"TÜRKİYE İÇİN EN BÜYÜK TEHLİKE EROİN"
"Türkiye için en büyük tehlike eroin"

15 Mart 2018 Perşembe 10:22
Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) tarafından oluşturulan "2017 Raporu", Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, 2005-2010 ile 2015-2022 dönemleri Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Kontrol Kurulu Üyesi ve önceki Başkanı olan Prof. Dr. Sevil Atasoy tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.
Türkiye için en büyük tehlikenin eroin olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevil Atasoy, "Bu kadar çok miktarda üzerinden eroin geçen bir ülkede, tonlara geçiyor. Bunun burada kalmaması mümkün değil yani bir transit ülke ne olursa olsun kullanıcı olur" diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan da bağımlılığı toplumun sosyal kanseri olarak tanımlayarak tedavi ve sonrasındaki rehabilitasyon sürecinin önemini vurguladı. Tarhan, rehabilitasyon konusunda Türkiye'nin gelişmiş ülkeler arasında müstakil yasası olmayan tek ülke olduğunu ifade etti.
Üsküdar Üniversitesi Altunizade Yerleşkesi'nde düzenlenen basın toplantısında Prof. Dr. Sevil Atasoy, Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) tarafından oluşturulan 2017 Raporunu açıkladı. Rapora göre, dünyanın dört bir yanında uyuşturucu kullanan bireyler damgalanma ile karşı karşıya kalıyor. Küresel seviyede uyuşturucu bağımlılığı tedavisine ihtiyaç duyan her altı kişiden sadece biri, söz konusu tedavi programlarına erişebiliyor. Bölgesel gelişmelerin de aktarıldığı raporda uluslararası kontrol altında olan ilaçlar ve uyuşturucuların internet üzerinden satıldığına dikkat çekildi.
Türkiye'nin yanı sıra Ortadoğu ülkelerindeki uyuşturucu mücadeleye ilişkin verilerin de paylaşıldığı basın toplantısında, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan da uyuşturucu kullanımını önlemeye yönelik önemli bilgiler verdi.
Prof. Dr. Sevil Atasoy: "Afganistan kaynaklı eroinin % 40 kadarı İran ve Türkiye tarafından yakalanıyor"
2005-2010 ile 2015-2022 dönemleri Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Kontrol Kurulu Üyesi ve önceki Başkanı olan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Atasoy, Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu'nun 2017 yılı raporunda Türkiye'ye, geleneksel Balkan Yolu üzerinde olması nedeniyle yer verildiğini söyledi.
Prof. Dr. Sevil Atasoy, şunları söyledi: "Afganistan kaynaklı eroinin % 40 kadarı İran ve Türkiye tarafından yakalanmakla birlikte 350 ton kadar eroinin Batı Avrupa piyasalarına ulaştığı biliniyor. Ancak raporda, Afgan eroininin, Balkan Yolu'nun yerini sınırlarımızda aldığımız güvenlik önlemleri sayesinde "Kuzey Yolu" olarak tanımlanan ve Ermenistan üzerinden Kuzey Karadeniz rotasıyla Doğu Avrupa'ya ulaşmasına da yer verildi. Türkiye'nin Doğu Avrupa'dan başlayan ve Irak, Suriye ve Arap yarımadasının diğer ülkelerine ulaşan Captagon kaçakçılığının da yolu üzerinde bulunması bir bu kadar çok miktarda başka gerçek. Captagon, yıllar önce piyasada bulunan bir müstahzar ilaç olmakla birlikte kötüye kullanımı nedeniyle artık imal edilmiyor. Ancak popülerliği nedeniyle sahte Captagonlar piyasaya sürüldü. Sahte Captagon'larda fenetilin yerine değişik amfetamin türevleri ve kafein gibi maddeler bulunuyor. Özellikle terörist gruplar tarafından uykusuzluk ve açlıkla başa çıkmak üzere kullanılıyor ve başta Hatay gelmek üzere doğu bölgelerimizde çok miktarda yakalanıyor."
"Türkiye için en büyük tehdit eroindir"
Türkiye için en büyük tehlikenin eroin olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevil Atasoy, "Bu kadar çok miktarda üzerinden eroin geçen bir ülkede, tonlara geçiyor. Bunun burada kalmaması mümkün değil yani bir transit ülke ne olursa olsun kullanıcı olur. Piyasada fiyatını düşürdüğü anda da yayılır. Uyuşturucunun yaygınlaştırılması, kaçakçının kendi elinde. Kontrol eden kendisi çünkü yasadışı örgütler piyasayı kontrol ediyor. En tehlikelisi eroin. Tedavi için AMATEM'e başvuranların kullandığı maddeler açısından ilk sırada eroin yer alıyor" diye konuştu.
"Cezaevlerinde tedavi uygulanmalı"
Reçetesiz ilaç kullanımının önemine işaret eden Prof. Dr. Sevil Atasoy, cezaevlerinde tedaviye öncelik verilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
"Cezaevlerindeki bağımlılar önemli bir sorun. Sadece madde olarak bakmamak lazım, reçeteye tabi ilaçların reçetesiz kötüye kullanımı da bağımlılıktır. Bu ciddi bir sorun çünkü o kişi daha sonra çok daha ucuz olan bir eroine doğru gidebilir. Bir sürü madde hap haline geldi. Evet Türkler pek damara iğne yapmaktan hoşlanmaz ama hap yutar rahatlıkla. Cezaevi içindeki tedavi çok önemli bir ayrıntı ve Türkiye'de hiç yapılmıyor. Halbuki ABD'de özellikle cezaevlerinde zorunlu tedavi yapılıyor. Dışardayken ben tedavi olmak istemiyorum dediği zaman zorla tedavi edemiyorsunuz. Ama cezaevi içerisinde bunu yapabiliyor. Bunu bir yöntem olarak görüyor. Ama bizde böyle bir uygulama yok. İçerde 100 binlerce kişi var tedaviye ihtiyacı olan."
"Sığınma kamplarındaki kadınlarda ilaç bağımlılığı gelişiyor"
Kadınların ilaç bağımlılığına dikkat çeken Prof. Dr. Sevil Atasoy, "Çok sayıda kadın Suriyeli'nin bir arada tutulduğu değişik kamplar var şuan. Sınır şeridine bulunan, hem bizde var hem de Lübnan gibi farklı yerlerde var. Buradaki hekimler mecburen antidepresan veriyorlar. Çok büyük sıkıntı içerisinde bulunanlara. Onlarda da ilaç bağımlılığı gelişiyor. Yani Captagon ve eroin değil ama ilaç bağımlılığı var. Kadınların hamilelik durumlarında bebeklerin sakat doğma ihtimali var" dedi.
Tedavi ve rehabilitasyona daha çok önem verilmeli
INCB 2017 Raporu'nda tedavi ve rehabilitasyona duyulan ihtiyacın, hizmetlerin kullanılabilirliğinden büyük ölçüde daha fazla olduğu vurgulandı. Hükümetleri, yalnızca önlemeye odaklanmak yerine tedavi ve rehabilitasyona daha fazla önem vermeye çağırdı.
Özel nüfusun ihtiyaçlarına özellikle dikkat ederek hükümetlere tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine yatırım yapma çağrısı yapılan raporda devletlere uyuşturucu kullanım bozukluklarından etkilenenlere tedavi hizmetleri sunma yükümlülüğünü hatırlatıldı.
Her 6 kişiden 1'i tedaviye erişiyor
INCB Yıllık raporunda, küresel seviyede uyuşturucu bağımlılığı tedavisine ihtiyaç duyan her altı kişiden sadece birinin söz konusu tedavi programlarına erişebildiği uyarısında bulunuyor. Tedaviye erişimin sağlanabildiği yerlerde dahi tedavinin düşük kalitede ve ulusalararası standartların altında kalabildiği görülüyor.
Rapora göre, dünyanın dört bir yanında uyuşturucu kullanan bireyler damgalanma ile karşı karşıya kalıyor ve bu da durumu daha da karmaşık hale sokuyor. Bu damgalanma sadece onların tedavi fırsatlarını ve tedaviye erişimlerini engellemekle kalmıyor, ayrıca toplumla yeniden bütünleşmeleri ihtimalini de etkiliyor.
İnternet eczaneleri ruhsatsız faaliyet gösteriyor
Raporda madde kullanım bozukluğunun dünya genelinde en damgalayıcı sağlık sorunlarından biri olduğu vurgulandı. Bölgesel gelişmelerin de aktarıldığı raporda uluslararası kontrol altında olan ilaçlar ve uyuşturucuların internet üzerinden satıldığına dikkat çekildi. Raporda bazı internet eczaneleri ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiklerinden, narkotik madde içeren farmasötik preparatları reçetesiz olarak satabildiği ifade edildi.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: "Bağımlılık toplumun sosyal kanseridir"
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan da bağımlılığı toplumun sosyal kanseri olarak tanımladı. Bağımlılıkla mücadelede önemli ayakların bulunduğunu belirten Tarhan, "Bunlardan biri koruma. Sağlıklı insanların madde kullanımı konusunda bilinçlenmesi ve farkındalığının oluşması. Yani bu kişilerin madde kullanmaya ihtiyaç hissetmemesi. Buna bağımlılıkla mücadelede talep azaltma diyoruz. Koruyucu ruh sağlığı hizmetleri önemli" dedi.
Gelişmiş ülkelerde alınan her türlü önleme rağmen madde bağımlığı ve ölümlerin arttığına dikkat çeken Tarhan, burada da talebin öne çıktığını, madde kullanımına talebin en çok gençlerden geldiğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: "Bağımlılıkla mücadele politikaları doğru yürütülmeli"
Bağımlılıkla mücadele politikalarının doğru yürütülmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, "Bazı politikalar sadece arzla mücadele yönünde ama bu yetmez elbette. Narkotik timleri kurulsun ama asıl talebi azaltmak için ne yapmamız lazım. Korumanın dışında bir de önleme var. Önlemede risk gruplarını belirleme, risk haritasını çıkarma, bu risk haritasındaki bölgelerin hangisinde daha fazla bunlar önemli. Bağımlılıkla mücadelede birinci derecede önemli birinci basamak hizmetlerini oraya katmak, orayla ilgili özel psikologlardan sosyal çalışmacılardan oluşan rehabilitasyon ekipleri kurmak gerekiyor. Bu politikalarda riskleri belirlemek önlemler açısından önemli. Tedavi açısından da tedaviye erişim çok dikkat edilmesi gereken bir husus. Tedaviye erişim konusunda zorluk yaşayan çok fazla kişi var. Bunlar sokakta yaşayan, sahipsiz, yalnız yaşayan kişiler. Parçalanmış aile ortamı ve kötü arkadaş ortamında bulunanlar da risk grubu içerisindeler. Bunlar da tedaviye erişim konusunda desteklenmeli, bu kişiler de zorunlu tedaviye yönlendirilmeli" diye konuştu.
Prof. Dr. Tarhan: "Rehabilitasyon konusunda müstakil yasamız yok"
Bu kişilerin büyük bölümünün detoks (arınma)döneminden sonra tedavinin akut döneminden sonra rehabilitasyon sürecine yönlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Tarhan, rehabilitasyon konusunda Türkiye'nin gelişmiş ülkeler arasında müstakil yasası olmayan tek ülke olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:"Psikolojik rehabilitasyon, sosyal rehabilitasyon ve mesleki rehabilitasyon süreçlerinin beraber gitmesi gerekiyor. Rehabilitasyon konusunda Türkiye, şu anda dünyada en az rehabilitasyon merkezi olan bir ülke maalesef. Rehabilitasyon konusunda gelişmiş ülkeler arasında müstakil anayasası olmayan tek ülke. Şu anda önceliğimiz tedavi ettikten sonra kişiyi tekrar eski ortamına bırakıyoruz. AMATEM'ler şu anda kendi kendilerini tekrar eden kurumlar haline geldi. Oysa bu kişilerin eski ortamına bırakmadan onları yapılandırılmış ortamda rehabilitasyonun yapıldığı ortamlarda sağlık köylerinde yapılması gerekiyor. Devlet bunu yapamıyorsa özel sektöre yaptırsın. Yoksa bağımlılıkla ilgili konular 10 sene sonra aynı konular yeniden konuşuluyor olacak."
Bağımlılık politikalarında birinci basamak hizmetlerinin aktif olarak kullanılmasının Türkiye için pratik bir yol oluşturacağını belirten Prof. Dr. Tarhan, "Türkiye'nin sağlık politikasını belirleyenlerden bağımlılıkla ilgili politikalarını belirlenmesinde bunun göz önünde bulundurulmasını ve önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: "Yeni psikoaktif maddeler gençler için tehdit"
İllegal kimya endüstrisinin yeni planlar peşinde olduğunu ifade eden Prof. Dr Nevzat Tarhan, "Gençlere yeni tuzaklar kuruyorlar. Yeni sentetik maddeler üretip bunu ucuz fiyata merdiven altı üreterek satıyorlar. Bu yeni psikoaktif maddeler Bonzai ve Jamaika denilen bu maddeler ya da banyo tozu denilen maddeler kişide yapay bir bilinç oluşturuyor kişide. Kendini sahte bir cennette görüyor. Daha sonra şizofreni ortaya çıkıyor, akıl hastalıkları oluşuyor. Kişiyi zombiye dönüştürüyor ve ani ölümlere yol açıyor. Yeni kuşağı kaybediyoruz. Yeni kuşağın kaybını önlemek için muhakkak bu konudaki politikaların sürdürülebilir politikalar olması ve bu konunun sadece toplumda ve basında kriz çıktığı zaman değil, bu konuyu sürdürülebilir politikalar haline getirmek gerekiyor" uyarısında bulundu.
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.