TUZU AZALTMAK İÇİN 9 ÖNEMLİ NEDEN!
Tuzu Azaltmak İçin 9 Önemli Neden!

10 Mart 2018 Cumartesi 11:56
Hiç kuşkusuz, tuz içerdiği minerallerle vücudumuzun yaşamsal fonksiyonlarını devam ettirebilmesinde son derece önemli bir role sahip. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre; günde ortalama 5 gram tuz (bir silme çay kaşığı) almamız vücudumuz için yeterli geliyor. Ancak yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkiye'de tuz tüketimi maalesef 16-18 gramı buluyor. Son yıllarda yapılan kısıtlamalarla bu miktarın 14,8 grama düşürüldüğü belirtiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Şahin düşük miktarda alındığında hayatımızda önemli fonksiyonu olan tuzun, bunun tam aksine ideal miktarın üzerinde tüketildiğinde ise zehirden farksız olduğu uyarısında bulunarak, "Tuzun başta böbreklerde hasar oluşturmaktan kan basıncını yükseltmeye kadar pek zor zararı oluyor. Bu nedenle günlük tuz tüketimini kısıtlamak yaşamsal öneme sahip" diyor.
Yaygın inanışın aksine tüketilen tuzun büyük bir kısmı mutfak masasında yemeklere eklenen tuzdan değil, işlem görmüş besinlerden geliyor. Öyle ki işlenmiş besinler sodyum alımının genelde yüzde 75 gibi yüksek bir oranını oluşturuyor. Bu nedenle tuz alımını azaltmak için sofradan tuzu kaldırmanın yanı sıra işlenmiş besinlerden kaçınmak da çok önemli. Peki, pek çoğumuzun yemeklere hiç düşünmeden bolca serptiği tuz sağlığımızı nasıl etkiliyor? Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Şahin ideal miktarın üzerinde alınan tuzun hangi hastalıklara yol açabildiğini anlattı, önemli bilgiler verdi.
Kan basıncını yükseltiyor
Diyetteki tuz artışı kan basıncını yükseltiyor. Tuz tüketimi arttığında aynı zamanda kan basıncını düşürmek için alınması gereken tansiyon düşürücü ilacın dozu ve sıklığı da artıyor. Bunun nedeni ise tuzun tansiyon ilaçlarının etkisini azaltması. Özellikle de ACE inhibitörü ve ARB grubu tansiyon ilaçlarının etkisine direnç gelişmesine yol açıyor. Tuzla hipertansiyon arasında doza bağlı ve doğrudan bir ilişki mevcut. Tuz alımının azaltılması uzun dönemde kalp damar hastalıkları ve inme riskini azaltıyor. Örneğin, diyetle alınan tuzun 10 gramdan 5 grama düşürülmesiyle inme riski yüzde 23 ve kalp damar hastalıklarının riski de yüzde 17 oranında azalabiliyor.
Böbreklerde kalıcı hasar oluşturabiliyor
Tuzlu beslenme, sadece sistemik kan basıncını yükseltmekle kalmıyor, böbrek hücreleri içindeki basıncı da arttırıyor. Glomeruller adı verilen hücrelerin içindeki basınç artışı, böbreğin süzme membranını proteinlere daha geçirgen hale getiriyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Şahin idrarla protein atılımının artmasının da uzun dönemde böbrekte kalıcı hasar oluşturabildiğine dikkat çekiyor.
İnsülin direncini arttırabiliyor
Yüksek sodyum içeren diyet, kanda leptin düzeyini yükseltiyor. Bu hormonun artışı karın bölgesindeki yağ hücrelerini çoğaltıyor. Karın bölgesinde yağlanma da bel çevresinin genişlemesiyle sonuçlanıyor. Bunun sonucunda insülin direnci artıyor. Düşük sodyumlu beslenme tarzı ise glukozu dokulara taşıyan transporterlerin miktarını ve yağ hücrelerinin içindeki insülin reseptörlerini düzenliyor ve insülin direnci azalıyor. Özellikle tuza duyarlı kişilerde diyette tuz kısıtlandığında, insülin direnci düşüyor.
Mide kanseri riskini yükseltiyor
Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Şahin yüksek sodyum içeren beslenme tarzının mide mukozasında hasar oluşturduğunu belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: " Hasarlanan mukoza kanserojen maddelere daha hassas hale geliyor, helicobacter pylori adlı bakterinin midede daha uzun süreli olarak yerleşmesine ve hasar yapmasına yatkınlık yaratıyor. Hasarlanan mide mukozasında da kanser gelişebiliyor. Bu nedenle tuzlu gıdalar, tütsülenmiş ve salamura gıdalardan uzak durmak gerekiyor"
Kemik erimesini tetikleyebiliyor
50 yaş üstündeki her 2 kadından ve her 5 erkekten 1'i osteoporoz olarak adlandırılan kemik yoğunluğu azalması nedeniyle kemik kırıkları problemleri yaşıyor. Yüksek tuz içeren beslenme tarzı, kemiklerden kalsiyumun serbestleşmesine ve idrarla vücuttan atılmasına yol açıyor. Sonuçta kemikler zayıflıyor ve kolay kırılabilir hale geliyor. Menopoz dönemindeki kadın hastalar ve yaşlılar özellikle yüksek risk altında oluyor.
Böbrek taşına yol açabiliyor
Tuzlu beslenme idrarla kalsiyum atılımını arttırıyor. İdrarda bulunması gerekenden fazla kalsiyum atılması da böbrek taşı oluşumuna yol açabiliyor. Böbrek taşları enfeksiyon odağı oluşturarak veya idrar yolunda tıkanmaya yol açarak böbreklerde hasar gelişmesine neden olabiliyor.
Bağışıklık sistemini de etkiliyor
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda fazla tuz alımının bakteriler ve yabancı maddelere karşı savaşan koruyucular olan 'makrofajların' fonksiyonunu azalttığını ortaya koyuyor. Bunun sonucunda da bağışıklık sistemimiz bakteri ve virüslere karşı zayıflıyor.
Damar hastalığına bağlı demansı hızlandırabiliyor
Damar hastalığına bağlı demans, bunamanın en sık görülen türü. Zihinsel fonksiyonların tümünü etkileyen bu tablo, beyin kan dolaşımının damar sertliği nedeniyle bozulması sonucunda gelişiyor. Tuz tüketiminin fazla olması, damar yapısını bozarak ve kan basıncını yükselterek damar hastalığına bağlı demansı hızlandırıyor.
Meniere hastalığına neden olabiliyor
Denge bozukluğu, şiddetli baş dönmesi, bulantı ve kusma ile karakterize meniere hastalığı, iç kulağın hasarlanmasıyla ilgili bir sorun. Yüksek miktarda tuz alımı vücutta su tutulmasına neden olduğu için iç kulak basıncını arttırıyor, hastalığın belirti ve bulgularını şiddetlendiriyor. Meniere hastalığının tedavisinde tuzsuz diyet son derece etkili oluyor.
Tuz alımını makul sınırlara düşürebilmek için...
Yemek masasına tuzluk koyma alışkanlığından vazgeçin
Yiyecekleri baharatlarla tatlandırma alışkanlığı edinin
Market alışverişleri sırasında ürünlerin sodyum içeriğine bakmayı ihmal etmeyin
Gıdaların üzerinde sodyum miktarı verildiyse bu rakamı 2.5 ile çarparak tuz miktarını hesaplayabilirsiniz. Örneğin ürünün 100 gramında 1.5 gram tuz veya 0.6 gram sodyum varsa "yüksek tuzlu ürün", 0.6 gram tuz ya da 0.1 gram sodyum varsa "düşük tuzlu ürün" grubuna giriyor.
Turşu, ketçap, hardal, zeytin, soya sosu vb. yiyeceklerin tuz içeriği çok fazladır. Bu besinleri mümkün olduğunca az tüketin. Örneğin 1 çay kaşığı soya sosu 335mg sodyum (837.5 mg tuz), bir çay kaşığı kabartma tozu 530 mg sodyum (1.32 gram tuz) içerir içeriyor. Bu miktar günlük tuz alımının neredeyse 5'te 1'ini oluşturuyor.
Tuz içeriğinin yüksek olabileceği hiç aklımıza gelmeyen enginar, ıspanak ve kerevizin 100 gramında sırasıyla 86/71/100mg sodyum bulunuyor. Bu besinleri pişirirken ekleyeceğiniz tuz miktarını azaltmayı unutmayın.
Salamura besinler de (zeytin, turşu, peynir gibi) sodyum alımına önemli oranda katkıda bulunuyorlar. Bu besinlerden de mümkün olduğunca kaçının.
Ebeler artık sadece doğum yaptırmıyor!Ebeler kadınların sağlık yolculuğuna eşlik eden profesyoneller oldu!01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:47YAŞAM
Beyin aşk acısını fiziksel acı gibi algılıyor!Ayrılık sonrasında yaşanan acının...01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:44YAŞAM
Yazın böbrek taşına karşı 4 etkili yöntem!“Böbrek taşım olsaydı ağrı yapardı, demek ki yok” yanılgısına düşmeyin!31 Temmuz 2026 Cuma 12:47YAŞAM
Yorgunluğun altından hormon çıkabilir!Yaz yorgunluğunun altından hormon dengesizlikleri çıkabilir31 Temmuz 2026 Cuma 12:26YAŞAM
Yazın çocuklarda ishale dikkat!Yaz mevsiminde artan hava sıcaklıkları...30 Temmuz 2026 Perşembe 16:21YAŞAM
Tansiyon İlaca Rağmen Düşmüyorsa Dikkat!Kalp ve damar hastalıkları açısından önemli bir...30 Temmuz 2026 Perşembe 16:19YAŞAM
Diş hekimliğinde artık sadece el becerisi yeterli değil!Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ hekimin yerine geçmiyor, hekime ikinci göz oluyor”30 Temmuz 2026 Perşembe 16:17YAŞAM
Yaşam tarzı migreni doğrudan etkiliyor!Düzenli uyku, dengeli beslenme, egzersiz ve stres yönetimi gibi...30 Temmuz 2026 Perşembe 12:09YAŞAM
Menapozun sinsi tehlikesi: Kas kaybı''Kas kaybı ileri yaşlarda kemik kırılmalarına yol açabiliyor.''30 Temmuz 2026 Perşembe 12:07YAŞAM
Yazın klima kullanırken bu önerilere dikkat!Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte hanelerin ve iş yerlerinin enerji tüketimi yükseliyor. Ancak klima sistemlerinin doğru kullanımıyla enerji verimliliğini artırmak ve iç ortam konforunu korumak mümkün.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:42YAŞAM
Omurga sağlığı için 10 önemli öneriOmurga, insan vücudunun ana taşıyıcı kolonu ve merkezi sinir sisteminin koruyucu kalkanı olarak tanımlanıyor.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:35YAŞAM
Yazın mantara yol açan 6 hataÖzellikle ayak tabanı, parmak araları, kasık bölgesi, koltuk altı ve cilt kıvrımlarında mantar enfeksiyonlarının görülme sıklığı yazın artıyor.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:21YAŞAM
Uzmandan elektronik sigara uyarısı!Elektronik sigaralar yıllarca...29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:48YAŞAM
Bebek sağlığı ağızdan başlarBiberon ve emzik hijyeninde doğru temizlik bebek sağlığı için hayati önem taşıyor.29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:47YAŞAM
Yazın mantara yol açan 6 hata!Dikkat! Kolay bulaşıyor, hızla yayılıyor!28 Temmuz 2026 Salı 15:22YAŞAM
''Sessiz tehlike hepatiti önlemek mümkün.''Karaciğeri etkileyen ve tedavi edilmediğinde...28 Temmuz 2026 Salı 15:11YAŞAM
Hafta içi bitkisel hafta sonu et!Uzun Yaşamın Yeni Formülü: Hafta İçi Bitkisel, Hafta Sonu Hayvansal Beslenme28 Temmuz 2026 Salı 12:22YAŞAM
Yutulan diş macununa dikkat!Çocuklarda yutulan diş macunu istemsiz gluten maruziyetine sebep olabilir!25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:48YAŞAM
Kaliteli Uykunun Sırrı Isı YalıtımıKaliteli Bir Uyku İçin Binalarda Isı Yalıtımı Büyük Önem Taşıyor25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:46YAŞAM
Kaslarınızı 4 adımda güçlendirin!Yaz ayları kasları güçlendirmede önemli fırsatlar sağlıyor!25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:40YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.