KADINLARI TEHDİT EDEN 3 KANSER TÜRÜNE DİKKAT!
Dünyada her yıl yaklaşık 1.5 milyon Türkiye’de de 15 bin kadına jinekolojik kanser tanısı konuluyor. Yine dünya genelinde yaklaşık 680 bin, ülkemizde ise yaklaşık 6 bin kadın jinekolojik kanserler nedeniyle hayatını kaybediyor.

18 Eylül 2025 Perşembe 13:15
Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, rahim ağzı, rahim ve yumurtalık kanserlerinin en sık görülen jinekolojik kanserler olduğunu belirterek, “Son yıllarda tüm dünyada rahim ağzı kanserinin görülme sıklığı artmaktadır. Ancak, özellikle aşılama ve tarama programı gelişmiş ülkelerde yüzde 80’e varan oranlarda daha az rastlanmaktadır. Öte yandan, rahim kanseri sıklığı hem dünya genelinde hem de Türkiye’de artış göstermektedir. Kesin nedeni bilinmemekle birlikte obezite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve kansere yol açabilen maddelere daha fazla maruz kalmanın bu artışta etkili olduğu düşünülmektedir” diyor.
Ülkemizde de yaygın görülen jinekolojik kanserlerde ölüm oranları yüksek olsa da aslında erken tanı ve tedavi yaşam kurtarıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, jinekolojik kanserlerin önlenmesinde veya erken teşhis edilmesinde düzenli olarak yapılan jinekolojik muayeneler ile tarama programlarının son derece önemli olduğunu vurgulayarak, “Ergenlik dönemiyle beraber jinekolojik muayeneye başlanması ve bu kontrollerin hiçbir şikayet olmasa bile yılda bir yapılması önerilmektedir. Bu muayeneler esnasında hastanın yaşına ve kendi özel durumuna göre jinekolojik muayene, ultrason ve tarama testleri uygulanmaktadır. Özellikle yıllık düzenli jinekolojik muayeneler, Pap Smear Testi, HPV taraması ve yine HPV aşıları konusunda farkındalığın artması hayat kurtarmaktadır” diye konuşuyor.
RAHİM AĞZI KANSERİ
Dünyada kadın kanserleri arasında dördüncü sırada görülen rahim ağzı kanseri ülkemizde her yıl yaklaşık 2 bin 500 kadında teşhis ediliyor. Prof. Dr. Serkan Erkanlı, rahim ağzı kanseri için en önemli risk faktörünün yüksek riskli HPV (Human Papilloma Virüs) enfeksiyonu olduğuna işaret ederek, “Rahim ağzı kanseri yüzde 99’un üzerinde bir oranla bu virüsün rahim ağzı epiteline yerleşmesi ve hücrelerde mutasyon, kontrolsüz büyüme ve kansere dönüşümü tetiklemesiyle ortaya çıkmaktadır” diyor. Sigara içmek, erken yaşta cinsel ilişki yaşamak, çok sayıda cinsel partner öyküsü, erken yaşta hamilelik, çok sayıda doğum yapmak, bağışıklık sisteminin zayıflaması, kortizon tedavisi ve genetik faktör gibi pek çok etken rahim ağzı kanseri riskini artırıyor. Lekelenme şeklinde gerçekleşen ara kanamalar, cinsel ilişki sırasında veya sonrasında lekelenme veya kanama ise en yaygın görülen ilk sinyallerinden.
HPV aşısı en etkili korunma yöntemi
Rahim ağzı kanseri HPV aşısı ve düzenli yapılan tarama ile önlenebilen bir kanser türü. HPV aşısı bu kanser türüne karşı en etkili korunma yöntemidir. Prof. Dr. Serkan Erkanlı, rahim ağzı kanserine neden olan yaklaşık 14 onkolojik Human Papilloma Virüsü’nün olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bunlardan biriyle karşılaşan hasta HPV aşısı ile rahim ağzı kanserinden yüzde 90 oranında korunabilmektedir. HPV aşısının 11-12 yaşlarında yaptırılması önerilmektedir. Ancak 13-26 yaşları arasında da aşı yapılabilir. 26 yaşından sonra ise özellikle 45 yaşına kadar belli durumlarda aşı uygulanabilir.”
Pap Smear ve HPV taraması şart!
HPV aşısı rahim ağzı kanserini büyük oranda önlense de risk tümüyle ortadan kalkmıyor. Bu nedenle, aşı sonrasında da rutin rahim ağzı kanseri taramalarının mutlaka yapılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Serkan Erkanlı, tarama sıklığını şöyle anlatıyor: “Rahim ağzı kanserine dönüşebilecek olan hücresel değişimleri tespit eden PAP Smear testine 21 yaşında başlanması ve 65 yaşına kadar her 3 yılda bir devam edilmesi gerekmektedir. 30 yaşından sonra ise Human Papilloma Virüsü testi ile primer tarama yapılması önerilmektedir. HPV testine eş zamanlı olarak PAP Smear testi de eklenebilmektedir. HPV bazlı testin sonuçları normal çıktığında bir sonraki testin 5 yılda bir yapılması önerilmektedir. Riskli durumlarda veya sonuçların riske işaret etmesi halinde ise her iki testte süreler kısalabilmektedir.” Kanser öncüsü lezyonlar rahim ağzının anormallik gösteren ince bir katmanının alınması yoluyla büyük oranda tedavi edilebiliyor. Hastalık erken evrelerde yakalandığında tedavi şansı yüzde 95’in üzerine çıkıyor.
RAHİM KANSERİ
Ülkemizde jinekolojik kanserler arasında en sık görülen tipi olan rahim kanseri her yıl yaklaşık 7 bin 800 kadında teşhis ediliyor. Özellikle menopoz döneminde daha sık görülen rahim kanseri için en önemli risk faktörlerinden biri kadınlık hormonlarından estrojene fazla miktarda maruz kalmak. Bu durum, obezite, dışarıdan alınan hormon ilaçları ve yumurtalıkta hormon salgılayan tümörlere bağlı olabiliyor. Diğer risk faktörleri arasında yumurtlama olmasını önleyen ve adet dönemlerinin uzamasına neden olan etkenler, adetin erken yaşta başlaması (12 yaşından önce) ve geç yaşta menopoza girmek (52 yaşından sonra), obezite, hiç doğum yapmamış olmak yer alıyor.
Anormal vajinal kanamaya dikkat!
Anormal vajinal kanama rahim kanserinin en önemli belirtisini oluşturuyor. Her ay düzenli olan adet kanaması dışındaki kanamalar temelde anormal kanamalar olarak görülüyor. Adet kanaması normalden fazla miktarda oluyorsa, ara dönemde, beklenmedik zamanlarda görülüyorsa, rahim kanseri veya kanser öncesi lezyonlara işaret edebiliyor. Rahim kanseri için günümüzde kabul görmüş bir tarama programı bulunmuyor. Prof. Dr. Serkan Erkanlı, hastalığın en önemli belirtisi olan anormal vajinal kanamada veya menopoz döneminde oluşan kanamada mutlaka bir jinekolojik muayene olunması gerektiğini vurgulayarak, “Bu belirtide hekime başvurulduğunda erken teşhis genellikle mümkündür” diyor.
Erken evrede başarı şansı oldukça yüksek
Özellikle erken evrelerde tedaviden yüzde 95’in üzerinde başarı elde ediliyor. Rahim kanserinde standart tedavi rahim ve yumurtalıkların alınması şeklinde oluyor. Buna ek olarak genellikle rahimle ilişkili olan ve pelvik veya paraaortik bölgelerdeki lenf bezleri de örnekleme amacıyla alınabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum / Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serkan Erkanlı, “Cerrahi tedavi sonrasında, patolojik değerlendirme sonuçlarına göre hastalar ek tedavi almadan takip edilebilmekte veya hastalığın tekrar etme riski yüksek ise kemoterapi, ışın tedavisi (radyoterapi), hormonal tedavi veya akıllı ilaçlar gibi ek tedaviler alabilmektedir” bilgisini veriyor.
YUMURTALIK KANSERİ
Yumurtalık kanseri, jinekolojik kanserler arasında dünyada rahim ağzı ve rahim kanserinden sonra en yaygın görülen 3. kanser türünü oluşturuyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 4 bine yakın kadında teşhis ediliyor. Epiteliyal, germ hücreli ve stromal tümörler olmak üzere 3 temel türü olan yumurtalık kanserinin kesin sebebi bilinmemekle beraber birçok risk faktörü tespit edilmiş. İleri yaş, ailede meme-yumurtalık kanseri öyküsü, hiç doğum yapmamış olmak, adetin erken yaşta başlaması (12 yaş öncesi) ve geç yaşta menopoza girmek (>52 yaş), menopozda kullanılan hormon ilaçları, endometriozis ile infertilite (kısırlık) en önemli risk faktörleri olarak sıralanıyor.
Düzenli jinekolojik muayene çok önemli!
Yumurtalık kanseri genellikle erken evrelerde belirti vermiyor, hastaların yüzde 60’ından çoğu ileri evrelerde karın şişliği ve hazımsızlık şikayetiyle hekime başvuruyor. Bazı hormon üreten yumurtalık tümörleri de adet düzensizliği ve tüylenme gibi şikayetlere neden olabiliyor. Yumurtalık kanseri için günümüzde kabul görmüş bir tarama programı mevcut değil. Ancak, kadınların düzenli jinekolojik muayenelerinde erken dönemde tespit edilebiliyor. Özellikle erken evrelerde tedavinin başarı şansı yüzde 90’ların üzerine ulaşıyor. Standart tedavi rahim, yumurtalıklar, mide ile bağırsakların üzerini kaplayan ve omentum olarak adlandırılan yağlı dokunun cerrahi olarak çıkarılması ve lenf bezlerinin alınması şeklinde oluyor. İhtiyaç halinde genellikle kemoterapi veya akıllı ilaç tedavisi gibi ek tedavilere başvuruluyor.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.