PROSTAT KANSERİNİN BELİRTİLERİ
Prostat kanseri, erkeklerde görülen ikinci en sık kanser türü olarak biliniyor...

21 Şubat 2024 Çarşamba 13:12
Prostat kanseri, erkeklerde görülen ikinci en sık kanser türü olarak biliniyor. İstatistiklere göre her 8 erkekten birinin prostat kanserine yakalanabileceği öngörülüyor.
Prostat kanserinin genellikle yavaş ilerleyen bir hastalık olduğunu ve erken saptandığında tedavisinin mümkün olabildiğini dile getiren Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Akan, prostat kanseri ile ilgili bilgi verdi.
Mesanenin hemen altında bulunan ve idrar yolunu çepeçevre saran bir organ olan prostatın görevi, spermleri taşıyan ve ejakülat adı verilen sıvının önemli bir kısmını üretmek. Prostat, ilerleyen yaşla birlikte boyutunun artmasıyla idrar yapma ile ilgili bazı yakınmalara neden olabiliyor. Daha önemlisi ise prostat kanseri de azımsanmayacak bir sıklıkta gelişebiliyor.
AİLEDE PROSTAT KANSERİ ÖYKÜSÜ RİSKİ YÜKSELTİYOR
Prostat kanserinde en önemli risk faktörünün yaş olduğunu belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Akan, "İlerleyen yaşla birlikte prostat kanseri riski de artıyor. Prostat kanserinde diğer bir risk faktörü ise aile öyküsüdür. Yani kişinin baba veya erkek kardeşinde prostat kanseri varsa risk yüksektir. Üstelik kişinin birden fazla birinci derece yakınında prostat kanseri varsa bu risk katlanarak artıyor. Ayrıca, anne ya da kız kardeşinde meme ya da yumurtalık kanseri olup bu kanserin 'BRCA' isimli bir gendeki bozuklukla ilişkili olduğu kişilerde de prostat kanser riski yüksek. Prostat kanserinde beslenme şekli de büyük önem taşıyor. Hayvansal yağlardan zengin ve bitkisel kaynaklı besinlerden yoksun bir beslenme alışkanlığı olanlarda riskin yüksek olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunuyor. Birçok gıdanın ve vitaminin prostat kanseri riski üzerinde olumlu ya da olumsuz etkileri olduğuna dair görüşler bulunuyor. Ancak bu görüşlerin sadece gözlemlere dayandığının ve kanıt değerinin düşük olduğunun bilinmesi gerekiyor. Bu nedenle herhangi bir besin ya da vitaminin abartılı tüketimi ya da kısıtlanmasından kaçınılması gerekiyor" dedi.
50 YAŞINDAN İTİBAREN DÜZENLİ ÜROLOJİ MUAYENESİ ÖNEMLİ
Prostat kanserinin erken aşamalarda herhangi bir belirtiye yol açmadığını söyleyen Doç. Dr. Hakan Akan, "Prostat kanseri ilerleyip çevre ve uzak organlara yayıldığında ise kanlı idrar, kemik metastazlarına bağlı ortaya çıkan bel ve kalça bölgelerinde ağrı, kansızlık nedeniyle halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi yakınmalar görülebiliyor. Bu şikayetlerle doktora başvurulduğunda ulaşılan tanı, erken tanı olmayabiliyor. Erken tanı, ancak tarama yapılarak elde edilebiliyor. Erkeklerin, 50 yaşından itibaren prostat kanseri açısından taşıdığı riski değerlendirmek üzere bir üroloji uzmanı ile görüşmesi gerekiyor. Birinci derece yakınlarında prostat kanseri olan erkeklerin ise 40-45 yaşlarında düzenli üroloji kontrollerine başlamaları gerekiyor. Bu değerlendirmelere, PSA düzeyine ve kişinin yaşına göre yılda bir ya da iki yılda bir olarak devam ediliyor" ifadelerini kullandı.
BU DEĞERİN YÜKSEKLİĞİ PROSTAT KANSERİ OLASILIĞINI ARTIRIYOR
Prostat kanserinin kesin tanısı için mutlaka patolojik inceleme yapılması gerektiğini aktaran Doç. Dr. Hakan Akan, "Her şüpheli durumda ya da tarama amacıyla biyopsi yapılamıyor. Biyopsi yapmaya gerek olup olmadığı kanda Prostat Spesifik Antijen (PSA) düzeyinin ölçülmesi ile belirleniyor. PSA değeri ne kadar yüksekse prostat kanseri olasılığı o kadar artıyor. Ancak PSA düzeyini artıran tek faktör kanser olmuyor. İyi huylu büyüme ve enfeksiyon da artırabiliyor. Bu nedenle, PSA yüksekliği saptandığında prostat enfeksiyonu da akla gelmeli. Genel kabul gören bir üst sınır değer olsa da, bu sınırın altında iken de prostat kanseri saptanabileceği gibi, bu sınırın üzerindeki birçok hastada kanser bulunmayabiliyor. Parmakla prostat muayenesinin de tanıya katkısı olabiliyor ancak yanıltıcı bulgular verebiliyor. Çok ender olarak prostatta kanser başladığı halde PSA yükselmeyebiliyor ve bu durum prostat muayenesi ile anlaşılabiliyor. Günümüzde biyopsi yapmadan önce olanak var ise prostat MR'ı da yapılarak biyopsinin tanısal değeri artırılabiliyor. MR ile prostat iç yapısı daha iyi değerlendirilerek kanser şüphesi olan odaklar saptanabiliyor. Ancak sadece MR ile kesinlikle tanı konulamıyor" diye konuştu.

YÜKSEK DERECELİ KANSERLER DAHA HIZLI İLERLİYOR
Doç. Dr. Hakan Akan, prostat kanserinde kesin tanı için başvurulan prostat biyopsisi ile ilgili şunları söyledi: "Prostat, kalın bağırsağın son kısmı olan rektumun hemen önünde olduğundan biyopsi genellikle transrektal yoldan yani anüsten girilerek yapılıyor. İşlem öncesinde enfeksiyonu önlemek için antibiyotik uygulanıyor. 'Transrektal ultrasonografi' adı verilen cihazın parmak kalınlığındaki ucu ile rektuma girilip, bunun içerisinden ilerletilen özel bir iğne ile prostattan alınan ufak doku parçaları patoloji laboratuvarında incelenerek tanıya ulaşılıyor. İşlem öncesinde uygulanan lokal anestezi yani prostatın iğne ile uyuşturulması ağrıyı önlüyor. Bazı merkezlerde enfeksiyon olasılığını azaltmak amacıyla biyopsi sırasında anüs değil makat bölgesinde ciltten iğne ile giriş yapılıyor ancak bu işlem çok ağrılı olması nedeniyle genel anestezi gerektiriyor. Patoloji laboratuvarında yapılan incelemede eğer kanser saptanırsa kanserin derecelendirmesi yapılıyor. Bu derecelendirmeye 'Gleason Skorlaması' adı veriliyor. Düşük dereceli olarak raporlanan kanserler daha yavaş ilerlerken yüksek dereceli kanserler daha hızlı ilerliyor. Tedavi seçeneği ve zamanlaması da buna göre değişiklik gösterebiliyor"
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.