KAYGININ YOĞUNLUĞUNA VE SÜRESİNE DİKKAT
Kaygı hangi aşamada...

01 Eylül 2020 Salı 15:32
Kaygı hangi aşamada sorun haline geliyor?
Yaşamı sürdürmek için gerekli temel bir duygu olan kaygı, kimi zaman kişinin hayatını olumsuz etkileyecek derecede şiddetli bir şekilde ortaya çıkabiliyor. İki haftadan uzun süren, stres ve güvensizlik ile birlikte yoğunlaşarak günlük yaşamı olumsuz etkileyen kaygının tıbbi bir rahatsızlık olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, mutlaka tıbbi destek alınmasını tavsiye ediyor.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Selvinaz Çınar Parlak, hayatın içinde son derece etkili ve sağlıklı bir duygu olan kaygının, kimi zaman kişinin hayatını olumsuz etkileyecek şekilde şiddetlenebildiğini söyledi.
Kaygı gerekli ve sağlıklı bir duygu
Kaygının aslında hayatta kalma dürtüsünün evrimleşmiş bir hali olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Selvinaz Çınar Parlak, “Kaygı, hayatta kalmamız, hayatımızı sürdürmemiz için gerekli ve sağlıklı bir duygudur. Kaygı olumsuz beklentilere karşı oluşan bir duygu hali, olumsuz bir düşüncenin eşlik ettiği huzursuzluk ve sıkıntı veren bir histir. Bunlar gelecekle ilgili olumsuz beklentilerdir ve böylelikle kaygı aslında gelecekle ilgili bir tehdidi görmemizi, olumsuz bir durum karşısında tedbir ve önlem almamızı, gelecekle ilgili istenilen sağlıklı, iyi durumlara ulaşmamızı sağlar” dedi.
Koruyucu duyguyken hastalığa dönüşebiliyor
Kaygının yaşamı sürdürmekte oldukça temel bir duyguyken bazen çeşitli uyaranlarla olumsuz şekilde oldukça uzun süre şiddetli bir şekilde ortaya çıkabildiğini kaydeden Selvinaz Çınar Parlak, “Bu gibi durumlarda da kaygı kontrol edilemez bir hale gelebiliyor. Hayatı sürdürmemizde son derece etkili ve sağlıklı olan bu duygu, gerçek riskler karşısında bizi korur. Fakat gerçekte olmadığı kadar yüksek bir risk görmenize ya da sürekli bir şekilde riskler üzerine düşünmenize neden olan, kendinizi güvende hissetmenize engel olacak, günlük akışı aksatacak şekilde yoğun bir kaygı haline dönüştüyse artık kaygı bozukluğu dediğimiz hastalıktan bahsedebiliriz” diye konuştu.
Panik ataklara neden olabiliyor
Gerçek bir risk olmamasına rağmen kişinin psikolojik olarak o durumu oldukça riskli ve ölümcül yorumlayabildiğine dikkat çeken Parlak, “Bu durumda nefesle başlayan kalp çarpıntısıyla devam eden titreme ve yüksek bedensel başka tepkilerin meydana geldiği bir tablo ortaya çıkıyor. Kişi bu kez de bedensel olarak ortaya çıkan bu tablo karşısında şaşkınlık yaşadığı ve kontrol edemediği için kaygı hali daha da yoğunlaşıyor. Bu durumlara panik atak diyoruz. Herkes hayatta bir kez belli durumlar karşısında panik atak geçirebilir. Fakat bu artık sık tekrar ediliyorsa, beklenti anksiyetesi çerçevesinde kişi olağan günlük hayatını sürdürüyorken ‘yine mi panik atak geçireceğim’, ‘acaba şimdi olacak mı’ diye bulunduğu yere odaklanamıyorsa, kaygısını yönetmekte güçlük çekiyorsa birey artık panik bozukluğu dediğimiz ve kaygı bozuklukları ile devam eden tıbbi bir hastalık hali içerisindedir” dedi.
Huzursuzluk ve kaygı yönetilemiyorsa dikkat!
“Hayatta çeşitli tehlikeler var ve bizim bu tehlikeleri görüp önlem almamız hayatta kalmamızı sağlar” diyen Selvinaz Çınar Parlak, sözlerine şöyle devam etti:
“Ancak güvende hissedersek gerçekçi değerlendirmeler yapabiliriz. Bu temel güven duygusu oluşmadığı zaman kişi stres ile birlikte güvensizlik hissinin yoğunlaştığı anlarda bu sürecin içinden çıkamıyor ve kaygı bozukluğu başlayabiliyor. Özellikle iki haftadan uzun süren ve gündelik hayatı etkileyen bir kaygı hali söz konusuysa bunun artık tıbbi bir bozukluk olduğunu kabul etmek gerekiyor. Aynı zamanda panik atakların şiddeti ve sıklığı gündelik hayatı sürdürmeye engelleyecek düzeydeyse, kişi zihninde sürekli sorular, vesveseler, huzursuzluk ve kaygı hali içindeyse kaygısını yönetemiyorsa kaygı bozukluğu olduğunu kabul etmek gerekiyor. Burada da tıbbi bir yardım almak gerekiyor. Kendi kendini sakinleştiremediğinde, günlük hayatını olağan bir şekilde sürdüremediğinde mutlaka psikiyatri uzmanına başvurup destek almalıdır.”
Hastalığa dönüştüğünde uzmana başvurulmalı
Normalde insanların yaşamlarını sürdürürken kimi zaman çeşitli riskler gördüklerinde kaygılanmalarının olağan olduğunu belirten Parlak, “Fakat kendi kendilerine bu kaygılarını yönetmelerini ve tekrar geri dönüp iyi ve güvende hissetmelerini bekleriz. Bunun karşısında kişi kendi kendine kaygısını yönetemiyorsa ve bu kaygıyla baş edemez hale geliyorsa o artık bir hastalık halini almıştır. Bu noktada beyinde bir takım biyolojikve kimyasal değişiklikler de söz konusudur. Beyindeki biyolojik değişikliklere bağlı olarak artık kişinin kaygısını kontrol etmesi de elinde değildir. Bir hastalık halini aldığında kişi kaygısını kontrol edemez, kendisini sakinleştiremez. Bu gibi durumlarda hem kişinin kendisinin kaygısını sakinleştirmeyi beklemesi hem yakınlarının telkin, öğüt ve tavsiyeleri ile bu durumun üstesinden gelmeyi beklemesi yanlıştır. Artık burada tıbbi bir hastalık söz konusudur, biyolojik bir bozulma da söz konusudur ve dolayısıyla hastalığın tedavisi için uzmanı olan bir psikiyatri uzmanı ile görüşmesi gerekir” dedi.
İlaç ve psikoterapi ile tedavisi mümkün
Uzman Klinik Psikolog Selvinaz Çınar Parlak, “Öncelikle beyinde olan biyolojik değişikliklerin tespit edilmesi ve buna bağlı olarak farmakolojik yani bir ilaç ile bu hastalığın tedavi edilmesi gerekir. Panik bozukluk ve kaygı bozuklukları, ilaç tedavileri ve bunların yanı sıra kaygıya yol açan düşünce süreçlerindeki bozulmaların da farkındalık kazandırılması ve iyileştirilmesi için psikoterapilerle tedavi edilmektedir. İlaç tedavisi ve psikoterapiler çoğunlukla kaygı bozukluklarının tedavisinde etkili yöntemlerdir” diye konuştu.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.