UZMANLAR YAPAY ZEKÂ KONUSUNDA UYARIYOR
Önlem alınmazsa nükleer enerji seviyesine denk riskler oluşabilir!...

14 Ağustos 2023 Pazartesi 10:26
Yapay zekânın çok önemli bir güç olduğunu ve bu gücün etki alanının hızla arttığını belirten uzmanlar, böyle bir gücün üretim ve kullanımının, herhangi bir tek elde toplanmasının dünya üzerindeki dengeleri değiştirebileceğini savunuyor.
Yapay zekânın kontrol edilmesi gereken döneme yaklaşıldığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, önlem alınmadığı takdirde bu teknolojinin nükleer enerji seviyesine denk riskler taşıyabileceğini vurguluyor. Yapay zeka denetimlerinin nasıl uygulanacağı sorusunun henüz bir yanıtı olmadığına değinen Bingöl, küresel bir otoriteden çok her ülkenin kendine göre mevzuat ve yönetmelikleri olması gerektiğini ifade ediyor.
Yapay Zekâ Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, yapay zeka modellerinin getirebileceği olası riskleri ve bu risklerin nasıl kontrol altına alınabileceği konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Yapay zekâlar, büyük bir alanda birçok kişinin işini elinden alabilir
Her şeye muktedir yapay zeka modellerinin olası riskleri de beraberinde getirdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Kullanıcılarına büyük avantajlar sağlaması yüzünden, bu kişilerin insanlığı avucunun içine alması gibi medyatik riskleri şu an için düşünmek gereksiz. Ancak çok daha yakında etkileriyle yüzleşmemiz gereken birçok risk ve tehlike bizleri bekliyor.” dedi.
Sanayi devrimiyle birlikte, buharlı makinelerin insanların yapmış olduğu işleri elinden aldığını ama bunun yanında çok daha fazla iş alanı oluşturduğunu hatırlatan Bingöl, “Yapay zekâ için ‘yeni iş imkânları oluşturacak’ dense de son zamanlarda her kesimden insanın da dikkatini çeken genel modeller, buharlı makineler gibi insanların yaptığı işleri daha verimli yapmak için tasarlanmadılar. İnsanların yapabileceği her türlü bilişsel faaliyeti yapabilmek için tasarlandılar. Bu da demektir ki yeni iş imkânı olarak gördüğümüz her şey bir süre sonra tekrardan genel modeller tarafından öğrenilebilir. Sürecin hiçbir yerinde insana gerek kalmaksızın faaliyet gösteren işletmeler oluşabilir. Doğru yönetilmediği takdirde bu tür bir değişimin etkileri dünya üzerinde çok yıkıcı olabilir. Genel maksatlı yapay zekâlar, doktorluktan avukatlığa, yazılım mühendisliğinden yöneticiliğe kadar büyük bir alanda, birçok kişinin işini elinden alabilir. Bunun yanında 7 gün 24 saat çalışıp insan meslektaşlarından çok daha ucuz bir maliyet oluşturabilir.” diye konuştu.
Bu kadar önemli bir gücün tek elde toplanması dünya üzerindeki dengeleri değiştirebilir
Yapay zekânın diğer bir aşaması olan ‘model oluşturma ve geliştirme aşaması’ için merkezi denetimin getirdiği risklerin düşünülmesi gerektiğine dikkat çeken Bingöl, bunun tek bir otorite tarafından yapılmasının önemli bir risk olduğunu söyledi.
Yapay zekânın çok önemli bir güç olduğunu ve bu gücün etki alanının hızla arttığını belirten Bingöl, “Bu kadar önemli bir gücün üretim ve kullanımının, küresel veya değil, herhangi bir tek elde toplanması dünya üzerindeki dengeleri değiştirebilir. Günümüzde nükleer gücün yarattığı sorunlar ve dünya güç dengesi üzerindeki rolü ortada.” dedi.
Yeterli önlemler alınmazsa yapay zekâ teknolojisi nükleer enerji seviyesine denk riskler taşıyabilir
Yapay zekâ teknolojileri alanında önemli gelişmelere imza atmış bir şirket kurucu ve yöneticileri tarafından yayımlanmış bir makaleye değinen Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Makalede, yapay zekâ teknolojilerinin sorumlu bir şekilde kullanılması ve doğru şekilde denetlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu teknolojinin denetlenmediği takdirde, insan hayatı ve toplum üzerinde olumsuz etkiler yaratabilecek riskler taşıyabileceği söyleniyor. Makaleye göre, yapay zekânın uluslararası kurumlar tarafından kontrol edilmesi gereken döneme yaklaşıldı ve yeterli önlemler alınmadığı takdirde bu teknoloji nükleer enerji seviyesine denk riskler taşıyabilecek.” şeklinde konuştu.
Küresel gücün bir güçler topluluğuna dönüştürülmesi başka sorular doğuruyor
“Bu nükleer güç ve risk benzetmesinden yola çıkarsak, yapay zekâ teknolojisinin de küresel veya değil tek bir elde toplanmasının nasıl sonuçlar doğuracağı ve dünya güç dengesine nasıl etki edeceği açıktır.” diyen Bingöl, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu riski azaltmak için, küresel gücün birden fazla aktörün olduğu bir güçler topluluğuna dönüştürülmesi ise başka sorular doğuruyor. Küresel gücü temsil eden unsurlar nasıl belirlenecek? Bu gücün kullanımı hangi süreçlere ve yetkilere bağlanacak? Anlaşmazlıklar nasıl giderilecek, onay ve veto hakları nasıl adil olarak yönetilecek?”
Yapay zekâ iyi yönetilmezse daha fazla soruna ve güç dengesizliğine yol açabilir
Pandemi sürecinde Dünya Sağlık Örgütü’nün çalışmalarından örnek veren Bingöl, “Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler'e bağlı olan ve toplum sağlığıyla ilgili uluslararası çalışmalar yapan oldukça saygın ve kabul gören bir örgüt. Buna rağmen COVID-19 pandemisi döneminde, dünya üzerindeki toplumların tamamının acil sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesine ne derece katkı sağlayabildi? Pandemi döneminde aşı geliştirme gücünü elinde bulunduran devletler, dünya dengesi üzerinde etkili oldularsa hangi güç bunu nasıl kullandı? Görüldüğü gibi, yapay zekâ denetim ve sınırlandırmalarına çözüm olmasını beklediğimiz küresel otorite modeli, günümüzde başka konularda tecrübe ettiğimiz modellerin bütün sorunlarına çare olamadı. Yapay zekâ kadar güçlü bir teknolojinin iyi yönetilmediği taktirde daha fazla soruna ve güç dengesizliğine yol açabileceği ortada.” dedi.
Üretim ve kullanımın her aşaması birçok farklı ve bağımsız otoriteye yayılabilir
Yapay zekâ denetim ve sınırlandırmalarının, küresel bir gücün elinde bulundurduğu tek bir merkeze bağlı ‘devre kesici’ gibi yapılar olmak zorunda olmadığını aktaran Bingöl, “Çeşitli standartları, çalışma ve iz bırakma çerçevelerini, yetki denetimi alt yapılarını içeren, açık ve şeffaf denetlenebilir düzenlemeler, yasalar ve mevzuatlar olarak düşünülebilir. Bu konuda çeşitli aktörlerin rol ve sorumlulukları yasalar ve mevzuatlarla düzenlenebilir. Bu yetkiler dağıtılarak çok taraflı bağımsız kontroller sağlanabilir. Kontrol dışına çıkan, tehdit ve tehlike yaratan çalışma durumlarında uyulması gereken müdahale politikaları belirlenebilir. Bu politikalar siber güvenlik prosedürlerinde olduğu gibi önceden prova edilebilir ve denetlenebilir. Üretim ve kullanımın her aşaması birçok farklı ve bağımsız otoriteye yayılabilir. Uluslararası bir otorite ile modellerin oluşturulması ve eğitilmesi gibi süreçleri denetlemek yerine, bir model oluşturulduktan sonra ‘insanların hayatlarını nasıl etkiliyor ve insanlara ait hakları ihlal ediyor mu?’ konusu denetlenmeli.” ifadelerini kullandı.
Ulusal bir tehdit içermeyecek düzeyde yapay zekâ kapasitesine ihtiyaç duyan kurumların önünde bir engel oluşmamalı
Her teknolojik gelişim gibi yapay zekâ teknolojisinin de gelişimi için kaynaklara, ticari modellere ve ilgiye muhtaç olduğunu dile Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Yapay zekâ konusunda oluşturulacak denetimin ve sınırlandırmanın getireceği ilave önemli yükleri olacak. Yeni uyum süreçleri, zorunluluklar, süreçler finansman ve kaynak kullanımı sınırlandırmaları… Oysa, insanlık için varoluşsal veya ulusal bir tehdit içermeyecek düzeyde yapay zekâ kapasitesine ihtiyaç duyan kurumların önünde bir engel oluşmamalı.” dedi ve bu beklentiyi oluşturacak sınırların kim tarafından ve hangi kriterler ile belirleneceği sorusuna dikkat çekti.
Denetimin ‘nasıl’ uygulanacağı konusunun henüz bir yanıtı yok
Denetim ve sınırlandırmaların nasıl uygulanacağı ile ilgili daha alınacak çok yol olduğunu ifade eden Bingöl, “Bunun için devlet kurumlarının, teknoloji üreticilerinin ve bu konunun fikir öncülerinin beraber çalışması ve çözüm üretmesi kaçınılmaz. Özellikle bu çözümlerin, gelişim önünde engel olmadan ‘nasıl’ uygulanacağı çalışma konusudur ve henüz bir yanıtı yok. Uluslararası bir otorite oluşma fikri ise, bu yanıt bulduğunda bir anlam taşıyacak. Uluslararası bu otoritenin yetkilerinin bireysel, ulusal ve küresel güç sahibi firmalar ile nasıl uyum sağlayacağı, kullanacağı denetim mekanizmaları ve yetkileri gibi soruların da yanıtları netleşecektir.” dedi.

Her ülkenin kendine göre mevzuat ve yönetmelikleri olmalı
Küresel bir otoriteden çok her ülkenin veya ülkeler birliğinin, temel prensiplere ve uyuma sadık kalmak üzere, kendine göre uyarlayabileceği mevzuat ve yönetmelikleri olması gerektiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Karşılıklı yükümlülükler üzerine bir denge inşa edilmesi ülkemiz açısından da önemli riskleri bertaraf ederek, tersine avantajlar getirir.” dedi.
Türkiye’nin, birçok uluslararası organizasyon ve düzenlemelere tabi olduğunu, bunların getirdiği yükümlülüklere, bağımsızlığı ve güvenliğinden taviz vermeden uyum sağladığı ve taahhütlerini yerine getirebildiğini hatırlatan Bingöl, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ülkemiz bunu sağlamak için gerekli resmi, kamu ve özel kurumlara, üniversite ve ar-ge merkezlerine, sivil toplum örgütlerine sahip. Bunlar arasında eşgüdümü sağlayacak mevzuatları oluşturma tecrübesi ve kapasitesi var. Küresel alanda Türkiye bu gibi organizasyonların da tam ortasında olmak zorunda. Güç dengesini korumak ve söz sahibi olmak üzere son yıllarda oldukça gelişmiş yapay zekâ teknolojilerini üretmesi, kullanması ve geliştirmesi ile bu durumu hak ediyor. Ayrıca adalet, hak ve hukuk konularında da yapay zekâ üzerinden öncü rolünü üstlenmeli.”
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.