BÜTÜNSEL SAĞLIK İÇİN ÇABA ŞART
Bana çocukluğunu anlat, sana nasıl bir yaşlı olacağını söyleyeyim!

29 Eylül 2018 Cumartesi 17:04
Yaşamın her döneminin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, bireyin yaşlanırken her dönemden yaralar alarak büyüdüğüne dikkat çekiyor. Uzmanlara göre nasıl yaşlanacağımızı, yaşlandığımızda kim olacağımızı ve nasıl hissedeceğimizi çocukluk, gençlik ve yetişkinlik döneminde yaşadıklarımız belirliyor.
Birleşmiş Milletler, insanların "yaşlı sağlığı" konusunda bilinçlendirilmesi, yaşlıların sağlık ve sosyal açıdan yaşam standartlarının yükseltilmesine dikkat çekmek amacıyla 1990 yılında aldığı kararla 1 Ekim tarihini Dünya Yaşlılar Günü olarak ilan etti.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Birincioğlu, hayatın önemli dönemlerinden biri olan yaşlılık dönemindeki psikolojik değişimleri anlattı.
65'ten sonra yaşlılık başlıyor
Uzman Klinik Psikolog İnci Birincioğlu, "Psikoloji tarihine baktığımızda; insanın kimlik ve kişilik kavramlarının gelişimi ya da dönüşümü üzerine birçok kuram oluşturulduğunu görürüz. Bu kuramlar insanın doğumundan itibaren fiziksel olarak olgunlaşmasına paralel olarak, psikolojik ve sosyolojik anlamda da bir takım değişim süreçlerinden geçtiğini varsayar. Yaşlılık kavramı da son 100 yılda ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte, yaş sınırı tartışmalı olan bir konu olsa dahi, 65 yaş ve üzeri dönemi ifade etmektedir ve psiko-sosyal gelişim kuramında insanın yaşamındaki son dönemi ifade eder" diye konuştu.
Hayatımızdaki 8 psikolojik dönem
Amerikalı psikanalist Erik Erikson'a göre; insan yaşamı boyunca sekiz psikolojik gelişim döneminden geçtiğini belirten Uzman Klinik Psikolog İnci Birincioğlu, "İlk yaş 'temel güvene karşı güvensizlik duygusu'; 1-3 yaş 'özerkliğe karşı kuşku ve utanç duygusu; 3-6 yaş 'girişimciliğe karşı suçluluk duygusu'; 7-11 yaş 'başarılı olmaya karşı yetersizlik duygusu'; 11-17 yaş 'kimlik kazanmaya karşı kimlik karmaşası'; 17-30 yaş 'yakınlığa karşı yalıtılmışlık'; 30-60 yaş 'üretkenliğe karşı durgunluk' ve 60 yaş üzeri ise 'benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk'; bu dönemlere verilen adlardır" dedi.
Yaşlanırken her dönemden yara alıyoruz
Her dönemin adının bize çift kutuplu bir varoluşsal düzlemi ifade ettiğini ifade eden Birincioğlu, "Yani doğduğumuz ilk yılda psikolojimiz ve kimliğimiz ile ilgili gelişen kısım 'diğer bir kişiye ve dış dünyaya duyduğumuz güven duygusunun' oluşma aşamasını anlatmak için 'temel güvene' karşı 'temel güvensizlik' duygusu şeklinde adlandırılmıştır. Çünkü bu dönemde bebek için önemli olan tek şey annenin varlığı ve bakımıdır. Anne varsa, besleyici ise, psikolojik olarak bebeği ile 'bir' haldeyse, bebekte 'güven' duygusu gelişir.
Bu dönemde annenin vefatı, terki, hastalığı, depresyonu veya diğer etmenlerden ötürü bebeğine bakım verememesine dair her koşul, çocuğun 'temel güven' duygusunda gelişimsel bir problem yaratacak ve bebek yaşı gelip de bir sonraki psikolojik gelişim sürecine geçiş yapsa bile, bir önceki dönemi yaralı ya da yarım olarak tamamlayacaktır. Her dönem üst üste birikerek sadedi oluşturur. Yani kişi yaşlanırken her dönemden yaralar alarak ya da bütünlük duygusuna hizmet edecek şekilde büyür. Nasıl yaşlanacağımızı, yaşlandığımızda kim olacağımızı ve nasıl hissedeceğimizi şekillendiren şey işte bu bahsettiğimiz dönemlerden kişinin nasıl geçtiğidir. 'Benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk' adı verilen yaşlılık dönemi, önceki dönemlerde kişinin nasıl bir hayattan damıtılarak geldiğine bağlı olarak değişmektedir" diye konuştu.
Yaşlanmak, olgunlaşmaktır
Yıllar geçtikçe bedenimizin eskidiğini, yıprandığını ve nihayetinde öldüğünü belirten Uzman Klinik Psikolog İnci Birincioğlu, psikolojik olarak yaşlanmaktan kastın olgunlaşmak olduğunu söyledi. "Deneyim kazandıkça zihin; tüm anıları bir bütün haline getirerek kendini, diğerini ve dünyayı anlamlandırmaya çalışır" diyen İnci Birincioğlu, şunları söyledi:
"Böylece birtakım psikolojik şemalar oluşturarak yaşamımızı şekillendiririz. Zihnimizin yaşadığımız deneyimleri anlamlandırırken nasıl bir alışkanlık benimseyeceği önemlidir çünkü insan zihni dikkatini verdiği deneyimleri belleğine kaydetmekte ve ilişkilendirmektedir. Mesela 'karamsarlık' şeması olan bir kişi yaşamda karşılaşacağı her türlü engeli bir cezalandırma; karşısına çıkan sürprizleri ise aslında bir sonraki aşamada gelecek olan bir kötülüğün habercisi olarak görebilir. Bir süre sonra karamsarlık beklentisi gerçekten de kişinin yaşamını karartır. Bu karanlığa maruz kalınca da psikolojik savunmalarımız oluşur, kendimizi ya da başkalarını suçlarız, her yeni günden korkarız, depresyona gireriz ya da anksiyetemizin kardiyovasküler sistemimizi çökerterek fiziksel yaşlanmayı hızlandırmasına sebep olabiliriz.
Hayatta kalmamızı keyifsiz ve ya imkânsız hale getiren olumsuz şemalar çok erken yaşlardan itibaren oluşmaya başlarlar. Bu süreçte hem genetik mizaç hem de kişinin nasıl yaşam koşullarına doğduğu rol oynamaktadır. Kimisi genç yaşta bacağını kanserden kaybetse bile çeşitli dernek, sunum, kuruluşlar vasıtasıyla diğerlerine umut olmayı seçerken kimisi hayatında belirgin bir zorluk olmamasına rağmen yataktan çıkamayacak kadar depresif bir hale gelebilir. Bunların tümü kişinin zihinsel şemalarıyla ilişkilidir."
Psikolojik olgunlaşmanın; yaş aldıkça eskiyen bedenimizin getirdiği fiziksel aksaklıklara rağmen, psikolojik olarak edinilen bilginin 'bilgeliğe' dönüştürüldüğü bir kabul süreci olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog İnci Birincioğlu, "Kimimiz yaş aldıkça bilgeleşir, sever ve üretirken; kimimiz immatür (çocuksu) kalır ve mutsuz olur, şikâyet eder ve hem kendini hem de çevresini yoracak şekilde umutsuzluğa kapılır. Bu süreç Erikson'un gelişim kuramındaki süreçlerden kişinin nasıl geçtiği ve hangi zihinsel şemaları besleyerek 'oluşmayı' tercih ettiği ile ilgilidir" dedi.
Herkesin içindeki çocuk aynı değil
Uzman Klinik Psikolog İnci Birincioğlu, yaşlılık döneminin ruhsal açıdan sağlıklı geçirilmesi için yapılması gerekenleri de şöyle anlattı:
"Altı yaşından sonra yaşımız kaç olursa olsun, hepimizin içinde yaşı hiç değişmeyen üç ana karakter oluşur; içimizdeki çocuk, yetişkin ve ebeveyn yapılarıdır bunlar. Yaşam sadece yaşlılıkta değil, her gelişim evresinde kendine has armağanları ve güçlükleri barındırır. Armağanları kabul ederken ve güçlüklere göğüs gererken bu içimizdeki çocuk, yetişkin ve ebeveyn yapılarına adil davranmak, onları dengede tutmak psikolojik sağlık için en önemli değişkendir. Bu yapıların ihtiyaçlarını karşılayabilmek, yapılar arasında adaleti sağlayabilmek, kendimizi ve diğerini sevebilmek, üretmek ve kabul edebilmek için onları tanımalıyız. Herkesin içindeki çocuk aynı değil, yetişkin de öyle. Senin içindeki çocuk kim, ne ister, yetişkin bu istekleri karşılamak için hangi yollara başvurmayı seçer ya da yetişkinin seçtiği bu yollara senin içindeki ebeveyn ne der?
Bütünsel sağlık için çaba şart
Kendini bilmek için okumak, düşünmek, fikir almak ve vermek gerekir. İçsel bütünlük ve dengeyi sağlamak için hem yalnızlığı öğrenmek hem de diğerleriyle manalı vakitler geçirerek sosyalleşmek gerekir. Ayrıca unutmamak da gerekir ki; 'ruh – zihin – beden' bir bütündür. Ruhsal bütünlüğümüzle ilgilenirken hem zihinsel hem de bedensel sağlığımıza özen göstermek için çaba göstermemiz gerekir. Ancak bu ruhsal – zihinsel ve bedensel çabayı gösterenler ve gösterdikleri çaba ölçüsünde anlamlandırabildikleri bir yaşlılık geçirirler."
Şeker ve tatlı tüketimine dikkat! İşte vücuda verdiği 6 zarar...Ramazan Bayramının olmazsa olmazlarının başında şüphesiz tatlılar geliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı19 Mart 2026 Perşembe 09:52YAŞAM
Dikkat! Bayram sofralarındaki hatalar sağlığınızı tehdit ediyorBeslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, bayramdaki beslenme hatalarının hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi şikayetlere yol açabileceğine dikkat çek18 Mart 2026 Çarşamba 10:27YAŞAM
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.