YUMURTALIK KANSERİNİN SİNSİ BELİRTİLERİNE DİKKAT!
Sinsi ilerleyen over kanserine karşı düzenli kontrolleri ihmal etmeyin

03 Nisan 2019 Çarşamba 13:47
Over (yumurtalık) kanseri, kadın genital kanserleri içerisinde en öldürücü kanserlerin başında geliyor. Yumurtalık kanserinin oldukça sinsi bir şekilde ilerlediğini ve bu nedenle de "sessiz katil" olarak adlandırıldığını anlatan Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dede, "Bilgilerimiz, bu kanser türünün sadece yüzde 10'luk kısmında genetik mirasın rol oynadığını gösteriyor. Özellikle bu genetik mirasın rol oynadığı grupta yıllık yapılacak kontroller ile over kanseri erken safhada tespit edilebilir. Over kanseri erken evrede yakalandığında tedavi şansı yüzde 70'lerin üzerine çıkıyor" dedi.
Anadolu Sağlık Merkezi, 1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında gerçekleştireceği Over Kanseri Sempozyumu'yla over kanserindeki son gelişmeleri ve tedavi yöntemlerini ele alacak. Over kanserinin "yumurtalık" olarak geçen organda gelişen kötü huylu tümörler olarak anlaşıldığına değinen Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dede, "Yumurtalıktan köken alan 3 tip tümör var. Birincisi iyi huylu (benign) tümörler, ikincisi borderline dediğimiz düşük malignite potansiyelli over tümörleri, üçüncüsü de malign dediğimiz kötü huylu, yani halk arasında kanser olarak bilinen tümörler anlaşılıyor. İyi huylu tümörler genellikle tekrarlama eğilimi göstermiyorlar. Borderline dediğimiz tümörlerin nüks etme eğilimi var ama çok yavaş geliştikleri için 15-20 yıl gibi ilerleyen zamanlarda nüks edebilecek tümörler. Malign tümörler ise daha kısa zamanda kendisini gösterebilecek, tekrarlayabilecek ve hayatı tehdit edebilecek tümörler olarak karşımıza çıkıyor" dedi.
Over kanserinin yüzde 70'i ileri evrede tespit ediliyor
Over kanserinin yumurtalıkların yerleştiği yer (pelvis) ve karın içinin çok geniş olması sebebiyle çok büyük çaplara erişmeden ve bası şikayetleri oluşturmadan kadında herhangi bir rahatsızlığa sebep olmadığını belirten Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dede, "Kitlenin büyümesi ve karında sıvı toplanması (assit) olana kadar hastalık maalesef fark edilmiyor" açıklamasında bulundu. % 50 vakada herhangi bir şikayet ve belirti olmaz iken, geri kalan vakalarda ise alt karın bölgesinde hafif gerginlik ve huzursuzluk hissi, iştah ve yeme problemleri, sık idrara çıkma gibi idrar yolu ile ilgili belirtiler, kabızlık vb. bağırsak problemleri gibi kansere özgü olmayan belirtiler dışında over kanserinin belirtisi olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Dede, "Kötü huylu tümörlerin grade adını verdiğimiz davranış dereceleri farklılık gösterse de hızlı büyüme özelliği bazı tiplerinde mevcut. Hastaların herhangi bir şikayeti olmadığı için yüzde 70'i ileri evrede karşımıza çıkıyor. Hastalar hiçbir şikayetle karşımıza gelmediği, genellikle başka şikayetler sebebiyle doktora gitmeleri esnasında fark ediliyor. Rahim ağzı ve meme kanseri gibi kanserler gibi taraması da mümkün değil. Sinsi seyrettiği için 'sessiz katil' deniyor. Bu nedenle de kadın kanserleri arasında bizi ve hastayı uğraştıran ve hayatını tehdit eden kanserler arasında. Ancak düzenli yapılan yıllık muayenelerle bu hastalık yakalanabiliyor. Doktor kontrollerini ihmal etmemek önemli" dedi.
Tedavinin ana yapı taşı cerrahi
Tedavide ana yapı taşının cerrahi olduğunu vurgulayan Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dede, "Tanı konduktan sonra evreleme cerrahisi dediğimiz standart olarak yapılması gereken cerrahiler var. Bunlar rahmin çıkarılması, her iki yumurtalığın ve tüplerin çıkarılması, karın içi yağ dediğimiz omentumun çıkarılması (omentektomi), bazı tiplerinde apendiksin çıkarılması, pelvik ve paraortik bölgede mevcut (sol böbrek seviyesinden kasıklardaki bölgeyi içine alan lenf nodları) lenf dokularının çıkarılması standart cerrahi prosedürünü oluşturuyor" şeklinde konuştu. Ayrıca tümör yayılımının olduğu diğer organların, dalak, karaciğerin bir kısmı, diafragma ve periton adını verdiğimiz karın iç zarının çıkartılması, ince ve kalın bağırsakların çıkartılması gibi cerrahiler operasyona eklenebilir. Temel felsefenin eğer geride gözle görülür hiçbir tümör kalmadığı durumlarda hastanın kemoterapiye vereceği cevabın çok yükseldiğini ve hayatta kalma süresinin uzadığını belirten Prof. Dr. Murat Dede, "Çok yoğun tümörü olan ve cerrahiyi kaldıramayacak hastalarda ise önce 3 kür kemoterapi verip (neoadjuvan kemoterapi), hastanın sıvısı ve tümör yükü azaldıktan sonra cerrahiye daha uygun hale geldiği durumda cerrahi yapılır. Sonrasında da hastanın geri kalan kemoterapisi planlanıyor. Tedavi multidisipliner bir yaklaşım gerektiriyor" açıklamasında bulundu.
Tedavide günümüzde ek olarak; hedefe yönelik tedaviler (tümörün büyümesini sağlayan bazı moleküllere yönelik ilaçların kullanılması), tümör baskılayıcı gen mutasyonları (BRCA 1 ve 2)taşıyıcıları olan kadınlarda PARP inhibitörleri gibi kemoterapötiklerin kullanılması, uygun hastalarda doz dense kemoterapi adını verdiğimiz daha kısa aralıklarla daha yüksek dozda kemoterapi verilmesi, immünoterapi gibi umut vaat eden tedavi metodları uygulamada kendine yer bulmaktadır.
Over kanseri tedavisinde sıcak kemoterapi (HIPEC=Hypertermic Intraperitoneal Chemotherapy) ve basınçlı kemoterapi (Pressurized intraperitoneal aerosol chemotherapy - PIPAC) ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Over kanserinde sıcak kemoterapi bölgesel olarak yoğun ve ısıtılmış kemoterapinin bazı çalışmalarda hastanın tümörünün kontrol altına alınması ve sağkalımın uzamasına yardımcı olabileceği yönünde çalışmalar var. Ancak ilk evreleme cerrahisi esnasında mı, yoksa nüks olduğu zaman geride hiç tümör bırakmayacak şekilde tümör yükünün azaltılması (Sitoredüktif cerrahi) sonrasında mı yapılması konusu henüz açıklığa kavuşmuş değil. Zaman zaman tedavide kullanıldığını anlatan Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dede, "İlk ameliyat yapılırken 42 dereceye kadar ısıtılmış kemoterapi ilacı 1 saat süre ile karnın içinde gezdiriliyor, tümör yayılımı muhtemel yerlere ulaşıyor ve bu da sonrasındaki kemoterapinin etkisini arttırıyor. Ancak ilk kemoterapi verilip sonrasında nüks ettikten sonraki durumda geride hiç kalmayacak şekilde tümörün çıkarılıp ısıtılmış kemoterapi ve sonrasında kemoterapi verilirse hayat beklentisi konusunda yüz güldürücü sonuçların alınacağına ilişkin beklentiler var" dedi.
Gen terapileri önümüzdeki dönemde kendine yer bulacak
Over kanserinde cerrahinin yanı sıra kemoterapinin uygulanması ile ilgili ümit verici çalışmalara da değinen Prof. Dr. Murat Dede, "İmmünoterapiler, yeni kemoterapi ajanlarının devreye sokulması, genetik bazlı birtakım tedavi modaliteleri var. Gen terapileri ile ilgili de çalışmalar hala devam ediyor. Aşılama çalışmaları ile ilgili birtakım çalışmalar mevcut ama hiçbiri, özellikle immünoterapiler gelecek vaat etse de günlük rutin kullanıma girmiş değil. Gen terapileri önümüzdeki dönemde kendine yer bulacak gibi görünüyor" açıklamasında bulundu.
Ebeler artık sadece doğum yaptırmıyor!Ebeler kadınların sağlık yolculuğuna eşlik eden profesyoneller oldu!01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:47YAŞAM
Beyin aşk acısını fiziksel acı gibi algılıyor!Ayrılık sonrasında yaşanan acının...01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:44YAŞAM
Yazın böbrek taşına karşı 4 etkili yöntem!“Böbrek taşım olsaydı ağrı yapardı, demek ki yok” yanılgısına düşmeyin!31 Temmuz 2026 Cuma 12:47YAŞAM
Yorgunluğun altından hormon çıkabilir!Yaz yorgunluğunun altından hormon dengesizlikleri çıkabilir31 Temmuz 2026 Cuma 12:26YAŞAM
Yazın çocuklarda ishale dikkat!Yaz mevsiminde artan hava sıcaklıkları...30 Temmuz 2026 Perşembe 16:21YAŞAM
Tansiyon İlaca Rağmen Düşmüyorsa Dikkat!Kalp ve damar hastalıkları açısından önemli bir...30 Temmuz 2026 Perşembe 16:19YAŞAM
Diş hekimliğinde artık sadece el becerisi yeterli değil!Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ hekimin yerine geçmiyor, hekime ikinci göz oluyor”30 Temmuz 2026 Perşembe 16:17YAŞAM
Yaşam tarzı migreni doğrudan etkiliyor!Düzenli uyku, dengeli beslenme, egzersiz ve stres yönetimi gibi...30 Temmuz 2026 Perşembe 12:09YAŞAM
Menapozun sinsi tehlikesi: Kas kaybı''Kas kaybı ileri yaşlarda kemik kırılmalarına yol açabiliyor.''30 Temmuz 2026 Perşembe 12:07YAŞAM
Yazın klima kullanırken bu önerilere dikkat!Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte hanelerin ve iş yerlerinin enerji tüketimi yükseliyor. Ancak klima sistemlerinin doğru kullanımıyla enerji verimliliğini artırmak ve iç ortam konforunu korumak mümkün.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:42YAŞAM
Omurga sağlığı için 10 önemli öneriOmurga, insan vücudunun ana taşıyıcı kolonu ve merkezi sinir sisteminin koruyucu kalkanı olarak tanımlanıyor.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:35YAŞAM
Yazın mantara yol açan 6 hataÖzellikle ayak tabanı, parmak araları, kasık bölgesi, koltuk altı ve cilt kıvrımlarında mantar enfeksiyonlarının görülme sıklığı yazın artıyor.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:21YAŞAM
Uzmandan elektronik sigara uyarısı!Elektronik sigaralar yıllarca...29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:48YAŞAM
Bebek sağlığı ağızdan başlarBiberon ve emzik hijyeninde doğru temizlik bebek sağlığı için hayati önem taşıyor.29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:47YAŞAM
Yazın mantara yol açan 6 hata!Dikkat! Kolay bulaşıyor, hızla yayılıyor!28 Temmuz 2026 Salı 15:22YAŞAM
''Sessiz tehlike hepatiti önlemek mümkün.''Karaciğeri etkileyen ve tedavi edilmediğinde...28 Temmuz 2026 Salı 15:11YAŞAM
Hafta içi bitkisel hafta sonu et!Uzun Yaşamın Yeni Formülü: Hafta İçi Bitkisel, Hafta Sonu Hayvansal Beslenme28 Temmuz 2026 Salı 12:22YAŞAM
Yutulan diş macununa dikkat!Çocuklarda yutulan diş macunu istemsiz gluten maruziyetine sebep olabilir!25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:48YAŞAM
Kaliteli Uykunun Sırrı Isı YalıtımıKaliteli Bir Uyku İçin Binalarda Isı Yalıtımı Büyük Önem Taşıyor25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:46YAŞAM
Kaslarınızı 4 adımda güçlendirin!Yaz ayları kasları güçlendirmede önemli fırsatlar sağlıyor!25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:40YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.