KAYGI VE TAKINTI VAR İSE ALAY ETMEYİN!
Çocuklarda “pandemi” kaygısına dikkat!

05 Ağustos 2020 Çarşamba 14:11
Yoğun pandemi döneminde sık karşılaşılan sorunlardan biri de çocuklarda görülen korku ve kaygılar oldu. Pandemiyle birlikte sıklıkla ayrılık kaygısı, ölüm korkusu ve mikrop kapma kaygısının görüldüğünü belirten uzmanlar, birçok psikiyatrik rahatsızlığın ergenlik döneminde başladığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, ev içerisinde pandemi değil, diğer gündelik konular, kısa ve uzun vadeli planlar konuşulmalı.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Klinik Psikolog Duygu Barlas, pandemi döneminde çocuklarda görülen korku ve kaygıların nasıl yönetileceğine dair ebeveynlere önemli tavsiyelerde bulundu.
“Çocukların kendilerini ifade etmeleri sağlanmalı”
Çocukların pandemi döneminde ebeveynlerinin kaygılarına, haberlere ve çevresel kaygılara daha duyarlı olduklarını söyleyen Duygu Barlas, “Pandemi ile beraber sıklıkla ayrılık kaygısının, ölüm korkusunun ve mikrop kapma kaygısının daha sık olmaya başladığını söyleyebiliriz. Öncelikle her zaman olduğu gibi çocuk hangi korkuyu yaşıyor olursa olsun, ebeveynler çocuklarının duygularını tanımlamalarına ve bu duyguların ifade edilmesine yardımcı olmalıdırlar. Daha sonra çocuğun temel korkusu ortaya çıkartılmalıdır. Örneğin, bu dönemde ayrı yatmaktan korkan çocuğun temel korkusu ayrı kaldığında annesinin başına bir şey geleceği korkusu olabileceği gibi sadece karanlıkta kalmaktan korkma durumu da olabilir. Temel korkunun belirlenmesi, ebeveynlerin hangi tutumu benimseyeceklerine yardımcı olacaktır” dedi.
“Pandeminin kalıcı olmadığı vurgulanmalı”
Barlas, hızlı ve aşırı değişiklik barındıran rutinlerden uzak durmaları çocukların kaygılarını daha iyi yönetmelerini sağlayacaktır dedi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Duyguların tanımlanması, temel korkunun belirlenmesi adımlarının haricinde, pandemi döneminde korku yaşayan çocukların ebeveynlerinin normalleşme rutinlerini adım adım uygulamaları gerekiyor. Ebeveynler, değişen rutinlerini mutlaka çocukları ile paylaşmalı ve onun da fikrini almalılar. Bir diğer dikkat etmeleri gereken nokta bu durumun kalıcı olmadığı vurgusunun yapılmasıdır. Çocuklara pandemi gibi durumların bazı dönemlerde olabileceğinin ancak insanların bu tip durumlar ile baş etmek için gerekli donanıma sahip olduklarının bilgisi verilmelidir. Aynı zamanda her gün pandemi ile ilgili olumlu gelişmeler çocuklarla paylaşılmalıdır.”
“Çocukların çevre ile iletişimi artırılmalı”
Ev içerisinde sadece pandeminin değil, diğer gündelik konuların, kısa ve uzun vadeli planların konuşulmasının sağlıklı olacağını belirten Barlas, “Sosyal öğrenmenin çocuk üzerinde etkileri göz önüne alındığında, elbette ebeveynlerin de kaygılarını sağlıklı bir şekilde yönetmeleri gerekmektedir. Annesinin ve babasının da kaygılı olduğu bilmek çocuğa yalnız olmadığını düşündürecek, kaygının kontrol edildiğini gördükçe bunu öğrenerek kendisi de uygulayacaktır. Ebeveynler kaygılı olduklarını paylaşabilirler ancak asıl önemli olan bu kaygıyı nasıl yönettiklerini göstermek ve çocuklarına model olabilmektir. Çocuklar söylenen sözden ziyade, yapılan davranışı öğrenirler. Ayrıca öğretmenleri, arkadaşları ve yaşlarına yakın akrabaları ile iletişimde kalmak çocuğa güven vereceği için ebeveynlerin pandemi döneminde bu iletişimleri arttırmaları önemlidir” dedi.
Kaygılar psikiyatrik rahatsızlığa dönüşebilir!
Bu dönemde yaşanan kaygıların gelecekte obsesif kompulsif bozukluk adı verilen bir psikiyatrik rahatsızlığa evrimleşme ihtimalinin olduğuna dikkat çeken Barlas, “Ancak bu evrimleşme sürecinde birçok faktör rol oynamaktadır. Yaş, cinsiyet, ebeveyn tutumu, ailede psikiyatrik öyküsü olan yakın birinin olması bunlardan bazılarıdır. Örneğin annesinde takıntı hastalığı olan bir çocuğun mikrop bulaşma kaygısının obsesif kompulsif rahatsızlığa dönüşmesi, yakınında bu hastalığı olmayan bir çocuğun bu rahatsızlığı geliştirme ihtimaline kıyasla daha yüksektir. Bir başka faktör ise çocuğun pandemi sürecinden önce de çeşitli takıntılarının var olmasıdır. Öncesinde takıntıları olan bir çocuğun pandemi dönemde takıntılarının daha çok artması ve yaşamını olumsuz etkilemeye başlaması söz konusudur” dedi.
“Psikiyatrik rahatsızlıklar ergenlikte başlıyor”
Klinik Psikolog Duygu Barlas, psikiyatrik rahatsızlıklarda yaş faktörünün de önemli olduğunu söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birçok psikiyatrik rahatsızlığın başlama döneminin ön ergenlik ve ergenlik olduğu bilinmektedir. Bu bakımdan, çocuk bu dönemlerden birinde ve yaşıtlarına göre daha fazla takıntı gösteriyor, yaşamını olumsuz etkiliyor ise bir rahatsızlığa evrimleşmesi söz konusu olabilir. Kaygılar karşısında anne ve baba tutumları, bir rahatsızlığa dönüşme sürecinde oldukça önemli rol oynamaktadır. Çocuğunun kaygısını, normal kaygıdan ayırmakta zorlanan bir ebeveyn, kaygıyı görmezden gelen bir ebeveyn ya da normal bir kaygıyı abartılı algılayan bir ebeveyn dikkatli olmalıdır. Çocuklarında bu risk faktörlerinden birisi var ise uzman yardımı almaları erken tedavi için önemli olacaktır. Yaş, genetik gibi faktörlere ebeveynlerin yapabilecekleri pek fazla bir şey yoktur.”
‘Boşver’, ‘abartma’ gibi yorumlar yapılmamalı!
Çocukta kaygı ve takıntı var ise alay edilmeden, yargılanmadan, kaygı ve takıntı detaylarının öğrenilmesi gerektiğini belirten Barlas, “Bu takıntının ve kaygının çocuğun yaşamını ne kadar olumsuz yönde etkilediği, çocuğun bunları nasıl yorumladığı ve ne zamandan beri olduğu konuşularak öğrenilmelidir. Çocuğa takıntılarını bırakması konusunda erken ve şiddetli herhangi bir maruz bırakma uygulanmamalıdır. Maruz bırakma uygulamalarında bir uzmandan yardım alınmalıdır. Çocuğun takıntılarına karşı ‘boşver, abartma’ gibi yorumlarda bulunulmamalıdır. Takıntıların birçok kişide olabileceği, bazen bu tip durumlarda bir uzmandan yardım alınması gerektiği anlatılarak profesyonel bir yardım alınmalıdır” dedi.
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.