ÇOCUKLA GÜVENLİ BAĞ KURMAK İSTİSMARDAN KORUYOR
"Çocuğunuza özel bölgelerini anlatın, iyi ve kötü dokunma hakkında bilgi verin."

02 Ağustos 2017 Çarşamba 13:12
Çocuklara yönelik her türlü istismarın çocuğun bilgilendirilmesiyle önlenebileceğine dikkat çeken uzmanlar, anne ve babalara önemli görevler düştüğünü söylüyor: "Çocuğunuza özel bölgelerini anlatın, iyi ve kötü dokunma hakkında bilgi verin. Çocuğunuzla güvenli ilişki kurun, bu durum bir sorun yaşadığında mutlaka size anlatmasını sağlayacaktır. Herhangi bir şüphe durumunda kızmak, tepki göstermek yerine destek verin."
Üsküdar NPİSTANBUL Beyin Hastanesinden Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Yrd. Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, çocukların istismarının önlenmesinde en önemli unsurun çocuğu bilgilendirmek olduğuna dikkat çekti.
Çocuğa özel bölgeleri anlatılmalı
3 yaş civarında çocukların artık kendi vücutlarını tanımaya, kendilerine ait olanla başkalarına ait olanı ayırt etmeye başladıklarına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, "Bu yaşlardan itibaren çocuklarımıza vücutlarını tanıtmaya, vücutlarının bazı bölgelerinin özel olduğunu, bu bölgelere asla başkalarının dokunamayacağını anlatmamız gerekir. Bunu yaparken bir yandan çocuğu korkutmamaya ve çevreye sürekli kuşkuyla bakmasını sağlamamaya özen göstermeliyiz. Çocuk özel bölgelerini bilmelidir. Örneğin çocuğumuzun banyosunu yaptırdığımız bir anda ona özel bölgelerini gösterebiliriz. Bununla birlikte çevremizde kötü niyetli insanların da olabileceğini ve bize kötülük yapabileceklerini de söylemek gerekir" diye konuştu.
Sorununu mutlaka size anlatabilmeli
Çocuğun istismardan korunmasının en önemli şartının anne ve babasıyla kurduğu güvenli bir ilişki olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, "Çocuk bir sorunla karşılaştığında bize rahatlıkla anlatabilmeli, aşırı ve korkutucu bir tepki almayacağını bilmelidir. Bunu yapabilmesi için çocuğumuza verdiğimiz tepkilerin şiddetini iyi ayarlamamız gerekir" dedi.
İyi dokunma ve kötü dokunma öğretilmeli
Yrd. Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, iyi ve kötü dokunma konusunun mutlaka anlatılması gerektiğini belirterek şu tavsiyelerde bulundu:
"Çocuklarımıza dokunmanın iyi ya da kötü olabileceğini, iyi dokunmanın saçını kısa süreli okşamak gibi ya da sırtını sıvazlamak gibi örnekleri olduğunu, kötü dokunmanın ise özel bölgelerine yakın yerlerine uzun süreli, onu rahatsız edici dokunma şeklinde olabildiği gibi örnekler vermek gerekir.
Tanımadıkları insanların, hatta bazen tanıdığı insanların yanına bile ailesinin izni ve kontrolü olmadan gitmemesi gerektiği söylenmelidir.
Özellikle kötü niyetli insanların çocuktan istifade edebilmek amacıyla çocuğun yaptığı bir hatayı anne ve babasına söylemekle tehdit edebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle çocuklarımız bizimle hatalarını paylaşmakta kendilerini güvende hissetmelidir."
İstismar tanıdık insanlardan geliyor
Çocuklara yönelik istismar konusunda Türkiye'de yapılan araştırmalarda çocuğa istismar uygulayan kişilerin çoğunlukla çocuğun tanıdığı insanlar olduğunun saptandığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, "Bu nedenle çocuklarımıza önceden olduğu gibi "tanımadığın insanlarla konuşma, onların söylediklerini dinleme" şeklinde öğütler vermek yeterli değildir. Çocukların istismarın ne olduğu ve bazı insanların onlara bu konuda kötülük yapabileceklerini öğretmek gerekiyor. İstismarın sadece yabancı insanlar tarafından değil, tanıdığı, hatta bazen sevdiği kişiler tarafından da yapılabileceği öğretilmelidir. Vücudunun ona özel olduğu ve başka hiç kimsenin dokunamayacağı bölgelerinin olduğu anlatılmalıdır" diye konuştu.
Gece uykuları bozulduysa dikkat!
5-6 yaşlarından önce çocukların sözel yetenek yani konuşma bakımından güçlü olmadığını, yaşadıklarını, duygu ve düşüncelerini konuşarak ifade etmekte zorluk çektiklerini kaydeden Gökten, "Dolayısıyla bu yaşlarda çocukların yaşadıkları travmaları sözel ifadelerinden değil, daha çok davranışlarından hissedebiliriz. Daha öncesinde belirgin bir sıkıntısı olmayan çocuğun gece uykularının bozulması, uykuya dalmakta güçlük çekmesi, uykusundan kabusla uyanması, iştahının bozulması, hırçınlığının ve tutturmalarının artması, yaşından beklenmeyen cinsel davranışlarda bulunması bizim için uyarıcı işaretler olmalıdır" uyarısında bulundu.
Aile çocuğun hangi davranışlarını gözlemlemelidir?
Yrd. Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, diğer yaş dönemlerindeki belirti ve değişiklikleri de şöyle sıraladı:
"Okul öncesi dönem çocuklarında uyku ve iştah alışkanlıkları, dışa vuran davranışları, oyuna olan ilgisinde değişiklikler, cinsel konulara ilgide yaşından beklenmeyen artış gibi özellikler aileler için önemli işaretlerdir.
Okul dönemindeki çocukların sözel becerisi daha gelişmiştir ve yaşadıklarını daha kolay ifade edebilir. Bu yaşta istismara uğrayan çocukların durumu ailelerinden saklamaları sık görülen bir durumdur. Çocuk böyle bir yaşantıdan sonra ailesinin aşırı tepki vermesinden korktuğu için, istismarcı ona ve ailesine zarar vermekle korkuttuğu için ya da istismarcı sevdiği biri olduğundan zarar görmesini engellemek için olayı saklayabilir. Ailelerin çocukla iyi bir ilişki ve iletişim içerisinde olmaları, hemen her gün günün nasıl geçtiği ile ilgili konuşmaları ve çocukta güven duygusunu oluşturmaları son derece önemlidir.
Ergenlik döneminde de yaşanan istismarlar çoğu zaman aileden gizli tutulabilmektedir. Ergenin yaşı gereği ailesinden bir miktar uzaklaşmış olması, akranlarına daha yakın hissetmesi gibi nedenlerle istismar aileyle değil daha çok akranlarla paylaşılabilir. Bu nedenle çocuklarımızı istismar konusunda eğitirsek bizim çocuğumuzun başına gelmemiş olsa bile bir arkadaşına bu konuda yardımcı olabilir. Güvendiği bir erişkinle olayı paylaşması sağlanabilir. Çocuk psikiyatri polikliniklerine konversif bayılmalar, depresif belirtiler, kaygı bozuklukları ya da davranış değişiklikleri ile başvuran birçok ergende çocukluk ya da ergenlik döneminde istismar yaşantısı olduğu saptanmaktadır."
Çocuğa duygusal destek ve güven verilmeli
Yrd. Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, şüpheli bir durum olması halinde ebeveynlerin yapması gerekenleri de şöyle sıraladı:
"Öncelikle çocuğu ya da ergeni korkutmamalıdır. Bu korkutma ailenin çok büyük bir tepki vermesi nedeniyle yaşanmaktadır. Zaten yaşadığı ağır travmanın etkisinde olan çocuğa ailesinin de bağırıp çağırması, öfke nöbetleri ya da yoğun üzüntü tepkisi göstermesi çocuğa hayatının geri dönüşsüz yıkıldığı inancını kazandırabilir. Bu durum da çocuğun travmadan etkilenmesinin şiddetini artırabilir. Aile çok fazla panik yapmadan çocuğa duygusal destek sağlamalı, ona güven vermeli ve durumu gerekli mercilere bildirmelidir. Bu mercilerden en önemlisi çocuk polisidir. Bazen aile durumu polise bildirmeden önce bir psikolog, rehber öğretmen, sosyal hizmet uzmanı ya da çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanından görüş almak isteyebilir. Doğru olan, durumu ailenin çocuk polisine bildirmesidir. Aileler bu konuda isteksizse ve ne yapacağını bilemez durumdaysa durumu öğrenen sağlık ya da kamu çalışanının da bildirme yükümlülüğü vardır."
Ülkemizde çocuk istismarı ile ilgili yapılan çalışmalarda kızların daha çok istismara maruz kaldığını ancak erkek çocukların da azımsanmayacak oranda bu duruma maruz kaldıklarını gösterdiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, "Çocukların yıllarca istismarı kimseye söyleyemedikleri, gizli tuttukları, istismarı gizledikleri yıllar uzadıkça ruhsal bozulmanın daha fazla olduğu saptanmıştır. İstismara uğramış çocukların bu travmanın etkisinden kurtulabilmeleri ya da daha işlevsel bir yaşam sürebilmeleri için istismarcının bu nedenle cezalandırıldığını bilmeleri önemlidir. Bu, çocukların hayatın adil bir yer olduğuna, kötülük yapan kişinin cezalandırıldığına ve suçlu olanın kendisi değil de istismarı yapan olduğuna dair inançlarının pekişmesini sağlar. Bu nedenle ailelerin durumu gizli tutmaya çalışmamaları, yasal sorumluluklarını yerine getirmeleri önerilir" diye konuştu.
Yorumlar
Yaşam
Bahar alerjisine karşı 10 etkili önlemGöğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisinde doğru sanılan 8 yanlışı anlattı ve 10 etkili önlemi sıraladı...01 Mayıs 2026 Cuma 11:04YAŞAM
Kalp sağlığı hayat kalitesini de artırıyorKalbin düzenli ve dengeli çalışması yalnızca dolaşım sistemini değil; beyin, böbrek ve akciğerler gibi organların da sağlığını olumlu etkiliyor.01 Mayıs 2026 Cuma 11:02YAŞAM
Eklem yaşlanmasını durdurmak mümkün mü?Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mahmud Aydın, eklem yaşlanmasının sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkındaki soruları yanıtladı.29 Nisan 2026 Çarşamba 12:39YAŞAM
Hamilelikte ağrı kesici kullanımı otizme neden olur mu?Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki olduğuna dair iddialar anne adaylarında ciddi bir endişe yaratıyor.21 Nisan 2026 Salı 12:24YAŞAM
Okullarda şiddet alarm veriyor!Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var.. Dr. Berat Dağ, “Özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi.17 Nisan 2026 Cuma 10:26YAŞAM
Ağız içinde geçmeyen yaraya dikkat!Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Serdar Karahatay “Nisan Ayı Ağız Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle, ağız kanserlerinin nedeni, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında bilgi verdi.15 Nisan 2026 Çarşamba 10:04YAŞAM
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hataBeslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hatayı sıraladı...10 Nisan 2026 Cuma 10:22YAŞAM
Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yollarıİç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdal Baysal, bahar aylarında ortaya çıkan şikayetlerin önemsenmesi gerektiğini belirterek, "Halsizlik, yorgunluk gibi durumlar iki haftadan uzun sürüyorsa, bir hekimden yardım alınmalı" dedi.09 Nisan 2026 Perşembe 10:07YAŞAM
Utandıran hastalığın 6 temel nedeniKadın hastalıklarında en sık görülen ama çoğunlukla ‘utanıldığı’ için en az konuşulan sorunların başında idrar kaçırma geliyor.07 Nisan 2026 Salı 10:37YAŞAM
Bu virüse dikkat! Çocuklarda hızla yayılıyorÇocukluk çağında sık görülen viral enfeksiyonlardan biri olan el ayak ve ağız hastalığı, son yıllarda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor.07 Nisan 2026 Salı 10:30YAŞAM
Çocuklarda alerjiyi tetikleyen 8 önemli etkenÇocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, önemli uyarı ve önerilerde bulundu.01 Nisan 2026 Çarşamba 13:04YAŞAM
Diz sorunlarınızı ameliyatsız çözün! İşte yöntemlerOrtopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Berkin Toker, dizlerin vücudun en fazla yük taşıyan ve en aktif kullanılan eklemlerinden biri olması nedeniyle spor sırasında travma ile zorlanmalara açık olduğuna dikkat çekti.01 Nisan 2026 Çarşamba 11:09YAŞAM
Dikkat! Kalp krizi riski diş etinden başlayabilirDiş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:05YAŞAM
Az pişmiş et, iyi yıkanmamış sebze sizi gözünüzden edebilirProf. Dr. Özlem Yıldırım, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini enfekte ettiği bilinen Toksoplazma Gondii’nin, enfeksiyona bağlı üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu ve kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:03YAŞAM
Omuz ağrısına karşı 5 etkili önlemProf. Dr. Çift, omuz ağrısına yol açan hatalı alışkanlıkları ve alınması gereken önlemleri anlattı, basit ama etkili 5 egzersizi açıkladı.23 Mart 2026 Pazartesi 10:43YAŞAM
Şeker ve tatlı tüketimine dikkat! İşte vücuda verdiği 6 zarar...Ramazan Bayramının olmazsa olmazlarının başında şüphesiz tatlılar geliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı19 Mart 2026 Perşembe 09:52YAŞAM
Dikkat! Bayram sofralarındaki hatalar sağlığınızı tehdit ediyorBeslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, bayramdaki beslenme hatalarının hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi şikayetlere yol açabileceğine dikkat çek18 Mart 2026 Çarşamba 10:27YAŞAM
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.