NORMAL DOĞUM KORKUSU VE NEDENLERİ
Her iki kadından biri normal doğumdan korkuyor. Oysa…

09 Haziran 2023 Cuma 10:08
Hamilelik dönemi kuşkusuz her kadının hayatındaki en önemli ve heyecanlı süreç. Ancak anne adayları bu dönemde pek çok konuda endişeye kapılabiliyor. Özellikle ilk doğumunu yapacak olan anne adaylarında en yaygın görülen kaygılardan biri, doğum korkusu oluyor.
Öyle ki İsveç’te yapılan bir araştırma, her 10 kadından birinin doğum korkusu yaşadığını ortaya koyuyor. Avustralya’da ise bu oran yüzde 48 olarak tespit edilmiş. Türkiye’de hamilelerin kaygı düzeyleriyle ilgili yapılan bir araştırmada, katılımcıların yüzde 58.5’inin doğumdan korktukları saptanmış. Anne adayları da çeşitli etkenler nedeniyle yaşadıkları doğum korkusu nedeniyle, aslında sağlığı tehdit eden hiçbir sorun olmasa dahi sezaryen doğumu tercih edilebiliyorlar.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Özge Kaymaz Yılmaz, vajinal doğum korkusunun kadınlar arasında oldukça yaygın görülen bir sorun olduğuna dikkat çekerek, “Ne yazık ki bu korku doğumun doğal döngüsünü bozabiliyor. Doğumun evrelerinde süre değişikliğinin yanı sıra doğumda yaralanmalar gibi fiziksel ve sonrasında posttravmatik stres bozukluğu gibi psikolojik komplikasyonların oluşumuna da neden olabiliyor. Dolayısıyla savunduğumuz ana nokta, anne ve bebeğin sağlığını etkileyecek bir problem söz konusu değilse, vajinal doğumun yapılmasıdır. Unutulmamalıdır ki sezaryen doğum bir kurtarma yöntemidir” diyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Özge Kaymaz Yılmaz, anne adaylarını normal doğumdan uzaklaştıran kaygıları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.
Bebeğin doğumda yaralanacağı kaygısı
Doğum girişiminden kaynaklanabilen bazı sorunlar nedeniyle bebeğin zarar göreceği endişesi, anne adaylarını sezaryene yönelten en yaygın etkenler arasında yer alıyor. Doğum sırasında yaşanabilecek olumsuzluklar arasında; omuz takılmasına bağlı sinir yaralanmaları, kemik travması ve doğum kanalında uzun süre kalmanın bebekte beyin hasarına sebep olması ile bazı enfeksiyonların bulaşma riski yer alıyor. Yapılan çalışmalar, toplumdaki yaygın inanışın aksine doğru yönetilen doğum eyleminde bu tür risklerin az olduğunu gösteriyor.
Sosyal çevrenin kötü doğum deneyimleri
Doğum deneyimleri, günümüzde kadınların üzerinde en çok konuştukları konulardan biri kuşkusuz. Olumlu geçen vajinal doğumun ardından bile kadınlar lohusalığın getirdiği duygusal yük nedeniyle doğum hikayelerini negatif bir tecrübe olarak hatırlayabiliyorlar. Dolayısıyla çevrelerine normal doğumu çok ağrılı ve sıkıntılı bir süreç olarak anlatabiliyorlar. Dr. Özge Kaymaz Yılmaz, “Yaygın inanışın aksine bu olumsuz hikayeler azınlıkta oluyor ve zor bir süreç yaşanmış olsa da çoğu anne normal doğum yaptığına pişman olmuyor. Doğum korkusuyla baş edebilmenin en etkili yolu ise psikolojik destek almak ve mümkün olduğunca kaygıları hekimle paylaşmaktır” diye konuşuyor.
Doğum ağrısından kaçınmak
Doğum ağrısı kadının hayatı boyunca karşılaşabileceği en şiddetli ağrı oluyor. Sosyal medya, doğumu deneyimlemiş annelerin tecrübeleri, içinde bulunulan kültürel yapı ve kadının kendi bedenini tanıyamaması gibi etkenlerle bu ağrı korkusu adeta bir kabus haline gelebiliyor. Dolayısıyla doğum ağrısı yaşama kaygısı anneleri sezaryene yönelten en yaygın nedeni oluşturuyor. Öyle ki yaklaşık her iki kadından birinin ideal doğum şeklinin vajinal doğum olduğuna inanmasına rağmen, doğum ağrısı kaygıları nedeniyle sezaryeni tercih ettiği gözleniyor. Anne adaylarına verilen eğitimler, hekimleriyle süreci birlikte yönetme şansı, ağrı yönetimi için uygulanabilir yöntemler (nefes egzersizleri, yoga, hipnoz, epidural anestezi gibi) doğum ağrılarının büyük oranda hafiflemesini sağlarken doğumun kalitesini de artırıyor. Ayrıca doğumdan hemen sonra anne ve bebeğin ten tene temas etmesi ve her fırsatta emzirebilmek, anne ile bebeğin ruhsal – fiziksel sağlıkları açısından büyük önem taşıyor.

İdrar kaçırma kaygısı
Normal doğumdan kaynaklanan pelvik taban travması nedeniyle pelvik bölgesindeki organların sarkacağı ve bunun sonucunda idrar kaçırma sorunu yaşanacağı kaygısı da anne adaylarını sezaryene yöneltebiliyor. Vajinal bölgede yaralanma korkusu, vajinal doğumdan kaynaklanan idrar ile dışkı kaçırma/zorluk gibi sorunlar anne adaylarının sezaryen doğum istemesine yol açabiliyor. Aslında her hamilelik ile doğum pelvik bölgesindeki organ sarkmaları için risk oluşturuyor ve doğum sonrasında organ koruyucu egzersizler yapılması öneriliyor.

Vajinal kesilerden korkmak
Vajinal doğumlarda doğum kanalının en son bölümünde gelişebilecek olan yırtıkları önlemek, kimi zaman da doğumu hızlandırmak amacıyla yapılan ve epizyotomi olarak adlandırılan kesiler de sezaryene yönelmenin bir başka önemli nedenini oluşturuyor. Ancak son yıllarda nefes egzersizleri, doğum öncesindeki eğitimler ve bilinçlenme sayesinde epizyotomi oranı önemli ölçüde azalmış durumda. Ayrıca veriler, vajinal kesi girişimlerin doğum sırasındaki anüs yaralanması riskini azalttığını gösteriyor.

Vakumla doğum / Acil sezaryene geçiş
Doğal vajinal doğum başlangıçta yolunda gitse de, bazen çeşitli etkenler nedeniyle forseps veya vakum gibi aletlerle yapılan operatif vajinal doğuma ya da acil sezaryen doğuma geçiş olabiliyor. Zira, müdahaleli ve sezaryen doğum, yolunda gitmeyen veya eylemin durakladığı dönemde bir kurtarma yöntemi olarak uygulanıyor. Dr. Özge Kaymaz Yılmaz, “Enfeksiyon ve kanama gibi fiziksel sorunlara ek olarak, acil sezaryenle doğum hastalar için genellikle duygusal olarak travmatik bir deneyim oluyor. Bunun sonucunda doğum sonrasında depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu sorunları gelişebiliyor. Dolayısıyla anne adayları bu tür travmalardan kaçınmak için sezaryene yönelebiliyor. Aslında normal doğum esnasında sorunlar nadir yaşanıyor. Ayrıca yaşansa dahi komplikasyon riski de günümüzde oldukça azdır.” diyor.

Sezaryen doğumun riskleri neler?
Gelecekteki hamileliklerde anormal plasental yapışması riskinin artması, yaşamı tehdit eden kanama potansiyeli nedeniyle önemli bir endişe kaynağını oluşturuyor.
Plasentanın yer yapışıklık bozuklukları gibi riskler artıyor. Bu komplikasyonlar sezaryen sırasında rahim almayı gerektirebiliyor.
Anestezinin baş ve bel ağrısı gibi komplikasyonları görülebiliyor.
Hastanede kalış ve iyileşme süresi daha uzun oluyor.
Bebeklerde solunum problemleri riskinde artış yaşanıyor.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.