'HİÇ BİR ŞEY ANNE VE BABANIN VERDİĞİ SEVGİYİ ÇOCUĞA VEREMEZ'
Antalya Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcısı Psikolojik Danışman Nevzat Özer (sağda) ile sosyolog Abide Tutum (solda) Ali Bey Hotels & Resorts personeline çocuk istismarı konusunda bilgilendirme yaptı. Kaynak:Ali Bey Otel)

Anne babalığın emekliliği ve istifa etmek gibi bir durumunun olmadığını belirten psikolog Nevzat Özer, "Günümüzde çok meşgul bir hayat sürdürdüğümüz için çocuklarımıza yeterli vakit ayıramıyoruz. Ayıramadığımız için çocuk anne ve babadan alacağı sevgiyi ekranlardan alıyor. Hiç bir şey anne ve babanın verdiği sevgiyi çocuğa veremez" dedi.
Antalya'nın Manavgat ilçesinde Ali Bey Hotels çalışanlarına çocuk istismarcılığı hakkında eğitim semineri verildi. Antalya Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcısı Psikolojik Danışman Nevzat Özer ile sosyolog Abide Tutum Ali Bey Hotels & Resorts zincir grubundaki 100 kişilik otel personeli ve yöneticilerine çocuk eğitimi ve çocuk istismarı konularında eğitim semineri verdi.
Psikolojik danışman Nevzat Özer, personele ve çalışanlara 21. yüzyılda anne ve baba olmak, çocuk ve gençler nasıl bir anne ve baba ister, çocuk cinayetleri ve günümüzün çocuğunu ve gencini anlama yolları bilgilendirme yaptı. Sosyolog Abide Tutum da otel çalışanlarına çocuklarda cinsel istismar konusunda bilgilendirdi.
Anne ve baba olduktan sonra geri dönüşünün, istifasının ya da emekliliğinin ne yazık ki olmadığını ifade eden psikolog Özer, 21. yüzyılda insan yetiştirmenin daha zor olduğunun altını çizdi.
'MEŞGULİYET ÇAĞINDAYIZ ÇOCUKLARIMIZA VAKİT AYIRMIYORUZ'
Toza toprağa bulanmayan, ninnisiz, dedesiz ve ninesiz büyüyen yüzyılımızın çocuklarını nasıl anlaşılacağı, onlara nasıl anne ve babalık yapacağının iyi sorgulanması gerektiğine dikkat çeken Özer, "Nicedir suskun bu çocuklar. Ana ve babaların yerine ninni söyleyen oyuncaklar var. Duygusuz, hissiz, kalbi olmayan oyuncaklar. Modern yaklaşım bize “ilişkinin değil işin öncelikli” olduğunu söylüyor. Sürekli meşgul anne ve babalarımız. Meşguliyet ve hız asrındayız adeta. Onların başına bu kadar sıkıntıları biz getirmişken, bu gencecik yaralı ve hasarlı gönülleri nasıl tamir edeceğiz? Unutmayalım ki, yüzyılımızın çocuğu bir önceki nesilden daha kaygılı ve daha rekabetçi." diye konuştu.
Günümüz çocuklarının tehlikelerinden birininde ekran olduğunu vurgulayan Özer, "Günümüz çocuğu canlı yayınlarda bir milyona yakın insanın öldüğünü gördü. Bugün, çocuklarımızla aramız açılıyorsa, modernite adına onların özel yaşamlarına girmekte zorlanıyorsak, teknolojik cihazlar çocuklarımızı ve gençlerimizi emziriyor ve avutuluyorsa, elektronik bakıcılar devreye girmişse, tahammül sınırımız alarm veriyorsa, merhameti direğin tepesinden indirmeye başlamışsak; işte burada durun ve gözlerinizi kapatın. İki dakika düşünün. Oğlunuzu, eşinizi kızınızı alın karşınıza. İlişkilerinizi tekrardan gözden geçirin, bakıma ve tamire alın. Asla geç kalmadık, şimdi, son sığınak ve güçlü bir kale olan aileyi, ana ve babalığı yüceltmek zorundayız." ifadesinde bulundu.
CİNSEL İSTİSMARI BİLDİRMEMEK BİR SUÇTUR
Sosyolog Abide Tutum da yaptığı konuşmada, cinsel istismarı bildirmemenin de bir suç olduğunu söyledi. İstismarın en önemli tanımlarından birisinin çocuğa dokunarak ya da gerçekleştirerek yapılanı olduğunu belirten Tutum, diğerinin de çocuğu utandıracak davranışlarla ve onun rahatsız olacağı resimleri göstererek yapılması olduğunu kaydetti.
Çocuğun, bir erişkin tarafından cinsel gereksinim ya da isteklerinin doyumu için cinsel nesne olarak kullanılması ya da kullanılmasına göz yumulması bir suç olduğunun altını çizen Tutum, "Toplumu derinden yaralayan bu suç önlenebilecek iken önlenmesine yardımcı olmamak ta suç teşkil etmektedir. Bir çocuk cinsel istismara maruz kaldığında uzun vadede; suçluluk duygusu, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, kendine zarar verme ve intihar düşüncesi, kişilik bozukluğu, alkol ve uyuşturucu kullanımında artış, eğitim ve öğretimde başarısızlık gibi genel sonuçlara maruz kalır. Kısa vadede görülen etkileri ise; hafıza kaybı, uyurgezerlik, kaygı ve uyku bozuklukları, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, yatak ıslatma, kabuslar ve fobiler, bedensel yakınmalar, korku ve güven eksikliği ortaya çıkar. Alkol ya da madde bağımlılığı olan kişiler, ruhsal ya da fiziksel hastalığı olan, cinsel sorunları olan, anne-babanın çok genç olduğu, ebeveynlerden çocukluk dönemlerinde istismar öyküsü bulunanlar, baskın ve koşulsuz söz tutma isteyen anne-baba modelinin ve rol çatışmalarının görüldüğü aile modelleri istismara yatkınlık görülen ailelerdir." şeklinde konuştu.
İstismara uğramış çocuğun ilk durumunu söylediğinde ilk tepkinin önemli olduğunu vurgulayan Tutum, çocuğu anlatmaktan panikletmemek ve anlatmaktan caydırmamak için sakin, rahat olunması, abartılı tepkiler, mimikler ortaya koymamak ve çocuğa sevgiyle de olsa kesinlikle dokunulmaması gerektiğini ifade etti. Tutum, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Diğer kişilerle bunu paylaşmamak için çocuğa teminat vermek, ancak bunun aranızda bir sır olarak kalamayacağını bilecek kadar da bilgilendirmek gerekiyor. Sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyi ne olursa olsun istismar ailelerde ve aile yakınlarında da gözlenebiliyor. Çocuklarımızı istismardan korumak adına başına gelmeden önlemler alarak neler yapabileceğimiz çok önemlidir. Öncelikle çocuklarımızı yabancılar konusunda eğitmeliyiz. Yabancı birinin verdiği hediyeyi türü ne olursa olsun kabul etmemesi ya da kimlerden hediye kabul edebileceğini öğretmeli ve yabancılarda gelen yardım konusunda çocuklarımızı bilgilendirmeliyiz. Bunu çocuğumuz ve ailemizle geçireceğimiz etkin birliktelikte yapacağımız sohbetlerle önleyici tedbir almak adına bilinçlendirmeliyiz. Tanıdık birisi olsa bile eve yalnızken kimlerin alınıp alınamayacağı, nereye giderlerse gitsinler gittikleri yeri size söylemeleri konusunda eğitilmeli, arkadaşları ve onların ailelerini mutlaka tanımamız gerektiğini unutmayalım. Çocuklarımıza kaybolma eğitimi verilmeli ve neler yapması gerektiği öğretilmeli, anne-babanın ve en yakınların telefonu mutlaka ezberletilmeli, en azından başına bir şey geldiğinde 155 Polis veya 156 Jandarma hattını araması gerektiğini çocuklarımıza mutlaka öğretmeliyiz. En önemlisi de herhangi bir olay olmadan önleyici anlamda ailesi ile sevgi dolu birlikte zaman geçiren çocuklarımız en güvenli yerin aile yanı olduğunu bilir ve ona göre davranır. Çocuğumuza davranışlarımızla ona güvendiğimizi ve kişiliği ile değerli olduğunu göstermeli ve öğretmeliyiz."
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.