ÖRSELENMİŞ KADIN SENDROMU NEDİR?
Dr.Nermin Gündüz: Örselenmiş Kadın Sendromu’ çok boyutlu değerlendirilmeli...

24 Mart 2021 Çarşamba 14:11
Kadına şiddet konusu Merve İpek davası ile bir kez daha Türkiye gündeminde ilk sırada yer aldı. Hakaret, küfür ve aşağılanma şeklinde başlayan şiddetin bir süre sonra çok ciddi fiziksel şiddete dönüştüğünü belirten uzmanlar, psikolojik, fiziksel ve cinsel tacize uğrayan kadınların şiddet döngüsünden çıkamamaları sonucu öğrenilmiş çaresizlik durumunun başladığını ifade ediyor. Uzmanlar; dava ile birlikte gündeme gelen ‘Örselenmiş Kadın Sendromu’ nun çok boyutlu incelenmesi gerektiğini ve şiddet gören kadınlara vakit kaybedilmeden her türlü desteğin sağlanmasının önemini vurguluyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Nermin Gündüz, son günlerde Melek İpek davası ile birlikte gündeme gelen ‘Örselenmiş Kadın Sendromu’nu psikiyatrik açıdan değerlendirerek önemli tavsiyelerde bulundu.
Örselenmiş Kadın Sendromu’nun çok boyutlu incelenmesi gereken ve detaylı olarak üzerinde durulması gereken bir konu olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Nermin Gündüz, “Öncelikle çok zor bir vaka olduğunu söylemekte fayda var. Bu tarz vakaları hem polikliniğimizde hem de oldukça sık şekilde literatürde görmeye devam ediyoruz. Vakaları zor kılan ise özellikle çok fazla tarafı olması. Öncelikle evlilik öncesi dönemden itibaren cinsel, psikolojik bazen de bedensel hasara yol açabilecek düzeyde fiziksel şiddete uğradığını ifade eden bir kadın var. Bu olayın mutlaka hukuki, adli tıp ve psikiyatri boyutunu ele almakta fayda var” dedi.
Kısa balayı dönemi aldatıcı olmamalı
Aile içi şiddetten ne yazık ki en çok muzdarip olan kişilerin evde yaşayan kadınlar olduğunu belirten Gündüz, “Kadınlar hakaret, küfür, aşağılamalar şeklinde psikolojik şiddetle başlayan döngünün içine girdiklerinde bir süre sonra hafif bedensel şikayetlere sebep olabilecek fiziksel şiddete uğramaya başlar. Aslında psikolojik ve sözel şiddet, sonraki aşamalarda gelecek olan fiziksel şiddet ile ilgili fikir veriyor. Şiddet döngüsünün içerisinde ilerledikçe bedensel çok ciddi hasar yaratan, ağır şekilde kadını hırpalayan, örseleyen fiziksel ve cinsel şiddete uğrama başlar. Şiddet bittikten sonraki süreçte kısa bir balayı dönemi olur. Bu balayı döneminde kadının eşi ya da partneri, durumla ilgili pişmanlığını dile getirir ve kadını ikna ederek yeni bir döngünün içine girilmesini sağlar. Ne yazık ki bu döngüden çıkan kadın, yeni döngü başladığında çok daha ağır, örseleyici ve travmatik bir döngünün içerisine girer” diye konuştu.
Şiddet döngüsünden çıkmak için çabalıyorlar
Kadınların şiddet döngüsünün içinden çıkmak için aslında pek çok kaynağı araştırdığını ifade eden Doç. Dr. Nermin Gündüz, “Örneğin ailesinden yardım almayı düşünür, ekonomik olarak sıkıntılı olan kadın bu durumu gözden geçirmeye çalışır. Bizlere de danışan bazı hanımların bu konuda hukuki destek almaya ya da polis yardımı almaya çalıştıklarını görüyoruz. Bununla birlikte tüm yolları denemesine rağmen yazgısını veya döngüyü değiştiremeyen kadının yeniden şiddeti deneyimlemeye başladığını görüyoruz. Kadının maalesef kendisini bir labirentte yolunu bulamayan şekilde hissettiğini ve öğrenilmiş çaresizliğin başladığını anlamak mümkün” dedi.
Öğrenilmiş çaresizlik kadınları depresyona sürüklüyor
Öğrenilmiş çaresizliği olan kadının hayatını değiştiremeyeceğini, şiddet döngüsünü bir şekilde her hangi bir yerinden kıramayacağını düşündüğü için bu durumu kabullenerek sağ kalmakla birlikte durumu yönetmeye çalıştığını belirten Gündüz, “Bu süreçte devam eden şiddet, kadının zihinsel sağlığını ciddi şekilde bozar ve hırpalar. Öğrenilmiş çaresizlik kadına depresyonu getirir. Depresyonla birlikte kadında ciddi isteksizlik, keyifsizlik, hayattan zevk alamama, uyku bozuklukları ve bazen intihar düşünceleri görülmeye başlar” ifadelerini kullandı.
Cinsel şiddete uğrayan kadın utanç hissediyor
Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Nermin Gündüz, ‘Bir diğer boyutuyla travma sonrası stres bozukluğunun yani hukuki adıyla bize daha yakın görünen ‘Örselenmiş Kadın Sendromu’nun ayak seslerini duymaya başlarız’ dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kadın, yaşadığı bu travmatik olay her defasında tekrarlandığında fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet esnasında korku, dehşet, çaresizlik ve kapana kısılmışlık hisseder. Özellikle cinsel şiddete maruz kalan kadınlarda utanç duygusunu da oldukça yoğun olarak fark ediyoruz. Bu noktada kadının uyku düzeni bozulabilir, eşinin eve geliş saatlerinde ciddi bir tedirginlik hissedebilir. Ayak sesleri ya da kapının açıldığı esnada çıkan anahtar sesi onun için travmatik şiddet döngüsünün her an başlayabileceği ile ilgili bir gösterge olarak kabul edilebilir. Kadın normalde duyabileceği herhangi bir anahtar sesini veya eve doğru yaklaşan herhangi bir ayak sesini eşinin gelişi ile şiddet döngüsünün tekrar başlayacağı şeklinde yorumlar. Bu noktada kadında her an şiddeti yeniden deneyimleyecek miyim korkusu başlar.”
Gündüz: “Destek alamadıklarında adil dünya inançları yıkılıyor”
Depresyonda olan, travma sonrası stres bozukluğu yaşayan, şiddetle ilgili deneyimleri olan kadınlarda pek çok başa çıkma yönteminin görülebildiğini söyleyen Gündüz, “Ailesinden destek isteme ve beklediği desteği görememe, arkadaşlarına utanç sebebiyle durumu anlatamama durumlarında, son davada gördüğümüz gibi çocuklarını ve ailesini koruma pahasına tam bir öğrenilmiş çaresizlik tablosu oluşuyor. Bu noktada kadında adil dünya inancının yıkılışı meydana geliyor. Adalet duygusu incindiğinden dolayı nereye başvurursa başvursun gerçekleşmediğini düşündüğü için tamamen çaresizlik duygusu ve düşüncesi oluşuyor. Bu noktada tablo ‘Örselenmiş Kadın Sendromu’ olarak şekilleniyor’ dedi.
Bazı durumlarda akli melekelerin kaybı yaşanabiliyor
Kadın sığınma evlerinden veya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı aracılığı ile benzer vakalar geldiğinde ölümle sonuçlanmamış olsa da dava süreci devam ediyorsa hukukçuların psikiyatri uzmanlarına kritik sorular yönelttiklerinden bahseden Gündüz, sözlerine şöyle devam etti:
“Hukukçular tarafından bizlere kadının uğradığını iddia ettiği şiddet sonrasında karşı taraftaki kişiyi öldürme veya yaralama durumları ile alakalı olarak akli dengesinin yerinde olup olmadığı sorulur. Bu da tartışılan konulardan biri. Tıbbi anlamdaki örselenmiş kadın sendromu ya da travma sonrası stres bozukluğunun, kişinin gerçeklik algısının bozulmadığı, muhakeme yetkisinin yerinde olduğu yani akli melekelerinin yerinde olduğu bir hastalık olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte bazı psikiyatrik süreçlerde kişilerde akli melekelerinin kısa süreli kaybı yaşanabiliyor. Aile içi şiddet davaya dönüştüğünde hukukçular bize ikinci soru olarak kadının uğradığını ifade ettiği cinsel, fiziksel ya da psikolojik şiddet sonrası ruh sağlığının bozulup bozulmadığını, bozulmuş olan ruh sağlığının olayla birebir bağının olup olmadığı soruluyor. Bu noktada vaka bazında bu kişileri değerlendirirken bir takım psikolojik testler uygulayarak, ayrıntılı öyküyü anlayıp, gerekirse aile yakınlarından da bilgi alıp ve hatta Sosyal Hizmetlerle birlikte çalışarak bir rapor hazırlamakla yükümlüyüz.”
Kendi adaletlerini sağlama düşüncesi oluşuyor
Travmatik olaylar yaşayan örselenmiş kadınların adil dünya inançlarının ciddi manada yıkıldığına işaret eden Gündüz, “Melek İpek vakasına baktığımızda şiddet döngüsünün bir tarafında mağdur edilen kişinin çalmadığı kapı kalmadı, pek çok kişiden yardım istedi ama alamadı. Öğrenilmiş çaresizlik içinde devam eden bir şiddet var. Bu kronik ve içerisinden çıkamadığı, yardım da alamadığı bir şiddet. Dünyanın adil bir yer olmadığını düşünen kişide maalesef bir süre sonra Melek İpek davasında olduğu şekilde bir öfke kontrolü ya da kendi adaletini kendi bulma duygusu ve düşüncesi ortaya çıkabiliyor. Bu noktada sıklıkla görmeye alıştığımız kadın cinayetleri haberlerinin yanı sıra şiddet uygulayıp ciddi cezalar alan kişilerin de haberlere konu olması, kadınların cesaretini artırabilir ve adaletle ilgili incinmişlik duygusuna yönelik bir fayda sağlayabilir.”
Şiddet gören kadına vakit kaybetmeden destek sağlanmalı
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Nermin Gündüz, ‘Şiddet döngüsünün en başında kadına yönelik özellikle sosyal anlamdaki ve ekonomik kısıtlamaları, ailesinin evine gönderilmemeyi, evden dışarıya çıkmasına müsaade edilmemesini, market alışverişleri ile ilgili kısıtlamalar getirilmesini ya da herkesin önünde küçük düşürücü sözlerle aşağılanmasını fiziksel şiddetin başlayacağının işareti olarak kabul edebiliriz’ dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:
“Kadınların şiddet döngüsünün başındaki sözel ve psikolojik şiddeti çok iyi okumaları, sonrasında olası fiziksel şiddete karşı çok dikkatli olmaları şart. Bu olaylar başladığında vakit kaybetmeden özellikle bu devrede ailelerin devreye girmesinde, kadına sahip çıkmalarında ve gerekli sosyal desteği sağlamalarında fayda var. Melek İpek davası özelinde de tüm sürece şahit olan 2 çocuk var. Bundan sonra o çocuklarla ilgili de gerekli ruhsal desteğin sağlanması çok önemli görünüyor.”
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.