“SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN DE CİDDİ BİR TRAVMA”
Pandemiyle geçen bir yılda 385 sağlık çalışanı koronavirüs mücadelesinde yaşamını yitirdi...

12 Mart 2021 Cuma 14:27
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz: “Covid, sağlık çalışanları için de ciddi bir travma”
Pandemiyle geçen bir yılda 385 sağlık çalışanı koronavirüs mücadelesinde yaşamını yitirdi. Sağlık çalışanlarının Covid-19 ile her gün karşı karşıya geldiğini ifade eden Psikiyatrist Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “İnsanların tahammülsüzlükleri ve kurallara uymamaları, hastalık oranı ile birlikte sağlık çalışanlarının yükünü artırıyor” diyerek toplumun sağlık çalışanlarına özveri ve empati ile yaklaşması gerektiğini söyledi. Covid’in toplumda olduğu kadar sağlık çalışanları için de ciddi travma olduğunu belirten Dilbaz, bilinmezlikle birlikte uzun dönemdeki sonuçların sisli göründüğünü kaydediyor. Covid-20 psikolojik krizine dikkat çeken Dilbaz, toplumsal bir sorun karşısında dayanışma çağrısında bulunuyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Koordinatörü ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada başta doktorlar olmak üzere sağlık çalışanlarının pandemiyle geçen bir yılda zor bir süreçten geçtiğine dikkat çekti.
Kaygı bulaşıcıdır…
Bu olağanüstü dönemde kendimiz ve sevdiklerimizle ilgili endişe ve kaygı duyduğumuzu vurgulayan Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Uykularımız düzensizleşti, beslenme alışkanlıklarımız değişti, dikkatimizi toplamakta zorlanıyoruz ve sürekli diken üstünde hissediyoruz. Daha tahammülsüz ve kolayca sinirli tepkiler veriyor olabiliriz. Kaygı bulaşıcıdır ve tüm toplum yaklaşık bir yıldır kaygı dönemini yaşıyor” dedi.
Vefat eden sağlık personeli sayısı 385’e ulaştı
Sağlık çalışanlarının bu ölümcül virüsle her gün karşı karşıya geldiğini kaydeden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Bazı meslektaşlarımız bütün mesailerini hasta bakımı ve tedavisiyle, bazıları ise filyasyonla sürdürüyorlar. Son gelen rakamlara bakıldığında şu an itibariyle bir yıl içinde virüs nedeniyle vefat eden emekliler dahil sağlık personeli sayısı 385’e ulaştı. Sağlık Bakanlığı’nın verilerini derinlemesine incelendiğimizde yaklaşık her 100 vakadan 7 ila 8’inin sağlık çalışanı olduğunu görmekteyiz. Günlerce evlerine gitmedikleri, ailelerine virüs bulaştırma riski nedeniyle uzunca süreler çocuklarına dokunmadıkları ve genel topluma göre daha fazla kaygılı bir alanda yaşadıkları göz önünde bulundurulduğunda sadece kendilerinin değil, tüm yakınlarının da onlar için kaygı duydukları yadsınamaz” diye konuştu.
Covid-19’dan sonra psikolojik kriz olabilir
Bir yılın sonunda artık Covid-20’den söz edilebileceğini belirten Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Yani psikolojik krizden bahsedebiliriz. Tüm topluma baktığımızda anksiyetenin, korkunun, depresyonun, öfkenin, kederin, yasın, madde kullanımının, aile içi çatışmaların, çocuk istismarının ve hatta intihar düşünceleri ile davranışlarının arttığını söyleyebiliriz. Tüm toplumda huzursuz bir enerji olabileceği görülüyor. Bu olumsuz enerjinin ya da korku ve kaygıların toplumda yarattığı durumla iki davranış oluşabilir: İnsanlar durumun ciddiyetinin fark edip daha fazla önlemlere uyarlar ya da zaman zaman gördüğümüz gibi tahammülsüzlüklerinden ve sıkıldıklarından dolayı durumu yadsıyarak önlemlere uymazlar. İşte bu dönemde sağlık çalışanlarının yükü daha da artıyor” diye konuştu.
Hastanelerin ve sağlık çalışanlarının yükü artıyor
İnsanların kendi tahammülsüzlüklerinin ve kurallara uymamalarının, hastalık oranı ile birlikte hastanedeki hasta yükünü artırdığını ifade eden Prof. Dr. Dilbaz, “Bu durum tabii ki sağlık çalışanlarının hem yükünü artırıyor hem de enfeksiyonla daha fazla karşı karşıya gelmelerine neden oluyor. Rakamları bakıldığında sağlık çalışanlarının tümü ikinci kez aşılandılar. Aşının da yaklaşık yüzde 90 koruyucu olduğunu biliyoruz. Ancak tüm bunlara rağmen en fazla virüs yüküyle karşı karşıya gelen yani bütün gün hasta bakarken virüs taşıyan insanlarla karşılaşan bir gruptan bahsediyoruz” dedi.
Covid ile sisli psikolojik dönem…
Koronavirüsün toplum için ciddi bir travma olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Kriz sonundaki ışığı görmeden süregelen bir biçimde devam ettiğinde travma daha da güçleşiyor. Uzamış bu travmatik stres ile virüs, işler, okullar ve yaşam gibi bilinmezler birleştiğinde yeni yaşam ve normların ne olacağının bilinmezliği ile uzun dönemdeki sonuçları sisli görünüyor. Bütün bu benzer durumlar, toplumda olduğu kadar sağlık çalışanları için de ciddi bir travma. İnsanlar travma ile gerileme, regresyon ve işlev kaybına ulaşabiliyorlar. Bazıları içe kapanabilir, bazıları ise saldırgan olabilirler. Bütün bir toplum için bahsettiğimiz bu özellikler sağlık çalışanları için de geçerli. Sağlık çalışanlarının da insan olduklarını, yoğun stres altında çalıştıklarını ve yaklaşık 1 yıldır gerekli maddi ve manevi ödülü almadan bu çalışma düzenini devam ettirdiklerini göz ardı etmemek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Birbirimize destek olmamız gerekiyor
Bu travmanın toplumsal bir sorun olduğunu belirten Prof. Dr. Dilbaz, “Yargılama, düşmanlık ya da ötekileştirmektense sırt sırta verip birbirimize destek olarak mücadele etmemiz gerekiyor. Zor günlerde birbirimize yardımcı olmalıyız. Sizin hayatınızın başkalarının davranışına bağlı olduğunu, başkalarının hayatının da sizin davranışlarınıza bağlı olduğunu unutmayın. Toplum sorumluluklarını ve önlemlerini alırsa onlara zor günlerinde yardımcı olacak sağlık çalışanlarının işlerini biraz olsun kolaylaştırabilirler” diye konuştu.
Problemin değil, çözümün bir parçası olmalıyız
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Covid-19 sürecinde psikolojik krizi yatıştırmanın yollarını şöyle özetledi:
“Gerekli önlemler alınarak resmi güvenlik protokollerine uyum sağlanması gerekli. Özellikle biz sağlık çalışanları olarak sevdiklerimizle ilişkiyi artırmalı ve birbirimize sahip çıkmalıyız. Birbirimize sahip çıkmazsak unutuluruz. Özellikle temel gereksinimler konusunda uzun ve kısa dönemli çözümler için beyin fırtınası yapmak ilk aşamada çok önemli. Sükûneti savunup umut mesajlarının yayılmasını sağlayarak, birlik ve beraberlik duygularına odaklanarak, meslek grupları olarak bu gibi zorlayıcı durumlarda farklı seçenekler ve fırsatlar bularak ve bu seçenekleri sevdiklerimizle paylaşarak problemin değil çözümün bir parçası olmalıyız. Unutulmuş olan duygusal ve manevi gereksinimlere odaklanmak, kaynakları ve önemli şeyleri biriktirmek yerine paylaşmayı teşvik etmek ve meslek gruplarımızda rekabet etmek yerine iş birliği içinde olmak önemlidir.”
Davranışlarınıza göre hangi alandasınız?
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, toplumun davranış biçimlerine göre yer aldıkları alanları şöyle ifade etti: “Korona günlerinde ihtiyacım olmayan şeyleri stokluyorum, etrafıma öfke ve korku yayıyorum, kolayca tetikleniyorum, sürekli şikayet ediyorum, aldığım haberlerin tümünü başkalarına iletiyorum’ grubundaysanız korku alanında yaşıyorsunuz demektir. Eğer ‘kontrol edemeyeceğim şeyleri bırakmaya başladım, haber ve yiyecek gibi bana zarar verenleri tüketmeyi bırakıyorum, duygularımı fark ediyorum, durumun farkındayım ve nasıl davranacağımı bilinçle düşünüyorum, herkesin elinden geleni yaptığının farkındayım’ gibi düşünüyorsanız artık korona günlerinde öğrenme alanına yükselmişsiniz demektir. Ama eğer ‘başkalarını düşünüyorum ve onlara nasıl yardım edebileceğime bakıyorum, yeteneklerimi ihtiyacı olanlar için kullanıyorum, şimdiki anda yaşıyorum ve geleceğe odaklanıyorum, kendime ve başkalarına empati yapıyorum’ diyorsanız ki bütün sağlık çalışanlarının bu şekilde baktığını biliyoruz, büyüme alanındasınız demektir.”
Covid-20 psikolojik krizini atlatabiliriz
Aynı zamanda daha iyi olabilmek için huzurlu bir ruh hali ile birlikte umut yaymanın, başkalarına teşekkür ve takdir edebilmenin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Yeni değişikliklere kolayca adapte olabilmenin yollarını araştırıyorsak, sessizlik ve sabırla ilişkilerin içinde kalarak, yaratıcılığımızı tekrar tekrar kullanabiliyorsak o zaman gerçekten Covid-20 dediğimiz psikolojik krizi daha kolay atlatabileceğimizi söyleyebiliriz. Ama sağlık çalışanları, bu mücadelenin en ön safhalarında ve kendileri bu mücadeleyi verirken empati yaparak mutlaka çok fazla özveride bulunuyorlar. Benzer davranışın da tüm toplumda onlara yönelik yapılmasını umut ediyoruz” dedi.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.