YENİ YILI ÇOCUKLARA ANLATMANIN YOLLARI
Bayram kutlamaları gibi yılbaşı etkinlikleri de en çok çocukları heyecanlandırıyor.

25 Aralık 2018 Salı 17:02
Çocuklara göre yılbaşı yetişkinlerden farklı olarak bambaşka anlamlar taşıyor. Özellikle "Noel Baba, çam ağacı süsleme, hediye verme, Hindi yeme" gibi etkinlikler çocukların tüm bunların neden yapıldığını sorgulamalarına ve çeşitli soru sormalarına neden oluyor. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, "Yeni yıl, çocuklara yeni başlangıçların geleneksel kutlaması olarak anlatılmalı, bu etkinliklerin neden yapıldığına dair somut örneklerle yeni bir yılın yeni güzellikler getireceği aktarılmalı" dedi.
Evlerin, alışveriş merkezlerinin ve okulların süslenmesi, ışıklandırılması, her yerin rengârenk ve cıvıl cıvıl olması onları mutlu ettiği gibi bunların neden yapıldığı konusunda da merak uyandırıyor. Çocuklar için yeni yılın birincil anlamının günlük rutinden kurtulmak olsa da yaş grubuna göre bu algıların değişebildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi'nden Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, "Okul çağı çocukları için, arkadaşlar arasında hediye çekilişlerinin yapıldığı, aileden hediye taleplerinin olduğu gün olarak algılanırken, okul öncesi -henüz zaman kavramı gelişmemiş- çocuklarda yılbaşı kavramı eğlence günü, etkinlik günü, hediyeleşme günü, sabaha kadar abur-cubur yiyip oturabileceği bir geceymiş gibi algılanıyor" dedi. Figen Karaceylan Çakmakçı, yeni yıl kavramı ile ilgili çocuklardan gelebilecek can alıcı sorular ve o soruları verilmesi gereken cevapları açıkladı.
"Yeni yıl nedir? Yılbaşı nedir? Niye kutlanır? Niye bu kadar hazırlık yapılır?"
Yeni yıl, yeni başlangıçların geleneksel kutlaması olarak çocuklara anlatılmalı. "Bu gece yeni bir yılın başlangıcı." Yeni başlangıçlar hepimizi heyecanlandırır. Sen, okula ilk başladığın gün çok heyecanlanmıştın, çünkü okulun ilk günüydü. Senin için yeni bir başlangıç olmuştu ve senin için iyi olmasını istemiştik. Yeni başlangıçlarda her şeyin güzel olmasını, isteklerimizin, hayallerimizin, yapmak isteyip yapamadıklarımızın gerçekleşmesini ümit ederiz. Sen okula ilk başladığın gün nasıl heyecanlanıp, iyi şeyler olmasını dilediysen; yeni bir yıl da iyi dileklerimizin olmasını temenni ettiğimiz zamandır. Ailemizle, sevdiklerimizle bir arada olabildiğimiz, hedeflerimizi tekrar gözden geçirip beraber olabildiğimiz bir başlangıç noktasıdır yılbaşı" gibi çok ayrıntıya girilmeden açıklama yapılmalı. Özellikle soyut düşünce becerisi gelişmemiş okul öncesi çocuklar için hayatlarından verilecek somut örnekler konunun daha anlaşılır olmasını sağlayabilir.

"Neden 31 Aralık'ta bu kutlamaları yapıyoruz?"
"Dünyadaki ülkeler bir araya gelip ortak bir zaman kavramı oluşturup, bir çizelge oluşturmuşlar. Bu ortak çizelgeye de takvim adını vermişler. Tarihler bilinsin ki; ne zaman ne yapılacağı planlanabilsin, kim ne zaman doğmuş, hangi tarihte ne olmuş hatırlanabilsin. Örneğin takvim olmasaydı biz senin doğum tarihini hatırlayamazdık." gibi basit bir açıklama, takvim üzerinden açıklama yapılması konun anlaşılır olmasını sağlayabilir.
"Çam ağacı neden süslenir?" "Noel Baba kimdir?"
Çam ağacı neden süslendiği, Noel Baba'nın kim olduğu gibi sorular; masalsı unsurlarla ailenin kendi inancına göre çocuğa aktarılabilir. Bazı kültürlerde bunun bir gelenek olduğu, aynı bizim şeker bayramlarında çocukların şeker toplaması gibi, ağacın süslenip altına "Noel Baba'nın" çocuklara hediyeler koyarak yeni yılın gelmesinin kutlandığı anlatılabilir. Özellikle masalsı bir dünyada yaşayan okulöncesi dönem çocukların Noel Baba inancını sarsarak hayal kırıklığı yaratmamak gerekir. Noel Baba'nın çocukları çok seven bir insan olduğu, çocuklara hediye vermekten mutluluk duyduğu, sürprizler yaptığı anlatılabilir. Daha büyük yaş grupları için eski zamanlarda böyle bir insanın yaşadığı ama şimdi o inancın devam ettirildiği söylenebilir.
Yılbaşı gecesi aile birlik ve beraberliğine yönelik anı biriktirme için bir fırsat olabilir
Yılbaşı etkinliklerinin kapsamı ve biçimi biraz değişmiş olabilir. Mısır patlatılıp, kestane pişen, tombala oynayarak saat 12'nin heyecanla beklendiği yılbaşı geceleri biz büyükler için anı biriktirdiğimiz ve unutamadığımız geceler olduysa; neden şimdi bu gelenek devam etmesin ve çocuklarımız da anı biriktirme şansına sahip olmasın.Evden çıkmakta zorlanıyor, kalabalık ortamlarda bulunmak istemiyor, tünele girmekte, sinema veya tiyatroya gitmekte hatta kapalı otoparklarda bulunmaktan ve asansör, uçak, otobüse binmekten korkuyorsanız agorafobi olabilirsiniz! Uzmanlar bu durumun kişilerde kontrol kaybı, kalp krizi ve ölüm gibi düşüncelere sebep olduğuna dikkat çekiyor.
Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi'nden Uzm. Klinik Psikolog Serkan Elçi, agorafobi hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
"Çoğu insan bazı şeylere karşı korku yaşamaktadır. Bunlar; doğaüstü varlıklar, hayvanlar veya evde yalnız kalmak gibi şeyler olabilir. Agorafobi ise kelime anlamı olarak alan korkusu anlamına gelmektedir" diyen Serkan Elçi,
"Bu korku, kişinin bir alana sıkışmış hissi yarattığı, utanılacak bir duruma düşecekmiş gibi düşündüğü, panikleyip, bulunduğu ortamdan çıkamayıp, kaçamayacakmış gibi gelen bir anksiyete bozukluğu olarak tanımlanmaktadır. Kontrolü kaybedip delirecekmiş gibi, kalp krizi geçirecek hatta ölecekmiş gibi düşüncelere sebep olmaktadır. Bu hale vardığında da kimsenin kendisine yardım edemeyeceğini düşünmektedir. Kişi bu düşünceyle beraber ya evden dahi çıkmak istememekte ya da yanında güvendiği birinin varlığını istemektedir" şeklinde konuştu.
En çok, panik bozuklukla birlikte görülüyor
Agorafobinin en fazla panik bozuklukla birlikte görüldüğünü belirten Elçi, "Hatta birçok belirtileri birbiriyle örtüşmektedir. Fakat panik bozukluk kendini ataklarla göstermektedir. Bu atakların zamanı, yeri hiç belli olmayabilir; fakat agorafobide özellikle bir alan olması gerekmektedir. Bu alanlar spesifik olacağı gibi, ev dışı tüm alanlara da yayılabilmektedir. Oluşan olumsuz düşünce içeriği sinir sistemini de uyarmakta, bu uyarım da vücudun alarm moduna geçmesine neden olmaktadır" dedi.
"Agorafobi temelde anksiyete bozukluğu çatısı altında bulunduğu için diğer anksiyete bozuklarının yaşanması da agorafobinin zaman zaman kendini göstermesine neden olabilmektedir" diyen Klinik Psikolog Serkan Elçi, "Çünkü birçok rahatsızlıkta olduğu gibi kendi içinde yer değiştirmesi mümkündür. Bu hastalıklar panik bozukluğun yanı sıra; yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi, obsesif kompulsif bozukluk (takıntı hastalığı), travma sonrası stres bozukluğu, madde kullanımının sebep olduğu anksiyete bozuklukları ve özgül fobilerdir. Bunların dışında depresyon ve bazı kişilik özellikleri ile birlikte de görülebilir" diye konuştu.
Agorafobinin belirtileri nelerdir?
Klinik Psikolog Serkan Elçi, agorafobinin belirtilerini şöyle sıraladı:
- "Kişi evden çıkmakta zorlanıyor veya tek başına çıkmıyorsa,
- Kalabalık ortamlarda bulunmak istemiyorsa,
- Tünele girmekte, sinema veya tiyatroya gitmekte, kapalı otoparklarda bulunmakta, MR cihazı gibi dar alanlarda bulunmakta zorlanıyorsa,
- Asansör, uçak, otobüs gibi yerlerde bulunamıyorsa,
- Bu tür yerlerde bulunduğunda panikleyip, nefes darlığı çekeceğini, bayılacağını, kalp krizi geçireceğini veya bayılacağını düşünüp, istediği zaman o ortamdan çıkamayacağını düşünüyorsa,
- Günün büyük bölümü bu kaygılar ile geçiyorsa,
- Kaygılar aile, iş veya okul yaşantısını etkiliyorsa,
- Bu kaygıyı kontrol altına alamıyorsa,
- Yaşanan bu durum 6 aydan daha uzun süredir devam ediyorsa agorafobinin varlığından söz edilebilir."
Obsesif kişilik özellikleri olanlarda daha sık görülüyor
Temel sorunun kontrolü kaybetmek olduğu için, kişinin kontrolün kendisinde olmadığını düşündüğü alanlarda bu rahatsızlığın açığa çıktığını ifade eden Elçi, "Bu durumun kişilik özellikleri ile de bağlantılı olduğu söylenebilir. 'Mükemmeliyetçi' diye tanınan obsesif kişilik özellikleri olanlarda bu rahatsızlığın görülme sıklığı daha fazladır. Çünkü bu kişilik özelliği 'hep ya da hiç' ilkesi ile hayatını sürdürmektir. Yani uçağa bindiğinde ya çok rahat olacak ya da hiç binmeyecektir" diyerek, agorafobinin hangi durumlarda meydana geldiğini şu şekilde ifade etti:
- "Sinir sistemi ile bağlantılı olarak biyolojik nedenler varsa,
- Kişi taciz, tecavüz, doğal afet, beklenmedik yakın kaybı gibi herhangi bir travmaya maruz kaldıysa,
- Ailede bu tür bir rahatsızlığı olan birisi varsa ve kişiyle uzun süre birlikte vakit geçirmiş, model aldığı biriyse,
- Metro, uçak, asansör gibi kontrolün kendisinde olmadığı alanlar olduğunda agorafobi meydana gelebilir."
Agorafobi hastalarının psikiyatrik destek alması gerekiyor
"Kişinin öncelikle korktuğu, kaygı duyduğu alanın ne olduğunu kavraması ve 'kademeli' olarak bu alana kendini maruz bırakması önemlidir. Eğer denemelerle bunu başarabiliyorsa agorafobi noktasına gelmeden bu kaygısını yenmiş olacaktır" diyen Serkan Elçi,
"Fakat tanı alacak düzeyde olan agorafobi hastalarının psikiyatri başvurusu yapması gerekmektedir. Psikiyatrik olarak tablo oluşturulmasından sonra terapi süreci devreye girmelidir. En yaygın olan 'bilişsel davranışçı terapi' yöntemidir. Bu terapi yöntemi ile kişi zihninde bu kaygıyla birlikte neler olduğunu görüyor olacak, olası sonuçları hesaplayabilecek, aşamalı olarak da bu kaygının üzerine gidebiliyor olacaktır. Bunların yanı sıra hangi durumların bu kaygıyı tetiklediği, kaygı geldiği zaman nasıl üstesinden geleceğini, sosyal ortamda bu kaygıyı nasıl kontrol edebileceğini de kişi öğreniyor olacaktır. Bir diğer terapi ise EMDR terapisidir. Genellikle travma tedavisinin terapi yöntemi olarak bilinse de agorafobi gibi anksiyete bozukluklarında da oldukça işlevseldir. EMDR ile kişinin negatif düşünce içeriği ele alınır ve sistemik olarak kişi bu düşünceye karşı duyarsızlaştırılır. Son olarak son dönemlerde bazı kurumlarda kullanılmaya başlanan sanal gerçeklik gözlükleri ile de agorafobi oldukça olumlu sonuçlar vermektedir. Sanal gerçeklik gözlüğü ile bir terapistin kontrolü dâhilinde MR cihazı, kapalı alan, yükseklik, asansör vb. kaygılar çalışılmakta, sanki o anı yaşıyormuşçasına kontrollü şekilde kişiler bu kaygıdan kurtulmaktadır" şeklinde konuştu.
Verilen egzersizlere uyum sağlanması, tedavi sürecini hızlandırıyor
Serkan Elçi, "Eğer kişi agorafobiden dolayı evden çıkamayacak hale gelmişse, başlangıç aşamasında internet üzerinden görüntülü konuşma yapılması mümkün olup, ileri evrelerde bu tür tedavilerin yapıldığı hastanelere yatış gerekebilir" diyerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu tedavi süreçlerinde kişinin terapistine güveni, verilen egzersizlere uyum sağlayabilmesi, tedavi esnasında alkol, uyuşturucu vb. maddelerden uzak kalabilmesi de iyileşme sürecine hız kazandıracaktır."
Çocuklarda alerjiyi tetikleyen 8 önemli etkenÇocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, önemli uyarı ve önerilerde bulundu.01 Nisan 2026 Çarşamba 13:04YAŞAM
Diz sorunlarınızı ameliyatsız çözün! İşte yöntemlerOrtopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Berkin Toker, dizlerin vücudun en fazla yük taşıyan ve en aktif kullanılan eklemlerinden biri olması nedeniyle spor sırasında travma ile zorlanmalara açık olduğuna dikkat çekti.01 Nisan 2026 Çarşamba 11:09YAŞAM
Dikkat! Kalp krizi riski diş etinden başlayabilirDiş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:05YAŞAM
Az pişmiş et, iyi yıkanmamış sebze sizi gözünüzden edebilirProf. Dr. Özlem Yıldırım, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini enfekte ettiği bilinen Toksoplazma Gondii’nin, enfeksiyona bağlı üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu ve kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:03YAŞAM
Omuz ağrısına karşı 5 etkili önlemProf. Dr. Çift, omuz ağrısına yol açan hatalı alışkanlıkları ve alınması gereken önlemleri anlattı, basit ama etkili 5 egzersizi açıkladı.23 Mart 2026 Pazartesi 10:43YAŞAM
Şeker ve tatlı tüketimine dikkat! İşte vücuda verdiği 6 zarar...Ramazan Bayramının olmazsa olmazlarının başında şüphesiz tatlılar geliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı19 Mart 2026 Perşembe 09:52YAŞAM
Dikkat! Bayram sofralarındaki hatalar sağlığınızı tehdit ediyorBeslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, bayramdaki beslenme hatalarının hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi şikayetlere yol açabileceğine dikkat çek18 Mart 2026 Çarşamba 10:27YAŞAM
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.