SARIMSAĞI TÜKETİRKEN DİKKAT
Sarımsağı tüketirken dikkat etmeniz gerekenler

15 Nisan 2021 Perşembe 12:06
Dünya mutfaklarının vazgeçilmezi olan sarımsak, yemeklere lezzet verdiği kadar binlerce yıldır ilaç olarak da kullanılıyor. Doğal antibiyotik olarak anılan sarımsak, bağırsakları temizliyor, bağışıklığı güçlendiriyor ve diyabetten kansere kadar pek çok hastalıkla mücadelede beslenme planlarında yer alıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Merve Sır, sarımsağın faydaları hakkında bilgi verdi ve tüketimi hakkında önemli uyarılarda bulundu.
Allicin serbest radikallere karşı korur
Soğansı bitkiler grubunda yer alan sarımsağı ilk olarak tedavi amaçlı Mısırlıların kullandığı bilinmektedir. Sarımsağın içeriğinde % 84.09 su, % 13.38 organik madde, %1.53 inorganik madde bulunmaktadır. 33 çeşit kükürt bileşiği olan sarımsak; çinko, germanyum, A, B1 ve C vitaminleri içermektedir. Sarımsağın içeriğindeki allicin maddesinin öncüsü olan ve kükürt içeren ‘alliin’ bulunur. Sarımsak hücreleri soyulma, kesme veya doğrama ile hasar gördüğünde, havanın etkisiyle içeriğinde bulunan alliin ile hemen reaksiyona giren alliinaz adı verilen bir enzim salınır. Bu reaksiyon sonucunda allicin ortaya çıkar. Allicin, kandaki iki antioksidan enzim olan katalaz ve glutatyon peroksidazın seviyesini yükseltir. Bu şekilde, vücuttaki hücre zarına zarar verebilecek daha fazla serbest radikal önlenebilir.
Sarımsağın besin değerini korumak için uygulanması gerekenler
Sarımsağın içeriğinde bulunan allicin, yalnızca sarımsağın hücre duvarları hasar gördüğünde (rendelendiğinde veya kesildiğinde) oluşur. Bu nedenle yapılan araştırmalar sarımsağı kullanmadan önce ezmenin ve ardından yaklaşık on dakika buharla demlenmesine izin vermenin daha sağlıklı olduğunu göstermektedir. Bu, enzim alliinaza koruyucu madde allicin üretmesi için zaman vermektedir.
Sarımsağı sadece birkaç dakika pişirerek, en uygun etki elde edilmelidir. Çünkü kükürt bileşikleri ısıya duyarlıdır.
Sarımsağın tansiyonu düşürme etkisi
Damar sisteminin yani yaşlanma sürecinin (damar sertliği gibi) sarımsakla birlikte gerilediği düşünülmektedir. Ayrıca kanın akışkanlığını düzenleyen sarımsak, damarları genişlettiği ve gevşettiği için aşırı yüksek tansiyonun normalleşmesine katkıda bulunur. Sarımsak, kan lipidlerinin (kolesterol) düzenlenmesinde olumlu etkileri olan ikincil bitki maddeleri olan ‘saponinler’ içerir. Böylelikle gelişmiş bir kan akışına ve damarların artan esnekliğine katkıda bulunur. Ajoene ayrıca sarımsakta bulunan bir kükürt bileşiğidir. Pıhtılaştırıcı fibrini parçalayarak kanı doğal olarak inceltir. Tüm bu farklı maddelerin yardımıyla sarımsak, kan sulandırıcı ilaçların aksine tamamen doğal bir şekilde ve yan etkileri olmaksızın kan pıhtılarını etkisiz hale getirebilir ve tromboz ile felçleri önleyebilir.
Doğal antibiyotik sarımsak
Sarımsak geleneksel olarak bağırsak problemleri (şişkinlik, fermantasyon süreçleri ve kramp benzeri ağrı durumları) ile soğuk algınlığı ve grip için kullanılmaktadır. Aynı zamanda iyi bir selenyum kaynağıdır. Selenyum metabolizma, bağışıklık sistemi, tiroid bezi ve sağlıklı cilt ile tırnaklar için önemli olan temel elementtir. Özellikle allicin ve kükürt bileşikleri, her türlü patojen mikroorganizma ve parazitlere (bakteriler, virüsler, mantarlar, amipler, solucanlar) karşı öldürücü özelliğe sahiptir. Bu nedenle sarımsak, kimyasal antibiyotiklerin aksine sağlıklı bağırsak florasının korunmasını destekleyen doğal bir antibiyotik olarak tanımlanabilir. Bağırsak florası, bağışıklık sisteminin en büyük bölümünü oluşturduğu için sarımsak, bağışıklık sisteminin güçlenmesine de katkı sağlamaktadır. Sağlıklı bir bağırsak sistemi ayrıca besin maddelerinin daha iyi emilmesini ve kullanılabilirliğini sağlar, bu da hücrelere daha yararlı öğelerin ulaşması anlamına gelir.
Sistite iyi geliyor
Yapılan bir araştırmada, sulu sarımsak özlerinin hali hazırda antibiyotiklere direnç geliştirmiş olan bakterileri öldürebileceği belirlenmiştir. Bazı bakteriler, her yıl milyonlarca insanı etkileyen mesane enfeksiyonlarına (sistit) neden olabilmektedir. Sarımsak, idrar yolu enfeksiyonlarından dertli olan kişiler tarafından kullanılabilir ve bu sayede iyileşmeyi hızlandırabilir.
Kanserle mücadelede önemli rol oynuyor
Sarımsağın anti-kanser özelliklerinin olduğu yüzyıllardır konuşulmaktadır. Yapılan bir dizi çalışma ile bu bilgi kanıtlanmış durumdadır. Sarımsağın içeriğinde bulunan sülfür bileşiklerinin, kanser önleyici etkisinin olduğu bilinmektedir. Allicinin dönüşümü, yağda çözünen iki madde üretir; dialil sülfür (DAS) ve dialil disülfür (DADS). Sarımsaktaki bu kükürt bileşiklerinin tümör oluşumunda yer alan iki işlemde etkili olduğu varsayılmaktadır. Bu bileşikler, bir yandan kanserojen maddelerin reaktivitesini azaltmakta ve eliminasyonunu hızlandırmaktadır. Böylece DNA daha az zarar görmektedir. Öte yandan, bu bileşikler kanser hücrelerinin büyümesini bozabilir ve böylelikle apoptoz (intihar) yoluyla hücre ölümlerini başlatabilir. Bunu yaparken, tümörlerin yayılmasını engellerler. Sarımsağın kolon kanseri, mide ve yemek borusu kanseri, akciğer ve meme kanseri için önleyici etkileri kanıtlanmıştır.
Prostat kanserine karşı kullanılıyor
Akciğer kanseri konusunda Çin’de yapılan iki araştırma dikkat çekmektedir. Hem sarımsak hem de yeşil çay bu nedenle bu kanser türünde koruyucu faktörler olarak ön plana çıkmaktadır. Bilim adamları sarımsak ve yeşil çayın, tipik akciğer kanseri risk faktörlerinin (sigara içmek, kızarmış yiyecekler yemek vb.) etkisini azalttığını öne sürmektedir. Kullanıma hazır hale getirilen sarımsak preparatları, prostat kanseri ve iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde uzun süredir kullanılmaktadır. Prostat kanserine olumlu etkileri, anti-enflamatuar, antioksidan ve genel kanseri inhibe edici etkileri ön plana çıkmaktadır.
Sarımsak karaciğeri korur
Sarımsak, hücre duvarlarını güçlendirerek ve organizmanın kendisine zararlı olan toksik maddelerden arınması işlemi olan ‘detoksifikasyon’ işleviyle karaciğeri destekleyerek yıpranmasını önler. Ayrıca sarımsak, ağır metal zehirlenmesinde (cıva, kadmiyum) veya alkol tüketiminin olumsuz sonuçlarını azaltmak için kullanılabilmektedir.
Sarımsağı tüketirken dikkat etmeniz gerekenler
Hem besin değerleri hem de içeriği açısında günlük sarımsak tüketimi belli bir miktarda olmalıdır. Kişinin ek bir hastalığı varsa kesinlikle bir uzman hekimden görüş alınmalıdır. Sağlıklı bir birey günde 2 diş çiğ sarımsak yiyebilir.
Sarımsak çok fazla tüketildiğinde mide ve bağırsak rahatsızlığına neden olabilmektedir.
Halihazırda kanın pıhtılaşmasını önleyen antikoagülan ilaç kullanan kişiler ile tansiyonu düşük olan kişiler düzenli olarak fazla olmamak şartıyla sarımsak tüketebilir. Ancak, sarımsak kan inceltici ilaçların etkisini artırabilir. Bunun için sarımsak suyu, draje ve tabletleri alınmadan önce uzman hekimle kesinlikle konuşulmalıdır. Taze sarımsak kullanmak söz konusu olduğunda, etkilerinden tam olarak yararlanmak isteniyorsa çiğ olarak yenmesi gerekir. Günlük bir diş sarımsak yeterlidir. Sarımsak yemekler piştikten sonra eklenmelidir. Özellikle yağ, sarımsağın etkinliğini artırabilir.
Sarımsak en çok çiğ olarak tüketildiğinde besin değerlerinden maksimum seviyede yararlanılmaktadır. Ezilip bir kaç dakika bekledikten sonra tüketilmeli, uzun süreli pişirilmemelidir. Yemekler piştikten sonra eklenirse besin değerleri yok olmaz.
Taze sarımsak mı yoksa kuru mu?
Taze sarımsağın aktif bileşenleri her zaman diyet takviyelerinde tercih edilmektedir. Sarımsaktaki ana aktif bileşen olan allicin, hızla az ya da kompleks kükürt bileşiklerine dönüşen kararsız bir bileşiktir. Isıtma, dondurarak kurutma, buharla damıtma veya benzeri yollarla sarımsağın daha sonraki herhangi bir şekilde işlenmesi, içerdiği allicinin etki seviyesini değiştirmektedir.
Sarımsak kokusu için ne yapılmalı?
Pek çok insan kokusu hoş olmayan sarımsağı tükettikten sonra ağız kokusundan rahatsız olmaktadır. Çoğu zaman süt, zencefil, limon suyu ve nane şekeri en azından bir süreliğine sarımsak kokusunu bastırmaktadır. Sarımsak kış aylarında kilerde ya da kapalı balkonlarda, yazın ise buzdolabının sebze bölmesinde serin ve kuru bir ortamda tutulmalıdır. Bir yumru açıldıktan sonra kurumaması için 10 gün içinde tüketilmelidir. Çünkü temel olarak, ne kadar taze ve sulu olursa o kadar iyidir. Bir başka iyi saklama seçeneği de sarımsağı kavanoz içerisinde yağda bekletmektir.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.