SOSYAL MEDYA KULLANIMININ RUH SAĞLIĞINA ETKİLERİ
“Sosyal medya bağımlılığı düşük benlik saygısı ile ilintili”

18 Şubat 2021 Perşembe 16:34
Beslenme, diyet ve psikoloji danışmanlık hizmetlerini bir araya toplayan Formteg Danışmanlık Merkezi kurucularından Psikolog G. Tansu Ocak, narsisizm ve narsistik kişilik bozukluğu arasındaki farkları anlatarak, bağımlılık derecesinde sosyal medya kullanımının ruh sağlığı üzerindeki etkilerini paylaştı.
Sosyal medya artık hayatımızın her alanında yer alıyor. Tüm deneyimlerimizi paylaşıyor olmamız, başkalarının hayatlarını takip etmemiz ve onlarla kendimizi karşılaştırmamız davranışlarımızı etkiliyor.
Formteg Danışmanlık Merkezi kurucularından Psikolog G. Tansu Ocak narsisizm ve narsistik kişilik bozukluğuna değinerek, bağımlılık derecesinde sosyal medya kullanımının narsisizm ve narsistik kişilik bozukluğu üzerindeki etkilerini anlattı.
“Narsisizm ve ‘Narsistik Kişilik Bozukluğu’ farklıdır”
Narsisizm ile ‘narsistik kişilik bozukluğu’ (NKB) arasındaki farkları anlatan Psikolog G. Tansu Ocak, “Narsisizm, kişinin etrafındakilerinin ihtiyaçlarını görmezden gelmesine neden olacak kadar kendi kendine ilgi duymaktır. Narsisizm bir özelliktir, kendini beğenmek ile ilintilidir ancak daha büyük bir sorunun, kişilik bozukluğunun da bir parçası olabilir. Narsistik kişilik bozukluğu, kendine aşırı derecede hayran olma ihtiyacı duyan, empati kurmada güçlük çeken, başarılarını ve yeteneklerini abartan, üstün olduklarına ve yalnızca eşit derecede özel insanlarla ilişki kurabileceğini düşünen, diğerlerini küçümseyen, her şeyin en iyisine sahip olmak isteyen ve bunu hak ettiğine inanan, bu özellikleri ile kendini gösteren kişilik bozukluklarından bir tanesidir. Bu kişiler mükemmele ulaşmak için gayret ederler. Genelde başarılı da olurlar. Başkalarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktan çekinmezler ve kibirli davranış ve tutum sergilerler. Ancak bu aşırı güven maskesinin arkasında, en ufak bir eleştiriye karşı savunmasız olan kırılgan bir özgüven yatar” ifadelerini kullandı.
“Narsistik Kişilik Bozukluğu erkeklerde daha fazla görülüyor”
NKB’nin erkeklerde kadınlara nazaran daha fazla görüldüğünü ifade eden Psikolog Ocak,
“Narsistik kişilik bozukluğu, erkeklerde kadınlardan daha fazla görülmektedir. Genellikle ergenlikte veya erken yetişkinlikte kendini göstermeye başlamaktadır. Bazı çocuklar narsisizm özellikleri gösterse de bu sadece yaşlarına özgü olabilir ve narsistik kişilik bozukluğu geliştirmeye devam edecekleri anlamına da gelmemektedir. Narsistik Kişilik Bozukluğu (NKB), yaşamın birçok alanında ve yakın ilişkilerde sorunlara neden olur. Bu kişiler arası sorunlar genellikle şu NKB semptomlarından kaynaklanır; “kolayca incinme, aşırı tepki gösterme, eleştiriye tahammülsüzlük, kendi kusurları veya başarısızlıkları için bahaneler üretme, başkalarını manipüle etme girişimleri, rekabetçi olmaları, yalnızca ‘kendi düzeyinde’ olduğunu düşündüğü kişilerle çalışma, karşıdakini dinlememe veya sık sık sözünü kesme gibi özelliklerinin olması.” Böyle birinin yüksek özgüvene sahip olduğu görünebilir ancak durum tam tersidir. İnsanların genellikle narsistlere ilgi duyduğu, onları çekici, karizmatik ve heyecan verici bulunduğu kanıtlanmıştır. Başarılı liderlerin narsistik nitelikleri vardır. Narsisizm bir spektrumdur ve her narsistin, narsistik kişilik bozukluğu vardır demek doğru değildir” şeklinde konuştu.
“Sosyal medya narsistik davranışları açığa vuruyor”
Sosyal medyanın narsistik davranışlara olan etkilerini ele alan Psikolog G. Tansu Ocak, Kaliforniya Eyalet Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya dikkat çekerek, “Günümüzde narsistik ve kendini açığa vurma davranışları artış göstermektedir. Birçok kişi de bu artıştan sosyal medyayı sorumlu tutmaktadır. Narsisizm, sabit bir kişilik özelliği değil, büyük ölçüde çevreye bağlı gelişen bir oluşumdur. Örneğin, sosyal medya bizim narsist davranıp davranmadığımızı etkileyebilir. Kaliforniya Eyalet Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, sosyal medyayı kullanan gençlerin, akranlarından daha fazla narsistik eğilimler gösterdiğini ortaya koymuştur. Sosyal ağlar narsistik eğilimler yaratmaktadır. Bu platformlar teşhirci, dikkat çekme ve kendi kendini teşvik eden davranışlarda bulunmalarına imkân yarattığı için daha fazla narsist sosyal medyada aktif olacaktır. Çünkü narsistik karaktere sahip insanların başkalarından hayranlık duymalarına ihtiyaçları vardır. Sosyal medyadaki görkemli görünüşleri ile beğeniler, paylaşımlar veya yeni takipçiler elde etmek kolay olduğundan sosyal medyada onaylanmaktadırlar. Böylelikle onay ve kabul görme ihtiyaçları bir nevi giderilmektedir. Bu da normalden daha fazla paylaşım yapmalarına sebep olmaktadır. Ayrıca narsist özelliğe sahip kişiler diğerleriyle yüzeysel bağlantı kurmayı tercih ederler. Empati kurma ve karşıdakini dinleme konusunda iyi olmadıklarından dolayı da sosyal ağlar onlar için oldukça cazip hale gelir. Narsist eğilimleri olan insanlar resimlere çok önem verirler. Örneğin, fotoğraflarda pahalı, gösterişli giysiler giyme olasılıkları daha yüksektir ve genel görünümleri fotoğrafın öncesinde çok fazla hazırlık yapıldığını gösterir” dedi.
“Narsist bireyler başkalarını izlemeye dayanamıyor”
Narsist bireylerin sosyal medya kullanım davranışlarına değinen Psikolog Ocak, “Bulgular narsisizmi olan insanların daha çekici fotoğraflar yayınladığını, diğerlerinden daha fazla arkadaşı veya takipçisi olduğunu, genel olarak daha fazla gönderi oluşturduğunu ve daha çok kendini tanıtıcı gönderi oluşturduğunu ve sayfalarının ‘Hakkında’ bölümünde daha uzun açıklamalar yazdıklarını keşfetti. Her ne kadar daha çok paylaşım yaparak sosyal ağlarını aktif kullansalar da narsisizm ve sosyal medya kullanımı arasındaki ilişki güçlü değil. Yani narsist bireylerin daha sık paylaşımlar yapmaları akıllı telefonlarında diğerlerinden daha fazla zaman geçirdikleri anlamına gelmesin. Şaşırtıcı bir şekilde narsist bireylerin dokunmatik ekranlara diğerlerinden daha az bağımlı olduğu ortaya çıktı. Bunun nedeni ise başkalarının sosyal medyada ne yaptıklarını izlemek veya diğerleri tarafından paylaşılan yerlerde olamadıkları için bir şeyleri kaçırdıkları korkusunu yaşamak istememeleridir” ifadelerini kullandı.
“Sosyal medya bağımlılığı düşük benlik saygısı ile ilintili”
Sosyal medya bağımlılığının narsisizmden farklı olarak düşük benlik saygısı ile ilintili olduğuna dikkat çeken Ocak, “Araştırmalar, sosyal medya kullanımının, ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediğini ve düşük benlik saygısı ile arasında yadsınamaz bir bağlantı olduğunu göstermiştir. Sosyal medya platformlarının faydaları olsa da onları çok sık kullanmak insanları giderek daha mutsuz ve izole hissettirmektedir. Bu olumsuz duygusal tepkiler yalnızca bir şeyleri başkalarıyla paylaşmanın sosyal baskısı nedeniyle değil, aynı zamanda bu sitelerin teşvik ettiği maddi şeylerin ve yaşam tarzlarının karşılaştırılması nedeniyle de üretilir” dedi.
Sosyal medya bağımlılık derecesinde kullanılırsa ne olur?
Sosyal medyanın bağımlılık derecesinde kullanıldığında yarattığı sorunları sıralayan Psikolog Ocak,
“Ergenlerin sosyal etkileşim becerileri olumsuz etkilenir: Sosyal ağ sitelerinin aşırı kullanımı çocuklarda ve gençlerde çok daha sorunludur çünkü beyinleri ve sosyal becerileri hala gelişmektedir. Araştırmalar, genç yaşlardan itibaren sosyal medyayı sıklıkla kullanan ergenlerin sosyal etkileşim becerilerini ciddi şekilde azalttığını göstermiştir. Kullanıcıların bu platformlarda birbirleriyle etkileşime girmesine rağmen, birçoğu gerçek dünyada etkileşim kurmakta güçlük çekiyor. Araştırmalar, anket yapıldığında bu bireylerin gruplarda sosyal kaygıyı kötüleştirdiğini, daha yüksek depresyon oranlarını, olumsuz beden imajını ve başkalarına karşı empati ve şefkat düzeylerini düşürdüğünü bulmuştur.
Düşük özgüvene ve yeme alışkanlıklarında bozulmaya sebep olabilir: Sosyal medyada görünen mükemmel şekilde filtrelenmiş fotoğrafların sürekli paylaşılması genç yetişkinlerde düşük özgüvene ve yeme alışkanlıklarındaki bozulmalara neden olmaktadır. Pek çok genç, yaşıtlarının sosyal medyada yalnızca en iyi fotoğraflarını ve anlarını paylaştığını bilse de karşılaştırma yapmaktan kaçınmak oldukça zordur. Sosyal ağ siteleri aracılığıyla gerçekçi olmayan güzellik standartlarına sürekli maruz kalmak, gençlerin kendi vücutlarını nasıl algıladıklarını etkilemektedir. Pittsburg Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir araştırma, sosyal medya uygulamalarında gezinirken harcanan zaman ile olumsuz vücut imajı arasında bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, sosyal medyada daha fazla zaman geçirenler, daha az zaman harcayan akranlarına kıyasla 2 kat daha fazla yeme ve beden imajı endişeleri taşıyor. Dolayısıyla, sosyal medyada beğeni kazanma ihtiyacı, anksiyete seviyelerini arttırmakta üstelik gençlerin görünüşlerini değiştirmelerine neden olmaktadır.
Çevrimiçi zorbalığa yol açabilir: İlgi ve beğeniler için rekabet, çevrimiçi zorbalığa bile yol açabilir. Ergenler arasında isim takmak, söylenti yaymak ve taciz her zaman olmuştur, ancak sosyal medya genç kullanıcılara her zamankinden daha fazla fırsat sunmaktadır. Genç kızların sosyal medya kullanımı yoluyla siber zorbalık için özellikle risk altında olduklarını söyleyebilirim” dedi.
Psikolog Ocak sosyal medya bağımlılığından kurtulmanın yollarını, “Sosyal medya bağımlılığından kurtulmanın en iyi yollarından biri sınırlar koymak ve ekran süresini azaltmaktır; ancak, bağımlılık çok şiddetliyse, profesyonel yardım almaktan çekinmemek gerekir” şeklinde açıkladı.
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
Düşmeyen kilonuzun nedeni lodos olabilirSon günlerde birçok kişi beslenme alışkanlıklarında belirgin bir değişiklik yapmamasına rağmen yüz, eller, ayak bilekleri ve karın bölgesinde şişkinlik yaşadığını ifade ediyor.10 Şubat 2026 Salı 14:47YAŞAM
Gençlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısına dikkat!Ülkemizde ve dünyada kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Son yıllarda genç yaş grubunda kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor.07 Şubat 2026 Cumartesi 11:08YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.