ÖFKENİZE YENİK DÜŞMEYİN!
Gün içinde bir çoğumuz öfkesine yenik düşebiliyor...

19 Mart 2019 Salı 11:02
Gün içinde trafikte, işte veya evde çeşitli nedenlerle pek çok insan öfkesine yenik düşebiliyor. Birçok negatif duyguyla beslenebilen bu güçlü his karşısında bazı insanlar kontrollerini sağlamakta güçlük çekebiliyor, herhangi bir tetikleyici neden ile birlikte öfke patlaması yaşayabiliyor. Oysa hangi sebeplerden kaynaklandığı bilindiğinde öfkenin kontrolü kolaylaşıyor. Memorial Wellness Kliniği'nden Psikoterapist Cem Keçe, öfkenin altında yatan nedenler ve öfke yönetimi hakkında bilgi verdi.
Birçok olumsuz duyguyla bağlantısı bulunuyor
Öfke ile diğer duygular arasında iç içe geçmiş bir ilişki vardır, birçok olumsuz duyguyla yakından ilişkilidir. Öfke, anksiyete, depresyon gibi ruhsal sorunla, kişilik bozuklukları ya da madde ve alkol bağımlılığının varlığında da ortaya çıkabilmektedir. Tüm duygular gibi doğal bir duygu olan öfke, bir tür kızgınlık ifadesidir ama kontrol edilmediğinde saldırganlık gibi yıkıcı davranışlara dönüşebilir. Öfke hafif bir gerilim oluşturabileceği gibi, yıkıcı bir patlamayla da sonuçlanabilir. Daha çok insanlar, olaylar veya durumlar hakkındaki olumsuz düşüncelerden, kişinin kendi haklılığının onaylanmamasından, değerli olma, insan yerine konulma gibi temel ihtiyaçların engellenmesinden köken alan öfke, hem içsel hem de dışsal nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bunlar arasında yalnızlık, kıskançlık, kaygı, hayal kırıklığı gibi duygusal nedenler, ciddi sağlık problemleri ve kronik hastalıklar gibi fiziksel koşullar, kalabalık, hava şartları, trafik, toplumsal ve siyasi baskılar, iş yerindeki sorunlar, aile içindeki geçimsizlikler, anlaşmazlıklar, olumsuz yaşam koşulları yer almaktadır. Kişi öfke sorunu olduğunu kabul ederek, bir uzmanın yol göstericiliğiyle duygularının kontrolünü sağlayabilmektedir.
Öfke bir kişilik özelliği değildir
Öfke, çeşitli koşullarda ortaya çıkan bir duygudur. Ancak kimi durumlarda öfke duygusunun temelleri çocuklukta atılarak, zaman içinde sağlamlaşabilir. Çocukluğunda öfkeli bir babası olan kişi yetişkinliğinde üç farklı role girebilir. Bunlardan ilki "zalim" rolü, yani öfkeli kişiyle özdeşim kurarak onun gibi olmaktır. İkincisi "mağdur", yani sürekli kendine öfke kusan bir patron veya eş bulma eğiliminde olan kurban rolüdür. Üçüncü rol ise "sessiz gözlemci" rolüdür, öfkede dahil olmak üzere tüm duygularını bastırma, duygusuzlaşma ve mantıkla mükemmeliyetçi hareket etmedir. Kendini yetersiz, değersiz veya sevilmeyen biri olarak hisseden kişi genellikle ilk role girmektedir.
Kişide duygusal, fiziksel ve zihinsel etkiler bırakıyor
Zihinden geçen düşüncelerin bir sonucu olan öfke, olumsuz bir duygu olmakla birlikte, kişiyi uyarıcı, koruyucu ve harekete geçirici işlevi olması bakımından da yararlı bir duygudur. İnsanın yaşamını sürdürebilmesi için kendini koruması, bunun için de tehditlere karşı tetikte olması ve uyarılması gereklidir. Öfke, duygu olarak kaldığı, kişinin kendisine ve başkalarına zarar verici saldırgan davranışlara dönüşmediği sürece yararlı ve koruyucu özelliktedir. Ancak öfkenin kontrol edilemeyerek olumsuz davranışlarla ifade edilmesi birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Kişi öfkelendiğinde ruhsal değişimlerin öncesinde, kalp atışında artış, kan basıncında ve kan şekerinde yükselme gibi fiziksel değişimler yaşamaktadır. Uykusuzluk, unutkanlık gibi zihinsel sorunlar, depresyon, anksiyete gibi ruhsal sorunlar, madde bağımlılığı, yeme bozuklukları gibi davranışsal sorunlara yol açabilmektedir.
Öfke yönetilemediğinde kolayca şiddete dönüşebiliyor
Öfke kontrolü, öfkenin doğru şekilde ifade edilmesi için duygu, düşünce ve davranışların denetlenmesidir. Öfke çoğu kişi tarafından kontrol edilmesi ve yönetilmesi gereken bir duygu olarak görülmemektedir. Bu yüzden yaşamın içinde çok fazla yer alarak ve etkili olmaktadır. Günümüzün zorlayıcı yaşam koşullarında insanların gergin, sinirli, çaresiz, engellenmiş hissetmeleri ve bunların sonucunda öfkelenmeleri çok olağan ve sık rastlanan bir durumdur. Ancak buradaki kırılma noktası öfke öncesi zihinden geçen düşünceler, iç konuşmalar ve öfke sonucunda sergilenen davranışlardır. Burada önemli olan nokta kişinin kendisine ve çevresine zarar vermeden öfkesini kontrol altına alabilmesidir. Kişinin öfkesini kontrol altına alabilmesi için de öncelikle nasıl, ne zaman, neden ve neye öfkelendiğini anlaması gerekmektedir. Öfke kişinin saldırgan davranma eğilimini harekete geçirebilme potansiyeli nedeniyle tehlikeli bir duygudur. Çünkü saldırgan davranışlar, fiziksel ya da sözel olarak karşıdakine zarar verme tehdidi taşımaktadır. Bu nedenle öfkenin, bir sorunun çözümü, intikam alma ya da haklı olma yolu olarak görülmesi kişiyi şiddete veya suça yöneltebilmektedir.
Öfkenizi kontrol edilebilirsiniz
Öfke, kontrol edilebilen bir duygudur. Öfke sorunu yaşayan kişi bu durumu bastırmak ya da yok saymak yerine bir uzmana başvurarak bu yıpratıcı duyguyu yönetebilir. Duygusal açıdan öfke kontrolü, duyguların farkında olunması, doğru yollarla ve olumlu bir şekilde ifade edilmesiyle mümkün olmaktadır. Öfkeliyken vücudun verdiği tepkilerin farkına varılarak, düşünce ve davranışların değiştirilmesi öfkenin duyusal açıdan kontrolünü sağlanmalıdır. Öfkeyi tetikleyen faktörlerin zihinsel anlamlandırma süreçleri ile tanımlanması ve bunlardan kaçınılması da bilişsel açıdan öfke kontrolünü mümkün kılmaktadır. Davranışsal açıdan öfke kontrolü, kişinin öfkeliyken sergilediği olumsuz davranışlarını bilmesi ve bunların yerine olumlularını sergilemesi anlamına gelmektedir. İletişimsel açıdan öfke kontrolü ise, kişinin kendini, düşüncelerini, beklentilerini ve isteklerini doğru ifade ederek iletişim çatışmalarından kaçınması demektir. Sonuç olarak öfkelenmek olağan ve doğal bir durumdur ama öfkenin ifade edilmesi yönetilebilen bir durumdur ve iyi yönetilmesi olgunluk ifadesidir.
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.