“ÖĞRENİLMİŞ OTİZM ARTIYOR”
Beyin temelli öğrenme öne çıkıyor

25 Şubat 2021 Perşembe 15:45
Kontrolsüz teknoloji kullanımının çocuğun gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerine işaret eden Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu durumun öğrenilmiş otizme neden olduğunu söyledi. Bütün gün bilgisayar, tablet ya da televizyonla zaman geçiren çocuğun iletişim kuramadığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Öğrenilmiş otizm şudur: Bütün gün bilgisayarla uğraşan çocuk, iletişim kuramıyor. Nasılsınız amca diyemiyor hemen. Bilgisayarla tık tık oynuyor o öğrenilmiş otizmdir. Erişkin yaşta çok zeki, deha diyorsun ama herkes gülüyor, anlamıyor. ‘Neye gülüyorlar?’ diye anlam veremiyor çünkü duygusal okuryazarlık becerisi gelişmemiştir. Öğrenilmiş otizm artıyor” diye konuştu.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuklarda davranış bozukluklarına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Çocukta davranış bozukluğu nedir?
Çocuğun her yaşına göre bir davranış olgunluğu olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Çocuk yaşına uygun davranış olgunluğunu göstermiyorsa o durumlar, davranış bozukluğu sınırlarına giriyor. Mesela çocuğun altına kaçırması bir örnek olarak verilebilir. Çocuk 1,5 -2 yaşına kadar tuvalet eğitimini öğreniyor. Okul çağına gelmiş çocuk, hala idrarını kaçırıyorsa bu bir davranış bozukluğu oluyor. Tırnağını yiyorsa davranış bozukluğu oluyor. Gülünecek yerde gülmeyip, ağlanacak yerde ağlanmıyorsa yani misafirler geldiği zaman nasıl davranacağını bilmiyorsa, ne zaman oturup kalkacağını bilmiyorsa davranış bozukluğundan söz edilebilir. Yani çocuğun yaşına uygun şekilde olgun davranışlarda bulunması lazım” diye konuştu.
Çocuğun yaşına uygun davranmamasının da davranış bozukluğu olarak değerlendirilebileceğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ürkek, çekingen davranış, fazla içine kapanık olma, kimseyle konuşmamak da bir davranış bozukluğudur. Örneğin mesela eve misafir gelir, onun pardösüsünün ucunu keser. Bu davranış bozukluğudur. Ortalığı karıştırır, bırakır. Bunlar davranış bozukluğu olarak değerlendirilebilir. Davranış geliştirmek çocuğa genetik olarak gelen bir şey değildir. Çocuğun hayatı öğrenmesi, davranış geliştirmesi, olumlu davranış ile olumsuz davranışı ayırt etmesinde sosyal öğrenme vardır. Bazı çocuklarda yıkıcı davranış bozuklukları vardır. Mesela yangın çıkarır, her şeye karşıt olur, ağzından evet kelimesi çıkmaz, kuralları bozmaktan zevk alır. Bütün bunlar davranış bozukluğudur” diye konuştu.
Otizmde artış var
Çocuğun yaşına göre davranmayı öğrenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi: “Mesela nerede duracağını bilmesi gerekiyor. Bunu çocuk nasıl öğrenir? Genetik değil bu. Pandemi döneminden küresel olarak herkes etkilendi. Her yaş grubu etkilendi. Çocuk yaş grubu daha da çok etkilendi. Çok belli olmuyor ama biz çocuk psikiyatri polikliniğinde ciddi vakalar görmeye başladık. Otizmde artış var. Otizm neden artıyor? İki türlü otizm vardır. Genetik kaynaklı olan otizm ve sonradan gelişen otizm vardır. Bunların tamamına otistik spektrum bozukluğu deniyor. Bu çocukların beyni farklı gelişiyor. Çocukta nörogelişim bozukluğu olmaması için dört, beş becerinin iyi gelişmesi gerekmektedir. İnce motor beceri, kalın motor beceri. Mesela ince motor beceri düğmelerini ilikleyebilmesi, kaba motor beceri ise top oynamasıdır. Düşüp kalkmadan yürüyebilmesi kaba motor becerisidir. Zihinsel zekâ becerileri vardır. Pandemi döneminde bu zekâ becerileri ve mantıksal zekâ becerileri tam tersi çok iyi gelişiyor ama tam tersi ince motor, kaba motor becerileri gelişmiyor.”
Gecikmiş konuşma otizmin belirtisi
Çocukta dil gelişiminin de önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Dil becerilerinin de gelişmesi çok önemli. Çocuk dört yaşına geldiği halde cümle kurmayı öğrenememiş, gecikmiş konuşma otizmin bir işaretidir. Otistik mi diye bir bakıyoruz ki çocuk bütün gün evde televizyonun karşısında, buna klip sendromu deniyor. Çocuk devamlı klip seyrediyor, konuşma ihtiyacı hissetmiyor. Hissetmeyince de konuşmayı öğrenmiyor ve öğrenmediği için de konuşamıyor. Televizyon ve tablet ucuz bakıcı. Anne-baba eline tableti veriyor. Çocuk orada vakit geçiriyor, ne güzel oyalanıyor diye düşünüyorlar. Çocuğun orada sadece görsel becerilerini geliştiriyor ama dilsel beceri geliştiremiyor, işitsel beceriyi tam geliştiremiyor. İnce, kaba motor becerileri geliştiremiyor. Çocuk bunların hepsini sosyal ortamda, arkadaş ortamında öğreniyor” diye konuştu.
Çocuk her şeyi ailede öğreniyor
Çocuk için ilk sosyal ortamın aile, onun için ailenin kutsal olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Aile, kurumsal olarak kutsaldır çünkü çocuğun ilkokuludur. Ailenin dağılmasının kötü sonuçlarını gelişmiş ülkeler görmeye başladılar. Ne yapacağız diye feryat ediyorlar” diye konuştu.
Şu anda yeni bir bilim dalının ortaya çıktığını kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Çocuklara bilgelik eğitimine başlandı. Neden öğretiliyor? Onlara yalan söylememeyi, paylaşımcı olmayı, empati kurmayı öğretmek hedefleniyor. Kız çocuklarında empati dürtüsel olarak daha çok gelişmiştir, erkek çocuklarında daha azdır. Anaokulu çocuklarında gözlem yapıyorlar. Birisi düştüğünde kız çocukları gidip yardım ediyor, erkek çocukları oynamaya devam ediyor. Erkeğin benmerkezciliği, biyolojik doğasının sonucudur. Kızların empatik olması da biyolojik doğalarının onlara bir armağanıdır. Çocuklara bunları doğru şekilde eğitmek için aile ortamına ihtiyacımız var. Güvenli alan olması lazım yani ev aslında güvenli alandır. Evlere son sığınak aile diyoruz. Ev çocuğun kendini güvende hissettiği bir alandır. Çocuk evde mutluysa o çocuk en büyük armağanı almış demektir. Pahalı hediyelerden daha kıymetlidir. Onun için tebessüm, birkaç güzel söz yeterlidir” diye konuştu.
Olumlu davranışları pekiştirilmeli
Çocuğun olumlu davranışlarının pekiştirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Çocuğa olumsuz yaklaşmak ve eleştirmek yerine güzel davranışını onaylamak önemlidir. ‘Ne güzel yapmışsın, bravo sana’ diyerek duyguları ifade etmek önemlidir” diye konuştu.
Çocuğun temel davranış kurallarını 10 yaşına kadar öğrendiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuğa verilecek ceza konusunda da uyarılarda bulundu:
“En önemli ceza anne ve babasının üzüldüğünü görmesidir. Eğer anne baba sevgi cömertiyse anne babanın moralinin bozulduğunu görünce çocuk hemen ‘Ben yanlış yaptım’ diyerek yanlışını düzeltir. Pandemi döneminde çocuk daha çok anne ve babayla bir arada oldu. Arada eğitim hataları varsa bu patlak verecektir.”
Çocuğa becerilerin öğretilmesi konusunda eksiklikler varsa çeşitli yöntemler kullanılabileceğini hatırlatan Tarhan, “Çocuk böyle durumlarda bize geliyor, duyu bütünleme testi yapıyoruz. Sonra bakıyoruz ki bazı becerileri gelişmemiş, zayıf alanlara çalışıyoruz. Görsel beceriler, denge becerileri, işitsel beceriler bütün bunlar çalışılıyor ve burada ince ve kaba motor öğreniliyor. Bu yöntemler, normal otizmde davranış geliştirmek için kullanılıyor” diye konuştu.
Öğrenilmiş otizme dikkat!
Öğrenilmiş otizm kavramına da değinen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Mesela bu duruma bilgisayar gibi teknik konularla ilgilenenlerde çok rastlanır. Öğrenilmiş otizm şudur: Bütün gün bilgisayarla, tabletle, akıllı telefon ve televizyonla uğraşan çocuk, iletişim kuramıyor. Nasılsınız amca diyemiyor hemen… Bilgisayarla tık tık oynuyor, o öğrenilmiş otizmdir. O nedenle bunların hepsi patolojik durumlardır. Erişkin yaşta çok zeki, deha diyorsun ama herkes gülüyor anlamıyor. ‘Neye gülüyorlar?’ diye anlam veremiyor çünkü duygusal okuryazarlık becerisi gelişmemiştir. Öğrenilmiş otizm artıyor. Top oynuyor ama bir türlü uyum sağlayamıyor. Uygun pozisyona giremiyor. Onları birebir eğitmek gerekiyor” dedi.
Beyin temelli öğrenme öne çıkıyor
Günümüzde eğitim sisteminde metot değiştirildiğini, beyin temelli öğrenmenin öne çıktığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Çocuğu sıraya oturtup, saatlerce teorik ders anlatmak tarihe karıştı. Aktif öğrenme var, deneyimleyerek öğrenme var. Temeli de nörobilime dayanıyor. Beyin temelli öğrenme var. Bu öğrenmede ne var? Bu öğrenme modeli, çocuğa sosyal ortam içinde fiziği, kimyayı öğretecek. Sokakta bahçede öğrenecek çocuk, odalara tıkayarak öğretmeyeceğiz. Böyle yetiştirilen çocuklar korkuyla yönetilmeye alışıktır. Korkuyla yönetilen bir toplumda gelişme beklenmemeli” diye konuştu.
Google uygulamasının iki yüksek lisans tezinden çıktığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bunların hepsi girişimcilik, özgüvenle oluyor. Çocuklarımızı böyle bir ortamda yetiştirmeyip, mum gibi olsunlar diye eski gelenekle yetiştirirsek biz küresel yarışı kaybederiz. Tüketici bir nesne oluruz. Üretici bir toplum olmak istiyorsak üretim odaklı bir yaşam sistemi olmalıdır. Şu anda hedonizm yani zevkçilik küresel bir hastalık haline geldiği için sürekli tüketmeyi düşünüyoruz. Oysa çocuklara küçük yaşta üretken olma ve bu yönde düşünme öğretilmelidir. Çocuğa ne üretebilirim düşüncesi öğretilmelidir. Bu, davranış geliştirmedir” dedi.
Altı yaştan önce sorumluluk öğretilmeli
Çocuğa küçük yaşlardan itibaren sorumluluk verilmesinin de önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, altı yaşından önce çocuklara sorumluluk bilinci vermenin önemine işaret ederek şunları söyledi:
“Çocuğa o yaşın sorumluluklarını öğretmezsen çocuk benmerkezci olur. Narsistik bir birey olur. Bizim kültürümüzde çoktur o. Kendine bağımlı yetiştiriyor. Morali bozuluyor sıkıntıyı nasıl gidereceğini öğrenemiyor. Kendini eğlendirmeyi öğrenemiyor. Kendini sakinleştirmeyi öğrenemiyor. Üzüldüğü zaman üzüntüyü nasıl gidereceğini bilmiyor. Bunlar sorun çözme becerileridir. Bunları anne babanın çocuğa öğretmesi gerekmektedir. Okul başladıktan sonra bunları öğretmek çok zor, geç kalınmış oluyor. Altı yaşından sonraki dönem de önemli tabii ama bunları altı yaşından önce öğretmek gerekiyor. Çocuk öğrenmezse bağımlı bir kişilik olur. Her şeyi annesine, birilerine sormak ister. Bağımlı yaşamak zorunda olur, bireyselleşemez.”
Çocukta hayal kurma becerisini geliştirmenin de gerekliliğine işaret eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Anne babalar farkında olmadan çocukların hayallerini çalıyorlar. Çocuk hayal kuracak sonra bir şey isteyecek, istek uyanınca ihtiyaç ortaya çıkacak, ihtiyaç oluşunca tekrar hayal kuracak ve amaç geliştirecek. Bu bir ihtiyaç döngüsü halinde dönüyor. Hayal kurmayan bir çocuğun anne ve babası, çocuğun her istediğini yaparsa çocuğun hayal kurmasına ihtiyaç kalmaz. Bu çocuğun keşfedici, girişken, üretici olması beklenmemelidir” diye konuştu.
Çocuk yetiştirirken bu noktalara dikkat
Çocuk yetiştirmede tutarsız disiplin nedeniyle ebeveynlerin hatalı davrandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:
“Çocuklarımızı yetiştirirken önemli hatalar yapıyoruz. Pandemide bu durum daha çok ortaya çıktı. Anne babanın hatalarını okul gibi sosyal çevre de biraz törpülüyordu. Şimdi tek öğretme kaynağı anne baba oldu. Burada hem sevgi hem öfke geliştiren çocuk tipi ortaya çıkacak. Çocukta kötü eylemler varsa anne- baba yalan söylemiyorsa bile çocukta evde tutarsız bir disiplin vardır. Tutarsız disiplin olan yerlerde çocuk bir gün yalan söyledi anne tepki vermedi ve görmemezlikten geldi. Çocuk yalanla sonuç almayı öğrendi. Çocuklarda mesela savunma yalanları vardır. Suçluluk duygusunu gidermek için savunma yalanı söylerler. Anne bu durumda çocuğu hem vazoyu kırmışsın hem yalan söylüyorsun diye pataklarsa çocuk sadece korkmayı öğrenir. Hâlbuki annesi ‘Bir hata yaptın aslında. Doğru olmayan bir şey söyledin. Bu vazoyu kırmandan daha büyük bir yanlıştır’ derse çocuk bu evde dürüstlüğün prim yaptığını ve annesinin ona değer verdiğini öğrenir. Böyle olunca çocuk bir daha yalan söyleyerek kendini savunma gibi bir refleks daha gerçekleştirmez. 0-6 küçük bir yaştır ama beyin o yaşta öğrenecek bunu. O nedenle her şey 0-6 yaş arasında daha iyi öğreniliyor. Hayatımızda öğrendiklerimizin %50’si 0-6 yaş arasında öğrendiğimiz şeylerdir. Davranış geliştirme de aynı şekildedir. Yalan söyleyen bir çocuğa yalan söylemenin onaylanmadığı kurallı bir ortam geliştirmek gerekiyor. Anne babanın ortak bir dil oluşturması önemli. Çocuğun gelişen ruhuna hikâyelerle, sözlerle tohumlar atmamız lazım. Hangi yaşta olursa olsun onaylanmayan bir ortam olursa yalan prim yapmıyorsa çocuk ondan vazgeçiyor. Çocuğa böyle bir aile ortamı kurmamız çok önemlidir.”
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.