HERKESE AYNI ELBİSE OLMAZ!
Bağımlılık tedavisi kişiye özel elbise gibi olmalı

15 Ocak 2020 Çarşamba 12:31
Bağımlılıkta kişiye özel bireyselleşmiş tedavilerin etkili olduğunu belirten uzmanlar, bunu terzide özel elbise diktirmeye benzetiyor. Herkese aynı elbisenin uygun olmayacağını belirten psikiyatrist Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Biz tedavide ölçüyoruz, biçiyoruz ve kişinin genetiğine bakıyoruz. Türkiye’de bunu yapabiliyoruz. Kişinin genetik yapısına, cinsiyetine özgü bir tedavi yöntemi ortaya çıkıyor” dedi.
Psikiyatrist Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, bağımlılık tedavisinde kişiye özel tedavi yöntemlerinin önemine işaret etti.
Herkese aynı elbise olmaz!
Bireyselleşmiş tedavinin psikiyatride tıpkı özel dikim elbiseye benzetilebileceğini belirten Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Bireyselleşmiş tedavi psikiyatride şu demek; konfeksiyonda dikilmiş herkese göre standart bir elbise yerine terzide elbise diktirmek gibi. Yani herkese aynı elbise değil. Biz tedavide ölçüyoruz, biçiyoruz ve kişinin genetiğine bakıyoruz. Türkiye’de bunu yapabiliyoruz, kendi hastanemizde yapıyoruz. Kişinin genetik yapısına, cinsiyetine her şeyine özgü bir tedavi yöntemi ortaya çıkıyor. Buna bireyselleşmiş tedavi ya da hassas tıp deniyor” diye konuştu.

Bağımlılıkta aile de tedavi ediliyor
Bağımlılığın kronik bir beyin hastalığı olduğunu, tedavide danışanın yanı sıra ailenin de tedavi edildiğini belirten Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, şunları söyledi:
“Klasik tedavi yöntemlerimiz var. Birincisi danışma. Şu anda yönetmeliklerle danışma merkezleri kuruluyor. Siz bağımlılık yapıcı maddeler ile ilgili bir sorununuz varsa danışma merkezine başvurabilirsiniz. Çocuğunu getiremiyorsa aile, ailecek gelebiliyorlar. Hastayı görmeden durumu tanımlayabiliyoruz. Danışanımız geliyor ve motivasyon konuşma yöntemleriyle konuşuyoruz. Durumun artılarını ve eksiklerini konuşuyoruz. Bağımlılığın değil, sorunun olduğunu kabul etmesini sağlıyoruz. Sonra arındırma kısmına geliyoruz. Vücudun özellikle beynin maddeden arındırılmasını sağlıyoruz. Beynimizde alıcılar var. Diyelim ki beynimizde üç tane alıcı var. Siz alkolle tanışınca bu alıcılar artıyor. Bu alıcıları doyurmak için alkol miktarı giderek artıyor. Bunların sayısı asla azalmıyor. Biz arındığımızda onlar önce bağırmaya başlıyorlar. Bir süre sonra bakıyorlar ki alkol gelmiyor. Yavaş yavaş susmaya başlıyorlar ama hiçbir zaman azalmıyorlar. 15 yıl sonra tekrar alkol tüketirseniz aynı duruma gelirsiniz. Tedaviden ne anladığımıza bağlı. Grip geçirdiniz ve bir kere daha geçireceksiniz. Bağımlılık da böyle bir şey. Siz bir kere bağımlı kaldıysanız temizlendikten sonra bir daha hiç içmeyeceksiniz diye bir şey yok. Daha fazla tekrar etme özelliği var. Bu bir kronik hastalık. Ben bağımlıyım demeli hasta. Bu bir döngü. Bırakıyor tekrar başlıyor ve tekrar başlıyor. Bu hastalığın doğasıyla ilgili bir şey.Ayıklık ya da temiz kalma süresini uzun tutmaya çalışıyoruz. En önemli konu hasta ve yakınlarının bilgilendirilmesi konusudur. Biz hastayı teslim aldıktan sonra sadece hastayı tedavi etmiyoruz. Aile de tedavi ediliyor. Ailenin dinamiği de bozuluyor. Hastanede yattığı sürece hasta temiz kalacak, bunun garantisi var. Fakat hastaneden çıktıktan sonra kendilerine söz vermeleri gerekiyor.”
Derin TMU geleceği olan bir tedavidir
Bağımlılıkta iki ana tedavi yöntemi kullandıklarını belirten Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Bir tanesi ilaçla yapılan diğeri ise Derin TMU (Deep TMS) denilen bir tedavi. Beyinde bağımlılıkların oluştuğu üçgen bir bölge var. Burası haz bölgesidir. Haz aldığımız her şey bağımlılık yapar. Bu bölge istek ya da aşerme dediğimiz bölgedir. Kokain isteği oluşturmak istiyoruz ve beyinin bir bölgesinde aktivasyon başlıyor. O noktayı buluyoruz ve o noktayı uyarıyoruz. Bunun amacı aşermeyi ortadan kaldırmak. Önce aşermesini sağlıyoruz ve sonra bunu ortadan kaldırıyoruz. Derin TMU geleceği olan ciddi bir tedavi biçimidir. Alkol ve sigarayla ilgili bağımlığın genetik bir tarafı olduğunu, tedavisinin daha zor ve yavaş ilerlediğini belirten Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Sigara bağımlılarının büyük bir çoğunluğu ilaçsız tedavi oluyor. İlaç tedavisi bizim sık kullandığımız bir tedavi yöntemi. Aşı biçiminde ilaçlar araştırılıyor” dedi.
İç kontrol öğrenilmeli
Bağımlılık tedavisinin disiplin gerektirdiğini, danışanlarına iç kontrol oluşturmayı amaçladıklarını belirten Prof. Dr. Nesrin Dilbaz,“Bağımlılık tedavisi disiplin gerektirir. Bizim hastalarımız kendilerini hayat içinde disipline edemediği için bunu biz yapmaya çalışıyoruz. İç ve dış kontrolden bahsediyoruz. Kırmızı trafik lambasının altında trafik polisi duruyorsa veya kamera olduğunu biliyorsanız duruyorsunuz. Ama durmak gerektiği için değil, ceza almamak için duruyorsanız. Bu bir dış kontroldür. Bizim ülkemizdeki eğitim dış kontroldür. Olması gereken iç kontroldür. Çocuklarımıza suçlusun veya ceza alacaksın yerine utanma duygusunu öğretmemiz gerekiyor. Değerleri değiştirmek istiyorsak utanç duygusunu geliştirmemiz gerekiyor. Dış kontrol odaklı ilerlemeye çalışırsak olmaz” dedi.

Dünyadaki uzmanlara bireyselleşmiş tedavi yöntemlerini anlattık
Dünyada ve ülkemizde bağımlı sayısının arttığını belirten Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Amerikan Psikiyatri Birliği’nin her sene Amerika’daki ve dünyadaki psikiyatristleri bir araya topladığı yaklaşık 10-12 bin kişinin katıldığı bir kongre olduğunu ve bu yıl da bu kongreye katılarak bireyselleşmiş tedavi yöntemlerini anlattığını söyledi. Dilbaz, bu kongrede Amerika’nın en büyük psikiyatristlerinden biri olan psikofarmakolojinin babası olarak bilinen Prof. Stephen Stahl ile birlikte orada bireyselleşmiş tedaviyi konuştuklarını anlattı.
Bağımlılık tedavisi alanında onlar kadar hızlı ilerliyoruz
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Kişiye özel tedaviler ve gelişimde neler var bunları paylaştık. Amerika’daki psikiyatristlere anlattık. Çünkü biz bu alanda en az onlar kadar hızlı ilerliyoruz. Bizim ülkemizde de çok fazla toplantı ve çalışmalarımız oluyor. Ben Türkiye Bağımlılık Derneği’nin başkanıyım. İki yılda bir bağımlılıkla ilgili Türkiye’de kongre yapıyoruz. Bu sene ise bir ara kongre yaptık. Bunu da uluslararası katılımlı kongre olarak Kıbrıs’ta gerçekleştirdik. Çok geniş bir katılım oldu” dedi.
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.