PROF. DR. NEVZAT TARHAN:
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Parçalanmış ailelerin olduğu toplumda huzur olmaz”

10 Haziran 2020 Çarşamba 18:19
Türkiye’de aile kurumunda ciddi bir yıpranma olduğunu belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, parçalanmış ailelerin toplum huzurunu tehdit ettiğini söyledi. Ailedeki sorunların pandemi döneminde gün yüzüne çıktığını kaydeden Tarhan, Üsküdar Üniversitesi’nin sosyal inovasyon projesi olan Aileler Üniversitede Projesi’ni bu dönemde hızlandırma kararı aldıklarını söyledi. Üsküdar Üniversitesi tarafından desteklenen proje, “bilinçli aile, sağlıklı nesil ve güçlü toplum” hedefiyle hayata geçiriliyor.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, genç kuşağın evlilikle ilgili olumsuz bakış açısına, Türkiye’de çökme eğilimi gösteren aile kurumunun sorunlarına ve çözüm yollarına dikkat çekti.
“Dünyada ve Türkiye’de aile yapısı yıprandı”
Aileler Üniversitede Projesi’ni Covid- 19 nedeniyle hızlandırdıklarını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de aile kurumunda ciddi bir yıpranma hatta çöküş var. Böyle durumda sadece sorunlu insanlarla uğraşmak buz dağının görünen kısmı. Önemli olan neden bozulduğu ve bunu düzeltilebileceği kısmıdır. Onunla ilgili bu projeyi başlatmıştık. Proje ekibinde yer alan uzmanlarımızla birlikte oturumlar yaptık, proje hazırladık. Bütün uzmanlarımız proje döngüsü eğitimi aldı. Sonra projenin hedeflerini, stratejisini belirledik, mantıkla çerçevesini çizdik ve dört grupta yapılmasına karar verdik” dedi.
“Sonuçlara göre süre uzayabilir”
Aileler Üniversitede Projesi’nin Üsküdar Üniversitesi’nin sosyal inovasyon projesi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, projde 4 farklı gruba eğitim verileceğini belirterek şunları söyledi:
“Projede kırmızı, beyaz, pembe ve turuncu gruplar var. Kırmızı gruptaki aileleri, içlerinde yaşanan çatışmalar için uzman yardımı almamış ama evde daima gerilimin olduğu aileler olarak tanımlayabiliriz. Pembe grupta, 18 yaşın üzerinde bireyler ve evlilik hazırlığındaki çiftlerin bilinçlendirilmesi amaçlanıyor. Beyaz gruptaki 18 yaş altı gençler, evlilikle ilgili konularda bilgilendirilecek. Turuncu grupta ise henüz problem yaşamayan ama risk altında olan çiftler olacak. Gruplardan sadece birisinde tedavi var diğer üçünde koruma ve önleme tedavisi var. Üsküdar Üniversitesi desteği ile aileyi korumak ve aileyi gelen zorluklara karşı önlemek için altı ay süreli proje gönüllülük esasına dayanarak ücretsiz olarak yapılacak. Birikimlerimize, sonuçlara göre uzatacağız.”
“Aile kavramı ile ilgili ön testler yapılacak”
Bu süreçte eğitimleri online olarak uygulayacaklarını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Gruplardaki katılımcılara önce aile kavramıyla ilgili ön testler yapılacak. Eğitim süreci bittikten sonra da tekrar testi yapılarak yüzde kaç gelişme olduğu görülecek. ABD’de buna benzer uygulamalar şöyle yapılıyor; Family Resolution programları var. Sorun yaşayan birkaç aileyi toplayıp hafta sonu bir otele alıyorlar. Anne, baba ve çocuğa gün boyu eğitimler veriliyor, sorunlar konuşuluyor. Bir veya iki günlük programlarla ailelerin kötüye gidişi engellenmiş oluyor. Böyle programlar, resmi olarak değil özel şirketlerle yapılıyor. Biz bunu bir nevi karşılıksız olarak topluma uygulayıp verimli bir pilot çalışma yapmak istiyoruz. Olumlu sonuçlar alınırsa yaygınlaştırmak istiyoruz. Projedeki paydaşlarımız ile Anadolu yakasındaki bütün belediyelere ve kaymakamlıklara ulaştık. Onların manevi destekleri çok önemli. Üniversite denmesinin sebebi, üniversitedeki birikimin topluma hizmet olarak kullanılacak olmasıdır” diye konuştu.
“Üniversitelerin tek fonksiyonu eğitim vermek değil”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, üniversitelerin bilim ürettiğini ancak toplumun sorunlarından haberdar olamadığını belirterek “Son dönemde çocuk üniversitesi gibi projeler de gördük. Aileler Üniversitede Projesi de toplumla üniversitenin bir araya gelmesi açısından çok değerli. Üniversitelerin dört fonksiyonu vardır. İlki, herkesin bildiği meslek edindirme fonksiyonu. İkincisi, AR-GE yapar, projeler üretir. Üçüncüsü; bilgiyi ürüne dönüştürmek, sanayileştirmektir. Sonuncusu da toplumu bilgilendirmektir. Dört ayağının da kullanılması gerekiyor. Genellikle üniversite denilince birinci ayak olan meslek edindirme ayağı akla geliyor. Hâlbuki bu da bir projedir. Hem proje hem de toplumu bilgilendirmektir. İkisini de birleştiriyoruz burada. Bu tamamen bizdeki meslektaşların, terapistlerin, psikolog arkadaşların fedakârlık ve gönüllülükleriyle oluyor. Çok heyecanlılar ve çok güzel hazırlandılar. Faydalı olacağını umuyoruz. Bu gelişen toplumumuzun, gelişen insanın ruhuna tohum atmaktır” diye konuştu.
“Boşanmayı önlemek çocukların geleceklerini kurtarmak demektir”
Bir aileyi boşanmanın eşiğinden döndürmenin o evlilikten olan çocukların geleceğini kurtarmak anlamına geldiğini söyleyen Tarhan, “Sorunlu ve suç işleyen çocuklara baktığımızda parçalanmış ailelerin çocukları olduğunu görüyoruz. Parçalanmış bir ailenin olduğu toplumda mutluluk ve huzur olmuyor. Parçalanmış aileyi önlemek bir ülkenin en öncelikli işidir. Kök sağlıklı olmazsa ağaç büyümez. Daha önce aileyi koruyan toplu sosyal normlar vardı ve aileleri kale duvarı gibi koruyordu. Şimdi o sosyal normlar değişti, artık ailede sosyal kontroller kalktı. Onun için rahatlıkla cep telefonu ve televizyonlar bütün evlerin açık kapısı oldu. Böyle durumlarda her türlü olumsuz durum eve girebiliyor. Buna karşı iç kale ailedir, o yüzden aileyi korumak gerekiyor. Televizyon ve cep telefonunu bu zamanda yasaklamak mümkün değil ancak medya okuryazarlığı gibi eğitimlerle bu araçları belli bir amaca yönelik doğru şekilde kullanmayı öğretmek gerekiyor. Bu şekilde gençleri de aileyi de evde mutlu ve sıcak bir ortam için hazırlayabiliriz” dedi.
“Gerginlik gören genç kuşak evlenmek istemiyor”
Evde mutlu ve sıcak bir ortam olması durumunda çocukların da sağlıklı bireyler olarak yetiştiğine dikkat çeken Tarhan, “Gerginlikler gören yeni kuşak gençlik neden evleneyim ki diyor. Aileyi ayağına bağ olarak görüyor. Şu anda bütün dünyada gençler, evliliğin özgürlüklerini kısıtladığını düşünüyor. Neden evlenip de fedakarlık yapayım, neden borca gireyim de yıllarca kredi ödeyeyim diyorlar. Dini ve milli ideolojik aidiyetlere ne lüzum var diyen bir kuşak yetişiyor. Bugünü kazanmak, geleceği kazanmanın en önemli adımıdır. Sadece bugünü düşünerek karar verilirse gelecekle ilgili çok büyük boşluk ortaya çıkacak. TÜİK’in 2018 sosyal istatistiklerine göre, Türkiye’deki evliliklerde ilk beş yılda boşanma oranı yüzde 39. Bu çok büyük bir rakam. İzlanda gibi yerlerde yüzde 70’i buluyor” dedi.
“Ailelere duygusal zeka eğitimi vereceğiz”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, projenin üniversite bilgi birikimiyle birleşmesinin aileler tarafından olumlu karşılandığını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:
“Projenin sonunda sertifika da vereceğiz. Bu programda, klasik ailelere desteğin ötesinde pozitif psikoloji dinamiklerini kullanacağız. Yani negatifle uğraşmak yerine iyi olanlarla ilgileneceğiz. Hekimlikte dokulara saygılı hekimlik anlayışı var. Bununla birlikte yara açmadan tedavi edeceğiz. Pozitif psikolojiyi koruma ve önlemede kullanacağız, pozitif psiko terapiyi de çift terapisi gereken ailelerde uygulayacağız. Bunu yaparken aileye duygusal zekâ eğitimi vereceğiz. İnsanlar duygularını kullanmayı bilmiyorlar. Doğru olduğunu biliyor ama onları yanlış tarafa çekiyorlar. Duygusal zekâ eğitimini hem sorunlu aileler de hem de koruma ve önleme ile ilgili talebi olan ailelere uygulayacağız. Böylelikle kişide yara açmadan pozitif duyguları bulup onu güçlendirmiş olacağız.”
“Pozitif psikoloji, psikolojik bağışıklığı güçlendiriyor”
Psikolojik bağışıklık sisteminin pozitif psikoloji ile güçlendiğini ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bunu güçlendirdiğin zaman kişinin psikolojik savunmalarını güçlendiriyorsun, ego gücünü artırıyorsun. Kişi böyle olunca kendiliğinden sorunlarını çözüveriyor ve böyle düzelmeler kalıcı oluyor. Dış motivasyon olmadan kişinin kendi iç motivasyonunu harekete geçiriyorsun. Burada biz bu metodu uygulayacağız. Diğer terapi metotlarından farklı. Pozitif psikoloji yöntemiyle duygusal zekâların eğitimini vereceğiz, sorunlu ailelerde ilişkileri güçlendirerek, ego gücünü arttırarak pozitif dinamikleri güçlendireceğiz. Bunları güçlendirdiğimiz zaman negatif kendiliğinden düzeliyor” dedi.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.