OBEZLERİ KELİMELER VURUYOR
Obeziteli bireyler en çok kelimelerle yara alıyor

25 Eylül 2021 Cumartesi 11:37
‘Rolüm Ağır, Peki Senin Rolün Ne?’ projesi başladı. Yapılan çalışmalar ile alanında ilk olma özelliğini taşıyan proje, obezitede ayrımcı davranışlar ve söylemler üzerine farkındalık yaratmayı hedefliyor ve toplumdaki herkese sesleniyor. Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) bünyesinde gerçekleştirilen projenin detaylarını aktaran Prof. Dr. Deniz Sezgin, bu çalışma ile obeziteli bireylerin yaşadığı travmalara, hayal kırıklıklarına, ümitlerine ve hayata tutunma çabalarına dikkat çekmek ve onların sesi olmak istediklerini belirtti. Prof. Dr. Deniz Sezgin, obeziteli bireylerin en çok kelimelerle yaralandığının altını çizerek, kullanılan dil ve davranışlardaki her olumlu değişimin çok büyük etkiler yaratacağını da vurguladı.
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğretim üyesi Reklamcılık ve Tanıtım Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Deniz Sezgin, 2020 yılında başlattıkları araştırma ile, obezitenin sadece başka sağlık sorunlarına sebep olmadığını, aynı zamanda maruz kalınan damgalayıcı ve ayrımcı yaklaşımlar nedeniyle obeziteli bireylerin hayatlarının oldukça kısıtlandığını ortaya koyduklarını belirtti. Bu yaklaşımların obeziteli bireylerin toplumda zaman zaman ‘gizli engelliler’ olarak yaşamalarına sebep olduğunu söyleyen Prof. Dr. Deniz Sezgin, “Obeziteli hastaların birer birey olarak görmezden gelinmesinin ve yalnızca sayılarla ifade edilmesinin önüne geçmek için toplumu birlikte mücadele etmeye davet eden proje, bu alanda yapılan ilk çalışma özelliğini taşıyor” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Deniz Sezgin, yaptıkları çalışmaların sonucunda ortaya çıkan ‘Rolüm Ağır - Obezitede Ayrımcılık ve Damgalama’ kitabı ile de obeziteli bireylerin yaşadığı bu zorlukları kendi ağızlarından aktardıkları bilgisini de sözlerine ekledi.
PROF. DR. DENİZ SEZGİN: “SOSYAL YAŞAMDAN SOYUTLANMALARINA NEDEN OLUYOR”
Damgalayıcı ve ayrımcı yaklaşımların obeziteli bireyleri nasıl etkilediğine dair bilgiler veren Prof. Dr. Deniz Sezgin, şunları söyledi:
“Damgalama, öncelikle obeziteli bireylere aileleri ve çevreleri tarafından sevimli olduğu gerekçesiyle çeşitli sıfatlar takılarak başlıyor. Espri gibi söylenen sözler, takılan sıfatlar ne tepki gösterilecek kadar keskin ne de iltifat olarak kabul edilecek kadar güzel. Ancak bu ifadeler farkında olmadan kırılmış kalpler, ertelenmiş hayaller ve gerçekleştirilmeyi bekleyen planlar anlamına geliyor. Bunun yanı sıra eğitimde ve iş hayatında yaşadıkları damgalama tüm yaşamlarına etki ediyor, sağlık çalışanları tarafından maruz kaldıkları damgalayıcı davranışlar ise obeziteli bireylerin sağlık hizmeti almaktan vazgeçmelerine neden olabiliyor. Ulaşımdan restorana, kıyafetten arkadaş ilişkilerine kadar her alanda yaşadıkları damgalayıcı ve ayrımcı tutum sosyal yaşamdan da soyutlanmalarına neden oluyor. Ayrıca tüm kilolu bireylerin neşeli, eğlenceli ve hoş vakit geçirilen kişiler oldukları gibi bir baskı unsuru da var.
Kısacası kilolu bir kişinin kalabalık içinde mutsuz ve keyifsiz olma hakkı bile elinden alınıyor; girdikleri her ortama neşe katmak görevi kişiye sorulmadan usulca omuzlarına yükleniyor.”
Medyada obeziteli bireylerle ilgili yer alan bilgilerin etkisine de dikkat çeken Prof. Dr. Deniz Sezgin, “Obeziteli bireyler medyada da kalıp yargılarla ve damgalayıcı söylemlerle belirli sınırlar içine hapsediliyor. Yayınlanan haberler, programlar, filmler, diziler ve reklamlar ayrımcılığı pekiştiriyor” şeklinde konuştu.
DAMGALAMANIN VE AYRIMCILIĞIN ÖNÜNE NASIL GEÇEBİLİRİZ?
Prof. Dr. Deniz Sezgin’e göre bu sorunun çözümü ise obeziteli bireylere karşı özenli davranılmasında yatıyor. Obezitenin sadece fiziksel etkilerinin değil mutsuzluk, depresyon gibi psikolojik etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Deniz Sezgin, “Obezite hastaları hipertansiyon, kalp hastalıkları ya da diyabet kadar duygusal boşluk ve dışlanmışlık gibi zorluklar da yaşıyor. Ne giymeleri gerektiğinden, nasıl yolculuk edeceklerine kadar kendileri yerine karar verilen bir dünyada yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar” bilgisini verdi.
“YÜZÜN ÇOK GÜZEL AMA BİRAZ KİLO VERSEN…” DEMEYİN!
Obeziteli bireylere doğru yaklaşımda, ilk olarak kullanılan dilde düzeltmeye gidilmesi gerektiği mesajını veren Prof. Dr. Deniz Sezgin şunları söyledi:
“Obeziteli bireyler en çok kelimelerle yaralanıyor. Her şey dil ile başlıyor. Genel kabulün aksine, yetişkinler ve ileri yaştaki obeziteli bireyler de kendilerine takılan lakaplardan hoşlanmıyorlar. Kilolu bireylerin sıkça karşı karşıya kaldıkları, “yüzün çok güzel ama biraz kilo versen!” ifadesi mesela… Ya da hemen hemen herkesin hayatında kullandığı, “senin iyiliğin için söylüyorum” ifadesi… Dolayısıyla önceliğimiz dilimizi değiştirmek, ifadelerimizi gözden geçirmek olmalı.”
PROF. DR. SEZGİN: “DÜŞÜNCEDE VE DİLDE DEĞİŞİMİ BAŞLATIYORUZ”
Obeziteli bireylerin eğitim, iş hayatı, sosyal yaşam, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve medya başlıklarında damgalama ve ayrımcılığa uğradıklarını belirten Prof. Dr. Sezgin, projenin içeriği ve hedefleri ile ilgili önemli detaylar aktardı:
“Rolüm Ağır, Peki Senin Rolün Ne?” diyerek bu konuda bizlere düşen rolleri konuşacağımız bir proje hayat buluyor ve bu yıl öncelikle medyadan başlayarak dilde ve düşüncede değişimi başlatmayı hedefliyoruz. Medyanın kullandığı dildeki ve görsellerdeki dönüşümle toplumda bir farkındalık yaratılacağına inanıyoruz. Beraberinde diğer alanlarda farkındalık yaratmak üzere Türkiye Obezite Araştırma Derneği'nin öncülüğünde bu projeyi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. “Obezite Medya Kılavuzu”, medyanın obezite ile ilgili haber çalışmalarında, dil ve fotoğraf kullanımlarında destek olmak için hazırlandı. Daha sonra “Obezitede Medyanın Rolü” atölye çalışmalarına başlayacağız.”
Gerçekleştirilen atölye çalışmaları sonrasında 2022 Mart ayında bir medya analiz raporu hazırlamak istediklerini belirten Prof. Dr. Sezgin, medyanın göstereceği hassasiyet neticesinde toplumdaki pratiklerin de değişeceğine inandıklarını dile getirdi.
KİTAP OBEZİTELİ BİREYLERİ NASIL ETKİLEDİ?
‘Rolüm Ağır-Obezitede Ayrımcılık ve Damgalama’ kitabı ile ilgili geri dönüşleri de paylaşan Prof. Dr. Sezgin, “Kitabın yarattığı etkilerden biri, görüşmeye katılanların, görüşmeler sonrası aldıkları kararlarla özellikle COVID-19 pandemisi nedeniyle uygulanan kısıtlamaların olduğu dönemde ara verdikleri tedavilerine devam etmeleri ya da tedaviye başlamalarıydı. Kilo verdikleri haberlerini, görsellerini ve mutluluklarını bizlerle paylaştılar” şeklinde konuştu.
Ayrıca toplumdaki herkese bir rol düştüğünü özellikle vurgulayan bu araştırmayı okuyan farklı meslek grupları ve sektörlerdeki çalışanlardan da “Bizim rolümüz ne? Biz ne yapabiliriz?” desteğini gördüklerini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Sezgin, kitabın diğer araştırmalar için bir kaynak olarak kullanılabileceğinin yanı sıra, farkında olmadan damgalayıcı ve ayrımcı ifadeler kullanan kişilerde de olumlu bir etkiye sebep olduğunu sözlerine ekledi.
Ebeler artık sadece doğum yaptırmıyor!Ebeler kadınların sağlık yolculuğuna eşlik eden profesyoneller oldu!01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:47YAŞAM
Beyin aşk acısını fiziksel acı gibi algılıyor!Ayrılık sonrasında yaşanan acının...01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:44YAŞAM
Yazın böbrek taşına karşı 4 etkili yöntem!“Böbrek taşım olsaydı ağrı yapardı, demek ki yok” yanılgısına düşmeyin!31 Temmuz 2026 Cuma 12:47YAŞAM
Yorgunluğun altından hormon çıkabilir!Yaz yorgunluğunun altından hormon dengesizlikleri çıkabilir31 Temmuz 2026 Cuma 12:26YAŞAM
Yazın çocuklarda ishale dikkat!Yaz mevsiminde artan hava sıcaklıkları...30 Temmuz 2026 Perşembe 16:21YAŞAM
Tansiyon İlaca Rağmen Düşmüyorsa Dikkat!Kalp ve damar hastalıkları açısından önemli bir...30 Temmuz 2026 Perşembe 16:19YAŞAM
Diş hekimliğinde artık sadece el becerisi yeterli değil!Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ hekimin yerine geçmiyor, hekime ikinci göz oluyor”30 Temmuz 2026 Perşembe 16:17YAŞAM
Yaşam tarzı migreni doğrudan etkiliyor!Düzenli uyku, dengeli beslenme, egzersiz ve stres yönetimi gibi...30 Temmuz 2026 Perşembe 12:09YAŞAM
Menapozun sinsi tehlikesi: Kas kaybı''Kas kaybı ileri yaşlarda kemik kırılmalarına yol açabiliyor.''30 Temmuz 2026 Perşembe 12:07YAŞAM
Yazın klima kullanırken bu önerilere dikkat!Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte hanelerin ve iş yerlerinin enerji tüketimi yükseliyor. Ancak klima sistemlerinin doğru kullanımıyla enerji verimliliğini artırmak ve iç ortam konforunu korumak mümkün.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:42YAŞAM
Omurga sağlığı için 10 önemli öneriOmurga, insan vücudunun ana taşıyıcı kolonu ve merkezi sinir sisteminin koruyucu kalkanı olarak tanımlanıyor.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:35YAŞAM
Yazın mantara yol açan 6 hataÖzellikle ayak tabanı, parmak araları, kasık bölgesi, koltuk altı ve cilt kıvrımlarında mantar enfeksiyonlarının görülme sıklığı yazın artıyor.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:21YAŞAM
Uzmandan elektronik sigara uyarısı!Elektronik sigaralar yıllarca...29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:48YAŞAM
Bebek sağlığı ağızdan başlarBiberon ve emzik hijyeninde doğru temizlik bebek sağlığı için hayati önem taşıyor.29 Temmuz 2026 Çarşamba 12:47YAŞAM
Yazın mantara yol açan 6 hata!Dikkat! Kolay bulaşıyor, hızla yayılıyor!28 Temmuz 2026 Salı 15:22YAŞAM
''Sessiz tehlike hepatiti önlemek mümkün.''Karaciğeri etkileyen ve tedavi edilmediğinde...28 Temmuz 2026 Salı 15:11YAŞAM
Hafta içi bitkisel hafta sonu et!Uzun Yaşamın Yeni Formülü: Hafta İçi Bitkisel, Hafta Sonu Hayvansal Beslenme28 Temmuz 2026 Salı 12:22YAŞAM
Yutulan diş macununa dikkat!Çocuklarda yutulan diş macunu istemsiz gluten maruziyetine sebep olabilir!25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:48YAŞAM
Kaliteli Uykunun Sırrı Isı YalıtımıKaliteli Bir Uyku İçin Binalarda Isı Yalıtımı Büyük Önem Taşıyor25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:46YAŞAM
Kaslarınızı 4 adımda güçlendirin!Yaz ayları kasları güçlendirmede önemli fırsatlar sağlıyor!25 Temmuz 2026 Cumartesi 13:40YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.