaştığını ortaya koyuyor. Bireylerin ruh sağlığındaki sorunların temelinin aile içindeki ilişilere dayandığına dikkat çeken İstinye Üniversite Hastanesi'nden Psikolog ve Medikal Aile Terapisti Duygu Başak Gürtekin, sinir sistemimizi bozan sebeplerle ilgili bilgiler vererek, daha iyi bir ruh sağlığına kavuşabilmek adına önerilerde bulundu;
HER SİNİRİ BOZULAN İLACA BAŞVURUYOR
Türkiye'de ne yazık kı son yıllarda hem psikiyatrik ilaç tüketimi hem de depresyon ve diğer ruh sağlığı bozuklukları giderek artıyor. Dünyada depresyon teşhisi konan kişi sayısı 300 milyon kişiye ulaşırken, Sağlık Bakanlığı'nın 2015 yılında açıkladığı verilere göre Türkiye'de ruh sağlığı hastanelerinin doluluk oranı yüzde 100'e ulaştı. Tablo öylesine kötü ki, ülkemizde her 10 kişiden 1'i anti depresan ilaç kullanıyor ve bu oran giderek artıyor. Anti-psikotik ilaç kullanımı ise son 5 yılda 7 milyon 201 bin kutudan 12 milyon 158 bin kutuya çıkmış durumda.
Hasta ya da danışan adayının, kesinlikle bir ruh sağlığı uzmanı tarafından detaylı değerlendirmeye alınmadan psikiyatrik ilaç kullanmaması gerekir. İlaçların kişinin tedavisinde uzman takibinde sürdürüldüğünde olumlu etkileri olabileceği gibi, yanlış, eksik ya da aşırı doz ilaç kullanımı büyük yıkımlara da neden olabilmektedir. Bilinenin aksine, anti-depresan tedavisi çoğu zaman tek başına çözüm değildir, ruhsal bozuklukların tedavisinde ilaç kullanımının yanı sıra, terapinin de çok önemli bir iyileştirici etkisi vardır. Kişi bir şeylerin yolunda gitmediği ve destek alması gerektiği fikrine kapıldığında önce bir klinik psikolog değerlendirmesinden geçmeli ve değerlendirme seansları sonrasında psikiyatri yönlendirmesi ihtiyacı olup olmadığına karar verilerek doğru ve etik yönlendirme süreci ile tedavi sürdürülmelidir. Ne yazık ki ülkemizde bu süreç çoğu zaman tersten akabilmekte ve detaylı değerlendirilmeler yapılmadan gereksiz psikiyatrik ilaç kullanımı yapılmaktadır.
KORUYUCU RUH SAĞLIĞI HİZMETİ ŞART
Ülkemizdeki depresyon ve ilaç kullanımındaki hızlı yükselişin nedenleri ise ekonomik sıkıntılar, göç, işsizlik, toplumsal travmalar ve belirsizlik süreçleri olarak özetlenmektedir. Bu konuda önleyici ve korucuyu çalışmaları artırmak, toplumsal travmaların iyileşmesi için bireyden başlayarak topluma yayılan bir "koruyucu ruh sağlığı bilinci" oluşturmakta büyük yarar vardır. Bu bilinci oluşturmanın en önemli yoluysa kişilerin ruh sağlığı uzmanlarına erişimlerini ve hizmet alım güçlerini sağlamaktan geçiyor. Psikoterapi ve psikiyatri hizmeti, insan hakları ve hasta hakları yönergeleri tarafından önemle desteklenmekte ve her bireye eşit sağlamasının hassasiyetle altı çizilmektedir.
EN ÇOK AİLESEL KONULARA SİNİRLENİYORUZ
Kişinin yaşadığı problemleri çevresel faktörlerden, kültürden ve parçası olduğu sistemlerden bağımsız görmek imkansızdır. Bunun ilk örneği aile sisteminde karşımıza çıkar, bir aile üyesinin yaşadığı herhangi bir problemi sadece kişinin özelinde ele almak aslında pek çok noktayı gözden kaçırmaya neden olabilir. Bu nedenle sinirlerimizi, hayata karşı denge ve düzenimizi bozan herhangi bir durumun çevresel faktörlerden bağımsız gerçekleştiğini söyleyemeyiz.
Günlük yaşamımızda bize en çok etki eden sistem ailedir ve ailenin kendi dinamiği bizim mutluluk, hayattan alınan tatmin, sevgi ve güven gibi temel ihtiyaçlarımıza karşılık veren kurumdur. Ailede yaşanan bir yıkım ya da travmanın bireyler tarafından eş zamanlı deneyimlenmesi hem biyolojik hem de ruhsal olarak bizi etkilemektedir. Bu Türkiye'nin kültürel ve sosyal yapısına bakıldığında kişiyi ruhsal ya da sinirsel olarak etkileyen iletişim ağları arasında biyolojik aile ilişkilerinin kendisini oldukça hissettirdiği bir ilişki döngüsü olarak ortaya çıkar. Bunun devamında ise kişinin iş, okul ve sosyal yaşantısında kurduğu bağlar ve oluşturduğu sınırlar, üzerinde etki yaratan kişi ve durumlar net bir biçimde gösterilebilir.
ÖDENMEYEN MAAŞLAR VE İŞSİZLİK SİNİR SAHİBİ YAPIYOR
Aileden sonra hayatımıza en çok temas eden sistemin iş ve sosyal yaşamdır. İş hayatında yaşadığımız stres, özellikle üstesinden gelemeyeceğimiz iş yükleri altına girmemizle birlikte başa çıkılması çok zor bir duruma gelebiliyor. Bu ağır stres durumu, bir yandan ekonomik şartlarımızı iyileştirme çabasıyla, diğer yandan sosyal refah sağlamak ve daha kaliteli bir yaşama ulaşmayı hedeflememiz sebebiyle giderek artan bir hal alıyor. Yaşam koşullarının giderek zorlaştığı bir düzende, eğitim aldığımız işleri yapamama, ödenmeyen maaşlar, işsizlik ve beraberinde gelen tüm sosyo-ekonomik sıkıntılar stres düzeyimizi artıran ve sinir sistemine doğrudan etki eden önemli durumlardır.
KARŞI TAKIMIN TEZAHÜRATI BİLE STRES SEBEBİ
Bazen sadece bir gürültü olduğunu düşünsek de rekabetin örgütsel hayata derinden nüfuz ettiği bir düzende karşı takımın tezahüratı dahi stres düzeyini artıran, yaşamımızı etkileyen bir olay haline gelebiliyor. Giderek artan hassasiyetimiz ve yaşam yorgunluğumuz, TV ekranında, radyoda, sosyal medyada tanıklık ettiğimiz siyasi tartışmalar ve dünya üzerinde devam eden savaşlar, çatışmalar, terör, göçler, travmatik olaylarla birlikte toplumsal travmalara dönüşüyor. Sadece bizleri değil, bizden sonraki kuşakları da etkisi altına alabilecek olan bu travmaların etkisi bizlerde çok derin izler bırakabiliyor. Tam bu nedenlerden dolayı içinde yaşadığımız irili ufaklı tüm sistemlerin bireyde yarattığı etkiyi dikkate almak, beden ve ruh sağlığını korumak, yapılması gereken ilk manevi yatırımımız olmalıdır. Aksi takdirde stres bozuklukları, tükenmişlik sendromu gibi sonuçlarla karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır. Yine de sonuç bizi bu noktaya getirdiğinde, bir uzmandan destek alarak üstesinden gelinebileceğini hatırlatmakta yarar vardır.
FİZİKSEL HASTALIKLARIN TEMELİNDE STRES VAR
Yapılan araştırmalarda bağışıklık sistemi ve sinir sistemimizin doğrudan etkilendiği en önemli faktörlerden biri 'stres' olarak görülmektedir. Bedenimize yansımış bir ağrı, bazen fiziksel olarak varlığını gösterse de, muayene sonucunda psikolojik kökenli bir durum olduğu ortaya çıkabilir ve sürecin bir psikoterapist tarafından detaylıca değerlendirmesi gerekebilir. 'Psikosomatik' olarak adlandırılan bu ağrılar, kimi zaman sinir sistemiyle doğrudan ilişkili olmasa da ruhsal olarak oldukça yorucu ve yıpratıcı sonuçlara varabilir. Bu nedenle hastaların psikiyatri ve psikoloji bölümü yönlendirmelerini ciddiye almaları ve tedavilerini bütüncül bir şekilde tamamlamaları önerilir.
KENDİNE ZAMAN AYIR, "HAYIR" DEMEYİ ÖĞREN
Metropol hayatının bir parçası haline gelmiş stresin, iş hayatımızda, evimizde, okulda, akademik yaşantımızda, trafikte, giderek artan şehir gürültüsünde, maddi problemlerimizin artışında, yetemediğimiz ve yaşama dair tıkandığımızı hissettiğimiz pek çok alanda bizi kolayca yakalaması mümkün. Çoğu zaman stresle tam olarak vedalaşmamız mümkün olmasa da, onu belirgin bir şekilde hayatımızdan uzaklaştırmanın yolları elbette vardır. Bunlardan ilki mükemmeliyetçilikten uzaklaşmak ve anı yaşamayı denemektir. Ayrıca, kişi kendine bakımı ve yaşam kalitesini yükseltecek diğer eylemleri artırarak, örneğin; spor, sanat, uyku düzeni, sağlıklı beslenme vb., tüketici ruh hallerinden uzaklaşabilir ve kendisini stresten koruyacak önemli adımlar atabilir. Bu alanda yapılan araştırmaların genel değerlendirilmesine bakıldığında ortak sonuç, kişinin kendine ayırdığı kişisel zamanın, severek yaptığı eylemlerin artrılmasının ve "hayır" diyebilme üzerinden ilişkilerinde koruduğu kişisel sınırılarının stresle başa çıkmada etkisinin büyük olduğu saptanmış, bu koruyucu önlemler akademik kaynaklarca da desteklenmiştir.
Bahar alerjisine karşı 10 etkili önlemGöğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisinde doğru sanılan 8 yanlışı anlattı ve 10 etkili önlemi sıraladı...01 Mayıs 2026 Cuma 11:04YAŞAM
Kalp sağlığı hayat kalitesini de artırıyorKalbin düzenli ve dengeli çalışması yalnızca dolaşım sistemini değil; beyin, böbrek ve akciğerler gibi organların da sağlığını olumlu etkiliyor.01 Mayıs 2026 Cuma 11:02YAŞAM
Eklem yaşlanmasını durdurmak mümkün mü?Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mahmud Aydın, eklem yaşlanmasının sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkındaki soruları yanıtladı.29 Nisan 2026 Çarşamba 12:39YAŞAM
Hamilelikte ağrı kesici kullanımı otizme neden olur mu?Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki olduğuna dair iddialar anne adaylarında ciddi bir endişe yaratıyor.21 Nisan 2026 Salı 12:24YAŞAM
Okullarda şiddet alarm veriyor!Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var.. Dr. Berat Dağ, “Özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi.17 Nisan 2026 Cuma 10:26YAŞAM
Ağız içinde geçmeyen yaraya dikkat!Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Serdar Karahatay “Nisan Ayı Ağız Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle, ağız kanserlerinin nedeni, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında bilgi verdi.15 Nisan 2026 Çarşamba 10:04YAŞAM
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hataBeslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hatayı sıraladı...10 Nisan 2026 Cuma 10:22YAŞAM
Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yollarıİç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdal Baysal, bahar aylarında ortaya çıkan şikayetlerin önemsenmesi gerektiğini belirterek, "Halsizlik, yorgunluk gibi durumlar iki haftadan uzun sürüyorsa, bir hekimden yardım alınmalı" dedi.09 Nisan 2026 Perşembe 10:07YAŞAM
Utandıran hastalığın 6 temel nedeniKadın hastalıklarında en sık görülen ama çoğunlukla ‘utanıldığı’ için en az konuşulan sorunların başında idrar kaçırma geliyor.07 Nisan 2026 Salı 10:37YAŞAM
Bu virüse dikkat! Çocuklarda hızla yayılıyorÇocukluk çağında sık görülen viral enfeksiyonlardan biri olan el ayak ve ağız hastalığı, son yıllarda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor.07 Nisan 2026 Salı 10:30YAŞAM
Çocuklarda alerjiyi tetikleyen 8 önemli etkenÇocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, önemli uyarı ve önerilerde bulundu.01 Nisan 2026 Çarşamba 13:04YAŞAM
Diz sorunlarınızı ameliyatsız çözün! İşte yöntemlerOrtopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Berkin Toker, dizlerin vücudun en fazla yük taşıyan ve en aktif kullanılan eklemlerinden biri olması nedeniyle spor sırasında travma ile zorlanmalara açık olduğuna dikkat çekti.01 Nisan 2026 Çarşamba 11:09YAŞAM
Dikkat! Kalp krizi riski diş etinden başlayabilirDiş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:05YAŞAM
Az pişmiş et, iyi yıkanmamış sebze sizi gözünüzden edebilirProf. Dr. Özlem Yıldırım, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini enfekte ettiği bilinen Toksoplazma Gondii’nin, enfeksiyona bağlı üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu ve kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:03YAŞAM
Omuz ağrısına karşı 5 etkili önlemProf. Dr. Çift, omuz ağrısına yol açan hatalı alışkanlıkları ve alınması gereken önlemleri anlattı, basit ama etkili 5 egzersizi açıkladı.23 Mart 2026 Pazartesi 10:43YAŞAM
Şeker ve tatlı tüketimine dikkat! İşte vücuda verdiği 6 zarar...Ramazan Bayramının olmazsa olmazlarının başında şüphesiz tatlılar geliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı19 Mart 2026 Perşembe 09:52YAŞAM
Dikkat! Bayram sofralarındaki hatalar sağlığınızı tehdit ediyorBeslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, bayramdaki beslenme hatalarının hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi şikayetlere yol açabileceğine dikkat çek18 Mart 2026 Çarşamba 10:27YAŞAM
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.