KIŞIN EVLERDEKİ AZOT OKSİTE DİKKAT!
İç mekanlar sık sık havalandırılmalı!...

14 Aralık 2022 Çarşamba 13:08
Büyük şehirlerde ve sanayi bölgelerinde gerçekleştirilen faaliyetler havadaki azot oksit seviyesinin artmasına yol açıyor. Azot oksitlerin iç mekanlarda da sıkça rastlanan kirleticilerden olduğunu belirten uzmanlar, özellikle evlerin sık havalandırılmadığı kış aylarında yakıt kullanımı sonucunda iç ortamda azot oksitlerin oluştuğunu ifade ediyor. Dr. Ahmet Adiller, azot oksite karşı küresel olarak fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmenin ve iç mekanların da sık sık havalandırılmasının çözüm olabileceğini söylüyor.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı Programı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, havadaki azot oksit seviyesinin yükselme nedenleri ile etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu ve tavsiyelerini paylaştı.
Isınma ve enerji üretimi ile oluşuyor
Öncelikle günümüzde her türden çevresel kirliliğinin temel sebebinin insan faaliyetleri olduğunu kabul etmek gerektiğini belirten Dr. Ahmet Adiller, “Azot dioksit seviyelerinin de özellikle büyük şehirlerde ve sanayi bölgelerinde yükselmesinin temel sebebi bu bölgelerde gerçekleştirilen faaliyetler. Azot oksitler özellikle ısınma, ulaşım, enerji üretimi gibi amaçlarla katı, sıvı ya da gaz yakıtların kullanılması sonucunda ortaya çıkan hava kirleticileridir. Kullandığımız araçlar, evlerimizde ısınma amacıyla kullandığımız yakıtlar, evlerimizde kullandığımız elektrik, tükettiğimiz gıdalar, giysiler ve eşyalar doğrudan ve dolaylı olarak azot oksitlerin oluşmasına sebep oluyor.” dedi.
Ortam havalandırması çok önemli
Azot oksitlerin sadece dış mekanda değil, iç mekanlarda da sıkça rastlanan kirleticilerden olduğunu ifade eden Dr. Ahmet Adiller, “Özellikle evlerin sık havalandırılmadığı kış aylarında yemek pişirme ve ısınma gibi amaçlarla yakıt kullanımı sonucunda iç ortamda azot oksitler oluşabilirler. Günümüzde kullanılan yalıtım sistemlerinden dolayı evlerdeki konsantrasyonları dış ortama göre daha yüksek olabilir. Bu yüzden özellikle bu dönemlerde iç ortam havalandırmasının çok önemli olduğunu söylemekte fayda var.” diye konuştu.
Küresel ölçekte hava kalitesi için alışkanlıklar değiştirilmeli!
Dr. Ahmet Adiller, hava kirleticilerinin oluşmasındaki asıl sebebin kentsel ve endüstriyel faaliyetler olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Bu yüzden küresel ölçekte hava kalitesini yükseltmek için öncelikle temel alışkanlıklarımızı değiştirmemiz ve tüketim seviyelerimizi azaltmamız gerekiyor. Bu tüketim özellikle enerji konusunda düşmeli. Günümüzde ısınma, ulaşım ve enerji elde etmek için kullandığımız yakıtların yanması sonucunda atmosfere ciddi miktarda azot oksitler salınıyor. Biz enerji tüketimimizi ne kadar azaltırsak, bireysel anlamda akaryakıt harcamamız ne kadar az olursa atmosfere salınan azot oksit miktarı da o ölçüde az olacaktır. Bu noktada doğrudan etkimizi azaltmak için elektrikli araçları tercih etmemiz bu seviyeleri azaltma konusunda önemli bir adım sayılabilir. Ancak bireysel anlamda yapabileceklerimiz oldukça sınırlı. Diğer çevresel kirliliklerin önlenmesi konusunda olduğu gibi bu konuda da küresel ortak tutum çok önemli.”
Fosil yakıtlara bağımlılıktan kurtulmak gerekiyor
Özellikle gelişmiş ülkelerde dizel yakıtla çalışan eski teknolojilere sahip araçların belirli bölgelere girmelerinin yasaklamaya başladığına dikkat çeken Dr. Ahmet Adiller, “Avrupa Parlamentosu ve Birleşmiş Milletler 2035-2040 yıllarına kadar araçlarda ‘Sıfır Emisyon’ hedefine ulaşma amacıyla bu tür araçların üretimini durdurma kararı alma eşiğinde. Tabii ki bu noktada elektrikli araçların kullandığı elektrik enerjisinin nasıl elde edildiği bir diğer tartışma konusu. Bu enerjinin termik santraller aracılığıyla elde ediliyor olması ancak göreceli bir ‘Sıfır Emisyon’ görünümü veriyor. Ama yine de kentsel alanlardaki trafiğe bağlı bölgesel hava kirliliğinin azaltılması konusunda geçici bir çözüm olabilir. Enerji konusunda fosil yakıtlara olan bağımlılığımızdan kurtulup yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek kalıcı ve küresel bir çözüm olacaktır.” dedi.Uzun süre maruziyet solunum sorunları yaratabilirDr. Ahmet Adiller, azot dioksitin oldukça zehirli bir gaz olduğunu vurguladı ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Düşük konsantrasyonlarda akut maruz kalma ciddi bir sağlık sorunu yaratmasa da geçici öksürük, baş ağrısı, baş dönmesi ve mide bulantısı gibi belirtiler gösterebilir. Konsantrasyon arttıkça sağlık sorunları da artar. Akut maruz kalma durumunda solunan miktar arttıkça ortaya çıkabilecek sağlık sorunları, burun ve boğazda hafif tahrişten, bronşit ve zatürre gibi rahatsızlıklara hatta yüksek konsantrasyonlarda boğulmaya bağlı ölümlere kadar değişiklik gösterir. Günümüzde özellikle açık havada ölümlere neden olabilecek seviyede bir akut maruz kalma durumunun ihtimal dahilinde olmadığını söyleyebiliriz. Ancak düşük konsantrasyonlara bile düzenli maruz kalınması durumunda akciğer fonksiyonlarında bozulmalar olabilir. Sağlıklı kişilerde uzun süre maruz kalma, solunum yolu hastalıklarına ve özellikle astımı olan kişilerde semptomların şiddetinin artmasına yol açabilir.”
Korunmak için neler yapılabilir?
Atmosferde azot oksit konsantrasyonlarının yüksek olmasının asit yağmurlarının oluşumuna sebep olduğunu ifade eden Dr. Ahmet Adiller, “Bu asit yağmurları da ormanlar ve göller gibi hassas ekosistemleri ve tarım alanlarını olumsuz etkiliyor. Dış mekanda korunma ancak gaz maskeleri ile gerçekleştirilebilir. Günümüzde Covid-19 salgını dolayısıyla kullanmaya alışık olduğumuz maskeler gaz kirleticileri filtreleme yeteneğine sahip değildir. İç mekanda ise daha önce de bahsettiğimiz gibi özellikle kış aylarında evlerin sık havalandırılması, azot oksit seviyelerinin dış mekanda bulunduğu seviyelerin üzerine çıkmasını engeller. Ancak özellikle büyük şehirlerde yaşayan kişiler için bu konsantrasyonlar da uzun süre maruz kalma durumunda daha önce bahsettiğimiz kronik sağlık sorunlarının yaşanmasına sebep olabilir. Bu noktada hava temizleme cihazlarının kullanımı iç mekanda azot oksit seviyelerinin düşürülmesinde kullanılabilir. Tabii ki bu cihazların seçiminde iyi araştırma yapılmalı ya da uzman görüşlerini başvurulmalı.” dedi.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.