ŞİZOFRENİDE EN BÜYÜK SORUN!
Güncel tedaviler, şizofrenide tedavi olasılığını artırıyor

09 Nisan 2019 Salı 14:59
Genç yaşlarda başlayarak, kişinin işlevselliğini belirgin şekilde bozabilen bir psikiyatrik hastalık olan şizofreni; düşüncelerde bozulma, duygusal, davranışsal ve bilişsel değişiklikler şeklinde seyrediyor. Olmayan sesler duyma-görüntüler görme, konuşmada azalma, insanlardan uzaklaşma, yüz ifadesinde donukluk, kendine bakımın azalması, küfür etme, bağırma ya da konuşmama ve hareket etmeme gibi birçok belirtinin gözlendiği şizofreni hastalığında aile desteğinin önemini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Emre Tolun Arıcı, "En önemli görevimiz, şizofrenide en büyük sorun olan damgalanma ve ön yargıların önlenmesidir" dedi. Arıcı, güncel tedavi yöntemlerinin şizofreni tedavisi olasılığını artırdığını kaydetti.
Bir beyin hastalığı olan şizofreni, her 1000 kişiden 4'ünde görülüyor. Tüm dünyada 12 milyon erkek ve 9 milyon kadında bulunan şizofreni hastalığının, Türkiye'de 300 binden fazla kişide bulunduğu düşünülüyor.
Her yıl 11 Nisan tarihi, "Dünya Şizofreni ile Mücadele Günü" olarak anılıyor.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi'nden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emre Tolun Arıcı, şizofreni hastalığı hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
"Şizofreni; genç yaşlarda başlayan, her toplumda ve sosyokültürel düzeyde görülebilen, kişinin işlevselliğini belirgin bozabilen bir psikiyatrik hastalıktır" diyen Yrd. Doç. Dr. Emre Tolun Arıcı,
"Hastalık düşüncelerde bozulma, duygusal, davranışsal, bilişsel değişiklikler ile seyretmektedir. Hastalığın başlangıcı ve seyri her hastada değişkenlik gösterebilmekle beraber arada alevlenme dönemleri ile giden tansiyon şeker hastalığı gibi kronik gidişlidir. Başlangıcı; içe kapanma, depresyon gibi sessiz belirtilerle uzun yıllar sürebildiği gibi, stresli bir dönem sonrası günler içerisinde kuşku, sesler duyma, uykusuzluk gibi belirtilerle aniden de başlayabilir" şeklinde konuştu.
"Şizofrenide 3 temel belirti grubundan bahsedebiliriz" diyen Arıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
Pozitif belirtiler: Gerçek dışı düşünceler ve halüsinasyonlar
Birincisi "pozitif belirtiler" denilen hezeyan (gerçek dışı düşünceler) ve halüsinasyonların (olmayan sesleri duyma, görüntü görme, kötü koku alma ya da dokunma gibi) olmasıdır. Pozitif belirtilerden; takip edildiğini düşünme, bir insan ya da grup tarafından zarar göreceğine inanma, kendisinin düşüncelerinin okunabildiği, yönlendirildiği gibi hezeyanlar ve kendisi hakkında yorum yapan, kötü konuşan kişiler ya da dini varlıkların sesini işitme durumu sık görülür. Her hastada aynı anda bütün bu belirtilerin olması gerekmemektedir. Ayrıca bu belirtiler hastalık boyunca da sürmeyebilir,hastalığın 'alevlenme' dediğimiz dönemlerinde oluşup tedavilerle yatışabilmektedir.
Yüz ifadesinde donukluk, insanlardan uzaklaşma ve isteksizlik gözleniyor
İkinci grup belirti 'negatif semptomlar'dır. Negatif semptomlar, depresyona benzer. Kişinin jest ve mimiklerinde azalma, yüz ifadesinde donukluk, motivasyon düşüklüğü, sosyal aktivitelere karşı ilgisizlik, bir işi başlatamama, isteksizlik, keyif alamama, konuşmada azalma, insanlardan uzaklaşma gibi belirtilerdir.
Üçüncü grup semptomlar: Dezorganizasyon
Diğeri ise 'dezorganizasyon' olarak adlandırılan Türkçe'de dağınık konuşma, davranış olarak da isimlendirilen üçüncü grup belirtilerdir. Bunun grupta konuşurken konudan konuya geçme, uygunsuz yanıtlar verme, tuhaf giyinme, kendine bakımın azalması, bağırma, küfür etme ya da 'katatoni' dediğimiz hiç hareket etmeme, konuşmama, tepki vermeme şeklinde belirtiler vardır. Şizofreni bu hastalık belirtilerinin varlığına ve hastalığın seyrine göre çeşitli tiplere ayrılmıştır, hasta doktora çok farklı semptomlarla başvurabilir. Yine tedaviye verilen yanıt, hastanın sosyal, mesleki, ailesel işlevselliği ve seyri kişiden kişiye büyük oranda değişebilmektedir."
Güncel tedaviler, şizofrenide tedavi olasılığını artırıyor
"Günümüzde tedavide kullanılan seçeneklerin artması, yeni ilaçların kullanılması tedavi olasılığını artırmıştır" diyen Yrd. Doç. Dr. Arıcı,
"Tedavide hedef; hastalık belirtilerinin yatıştırılması, stresörlerin azaltılması, eşlik eden depresyon gibi hastalıkların sağaltılması, ailesel, sosyal, mesleki işlevselliğin artırılmasıdır. Ayrıca aileyi hastalık konusunda eğitmek ve psikolojik destek vermeyi de içermektedir. Tedavide ilaçlar önemlidir, antipsikotik grup ilaçlar başta olmak üzere, antidepresan, duygu durum dengeleyici, anksiyolitik ilaçlar kullanılabilmektedir. Depo şeklinde uzun etkili antipsikotikler tercih edilebilmektedir. Tedaviye hekim hasta özelinde karar verir. Hastalığın tipi, seyri, şiddeti, ilaç yan etkileri göz önünde bulundurularak seçilir. İlaç kullanımı ile alakalı sıkça merak edilen ne kadar süre ile kullanılacağıdır, ilaç tedavileri kesintisiz olmalıdır, uzun yıllar bazen ömür boyu kullanım gerekebilmektedir. Düzenli poliklinik takipleri ile ilaca yanıt, yan etkiler, belli aralıklarla kan değerleri, tansiyon, nabız, kilo takibi yapılır. İlaç tedavileri zorunludur. Psikoterapi ilaç tedavileri ile beraber tedavi seçeneklerinden biridir. Bireysel terapiler ve grup terapileri yararlı olmaktadır. Toplum ruh sağlığı merkezlerinde ayaktan ya da klinik yatışlar esnasında ergoterapi denilen sanat ve uğraş terapileri de sağaltımda yararlanılmaktadır. Hastalığın tedavisi toplumdadır, hedef mümkün olduğunca klinik yatışların ve alevlenme dediğimiz hastalık belirtilerinin ortaya çıktığı arttığı dönemlerin oluşmamasıdır. Klinik yatışlar diğer hastalıklarda olduğu gibi hastanın intihar ya da etrafa zarar verme riski oluşmuşsa ve ilaç kullanmayı reddediyorsa yapılmaktadır. EKT tedavisi klinik yatışlar sırasında risk olan hastalarda belirtileri hızlı yatıştırmak amacıyla kullanılabilmektedir" diye konuştu.
Aile desteği, büyük önem taşıyor
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi'nden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emre Tolun Arıcı, pek çok psikiyatrik hastalıkta olduğu gibi şizofrenide de aile desteğinin çok önemli olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Aileler en başta hastalığın seyri, hastalık belirtileri, kullanılan ilaçlar, doğru yaklaşımlar konusunda bilgili olmalılar, bu konuda hastanın psikiyatrist ya da terapistinden yardım alabilirler. Düzenli doktor muayene takipleri ve ilaç kullanımı ile alakalı hastaya destek vermeleri, gerekirse bu konuda sorumluluk almaları gerekmektedir. İçe kapanma ve isteksizliğin ön planda olduğu hastalarda sosyalleşmeyi kolaylaştırmak ve hastaların hobi edinme konusunda desteklenmesinde aile ön plana çıkmaktadır. Hastalığın alevlenme dönemlerinde anlayışlı olmaları, hastalık belirtilerini eleştirmemeleri, güven telkin edecek şekilde yaklaşmaları önemlidir. Hastanın hastalık dışında da özellikleri, hayatı, mahremi olduğu unutulmamalıdır. Her şeyden önce ailelerin damgalayıcı tutumdan uzak durması, bu konuda çevreyi bilgilendirmeleri önemlidir.
Şizofrenide en büyük sorun: Damgalama ve ön yargılar
Şizofreni hastalarında zannedilenin aksine şiddet ve suç işleme oranı genel topluma göre fazla değildir; hatta daha az suç işledikleri bildirilmiştir. Hastaların kendine zarar vermesi ve intihar ile ölüm daha sıktır. Zaman zaman medyada bununla ilgili yanlış haberlere rastlıyoruz; hayvanlara kötü davranan, insanlara şiddet uygulayan kişiler hakkında 'şizofreni' deniliyor. Bu tip haberler hem hastalarımızı hem de ailelerini çok olumsuz etkilemektedir. Hastalık daha çok insanlardan uzaklaşmaya, içe kapanmaya sebep olmaktadır ve maalesef buna toplumsal ön yargılar ve damgalanma da sebep olmaktadır. Şizofreni hastalarının bazılarında (her hastada böyle bir dönem oluşmaz) zarar verme eğiliminin arttığı 'alevlenme' denilen dönemler olabilmektedir, daha çok hasta tedavisiz kaldığında; düşünce bozuklukları kuşkular, ailesinin kendisini öldüreceği, şeytan oldukları gibi ya da öldürmesini emreden sesler duyma nedeniyle olabilmektedir.Ruh sağlığı çalışanları olarak en önemli görevimiz şizofrenide en büyük sorun olan damgalanma ve ön yargıların önlenmesidir."
Geleceğin doktoru biraz da mühendis olmak zorunda!Tıp eğitiminin kolay olmadığını, bu zorluğun insan hayatını...06 Ağustos 2026 Perşembe 19:52YAŞAM
Kadın arkadaşlıkları ruh sağlığını güçlendiriyor!Uzmanlar, kadın arkadaşlıklarının, duygusal paylaşım ve...06 Ağustos 2026 Perşembe 19:39YAŞAM
Ünlü hayranlığı duygusal bağımlılığa dönüşebilirÜnlüleri takip etmek, onların yaşamlarına ilgi duymak...06 Ağustos 2026 Perşembe 12:48YAŞAM
Yağmur sonrası denize girerken dikkatDenize girerken çoğu kişi öncelikle güneşten korunmayı...06 Ağustos 2026 Perşembe 12:47YAŞAM
İklim Krizi Su Stresini Artırıyor“Su güvenliği, şehirlerin iklim krizine karşı en kritik dayanıklılık alanı haline geliyor”06 Ağustos 2026 Perşembe 12:45YAŞAM
Yaşlanma korkusunu kırışıklıklardan fazlası besliyor!Yaşlanma korkusunun temelinde çoğu zaman kırışıklıkların değil...04 Ağustos 2026 Salı 18:57YAŞAM
Her 5 derece kalp krizi riskini %5 artırıyorBunaltıcı yaz sıcaklarında kalbinizi koruyacak öneriler...04 Ağustos 2026 Salı 13:12YAŞAM
Kardeşlik ilişkisinin niteliği psikolojik dayanıklılığı artırıyor!Kardeş sahibi olmanın tek başına psikolojik dayanıklılığı...04 Ağustos 2026 Salı 12:52YAŞAM
Çölyaklı çocuklarda diş macunu seçimine dikkatGlutensiz etiketi tek başına yeterli değil...03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:16YAŞAM
Dondurma yerken dişiniz ağrıyorsa dikkat!Dondurma yerken oluşan ağrının nedeni sadece hassasiyet olmayabilir!03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:14YAŞAM
Yanlış terlik kullanımı ayak sağlığını tehdit ediyorYaz günlerindeki yüksek sıcaklıklar nedeniyle artan terleme03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:11YAŞAM
Günlük alışkanlıklar akneye davet çıkarıyorGün içinde yüzünüzü sık sık yıkıyor, gözünüze büyük gelen sivilcelerinizi sıkıyor...03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:02YAŞAM
Bel fıtığına neştersiz çözüm!Bel fıtığında 'nükleoplasti' dönemi...03 Ağustos 2026 Pazartesi 11:58YAŞAM
Ebeler artık sadece doğum yaptırmıyor!Ebeler kadınların sağlık yolculuğuna eşlik eden profesyoneller oldu!01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:47YAŞAM
Beyin aşk acısını fiziksel acı gibi algılıyor!Ayrılık sonrasında yaşanan acının...01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:44YAŞAM
Yazın böbrek taşına karşı 4 etkili yöntem!“Böbrek taşım olsaydı ağrı yapardı, demek ki yok” yanılgısına düşmeyin!31 Temmuz 2026 Cuma 12:47YAŞAM
Yorgunluğun altından hormon çıkabilir!Yaz yorgunluğunun altından hormon dengesizlikleri çıkabilir31 Temmuz 2026 Cuma 12:26YAŞAM
Yazın çocuklarda ishale dikkat!Yaz mevsiminde artan hava sıcaklıkları...30 Temmuz 2026 Perşembe 16:21YAŞAM
Tansiyon İlaca Rağmen Düşmüyorsa Dikkat!Kalp ve damar hastalıkları açısından önemli bir...30 Temmuz 2026 Perşembe 16:19YAŞAM
Diş hekimliğinde artık sadece el becerisi yeterli değil!Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ hekimin yerine geçmiyor, hekime ikinci göz oluyor”30 Temmuz 2026 Perşembe 16:17YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.