UZMANLARDAN SAVAŞ UYARISI!
Çocuklara savaş haberlerini izletmeyin, kaygılandırıcı ifadelerden kaçının…

28 Şubat 2022 Pazartesi 14:57
Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan savaşa ilişkin haberlerinin çocukları olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken uzmanlar, çocukların bazı davranışlarıyla bunları ortaya koyabileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, çocuklarda gece uyanmaları, açık bir nedeni olmadan ağlama ve öfke krizine girme, savaşla ilgili sorular sorma gibi davranışlar görülebileceğini belirtiyor. Çocuklara savaş haberlerinin izletilmemesini tavsiye eden uzmanlar, sorularının da anlaşılır şekilde yanıtlanmasını, çocuğu kaygılandıracak ifadelerden kaçınılmasını öneriyor. Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, Rusya-Ukrayna savaşının çocukların psikolojisi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Erken yaştaki olumsuzluklar yaşam boyu etkilere yol açıyor!
Prof. Dr. Nurper Ülküer, dünyada milyonlarca çocuğun savaş, şiddet, hastalık ve ölümle karşı karşıya kalırken bu sorunları yaşamayan ama akranlarının çaresizliğini kitle iletişim araçlarıyla ve anne-babalarının konuşmalarından öğrenen çocukların sayısının bu sayının onlarca katına çıktığını söyledi. Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Çocuklar, sonsuz hayal güçleri ile bunları kendi dünyalarının bir parçası haline getiriyor ve aynı olumsuzlukları kendi dünyalarında yaşayabiliyor. Olumsuzlukların yarattığı kaygı ve korku, çocuğun gelişiminde, sanki olayı kendisi yaşamış gibi, önemli ve geri dönüşü oldukça zor olan ve tüm yaşamları boyunca onlarla birlikte olacak psiko-somatik problemleri de beraberinde getiriyor. Çocuk gelişimi alanında, bilhassa sinir-bilimsel çalışmalar, erken yaşlardaki olumsuzlukların, yaşam boyu devam eden fiziksel ve ruhsal problemlere neden olabileceğini vurgulamaktalar. İşte bu nedenle, her iki grup çocuğun da korunmaya ve daha güvenli ortamlarda olmaya ihtiyaçları ve hakları var.” diye konuştu.
Şiddete tanıklık etmek psiko-somatik problemlere neden oluyor!
Savaş yaşayan, şiddete tanıklık eden çocukların yaşadığı travmaların geri dönüşü çok zor olan, ve yaşam boyu devam edebilecek psiko-somatik problemlere neden olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Bu tür travmaların ve olumsuzlukların çocukların gelişimleri üzerindeki etkileri yaşlarına ve içinde bulundukları ortamlara göre farklılık gösterir. Örneğin bebeklerin ve küçük çocukların, hala birincil bakım vereni ile olan yakın bağı nedeni ile olumsuzluklardan etkilenmeleri daha çok bakım verenleri ile olan güvenli etkileşimlerinin kesilmesi sonucu ortaya çıkabilir. Unutulmaması gereken bir şey varsa, anne-babaların ve bakım verenlerin de aynı olumsuz durumlardan etkilendikleri ve fiziksel ve ruhsal sağlık açısından güçlükler yaşadıkları ve çocuklarına gereken ilgi ve sevgiyi gösteremeyebilecekleridir. Bu ise çocukların ihmal ve istismar tehlikesini arttırır. Diğer bir deyişle, bilhassa küçük çocukları savaşın ve diğer olumsuzlukların yıkıcı etkisinden korumanın en önemli yolu anne-babaların bu tür olumsuzlukların etkisinden uzak tutacak ve bu tür olaylardan etkilenmeyecek şekilde güçlü olmasıdır.” uyarısında bulundu.
Güvende zannedilen çocuklar, korkuları sanal yaşıyor
Savaş, şiddet, sel ve yangın gibi afet haberleri ve olumsuzlukları gazete, televizyon ve sosyal medya gibi araçlardan seyreden çocukların da bu haberlerden olumsuz etkilendiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Nurper Ülküer, şunları söyledi: “Bu tür haberler günlük yaşamımızın bir parçası olmuş durumda. Sadece çocukları değil, yetişkinleri de etkileyen bu durumun, çocuğun gelişimini, bilhassa sosyal ve duygusal gelişimini olumsuz etkilediğini anlatan araştırmaların sayısı giderek artıyor. Yani ‘güvende’ olduğunu düşündüğümüz çocuklarımız, evlerinin oturma odasında birden kendini savaşın ortasında, çocukların ağlaştıkları bir cenaze merasiminde veya hastanelerdeki hasta yataklarının başında bulabiliyor ve hayal dünyalarının yardımı ile de şahit oldukları bu ‘boyutlara’ geçebiliyorlar. Korkuları, kayıpları ve kaygıları oturdukları ve kendilerin en güvende hissettikleri evlerinde ‘sanal’ olarak yaşayabiliyorlar.”
Bu belirtilere dikkat!
Çocuğun savaş gibi sarsıcı olaylardan etkilendiğinin bazı davranışlarla anlaşılabileceğini kaydeden Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Çocukların sordukları sorulardan, gece uyanmalarından, ışığı kapamak istememelerinden, anne-babalarına yapışmalarından, açık bir nedeni olmadan ağlama ve öfke krizine girme ve benzeri davranışlarından anlayabilirler. Çok daha yoğun yaşanan durumlarda alt ıslatmaları, suskunluk, hiperaktivite veya içine kapanma da gözlenebilir.” uyarısında bulundu.
Savaş haberleri çocuğa izletilmemeli
Anne babalara düşen en büyük görevin, bu tür haberlerin çocuklar tarafından izlenmesini mümkün olduğu kadar engellemek olduğunu belirten Ülküer, “Ancak günümüz koşullarında bunun tam da gerçekleşmeyeceğini düşünürsek çocuklarına gördüklerini onların anlayacağı bir dille anlatmalı, çocuğun korkularını azaltmaya çalışmalıdır.” dedi.
Sorularına doğru ve tutarlı cevap verilmeli
Çocukların sorduğu sorulara doğru ve tutarlı cevap vermenin önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Çocuklar gördüklerini anlayabilmek için soru sorarlar. Örneğin ‘Bu çocuklar neden ağlıyor? Niye ormanlar yanıyor? Bu insanlar eden kaçıyorlar? Bize de gelirler mi? şeklinde sorular sorabilir. Bu soruların cevabı oldukça zor olmakla birlikte, gerçekleri ve nedenleri sade, samimi ve anlaşılır cümlelerle anlatmak en uygunudur. Ancak ebeveynlerin çocuklarının yanında konu ile ilgili konuşmalarına dikkat etmeleri de ayrı bir önem taşır. Zira anne ve babaların çocuklarına söyledikleri ile genel konuşmalarında kullandıkları cümleler farklı olursa, bu çocukların kafasındaki soru işaretlerini daha da artırır.” diye konuştu.
Korkuyla terbiye yöntemine başvurulmamalı!
Bu tür olumsuzlukların çocuk terbiyesinde asla kullanılmaması gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Maalesef gayet masum bir şekilde bazen anne ve babaların başvurduğu bir korkuyla terbiye’ yöntemi vardır. ‘Onlar yaramazlık yaptığı için böyle oldu. Eğer sen de yaramazlık yaparsan sen de öyle olursun’ ya da ‘Seni de onların yanına yollarım’ şeklinde oldukça tehlikeli ifadeler asla kullanılmamalıdır. Bu tür söylemler, çocukların kaygısını arttırmaktan başka bir işe yaramaz.” uyarısında bulundu.
Çocuğun empati ve şefkat duygusunu geliştirmek için fırsat olabilir
Çocuklarda farkındalık, empati ve şefkat duygularının gelişmesine yardımcı olunması gerektiğini de ifade eden Prof. Dr. Nurper Ülküer, “Çocuklar bu soruları akranlarının yaşadığı gerçek travmaları gördüklerinde soruyorlar. Onlarla konuşurken ‘Bize bir şey olmaz, merak etme’ tavrı yerine, bu çocukların üzüntülerini ve onlara neler yapabileceklerini de anlatmak gerekir. Aynı şekilde olaylarda bir tarafı haklı bir tarafı haksız şekilde göstermemek, ayrımcılığa ve ön yargıya neden olacak ifadelerden uzak durmak gerekir. Hepimizin ihtiyacı olan empati ve şefkat duygularını, çocuklarla birlikte yaşamak ve onlara yaşatmak önemlidir. Belki de bu olumsuzlukların en olumlu çıktısı olabilir.” dedi.
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.