KADINLARDA 3 KAT DAHA FAZLA!
Migren hastalığının bilinmeyenleri...

19 Eylül 2017 Salı 15:37
MedAmerikan Tıp Merkezi Nöroloji Bölümü Doç. Dr. Demet Yandım Kuşcu, migren hastalığının nedenler, belirtileri, nedenleri, türleri ve tedavileriyle ilgili önemli konulara dikkat çekti.
4-72 saat süren, tekrarlayan başağrısı ataklarıyla seyreden kronik bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Demet Yandım Kuşcu; "Migren hastalığı diyebilmek için kriterleri karşılayan en az 5 atak olmalıdır. Migren kadınlarda erkeklerden üç kat daha fazla görülmektedir. 45-50 yaşlarından sonra migren ataklarının azalması beklenmektedir"dedi.
Migren Nasıl Anlaşılır?
Ağrı genellikle yarım, zonklayıcı, kişinin günlük yaşam aktivitelerini engelleyecek derecede orta veya yüksek şiddette, başın hareketleriyle artan baş ağrısı şeklindedir diyen Doç. Dr. Demet Yandım Kuşcu; " Her belirti her migren hastası için geçerli değildir, yüzde 40 migren hastasında ağrı tüm başı tutabilmektedir. Ağrı bazen bir gözün etrafında başlar ve enseye doğru yayılır, bazen de enseden başlayabilir. Rutin fiziksel aktiviteyle ağrı artar. Ağrı şiddetli hatta çok şiddetli olabilir. Ağrı boyunca bulantı, kusma sık karşılaştığımız yakınmalardır. Hasta ağrı döneminde yemek yiyemez. Işık, gürültü ve kokulardan çok rahatsız olduğu için genellikle loş, sessiz bir odada bir kenarda uzanmayı tercih eder. Uyumakla ağrı geçebilir. Bazı migren ataklarında migrenle ilişkili kabul ettiğimiz baş dönmeleri olabilmektedir".
Migren hastası kişilerin en az yarısında migrenden önceki birkaç saat, hatta bazen gün içinde tıbbi olarak "prodrom dönemi" denen bazı şikayetler görüldüğü ileten Kuşcu;" Bu dönemde huzursuzluk, konsantrasyon bozukluğu, dikkat azalması, esneme, tatlı yeme isteği gibi belirtiler olabilir. Sinirlilik, aşırı neşe gibi davranış değişiklikleri görülebilir. Çoğu zaman sese, ışığa, kokuya duyarlılık bu dönemde başlar. Migren tanısı, hastanın öyküsü ve nörolojik muayene sonucunda konulmaktadır. Başka olasılıkları ekarte etmek için kan tetkikleri ve/veya Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme incelemesine başvurulabilir".
Migren Ataklarının Nedenleri Nedir?
Migrenin özelliklerinden bir diğerinin de atağın ortaya çıkışıyla ilişkili gösterilen "tetik faktörler"in varlığı olduğunu belirten Doç. Dr. Demet Yandım Kuşcu; "Bu faktörlerin aurasız migrende %90, auralı migrende %60 oranında olduğu bildiriliyor. Bunların başında stress, açlık, öğün atlama, uyku düzenindeki sapmalar, ağır kokular, bazı yiyecek ve özellikle alkollü ve özellikle mayalı içecekler, hava değişimi ya da lodos ve adet dönemleri sayılsa da, bu tetik faktörlerin tümü her migrenli için geçerli değildir. Bazı besinlerin atakları tetikleyebilecekleri sıklıkla konuşulmakla birlikte, bu etken migrenlilerin sadece küçük bir bölümü için geçerlidir ve kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Hazır çorba, konserve sebze ve et, salamura, salam, pastırma, sucuk, jambon gibi aşırı tuz içeren gıdalar, bazı peynirler, bakla, fasulye, incir, avokado, erik gibi tiramin içeren ve çay, kahve, kolalı içecekler, çikolata gibi feniletilamin içeren yiyecekler, süt ve süt ürünleri, ayrıca çok tatlı gıdalar ve bazı kişilerde gluten içeren yiyecekler de atakları tetikleyebilir.
Menstruasyon dönemiyle ilişkili östrojen düzeyindeki değişimler ve östrojenle ilişkili gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı, postmenapozal hormon tedavileri durumlar duyarlı kadınlarda migren ataklarını tetikleyebilmektedir".
Migrenin Türleri Nelerdir?
Migrenin aurasız migren ve auralı migren olarak ikiye ayıldığının altını çizen Kuşcu; "Atakların çok sıklaştığı durumlarda da kronik migrenden bahsedebiliriz. Aurasız migrende başağrısı ve buna eşlik eden bulantı, kusma ve/veya ışık, ses hassasiyeti gibi bulgular kendini gösterir, migrenli kişilerin çoğunluğu bu şekildedir. Auralı migrende ise migrenlilerin %15-20 kadarında "aura" denilen bir dönem vardır. Genellikle ağrı öncesi veya ağrıyla beraber tek taraflı, geçici, görsel, duysal veya başka fokal nörolojik bulgular saptanır. Bu bulgular 5-60 dakika sürebilir ve atak sonrası tamamen düzelir. En sıklıkla görsel auralar olur. Aura döneminde kişi görme alanında kırık çizgiler, su dalgası görüntüsü, parlak ışıklar görebilir veya "skotom" denilen görme alanı kayıpları, bulanık görme olabilir. Ayrıca uyuşma, iğnelenmeler, konuşma güçlüğü veya tek taraflı güçsüzlük de görülebilir. Bazı kişilerde ağrısız aura da olabilmektedir".
Migren Tedavisi Nasıl Yapılır?
Migren tedavisini atak tedavisi ve "profilaktik" dediğimiz koruyucu tedavi olarak iki başlık altında toplamanın mümkün olduğunu paylaşan Doç. Dr. Demet Yandım Kuşcu; Ayda 2 ya da 3'ten fazla atak olmuyorsa, genellikle sadece atak tedavisi yeterli olmaktadır. Atak tedavisi, basit ağrı kesicileri veya "triptan" dediğimiz migren ilaçlarını içermektedir. Gene bulantıya yönelik tedaviler önerilebilir. Ataklar ayda 3-4'ten fazla geliyorsa veya günlük hayatı etkileyen çok şiddetli ataklar oluyorsa, "profilaktik" tedavi planlanabilir. Bunların içinde "beta bloker" dediğimiz yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar ve yine depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlardan da yararlanabiliriz".
Bazı migrenlerin tedaviye dirençli olabildiğini belirten Doç. Dr. Demet Yandım Kuşcu; "Migrenin yüzde 90'ının tedavi edilebileceğini, geri kalan yüzde 10'unda da daha dayanılabilir bir hale gelebileceğini söylemek mümkündür. Kronik migrenli kişilerde botox tedavisi de uygulanabilmektedir".
Migrenli hastalara öneriler
Öncelikle migreni kolaylaştıran faktörleri anlaşılmasının önemine dikkat çeken Kuşcu; "Migren atağının uykuyla, açlıkla ya da yemekle ilişkisini fark edilmişse, önce bunların düzeltilmesi gerekir. Tetikleyicileri ortadan kaldırdıktan sonra en azından migren ataklarının azaldığını görüyoruz".
Doç Dr. Demet Yandım Kuşcu'dan migren ağrısı çekenlere önerileri şöyle:
Düzenli uyku,
Ağrı kesiciler sık kullanılmamalı,
Sigara içilmemeli,
Karanlık, loş, sessiz bir odada dinlenilmeli,
Ağrının olduğu tarafa soğuk kompres yapılmalı.
Duş alınıp bol su içilmeli,
Önce şakaklara, sonra da gözlerin dışa bakan tarafına hafif hafif bastırarak başa masaj yapılmalı,
Kişiler doğum kontrol hapı kullanmamalı,
El ve ayakları sıcak suya sokulmalı,
Migren ilacı doktora danışmadan kullanılmamalı
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.