KALP RİTİM BOZUKLUKLARI
Kalp çarpıntısı birçok hastalığın habercisi olabilir

11 Mart 2021 Perşembe 13:19
Kalp çarpıntısı, kan basıncı yüksekliğinin, korku, endişe, stres durumlarının, aşırı kafein ya da alkol alımının sonucu olabildiği gibi kalp ritim bozukluğunun (aritmi) belirtisi olarak da ortaya çıkabiliyor.
Sıkça olan ve gündelik yaşamı etkileyen çarpıntıların ise bir hekim tarafından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında yer alan Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Söğütözü Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erdem Diker, bazı kalp çarpıntısı durumlarında ani ölümlerin, kalp yetmezliğinin veya beyne pıhtı atması sonucunda felç kalma riskinin ortaya çıkabildiğine dikkat çekti.
Dakikada 60-80 defa, günde ise yaklaşık 80 bin ile 100 bin arasında atan kalbimizde, dış veya iç etkenlere bağlı olarak yaşanan aksaklıklar sonucu ortaya çıkan sorunlar kalp çarpıntısı olarak adlandırılıyor. Her çarpıntı yakınması daima kalp hastalığının varlığı göstermiyor. Kan basıncı yükseldiğinde, korku, endişe, stres durumlarında, çok çay - kahve ya da alkol alımını takiben de çarpıntı yakınması olabiliyor. Ayrıca kansızlık, gebelik, tiroid bezinin fazla çalıştığı durumlarda da kalp problemi olmadan da çarpıntı görülebiliyor.
Ancak sık olan ve gündelik yaşamı etkileyen çarpıntıların mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bayındır Söğütözü Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erdem Diker, çarpıntı yakınmasının kalp hastalığı ile ilişkili olup olmadığının bulunmasının ve tedavisinin yapılmasının önemine dikkat çekiyor.
DOĞUŞTAN OLABİLECEĞİ GİBİ SONRADAN DA ORTAYA ÇIKABİLİYOR
Kalp ritim bozukluğunun doğuştan olabileceği gibi sonradan da kalp hastalığı sürecinin bir parçası olarak karşımıza çıkabileceğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erdem Diker, hastalığın nedenlerine dair şu açıklamalarda bulundu: “Doğuştan olan kalp ritim bozukluklarının bir kısmı ilerleyen yaşlarda yakınma oluşturuyor. Yani ritim bozukluğunun ortaya çıkması 20’li, 30’lu, hatta daha ilerleyen yaşlarda olabiliyor. Sonradan oluşan, ritim bozuklukları ise çoğunlukla kalp krizi, kalp yetmezliği yapısal kalp hastalığı zemininde gelişiyor. Sonuçta nasıl olursa olsun, ritim bozukluğu türünün adının koyulması, riskinin belirlenmesi ve tedavi edilmesi gerekiyor.”
ÇARPINTININ ŞİDDETİ, RİSKİN BOYUTU HAKKINDA FİKİR VERİR Mİ?
Kalp ritim bozukluklarına bağlı çarpıntıların birçok alt gruptan oluştuğunu belirten Prof. Dr. Erdem Diker, bu nedenle yarattıkları risklerin de farklı ele alınabileceğini vurgulayarak “Ritim bozukluğu kategorik bir isim olduğundan, alt gruplarına göre riskler de farklıdır. Bazında şiddetli yakınma olmasına rağmen hayati risk son derece düşüktür, bir diğerinde ölümcül risk olabilir. Başka bir ifade ile yakınmanın şiddeti ile riskin büyüklüğü arasında sıkı bir ilişki yoktur. Ancak kalp yetmezliği veya kalp krizi sonrası oluşan ritim bozukluklarında hayati risk olabileceği unutulmamalıdır. Atriyal fibrilasyon gibi bazı özel ritim bozukluklarında beyne pıhtı atması sonucu ortaya felç tablosu çıkabilir.Bu nedenle riskin ne olduğu ritim bozukluğunun adı konulduktan sonra belirlenir” diye konuştu.
KALP RİTİM BOZUKLUĞUNUN TANISI
Ataklar şeklinde gelen ritim bozukluklarının herhangi bir muayene esnasında tanınmadığını belirten Prof. Dr. Diker, “Hastalar muayeneye geldiğinde çarpıntı yakınması olmadığından muaneyi yapan hekim bir şey bulamaz. Kalp ritim bozukluklarında bir takım tanı araçları kullanılarak hastaya özel bir cihaz bağlanır. Kısaca holter denilen bu yöntemde, hastaya bağlanan özel bir cihaz ile 24-48 saat süreyle kalp atımları kaydedilir. Bu süreç içerisinde çarpıntı olmayan kişilere 1-2 haftaya kayıt yapabilen cihazlar verilerek tanı konmaya çalışır. Yine de karar verilemez ise o zaman tanı ve tedavinin aynı zamanda yapıldığı girişimsel işlem olan elektrofizyolojik çalışmaya gerek duyulur” dedi.
KALP RİTİM BOZUKLUĞUNUN TEDAVİSİ
Kalp ritim bozukluğu tedavisinde birçok durumunda ilaç tedavisinin yeterli olduğunu belirten Bayındır Söğütözü Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erdem Diker, “İlaç kullanmak istemeyen veya ilaç tedavisinin etkisiz olduğu durumlarda ablasyon, pil gibi işlemler ile tedavileri gerçekleştirilir. Ablasyon işleminde kateter denilen plastik kaplı, ince, yumuşak teller aracılığı ile kalp içinde ritim bozukluğundan sorumlu odak veya odaklar radyo dalgaları ile tahrip edilir. Tahrip edilen odak birkaç milimetredir ve ritim bozukluğundan sorumludur. Bu işlem kalp içinde birkaç milimetre büyüklüğünde bir odağın aranmasını da içerdiğinden on dakika ile bir saat arasında sürebilir. Hasta standart ablasyon işlemi esnasında ağrı hissetmez. Çünkü çoğunlukla kalp içinde ablasyon yapılan bölgelerde ağrı sinirleri yoktur.” dedi.
ABLASYON KİMLERE UYGULANIR?
Hastaların ablasyon tedavisine ihtiyacı olup olmadığını hekimlere danışması gerektiğini belirten Prof. Dr. Erdem Diker, “Eğer çarpıntı yakınmanız varsa, yakınmanızın nedeni konusunda tanı konulamamış ise, ilaç tedavisinden yarar görmediyseniz ya da ilaç kullanmak istemiyorsanız hekiminize danışarak güvenle elektrofizyolojik çalışma ve ablasyon işlemi yaptırabilirsiniz. Ablasyon sonrası çoğunlukla tam tedavi sağlanır ve ilaç tedavisi gerekmez. Ancak bazı ağır ritim bozukluklarında ablasyon sonrası destekleyici ilaç tedavisine devam etmek gerekebilir” dedi.
Yaşlanma korkusunu kırışıklıklardan fazlası besliyor!Yaşlanma korkusunun temelinde çoğu zaman kırışıklıkların değil...04 Ağustos 2026 Salı 18:57YAŞAM
Her 5 derece kalp krizi riskini %5 artırıyorBunaltıcı yaz sıcaklarında kalbinizi koruyacak öneriler...04 Ağustos 2026 Salı 13:12YAŞAM
Kardeşlik ilişkisinin niteliği psikolojik dayanıklılığı artırıyor!Kardeş sahibi olmanın tek başına psikolojik dayanıklılığı...04 Ağustos 2026 Salı 12:52YAŞAM
Çölyaklı çocuklarda diş macunu seçimine dikkatGlutensiz etiketi tek başına yeterli değil...03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:16YAŞAM
Dondurma yerken dişiniz ağrıyorsa dikkat!Dondurma yerken oluşan ağrının nedeni sadece hassasiyet olmayabilir!03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:14YAŞAM
Yanlış terlik kullanımı ayak sağlığını tehdit ediyorYaz günlerindeki yüksek sıcaklıklar nedeniyle artan terleme03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:11YAŞAM
Günlük alışkanlıklar akneye davet çıkarıyorGün içinde yüzünüzü sık sık yıkıyor, gözünüze büyük gelen sivilcelerinizi sıkıyor...03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:02YAŞAM
Bel fıtığına neştersiz çözüm!Bel fıtığında 'nükleoplasti' dönemi...03 Ağustos 2026 Pazartesi 11:58YAŞAM
Ebeler artık sadece doğum yaptırmıyor!Ebeler kadınların sağlık yolculuğuna eşlik eden profesyoneller oldu!01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:47YAŞAM
Beyin aşk acısını fiziksel acı gibi algılıyor!Ayrılık sonrasında yaşanan acının...01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:44YAŞAM
Yazın böbrek taşına karşı 4 etkili yöntem!“Böbrek taşım olsaydı ağrı yapardı, demek ki yok” yanılgısına düşmeyin!31 Temmuz 2026 Cuma 12:47YAŞAM
Yorgunluğun altından hormon çıkabilir!Yaz yorgunluğunun altından hormon dengesizlikleri çıkabilir31 Temmuz 2026 Cuma 12:26YAŞAM
Yazın çocuklarda ishale dikkat!Yaz mevsiminde artan hava sıcaklıkları...30 Temmuz 2026 Perşembe 16:21YAŞAM
Tansiyon İlaca Rağmen Düşmüyorsa Dikkat!Kalp ve damar hastalıkları açısından önemli bir...30 Temmuz 2026 Perşembe 16:19YAŞAM
Diş hekimliğinde artık sadece el becerisi yeterli değil!Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ hekimin yerine geçmiyor, hekime ikinci göz oluyor”30 Temmuz 2026 Perşembe 16:17YAŞAM
Yaşam tarzı migreni doğrudan etkiliyor!Düzenli uyku, dengeli beslenme, egzersiz ve stres yönetimi gibi...30 Temmuz 2026 Perşembe 12:09YAŞAM
Menapozun sinsi tehlikesi: Kas kaybı''Kas kaybı ileri yaşlarda kemik kırılmalarına yol açabiliyor.''30 Temmuz 2026 Perşembe 12:07YAŞAM
Yazın klima kullanırken bu önerilere dikkat!Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte hanelerin ve iş yerlerinin enerji tüketimi yükseliyor. Ancak klima sistemlerinin doğru kullanımıyla enerji verimliliğini artırmak ve iç ortam konforunu korumak mümkün.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:42YAŞAM
Omurga sağlığı için 10 önemli öneriOmurga, insan vücudunun ana taşıyıcı kolonu ve merkezi sinir sisteminin koruyucu kalkanı olarak tanımlanıyor.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:35YAŞAM
Yazın mantara yol açan 6 hataÖzellikle ayak tabanı, parmak araları, kasık bölgesi, koltuk altı ve cilt kıvrımlarında mantar enfeksiyonlarının görülme sıklığı yazın artıyor.29 Temmuz 2026 Çarşamba 16:21YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.