KORONAVİRÜS, PSİKOLOJİMİZİ DE BOZDU!
Depresyon ve anksiyete bozuklukları arttı...

23 Mart 2021 Salı 14:19
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Gülcan Kalender Güleç, Covid-19 sürecinin depresyon ve anksiyete bozukluklarını artırdığını belirterek post-travmatik stres bozukluğu uyarısında bulundu.
Kaygı duygusunun ‘kötü bir şey olacak, bir tehlike durumu var’ hissi ile ilgili olduğunu; tanımlanamayan, nerden ve ne zaman geleceği bilinemeyen bir tehlike durumunda yaşanılan nahoş duygu durumu olduğunu belirten Prof. Dr. Güleç, kaygının Covid-19 virüsü ile olan ilişkisini şöyle anlattı:
“Kaygı alarma benzetilebilir. Bir alarm sisteminin işe yarayabilmesi için orta düzeyde çalışıyor olması gerekliliği kaygı için de geçerlidir. Neye bağlı ve neden kaygı duyarsak duyalım orta düzeyde çalışan bir kaygı bizi o tehlikelere karşı dikkatli olmaya, önlem almaya hazırlar ve hayatta kalmamızı sağlar. Ama alarm sistemi çalışmıyor; sesi çok ya da az çıkıyor; olur olmaz zamanlarda harekete geçiyorsa görevini yerine getiremiyor demektir. Herhangi bir şey geçtiğinde çalışan bir alarm sistemi sürekli onun etrafında dolanmanızı, etrafta hep tehlike aramanızı ya da alarmı kapatmanıza neden olacaktır ve bu da amaca hizmet etmeyecektir. Covid-19 hastalığı ile ilgili kaygımız orta düzeyde olmalıdır. Önlemlerimizi alıp zihnimizin bir kenarında onu unutmadan yaşamamıza devam etmeliyiz. Hiç kaygı duymadığımız zaman hastalıkla başa çıkmamız zorlaşır, çok şiddetli duyduğumuzda da kaygı, bir takım ruhsal bozukluklara sebep olabilir. Bazı insanların kaygı düzeyi yüksektir; hep daha olumsuza odaklanırlar; tehlike algıları çok yüksektir. Belirsizliğe de tahammül edemezler, yani harekete geçmek ve bir şeyle ilgili karar verebilmeleri için her türlü bilgiyi edinmeleri gerekir. Bilgi edinemediklerinde de belirsiz durumda karar veremeyip donakalabilirler. Bu gibi insanlarda kaygı, bir takım ruhsal sorunlara sebep olabilir. Covid-19 ile ilgili hastalanmaktan, ölmekten, sevdiklerimizi kaybetmekten, onu hayatta tutamamaktan, işimizi kaybetmekten, ekonomik sıkıntılar yaşamaktan, yalnız kalmaktan, stigmatizasyondan kaygılandık.”

Kaygının yüksek seyretmesi durumunda bazı ruhsal bozuklukların geliştiğini belirten Güleç; sözlerini şöyle sürdürdü:
“Covid-19’a bağlı en sık, depresyon ve anksiyete bozuklukları ortaya çıktı. Anksiyete bozuklukları, daha önce kaygı bozukluğu olan bireylerde alevlendi. Obsesif Kompülsif bozukluğu olan bir hastaya sosyal mesafe ve hijyenden, küçücük nereden geldiği belli olmayan hastalık etkeninden bahsedildiğinde bu semptomları çok şiddetlendi. Covid-19, panik atağın kaygı ile birlikte bedensel belirtilerini artırarak atakların tekrarlanmasına yol açtı. Depresyon içe çekilme ve yakınların hastalığı ve ölümüne şahit olmakla ortaya çıktı. Bireyler yakınlarını ve başkalarını acı içinde gördüler ya da onların haberlerini duydular. Ölümcül bir olayla karşı karşıya gelmek ya da buna şahit olmak post-travmatik stres bozukluğu ortaya çıkarabiliyor. Salgın bittiğinde ya da hastalık kontrol altına alındıktan sonraki yıllar içinde bile travma sonrası stres bozukluğu geliştirebiliyor. İnsanlar kayıplar karşısında yaslarını tutamadılar. Aniden yakınlarını kaybettiler, onların yanlarında olamadılar ve ritüellerini gerçekleştiremediler. Yas ritüelleri, yas sürecinin güzel şekilde geçirilmesini sağlayan; yasın işini yapıp sevdiğimiz insanın olmadığı yeni hayata adaptasyonu sağlayan bir şeydir. Bu yas daha sonra -geri dönüp- muhtemelen tutulacak ya da pek çok kişide daha derin depresyonlara sebep olabilecektir.”
Covid-19 sürecinin düşük sosyo-ekonomik düzeyde olan insanları daha fazla etkilediğini belirten Güleç, “İş kaybı ve ekonomik sıkıntı yaşayanların depresyona girmek için çok haklı gerekçeleri var; dışarda bir etken var depresif belirtiler geliştirmeleri için. Temel yaşam koşullarını; barınak, yemek ve güvenlik ihtiyaçlarını yerine getirmeleri gerekiyor ki ondan sonra stresle başa çıkmak için önlemler alabilsinler veya psikolojik dayanıklılıklarını artırabilsinler. Kontrollü bir şekilde normalleşme sürecine geçiyoruz artık. Bir yıl içinde yaşanılanların tekrar edilmemesi için çok dikkatli olmamız gerekiyor. Salgın bitmedi ve hâlâ günlük vaka sayıları oldukça yüksek. Resmi verilere göre yaklaşık 30 bin kişi öldü. O yüzden de salgının bittiğini düşünmeyerek, önlemleri alarak zihnimizdeki alarmı kapatmayarak yaşamımıza devam etmeniz gerekiyor” diye konuştu.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.