YOĞUN BAKIM HAKKINDA 5 SORU
Covid-19 pandemisinde tüm dikkatleri üzerine çekmişti!...

24 Temmuz 2023 Pazartesi 10:46
‘Yoğun bakım’ denilince aklımıza gelen pek çok şey, Covid-19 pandemisiyle sil baştan yeniden yazıldı. Bu ünitelerle ilgili çok sayıda yeni bilgi hayatımıza girdi.
Pandeminin korkulu günleri geride kalsa da, yoğun bakım servisleri farklı ve ciddi hastalıkları olan hastalara yaşamsal destek vermeye devam ediyor. Bu kritik desteğin verildiği ünitelerin hala bilinmeyen ve merak edilen pek çok yönü var. Biz de yoğun bakım üniteleri hakkında merak edilen 5 soruyu Genel Yoğun Bakım Sorumlusu ve Anesteziyoloji Uzmanı Prof. Dr. Lütfi Telci’ye sorduk!
Pek çok zaman yaşamla ölüm arasındaki ince çizgideki hastaların tedavi gördükleri, her bir saniyenin bile kritik önemde olduğu yoğun bakım üniteleri, günümüzde ileri teknoloji donanımları ve deneyimli uzmanları sayesinde çok sayıda hastaya şifa sunuyor. Yaşamsal risk taşıyan hastaların kesintisiz olarak 24 saat bakım ve tedavilerinin yapıldığı bu üniteler; özellikle 2020 yılında dünyayı sarsan Covid-19 pandemisinde tüm dikkatleri üzerine çekti. Bu süreçte toplumun en çok merak ettiği konulardan biri, hastanelerin ‘yoğun bakım üniteleri’ oldu. Genel Yoğun Bakım Sorumlusu ve Anesteziyoloji Uzmanı Prof. Dr. Lütfi Telci, yoğun bakım üniteleri hakkında merak edilen 5 soruyu yanıtladı; önemli bilgiler ve uyarılarda bulundu!
Her hastanede yoğun bakım ünitesi olmalı mı?
Yoğun bakım ünitesi; hastaların tehdit altında olan yaşamsal fonksiyonları ile vital, yani vücut sıcaklığı, solunum, nabız ile kan basıncı bulgularının sürekli ve kesintisiz olarak takip ve tedavisinin yanı sıra bakımlarının yapıldığı bir ünitedir. Hastaların vücuttaki fonksiyonları monitörlerle sürekli takip edilirken, herhangi bir olumsuz durumda uzman hekimler tarafından anında müdahale ediliyor. Hastanede acil servis varsa, yoğun bakım servisinin de mutlaka olması gerekiyor. Yoğun bakımın düzeyini, hastanenin hizmet sunduğu tıp dalları belirliyor. Eğitim veren hastanelerin yoğun bakım düzeylerinin en az 2. düzey olması gerekiyor. Üniversite ve Tıp Fakülteleri hastanelerindeki yoğun bakımların düzeyi de 3. düzey olmak zorunda.
Yoğun bakım ünitesinde hastaya verilen destek düzeyleri farklı mı?
Evet, farklılaşıyor. Yoğun bakım ünitelerinde hastalar sağlık durumlarına göre üç düzeye ayrılıyorlar. Birinci düzey hastalar en hafif hasta grubunu oluştururken, ikinci basamak hastalar yaşamsal desteğe ihtiyaç duyan veya yakın doktor gözlemi gerektiren hastalar oluyor. Çoklu organ yetmezliği ve koma gibi sağlık sorunları yaşayan üçüncü basamak hastalar da en ağır hasta grubu olarak nitelendiriliyor. Büyük ameliyat ve tedavilerin gerçekleştirildiği hastanelerde üçüncü derecede yoğun bakım üniteleri kaçınılmazdır. Ülkemizde kayda geçmiş 1. 2. ve 3. düzey olmak üzere, yaklaşık 33 bin 323 erişkin yoğun bakım yatağı bulunuyor.
Hasta yakınlarına hangi sıklıkta bilgi veriliyor?
Yoğun bakımın temel ilkelerinden biri, birinci derecedeki hasta yakınlarının düzenli olarak bilgilendirilmesidir. Hastalar kimi zaman acil servisteki müdahalenin hemen ardından, kimi zamansa serviste yapılan tedavi sonrasında yoğun bakıma alınabilirler. Hasta yakınlarına her gün, mümkünse aynı saatlerde ve aynı uzman hekim tarafından, yoğun bakımda tedavi gören hastanın sağlık durumu hakkında mutlaka bilgilendirme yapılıyor. Yoğun bakımdaki bilgilendirme hastanın geçmiş 24 saat değerlerinin yorumuna dayalı olarak gerçekleştiriliyor. Verdiğimiz yorum bilgisinin geçerliliği 24 saat sürüyor. Her gün düzenli bilgi vermemiz yaptığımız işin gereğini oluşturuyor. Hastanın sağlık durumunda bir değişiklik yoksa hasta yakınlarına durumunun ‘stabil’ olduğunu aktarıyoruz. Arada ani değişen klinik durumlar için verdiğimiz bilgi ise ‘özel haber’dir. Bu tür haberleri vermeyi pek istemeyiz ama mecbur kalabiliyoruz. Yoğun bakımlarda ani ölümler çok ender yaşanıyor, bu nedenle hastaların sağlık durumlarının kötüye gittiği tablolarda da hasta yakınları yine düzenli olarak bilgilendiriliyor. Böylece hasta yakınları ilerleyen süreçte hastanın sağlığıyla ilgili bir sürprizle karşılaşmamış oluyorlar.
Toplumda yoğun bakım ünitesinde yatan hastanın sağlık durumu hakkında genelde olumsuz bir algı var. Hastanın yoğun bakımda olması, hayatını kaybedeceği anlamında yorumlanıyor, bu doğru mudur?
Bu algının bütünüyle yanlış olduğu Covid-19 döneminde görüldü zaten. Ama yine de hasta yakınlarında tam olarak kıramadığımız bir algı bu. Oysa ki yoğun bakımlar aslında ‘bu hasta ölecek’ denen pek çok hastanın iyileştirildiği ve hayata döndürüldüğü yerlerdir aynı zamanda. Yoğun bakımlar genel durumu ciddi şekilde kötüye giden, sağlık durumu sıkı takip edilmesi gereken kritik hastaların tedavi gördüğü üniteler olduğu gibi, belli cerrahi operasyonların hemen sonrasında hastanın sağlığının yakından takip edilip, oluşabilecek muhtemel risklerin ortadan kaldırılarak sağlıklı bir şekilde odaya alınması için hizmet veren ünitelerdir. Kısacası, her yoğun bakıma giren hastanın hayatını kaybedeceği algısı kesinlikle doğru değildir.

Yoğun bakım ünitelerindeki önemli ve teknolojik gelişmeler nelerdir?
İlk olarak elle gerçekleştirilen uzun süreli yapay solunumdan, solunum fizyolojisini olumsuz olarak en az etkileyen yapay solunum modellerini uygulayabildiğimiz ventilatörler, yoğun bakımlarda gördüğümüz şaşırtıcı gelişim göstergelerinin içinde birinci sırada yer alıyor. Günümüzde kullanmakta olduğumuz yapay solunum cihazlarıyla hastalarımıza günlerce, aylarca, hatta yıllarca yan etki görülmeksizin yapay solunum uygulayabiliyoruz. Aynı olanakları, yoğun bakım dışı normal servislerde ve eve taburcu ettiğimiz hastalarımızın evlerinde de kurabiliyoruz. Yapay solunum cihazlarında gördüğümüz bu şaşırtıcı gelişimi, vital bulguları izlediğimiz monitörlerde de gördük. Teknolojinin bizlere sunduğu geniş olanaklar sayesinde, yoğun bakım öncesi bilinmeyen veya otopsi sonrası tanısı kesinleşen hastalıkların tedavileri de yapılabilir hale gelmiştir. Başka bir deyişle, günümüzde çoğul organ yetersizlikleri ve birçok ölümcül hastalıkların tedavi edilebilirliğini yoğun bakımlar sağlayabiliyor. Yaşanılan afetler ve olmasını hiç istemediğimiz beklenmedik afetler olasılığı var oldukça, hastanelerimizin olmazsa olmaz servisler arasında ilk sırayı yoğun bakım servislerinin alması devam edecektir.

İlk yoğun bakım ünitesi nerede kuruldu?
Danimarka’nın Kopenhag şehrinde, 1952 yılında bir anestezistin ameliyathane dışına taşıdığı ve arkadaşları ile başardığı “elle uzun süreli yapay solunum” uygulamaları, günümüzde öylesine gelişim kaydetti ki başta cerrahi tıp dalları olmak üzere, tıbbın tüm dallarındaki gelişmelerin dönüm noktası denilebilecek bir tarih, tıp tarihinde yerini aldı. Yapılan araştırma ve çalışmaların klinik sonuçlarının gösterdiği ölüm oranlarındaki çok önemli düşüş, ‘yoğun bakım servislerinin’ tüm Avrupa’ya hızla yayılmasının yolunu açtı. 1959 yılında da ülkemizin ilk Yoğun Bakım Servisi Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.