NELER DEĞİŞTİ VE DEĞİŞECEK?
Koronavirüslü günlerde neler değişti ve değişecek?

09 Mayıs 2020 Cumartesi 19:09
Uyku ve yeme davranışlarımız şimdi daha düzensiz!
Küresel Covid-19 salgını ile birlikte değişen sosyal hayat tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni davranış modellerini ortaya çıkardı. Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü ve Method Research Company iş birliğinde Türkiye genelinde 18 yaş üstü 3 bin kişi ile yapılan ‘Koronavirüslü Günlerde Hayat Araştırması’, uyku ve yemek yeme alışkanlıklarından sosyal medya kullanım alışkanlıklarına kadar pek çok davranış değişikliklerini ortaya koydu. Araştırmaya göre bu süreçte yeme alışkanlıkları değişti. Daha düzensiz saatlerde ve daha fazla yemek tüketiliyor. Araştırma uyku düzenindeki değişiklikleri de ortaya koydu. Yatış ve kalkış saatleri değişti.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü ve Method Research Company tarafından tüm Türkiye genelinde 18 yaş üstü 3.000 kişi ile yapılan ‘Koronavirüslü Günlerde Hayat Araştırması’ sonuçları açıklandı.
Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Sosyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Aydın Öztürk ve Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Selçuk Kılıç’ın katıldığı basın toplantısı Covid-19 salgını nedeniyle alınan önlemler kapsamında online olarak gerçekleştirildi.
Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan: “Toplumsal davranışlar üzerinden araştırma gerekliydi”
Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, daha önce hiç deneyimlemediğimiz bir süreçle karşı karşıya olunduğunu belirterek “Pandeminin başındaki duygularla sonundaki yani 3 ay sonraki yaklaşımlar arasında fark olduğunu düşünüyorum. Üsküdar Üniversitesi olarak önemli araştırmalar gerçekleştirdik, çok yakın bir zamanda Türkiye’nin Koronafobi haritasını çıkarttık. Bu bir insan psikolojisi araştırmasıydı. Tabi sadece insanların duygu durumları üzerinden değil, toplumsal davranışlar üzerinden de bir araştırma yapmanın eksikliğini hisettik. Metod Research Company ve Tuğba Aydın hocamızın aktif olarak katıldığı bir araştırma ve Sosyoloji Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı liderliğinde gelişti” dedi.
Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan: “65 yaş üstü için ayrı bir araştırma yapılması lazım”
Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, sokağa çıkma yasağı ile evde kal uygulamasını birbirinden farklılaştırmak gerektiğini belirterek “Evde kal çağrısı bir tavsiyedir. %80 üzerinde insanlar buna uyduklarını düşünüyorlar. Öte yandan 65 yaş üstü için ayrı bir araştırma yapılması lazım. Ne hissettiler, evde ne yaptılar, kendilerini ne gibi şeylerden yoksun hissetiler gibi. Çünkü anlaşıldığı kadarıyla toplumun bir kesimi yaşlıların eve kapanmasını onların hayatını korumak için bu önlem alınıyor gibi algılamadı. Tam tersine virüs taşıyan, suçlu olan onlar gibi göründü. Toplumun bir kesimi bu kişileri dışladı, izole etti. Artı 65 yaş son derece genç bir yaş. Yalnız yaşayan insan sayısında da azalış var, anladığımız kadarıyla genç bireyler ailelerinin yanına geldi. Aileler kalabalıklaştık. 30 yaş altı olmayan gençler de anne baba ocağına yeniden sığındılar gibi görünüyor” dedi.
Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan: “Araştırma dünyadaki sonuçları da yansıtıyor”
Araştırmanın dünya çapındaki araştırmaların da sonuçlarını yansıttığını söyleyen Arıboğan, “Mesela yeme içme alışkanlıkları Uzakdoğu’da da değişmiş. Çin’de %86 oranında yeme içme alışkanlığı değiştiği ve evde daha fazla yemek yenildiği oranı çıkıyor. Hongkong %77, Malezya %62, Amerika’ya baktığımızda benzer sonuçlar var, evde daha fazla yemek pişirmeye başlamışlar. %83’lük bir oran var. Dünyanın her yerinde benzer şeyler var, evde kal çağrısı ile birlikte alışkanlıklar ve aile ile geçirilen zaman da artıyor. Doğal olarak aile ile daha fazla vakit geçiriyorsunuz. Ancak öte yandan aile içi şiddet %22 oranında artmış. Çin’de ilk ortaya çıkan sonuç boşanmaların hızlı bir şekilde yukarı doğru fırladığıydı. Yani bir arada olmak insanların birbirini daha iyi tanımasına yol açıyor. Ama bir yandan da karşınıza çıkan insan evden uzaktayken fark edemediğiniz ama 24 saati bir arada geçirdiğiniz insan çok olumsuz birine de dönüşebilir” dedi.
Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı: “Sağlık açısından farkındalık bilinci oluştu”
Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı da araştırmanın aile ilişkilerindeki düzelme ve tüketim alışkanlıklarındaki değişmeyi gözler önüne serdiğini belirterek “Bu sürecin bize sağladığı en önemli avantajlardan biri insanlarda çok ciddi anlamda sağlık açısından bir farkındalık bilinici oluştu. Hijyen, fiziksel mesafenin korunması, çok sağlıklı gıda tüketimi konusunda insanlarda ciddi bir farkındalık bilinci oluştu” dedi.
Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı: “Çok hızlı bir şekilde geleneksel yaşam şekline döndük”
Koronavirüs öncesi süreçte çoğumuzun hayatının daha çok iş odaklı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İş dışında arta kalan zamanlarımızı daha çok eve ayırabiliyorduk, sosyal ilişkilerimize hatta akrabalık ilişkilerimiz de daha çok iş ve eğitim dışında kalan zaman sürecindeydi. Ama birdenbire çok hızlı bir şekilde hepimiz eve sığmaya başladık, eve döndük. Bir anlamda çok modern hayatın ortaya çıkarmış olduğu iş odaklı bir yaşam biçiminden çok hızlı bir şekilde geleneksel toplumlarda daha çok karşılaştığımız bir yaşam biçimine döndük. Hayatımız bu şekilde dönüştü. Bir anlamda da hayatımız kendi insiyatifimizin dışına çıkmış oldu. Böyle bir sürece girdik. Dolayısıyla tabiki bu şok olarak adlandırabileceğimiz bu süreçte farklı kesimlerin farklı şekillerde etkilendiğini araştırma sonuçlarında çok bariz şekilde gözlemlemiş olduk” dedi.
Selçuk Kılıç: “Türkiye’yi yansıtan bir çalışma oldu”
Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Selçuk Kılıç ise çalışmanın korku ve kaygının yoğun olduğu 8 – 12 Nisan 2020 tarihleri arasında yapıldığını belirterek “Şimdi o kaygılar, korkular ve vakalar biraz daha azaldı. Türkiye genelinde online yapıldı, 3000 kişi katıldı. Bu çalışmada 74 ilden katılım oldu. Dolayısıyla tam Türkiye’yi sunan bir araştırma oldu” dedi.
Araştırmayı, Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Tuğba Aydın Öztürk ve Method Research Company Proje Direktörü Hale Aslı Kılıç tarafından 8-12 Nisan 2020 tarihleri arasında yürütüldü. Basın toplantısında Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Aydın Öztürk, araştırma sonuçlarına ilişkin verileri paylaştı.
Yeme alışkanlıkları değişti
Araştırmaya göre Koronavirüs salgın süreci boyunca günlük hayatın hemen her alanında değişiklik yaşandı. Bunların başında ise yeme düzeni geliyor. Araştırma, kişilerin yarısından fazlasının yemek yeme alışkanlığının değiştiğini ortaya koydu.
Özellikle 26- 45 yaş arasında ortalama %62 oranında yeme alışkanlıklarının değiştiği gözlemlendi. Araştırmaya katılanların %43’ü yemek yeme saatlerinin değiştiğini, %35’i daha fazla yemek yediğini belirtti. Hazır gıda ve hamurlu yiyecek tükettiğini belirtenlerin oranı %18 oldu.
Daha düzensiz saatlerde ve daha fazla yemek tüketiliyor
Araştırma, yemek yeme saatlerinin düzensizleştiğini ve daha çok yemek yendiğini gösterdi. Özellikle gençlerde hamurlu ve hazır gıda tüketiminin önemli düzeyde arttığı ortaya çıktı. Gençler ve öğrencilerin %49’u yemek yeme saatlerinin düzensizleştiğini belirtti. %44’ü “daha fazla yemek yiyorum” derken %30’u hazır ve hamurlu gıda tüketiminin arttığını kaydetti.
Araştırmada daha fazla ev yemeği yediğini ve sağlıklı beslendiğini belirtenler de yer aldı. Katılımcıların%36’sı “daha fazla ev yemeği yiyorum derken; daha sağlıklı beslendiğini belirtenlerin oranı %18 oldu. Araştırmada %10 oranında daha az yemek yediğini ifade edenler ise en düşük gelire sahip kişilerden oluştu.
Uyku düzeni bozuldu
Araştırma salgın sürecinde uyku düzeninin de değiştiğini de ortaya koydu. Salgın sonrası süreçte uyku düzeni %60 oranında değişiklik gösterdi. Değişiklik uykuda geçen süreden ziyade; daha çok yatış / kalkış saatinde oldu. Sabah kalkış saati ortalama 11.00 ve gece yatış saati ortalama 02.00 olarak kaydedildi. Uyku düzeninin en fazla değişiklik gösterdiği grup ise gençler ve öğrenciler oldu.
Gençler en çok sosyal medya takip ediyor, dizi izliyor
Araştırmaya göre, Koronavirüs nedeniyle evde geçirilen süre özellikle gençlerde sosyal medya kullanımı, dizi izleme, ev işleri ve uyku ile geçiyor. Sosyal medya kullanımı özellikle 25 yaş altında ve 56 yaş üstünde ciddi bir artış gösterdi.
Salgın sürecinde tüm yaş gruplarında olduğu gibi kitap okuma ve spor yapma oranı gençlerde de düşük seviyede olduğu gözlendi. Bu süreçte 18-25 yaş arası ve %92’si öğrenci olan gençlerin gündelik aktiviteler içinde sosyal medyada vakit geçirme oranı %68; dizi/ film izleme oranı %60; temizlik ve ev işlerine verdikleri destek oranı %47 ve uyku oranı %44 olarak kaydedildi.
Uzaktan eğitime katılıyorlar
Araştırmaya katılan lise ve üniversite öğrencilerine “uzaktan eğitim” konusundaki görüşleri de soruldu. Üniversite öğrencilerinin %41’i uzaktan eğitime katıldıklarını ve %29 oranında verimli bulduklarını belirtti. Lise öğrencilerinin %67’si derslere katıldığını belirtirken; %27’si verimli bulduğunu ifade etti.
Gündem TV haberlerinden takip ediliyor
Araştırmada gündemin takip edildiği mecralar da belirlendi. Katılımcıların %82’si televizyon haberlerinden, %57’si internet haber sitelerinden, %40’ı Twitter’dan, %34’ü Instagram’dan, %20’si WhatsApp’tan, %19’u Facebook’tan gündemi takip ettiğini kaydetti.
Eğitim düzeyi arttıkça kaygı da artıyor!
Çalışma sonuçlarına göre, Türkiye’nin %60’ı kaygılı hissetmektedir; bu oran en yüksek olarak %73 ile evde çalışanlar (home-office) ve çalışmayan/ işsiz kalanlarda kendini gösterdi. Ayrıca ekonomik sınıf ve eğitim seviyesi yükseldikçe kaygı oranında anlamlı bir artış olduğunu gözlemlendi. Örneğin kaygı düzeyi, yüksek eğitime sahip kişilerde %68’e çıkarken, düşük eğitim seviyesine sahip kişilerde %48 oldu. Benzer şekilde A-B SES düzeyindeki kişilerde kaygı oranı %65, C1-C2 orta- orta üst sınıfta %58 ve D-E SES düzeyinde %54 oranında kaygı düzeyi görüldü.
Çoğunluk “Evde Kal” çağrısına uyduğunu düşünüyor
Araştırma sonuçlarına göre “Evde kal” çağrısına uyma konusunda bir ikilem ortaya çıktı. “Evde kal çağrısına uyuyorum” diyenlerin oranı %81 iken, “Bu çağrıya diğerleri uymuyor” diyenlerin oranı %61 oldu.
Olumlu beklentiler: Sağlık bilinci, aile ilişkileri, çevreye duyarlılık artar
Katılımcıların salgın sonrası yaşanılacağını düşündükleri olumlu gelişmeler dünyada, Türkiye’de, insan ilişkilerinde ve farkındalık konusunda olmak üzere dört ana başlık altında analiz edildi.
Çevreye duyarlılık artar
Katılımcıların %75’i tüm dünyada sağlık bilincinin artış göstereceğini belirtti. Katılımcıların büyük bölümü, hem dünyada hem de Türkiye’de çevre konusunda daha olumlu gelişmeler olacağını düşündüklerini belirtti. “Dünyada çevre temizliği olumlu yönde değişir” diyenlerin oranı %70, “Türkiye’de çevre temizliği olumlu yönde gelişir” diyenlerin oranı ise %61 oldu.
Ailede iletişimin güçleneceği beklentisi yüksek
Araştırmada aile bireyleri arasında iletişimin güçleneceği yönündeki beklenti %70 olarak ölçüldü. Bu beklenti, en yüksek olarak (%82) D-E SES düzeyindeki kişilerde ortaya çıktı. Bu oran A-B seviyesinde %66, C1-C2 seviyesinde %67 olarak ölçüldü. Tarihteki salgınlara bakıldığında kişilerin grup içi ilişkilere odaklanması, içe kapanması ancak dışarıdaki gruplarla arasına mesafe koyma isteği geliştirdiği görülür. Parazit Stresi Kuramı ile açıklanabilecek bu durumun Türkiye gibi kolektif bilinci yüksek bir kültürde aile ilişkilerini artırma olasılığı yüksektir.
Olumsuz Beklentiler: Salgının ekonomi ve halk psikolojisi üzerine etkisi büyük
Katılımcıların salgın sonrası yaşanılacağını düşündükleri olumsuz gelişmeler dünyada, Türkiye’de ve insan ilişkilerinde olmak üzere üç ana başlık altında analiz edildi.
En büyük olumsuz beklentiler, dünya ekonomisinin ve halk psikolojisinin kötüye gideceği yönünde oldu. “Dünyada ekonomi kötüye gider” diyenlerin oranı %78’ken; “Halk sağlığı ve psikolojisi kötüye gider” diyenlerin oranı %65 oldu.
Bunu hemen izleyen cevap ise %58 ile “Türkiye’de ekonominin kötüye gideceği” beklentisi oldu. Araştırmaya göre, post- korona döneminde ulaşım, hizmet sektörü ve turizm başta olmak üzere tüm sektörlerde küresel düzeyde bir ekonomik küçülme olacağı öngörüldü. Araştırmada genel olarak salgının ekonomi üzerinde oluşturacağı yük ve bunun kişiler üzerinde oluşturacağı psikolojik sorunlar öne çıktı.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.