MASKE, CİLT PROBLEMLERİNİ ARTIRDI
Maske sonrası artan cilt problemlerinde, önlem de, çözüm de suda...

13 Şubat 2021 Cumartesi 21:47
Pandemi dönemi ile birlikte hayatımıza giren ve zorunlu hale gelen maske kullanımı sonrası, özellikle yüz bölgesindeki problemlerin arttığını söyleyen Dr. Pınar Yönter, sağlıklı suyun çoğu problemi çözebileceğini belirterek, bol bol su tüketilmesini tavsiye etti.
Koronavirüs ile birlikte salgının yayılımını engellemek için neredeyse bir yıldır herkes gün içinde maske kullanmaya başladı. Maskenin temas ettiği yüz bölgesinde de problemlerin arttığına dikkat çeken Beykent Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Pınar Yönter, akne, kıl kökü iltihaplanması, tahriş gibi problemlerin toksin atılımının sağlıklı olmamasından kaynakladığını söyleyerek bol ve sağlıklı su tüketiminin ve sağlıklı beslenmenin bu anlamda zorunlu olduğunu vurguladı. Günlük temizlik ve nemlendirme işlemlerine de dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Pınar Yönter, cilt tipine uygun ve organik ürünlerin kullanılması noktasında da uyarılarda bulundu.
Maskelerin kimyasal ve sentetik kumaşlardan elde edildiğinden dolayı ciltte problemler oluştuğunu söyleyen Pınar Yönter, “Bu dönemde maske kullanımının artması ile beraber akne, sivilce, kıl kökü iltihapları, bir takım alerjik reaksiyonların daha çok karşımıza çıktığını görüyoruz. Maskeler tabii kimyasal ve sentetik maddeler. Kumaş maske kullanımını sağlık açısında da önermiyoruz. Standartlara uygun belli özelliklere sahip maskelerin kullanımını mecburen öneriyoruz. Kumaş maske bile olsa mutlaka içinde sentetik kimyasal oluyor ve yüzün nefes alan bölgesinin özellikle kapalı olması zaten insanlarda rahatsızlık hissi ister istemez oluşturuyor ve o kimyasal solumaya da maruz kalıyoruz. Dolayısıyla maskenin temas ettiği bölgede kaçınılmaz olarak bir takım döküntülerin, reaksiyonların arttığını gözlemleyebiliyoruz” dedi.

Bu anlamda gerek problemler ortaya çıkmadan önce alınacak önlemin ve sonrasında yine çözüm odaklı yardımcı olacak en önemli unsurun sağlıklı su tüketimi olduğunu ifade eden Yönter, “Belki sadece cildin doğal ve günlük bakımının yeterli olduğu düşünülür. Doğrudur, tabi ki cildin doğru bakımının yapılması gerekir. Cildi çok tahriş etmeyen üzerine ek yük bindirmeyen temizleyicilerle cilde uygun daha doğal ve organik içerikli nemlendiricilerle cildi desteklemek lazım. Fakat aslında esas yapılması gereken kişinin kendi vücudunun reaksiyon verme kapasitesini azaltması. Bunun için de mutlaka bol ve sağlık su içmek ilk alınacak önlem. Çünkü vücudumuz toksin biriktiriyor ister istemez. Bu toksinlerin birikiminin en çok görüldüğü yer derimiz. Dolayısıyla toksin atımına önem vermek gerekiyor bunun için de başlıca toksin atma mekanizması su yoluyladır.” şeklinde konuştu.
Kişilerin kilosuna uygun uygun olarak su tüketim miktarını da arttırması gerektiğini söyleyen Yönter, “Toksin atma organlarımızın başında akciğer ve karaciğerler gelir. Akciğerlerimiz sadece oksijeni sağlamaz. Aynı zamanda nefes verdiğimizde de toksin atımına katkıda bulunuruz ve nefes verirken bile biz aslında su buharını kullanıyoruz. Yani su birinci derecede önemli. Herkes yeteri miktarda kendi kilosuna göre kaliteli su içmesi gerekiyor. En az 2 litre deriz ama daha kilolu insanlarda bu 3 hatta günde 4 litreye kadar çıkar” ifadelerini kullandı.
Vücudumuzun toksin atımına yardımcı olmak için su dışında ayrıca egzersizlerin de çok önemli olduğunu hatırlatan Yönter, “Bunun yanı sıra sağlıklı beslenmek ve egzersiz yapmak bir o kadar önemli. Şimdi çok fazla temiz havaya çıkmıyoruz ama düzenlemeler kapsamında olabildiğince uygun şekilde çok kalabalıklara da girmeden dışarıda egzersiz yapmakta fayda var. Vücut ne kadar toksin yüklenirse vücudun ne kadar alkali dengesi ve bağ dokusu bozulursa (bağ dokusu dediğimiz deri altındaki dokudur), o kadar reaksiyon verme durumu artıyor. Bu saydığımız önlemler zaten kişinin hem bedensel hem de ruhsal anlamda rahatlığına da destek veren şeyler” dedi.
Ayrıca günlük temizleme ve nemlendirme işlemlerini de ihmal etmememiz gerektiğini söyleyen Yönter özellikle kışın cilt bakımı noktasında önerilerde bulunarak, “Kışın cilt kuruluklarını daha çok görüyoruz ve vücudun ihtiyacı olan nemi sağlayacak benim önerim daha doğal içerikli ürünler ya da yağlar olabilir. Kişinin kendi cildini biliyor olması lazım. Bunun için bir uzman hekime de danışabilir. Kışın nemlendiriciler bizim için biraz daha önem kazanıyor. Çok tahriş etmeyen temizleyiciler kullanılması, yine cildi tahrip eden peelingler yapılmaması, internette her gördüğü malzemenin de kullanmaması gerekiyor. Günlük bakım, temizlik ve nemlendirmeyi yapmak genelde yeterlidir. Fakat ekstra bir sorun oluşmaya başladığında mutlaka bir uzman doktora gözükmeleri gerekmektedir” dedi.
Cilt bakımı ve sorunların tedavileri için kış mevsiminin çok daha uygun olduğunu hatırlatan Yönter bu anlamda güzellik merkezlerinin ve sağlık personelinin olmadığı yerlerin tercih edilmemesi noktasında da uyarılarda bulundu. Yönter, “Kış dönemi aslında yaz dönemine kıyasla dermatolojik işlemleri rahatlıkla yapabildiğimiz dönemler. Çünkü ultraviyole ışınlarının deri üzerine yük getiren hasar bırakan etkileri vardır. Biz tedavilerimizi uygularken bir de üstüne ultraviyole ışınlarının gelmesini tercih etmeyiz. Bu tür bir tedaviye ihtiyacı varsa cildinizin mutlaka doktor kontrolünde, kliniklerde, sağlık personellerinin olduğu ortamlarda olması gerekiyor. İşlemleri ve tedavileri güzellik salonlarında, kuaförlerde ya da sağlık personelinin bulunmadığı ortamlarda çok öneremiyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.