KANSER TEDAVİSİNDE ÇIĞIR AÇAN 4 GELİŞME!
Kemoterapi tek seçenek olmaktan çıkıyor...

01 Şubat 2018 Perşembe 10:43
'Sihirli mermiler' ile tedavide başarı yüzde 50'ye yakın artıyor, immünoterapi ile bazı kanser türlerinde tam şifa sağlanıyor, akıllı moleküller sayesinde tedavisi mümkün olmayan kanserler yıllarca kontrol altında tutulabiliyor... Çağın korkulu rüyası kanserde çığır açan gelişmeler yaşandığını, bu gelişmeler sayesinde kanserin birçok türünün tedavi edilebildiğini vurgulayan Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir "Artık kanserin konfeksiyon modeli gibi standart kemoterapilerle tedavi edildiği, en ağır tedavi yöntemi olan kemoterapinin pek çok kanser türünde tek tedavi seçeneği olduğu çağ kapandı" diyor. Dünyada her yıl 14 milyon, ülkemizde de her yıl yaklaşık 150 bin yeni kanser olgusu teşhis edilirken, Prof. Dr. Gökhan Demir, kişiye ve tümöre özel yaklaşımlar sayesinde, tedavinin tam olarak sağlanamadığı ileri evrelerde bile kanserin artık kronik bir hastalık haline getirilerek yıllarca kontrol altında tutulabileceğini vurguluyor. Prof. Dr. Gökhan Demir, 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında, son yıllarda kanser tedavisinde 4 dev adımı anlattı.
Hedefe Yönelik Tedaviler ve Akıllı Moleküller
Kemoterapi artık pek çok kanser türünde tek tedavi seçeneği olmaktan çıkarken, eskiden kemoterapiye cevap vermeyen melanom, böbrek kanseri ve nadir görülen bağırsak sarkomu gibi tümörlerde bugün akıllı moleküller sayesinde hastalık yıllarca kontrol altında tutulabiliyor. Öte yandan; tümör hücrelerini yok ederken sağlam hücrelere de zarar veren, bu nedenle saç dökülmesi, ağız yaraları, bulantı, kusma gibi ciddi yan etkilere yol açan kemoterapinin de bugün yan etkilerini çok azaltan etkin yöntemler ve destek ilaçlar var. Buz şapkası yöntemi ile saç dökülmesi sorunu da engellenebiliyor. Hedefli tedaviler ise kemoterapiden farklı olarak sadece kanser hücrelerine saldıran ve onları yok eden ilaçlar olduğundan, kanser hücrelerindeki genetik bozuklukları hedef alıyor. Prof. Dr. Gökhan Demir hedefe yönelik tedavilerin, tedavi yaklaşımını değiştirdiği bir diğer kanser türünün ise akciğer kanserleri olduğunu belirtiyor. Günümüzde akciğer kanserlerinde ışık mikroskopisi ile yapılan tanının hemen ardından EGFR, ALK, ROS denilen genlerdeki bozukluklar araştırılıyor. Eğer böyle bir genetik bozukluk saptanırsa bu hastalara kemoterapi verilmeden başlanan akıllı moleküllerle
2 yılın üstünde hastalık kontrolü elde edilebiliyor. Bugün hedefli tedavilerde kullanılan ikinci üçüncü kuşak moleküller tümörün tedaviye direnç geliştiği durumlarda bile yüzde 30-40 oranında yanıt elde edebiliyor.
'Sihirli mermiler'
Vücudun bağışıklık sistemi tarafından üretilen bazı moleküllerin kanserli hücrelerde bulunan bazı hedeflere karşı üretilmesi onkolojide son yıllarda elde edilen bir diğer önemli adım. 'Sihirli mermiler' diye adlandırılan bu biyolojik tedavi ajanları bugün lenf bezi kanserlerinde, meme kanserlerinde, kalın bağırsak kanserlerinde ve baş ile boyun kanserlerinde etkin olarak kullanılıyor. Bu sihirli mermiler klasik tedavilere eklendiğinde, kemoterapi veya radyoterapinin etkisini yüzde 30-50 oranında artırıyor.
İmmünoterapi
Vücudun kendi bağışıklık hücrelerinin kanser tedavisinde kullanılabilmesi yani immünoterapi, onkolojik tedavilerde son yıllarda atılan en büyük adım olarak nitelendiriliyor. Vücudun temel koruyucu hücreleri olan bağışıklık hücreleri yıllardır kanser tedavisinde etkin değildi. Bağışıklık hücreleri kanser hücresini yabancı düşman hücre gibi görüp mücadele etmiyordu. Kanser tedavilerinin bağışıklık sistemini baskılayıcı etkisi de birleşince kanserle savaşta bağışıklık sistemi tamamen devre dışı kalıyordu. Ancak son yıllarda özellikle ölümcül bir cilt kanseri olan melanomda yapılan öncü çalışmalar kanserli hücrenin nasıl bağışıklık sistemini kandırdığını, kendisini sakladığını tıp dünyasına öğretti. Bu bilgiler ışığında üretilen yeni moleküller bağışıklık hücrelerinin kanserle savaşta etkin olarak kullanılabilmesini sağladı. Üretilen yeni kuşak immünoterapi ilaçlarıyla melanom, akciğer kanseri, böbrek ve mesane kanseri, baş boyun kanserleri, mide ile bağırsak kanserlerinde önemli başarılar sağlanıyor. Bugün özellikle melanom ve akciğer kanserlerinin bazı türlerinde kemoterapi tedavisini hiç kullanmadan sadece bağışıklık sistemi uyarıcı immünoterapi yöntemiyle ileri evre hastalıkta bile tam şifa sağlanabiliyor. İmmünoterapi tedavisiyle ilgili bugün başta meme kanseri, yumurtalık kanserleri, beyin kanserleri olmak üzere hemen hemen tüm kanser türlerinde araştırmalar sürüyor. Yakın gelecekte immünoterapi tüm kanser türlerinde tedavinin bir parçası olmaya aday olarak gösteriliyor.
Likid Biyopsi
Bugün en büyük gelişmelerin yaşandığı alanlardan biri de, kanserin tanı ve takibinde geliştirilen yeni moleküler yöntemler. Bugüne kadar kanserin tanısı, tümörün radyolojik olarak gösterilmesi ve alınan biyopsilerle tanı konulması ilkesine dayanıyordu. Ancak son yıllarda kanserli hücreden salgılanan genetik materyalin kandan izole edilmesi ve bu materyalin moleküler ile genetik özelliklerinin tanımlanmasını sağlayan likid biyopsi tekniği onkolojinin geleceğinde çığır açmaya yönelik bir teknik olarak gösteriliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir bu teknikle kanserin gelecekte radyolojik olarak gösterilemeyecek kadar küçükken bile teşhis edilebileceğini söylüyor. Kanser tedavisindeki en önemli zorluklardan birini tümör heterojenitesi denen kavramın oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Gökhan Demir "Bu, süreç içinde kanserli dokuda gelişen genetik moleküler değişiklikler sonucu kanserin uygulanan tedavilere direnç kazanmasını tanımlamak için kullanılan bir kavram. Klinik onkologlar aylar ya da yıllar önce alınan biyopsi materyalinin özelliklerine göre tedavi düzenlemeye çalışırken, karşısındaki düşman genetik ve moleküler yapısını çoktan değiştirmiş oluyordu. Hastadan tekrarlanan biyopsilerin güçlüğü hesaba katılırsa hastanın kanından elde edilen tümörlü hücrenin genetik materyalinde zaman içinde gelişen değişikliklerin takibi ve tedavilerin bu özelliklere göre düzenlenmesi onkolojideki atılan dev adımlardan bir diğerini oluşturuyor" diyor.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.