PREMATÜRE AİLELERİNİN ACI SINAVI
Tek dokunuş için aylarca bekliyorlar”

13 Kasım 2019 Çarşamba 14:09
Türkiye’de her yıl 150 binden fazlabebek erken doğarken, aileleri de zorlu bir yoğun bakım süreci bekliyor. Prematüre bebeklerin yoğun bakım dönemiyle yaşama tutunduğunu belirten El Bebek Gül Bebek Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İlknur Okay, anne-babalar için oldukça travmatik olan bu deneyimin bebeklerin kısıtlı imkanlarla ziyaret edilmesiyle daha da zorlu bir sürece dönüştüğünü aktardı.
222 ANNEYLE ÇARPICI ANKET
Yaşanan zorluğun temelinde ise anne- babaların bebeklerini yeterince görememeleri ve bebekleri ile doğrudan temas kuramamaları yatıyor. El Bebek Gül Bebek Derneği, bebekleri 24-35’inci haftalar arasında doğan 222 anne ile gerçekleştirdiği anketle yoğun bakım süreçlerinde yaşananları çarpıcı bir biçimde ortaya koydu. Beklenen doğum tarihinden önce doğan bebekler anne karnında eksik kalan gelişimlerini tamamlamaları için doğum haftalarına bağlı olarak yoğun bakım ünitelerinde tutuluyorlar. Bu esnada organ gelişimlerinin tamamlanması, kendi kendilerine nefes alabilmeleri, emme-yutma yapabilmeleri için desteklenirken , ortaya çıkabilecek beyin kanaması, enfeksiyonlar, göz hasarları gibi ömür boyu onları etkileyebilecek hastalıkların da engellenmesine ve tedavi edilmesine çalışılıyor.
Ankete göre, Türkiye’deki anne- babaların yüzde 86’sı, prematüre doğarak yoğun bakımda tedavi altına alınan bebeklerini istedikleri zaman göremezken, annelerin yüzde 13’ü bebeklerini her ziyarette 10 dakikadan daha az görebiliyor. Ankete göre prematüre annelerinin yüzde 39’una bebeklerini haftada ancak 3 gün ziyaret etme izni veriliyor.
HAFTA BÜYÜYOR SÜRE DEĞİŞMİYOR!
Ziyaret sıklığı bebeğin doğum haftası arttıkça yükselirken, ziyaret süresi değişmiyor. Örneğin, bebekleri 32-33 hafta arası doğan annelerin yüzde 93’ü bebeklerini her gün ziyaret ederken, 24-25 haftalık doğanların ancak yüzde 63’ü her gün ziyaret edebiliyor. Bunun nedeni 32-33 haftalık bebeklerin annelerini emmeye daha kısa sürede başlamaları ve annelerin ziyaretine emzirme dolayısı ile daha fazla izin verilmesi olarak açıklanıyor.
KÜÇÜK BEBEKLERE DOKUNAMIYORUZ!
Annelerin bebeklerine ilk kez dokunma süreleri de doğum haftasına bağlı görünüyor. 24-25 haftalık doğum yapan bir anne bebeğine ilk kez dokunmak için 2 ay veya daha uzun süre beklemek zorunda kalıyor. Annelerin yüzde 18’den fazlası bebeklerine hiç dokunamadıklarını veya tüm yoğun bakım süresince ancak 1 veya 2 defa dokunabildiklerini belirtiyor.

ÖZEL HASTANELERİN ORANI ŞAŞIRTTI
Yine annelerin %33’ü ise her gün dokunamadıklarını bildirirken, yüzde 55’i ise bebeklerine her ziyarette -ki bu bazen her gün olamıyor- 20 dakikadan daha az dokunabiliyor. Bu noktada anne ve bebeğin cilt cilde temas etmesi olarak adlandırılan kanguru bakımınınönemi ortaya çıkıyor. Anne ve bebek arasında duygusal bağ oluşturduğu, anne sütünü arttırdığı ve bebeğin oksijenlenmesinin, kalp atışlarının ve kilo almasının düzene girdiğine dair bilimsel olarak etkinliğinin de kanıtlandığı kanguru bakımı; günümüzde ancak ünitelerin yarısında yapılabiliyor. Bu oran üniversite hastanelerinde yüzde 75’e yükselirken, şaşırtıcı bir şekilde özel hastanelerde yüzde 40’a kadar düşüyor.
ANNE BEBEK BAĞINA OLANAK TANINMALI
Ülkemizde anne-baba ve bebek arasındaki birlikteliğin kısıtlı imkanlarla sağlandığına dikkat çeken Okay, “Hastanelerde aile dostu olanaklar sağlanmalı. Anne-babalar bebeklerini 7 gün 24 saat ziyaret edebilmeli, dokunabilmeli ve düzenli olarak kanguru bakımı yapabilmeli” şeklinde konuştu. Okay, anne ile bebeğin erken ve sürekli ten teması kurmasının, özellikle yoğun bakım sürecine pozitif katkı sunduğunun da altını çizdi.

DAHA İYİSİNİ YAPABİLİRİZ
Okay sözlerini şöyle sürdürdü: “Elbette dernek olarak bu konudaki engellerin, zorlukların, kısıtların farkındayız ve doktor ve hemşirelerimizin bebeklerimizi yaşatmak ve sağlıkla taburcu etmekteki çabalarını takdir ve minnetle karşılıyoruz. Ancak hep beraber daha iyisini yapabileceğimize inanıyoruz. Üniteler arası bu kadar farkın olmaması için, her ünitede uygulanacak standart protokoller ve rehberler oluşturularak, prematüre bebek hangi ünitede yatıyor olursa olsun, anne-babasının maksimum şekilde ziyaretine ve fiziksel temasına izin verilmeli. Bu amaca ulaşabilmek için de ebeveynler yenidoğan yoğun bakım sürecine dahil edilmeli, eğitilmeli ve güçlendirilmelidir”
PREMATÜRE BEBEK ANNE-BABALARI BİZİM İÇİN BU SÜRECİN ÇOK DEĞERLİ VE AYRILMAZ PARÇALARIDIR
Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç konuyla ilgili olarakşu şekilde görüşlerini iletti: “Prematüre bebeklerin sadece yaşaması değil, yaşam kalitesi de çok önemli. Minik kahramanlarımızın ileride sağlıklı birer birey olduklarını görmek; aileleri kadar bizim için de çok değerli. Zira haftalarca, aylarca bu bebekleri aileleri ile birlikte büyütüyoruz. Prematüre bebek anne-babaları bizim için bu sürecin çok değerli ve ayrılmaz parçalarıdır. Erken doğum yapan annenin, hem ailesi hem de sağlık personeli tarafından çok iyi desteklenmesi ve bebeğiyle ilk andan itibaren mümkün olduğunca sıkI şekilde bir araya gelmesi gerekir. Sağlık personelinin yönlendirmesi ile yoğun bakımda bebeğinin bakımına katılabilmesi ve kanguru bakımı dediğimiz yöntemle bebeğini kucağına alıp onun anne karnı huzuruna kavuşmasını sağlayabilmesi anne ve bebek için de çok değerlidir. Yeni doğan yoğun bakım ünitelerinde annenin bebeğin temel bakım vereni olması konusunda Türk Neonatoloji Derneği olarak çalışmalarımız devam etmektedir.”

Anne- bebek erken dönemde temas kurarsa ne gibi sonuçlar ortaya çıkar?
Uzun süreli faydaları :
1- Daha uzun süreyle anne sütü ile besleme
2- Anne-bebek bağlanmasının güçlenmesi ve ruh sağlığının korunması
3- Bebeğin nörogelişiminin artması
4- Bebeğin yetişkinlikte daha iyi sosyal ilişkiler kurabilmesi
5- Ebeveynlerin stresinin azalması
6- Doğum sonrası depresyon riskinin azalması
7- Bebeğin davranışlarının sağlıklı gelişmesi ve uzun vadeli bilişsel kapasitesinin artması
Kısa süreli faydaları :
1- Yenidoğan yoğun bakımdan daha hızlı taburcu olunması
2- Emzirme oranlarının yükselmesi
3- Bebeğin daha iyi kilo alması
4- Ebeveynlerin stresinin azalması
5- Bebeğin stabilitesinin artması
6- Büyümenin hızlanması
7- Uykunun daha iyi olması
8- Annenin bebeğin ihtiyaç ve ipuçlarını daha iyi anlayabilmesi
9- Annenin kendine güveninin ve yeterlilik hissinin gelişmesi
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.